Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2126, sondan 4111. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 97. ayetidir. İsrâ Suresi 97. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 113 ve toplam ebced değeri ise 5658 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ومن يهد الله فهو المهتد ومن يضلل فلن تجد لهم اولياء من دونه ونحشرهم يوم القيمة على وجوههم عميا وبكما وصما مأويهم جهنم كلما خبت زدناهم سعيرا
Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.
Putperestlerin kendi bâtıl inançlarında ısrar etmeleri, İslâm’a ve müslümanlara karşı düşmanca tutumlarını sürdürmeleri Hz. Peygamber’i derinden üzüyor; bu sebeple onların mutlaka müslüman olmalarını arzuluyor; onca delile ve gösterdiği gayrete rağmen bu hususta sonuç alamaması üzüntüsünü daha da arttırıyordu. Bu üzüntüsü dolayısıyla Hz. Peygamber’i teselli maksadı taşıyan 97. âyette risâletin mahiyeti üzerinde akıl ve insaf ölçülerinde düşünüp taşınacakları yerde, duygularına kapılıp inkârda inat edenlere Allah’ın hidayet nasip etmeyeceği, O’nun sapkınlıkla başbaşa bıraktıklarına, peygamber de dahil olmak üzere hiç kimsenin yardım edemeyeceği, kurtuluş sağlayamayacağı bildirilmektedir (İbn Âşûr, XV, 214-215). Ayrıca, Allah’ın âyetlerini ve öldükten sonra tekrar dirilmeyi alaycı bir tavırla inkâr eden dik başlı müşriklerin âhirette nasıl yüzüstü sürünerek, aşağılık bir görüntü içinde mahşer yerine getirilecekleri; dünyada iken İslâm ve müslümanlar karşısında her türlü haksız ve insafsız sözleri sarfetmelerinin, yaymalarının, bu uğurda faaliyet göstermelerinin bir cezası olarak mahşerde kör, dilsiz ve sağır bırakılacakları, nihayet varıp kalacakları yerin cehennem olduğu ve orada hiç azalmayan bir azapla cezalandırılacakları ifade edilmektedir.
Mehmet Okuyan
Allah’ın hidayet ettiği kişi doğru yola ulaş(tırıl)mıştır. Saptırdığı (sapkınlığını onayladığı) kişi içinse O’ndan başka (O’na rağmen) dostlar (yardımcılar) bulamazsın. Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü bir araya toplayacağız. Onların barınağı, ateşi her yavaşladıkça alevini artıracağımız cehennemdir.
Bu ayet İsrâ 17:72, Tâhâ 20:124-127, Neml 27:90, Ahzâb 33:66 ve Kamer 54:48. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Bu ayet A‘râf 7:178, İsrâ 17:15 ve Kehf 18:17. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Allah kimi doğru yola iletirse, işte doğru yolu bulan odur; kimi de şaşırtırsa, artık onlara Allah'tan başka dost bulamazsın. Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşr ederiz. Onların varacağı ve kalacağı yer, ateşi sönmeye yüz tutunca onun alevini arttıracağımız cehennemdir.
Allah, kime hidayet etmişse¹, işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa¹, onun için, O'ndan başka veliler bulamazsın. Kıyamet Günü, onları; kör, sağır ve dilsiz olarak yüzüstü sürünür durumda mahşer yerine toplarız. Onların varacakları yer Cehennem'dir. O ne zaman dinse, onlara ateşi artırırız.
1- Kim hidayete iletilme koşullarına uygunsa. Hak edeni, dileyeni; doğru yolu bulma çabasında olanı. Allah, insanın yaptığı seçime göre uygun olan karşılığı vererek, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir. Hidayet ve dalalet konusu insanın dilemesiyle ilişkilidir. Sorumluluk bütünüyle insana aittir.
Ahmet Akgül
Allah, (aklını ve vicdanını kullanıp, imanı ve İslam’ı tercih ettiğinden) kimi hidayete erdirirse, işte o, (haklı ve hayırlı) yola erişmiştir; (küfrü ve kötülüğü tercih ettiklerinden dolayı) kimi de saptırırsa, onlar için de O'nun dışında asla veliler (sahipler ve himaye ediciler) bulamazsın. Kıyamet günü, Biz onları yüzükoyun (sürünecek şekilde) körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi azalıp söndükçe, çılgın alevini (tekrar) onlara arttırıp (azap edeceğiz).
Allah, kimi doğru yola sevkederse odur doğru yolu bulan ve kimi saptırırsa o çeşit adamlara ondan başka hiçbir yardımcı bulamazsın ve biz onları, kıyamet günü, yüzü koyun kapanmış olarak kör ve dilsiz haşrederiz, yurtları da cehennemdir; orasının ateşi ve harareti sakin oldukça alevini fazlalaştırır, yakaryandırırız.
Allah'ın yol gösterdiği kimseler doğru yola erişir. Artık kimi de saptırırsa, onlara Allah'tan başka dost olacak kimseler bulamazsın. Biz onları kıyamet günü, yüzü koyun yere kapanmış olarak kör ve dilsiz olarak toplayacağız, yurtları da cehennemdir. Cehennemin ateşi küllenip sakinleşince, alevini fazlalaştırır, yakar yandırırız.
Allah kime hak yolu aydınlatıcı bilgiler lütfederse, işte o doğru yolu bulup tercih eder. Kimlerin de hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine özgürlük tanırsa artık onlara, Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden asla koruyucular bulamazsın. Kıyamet günü, onları görme, konuşma ve duyma nimetinden mahrum bir halde yüzükoyun sürükleyerek toplar getiririz. Onların mekânları cehennemdir. Ateşi azaldıkça, cehennemin yakıtını takviye eder, körüklemeyi ve püsküren alevini artırırız.
Allah kimi doğru yola iletirse o doğru yoldadır. Kimi de saptırırsa onlar için O'ndan başka dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü yüzleri üstüne, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Ateşi dindikçe onlara ateşin alevini artırırız.
Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, biz onları yüzükoyun körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız.
Allah, kime hidayet ederse o doğru yoldadır, Kimi de sapıklığa düşürürse, artık bunlar için Allah'dan başka asla yardımcılar bulamazsın. Biz, o kâfirleri kıyamet günü kör, dilsiz ve sağır oldukları halde yüzleri üstü sürünerek haşredeceğiz. Varacakları yer cehennem'dir, onun ateşi dindikçe, onlara ateşi artıracağız.
Allah kime yol gösterirse, işte doğru yolda olan O’dur. Kimi de saptırırsa, Allah’a karşı ona sahip çıkacak hiç kimseyi bulamazsın. Biz, kıyamet günü onları yüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak toplayacağız. Onların sığınakları Cehennemdir. Sönmeye yüz tuttukça, ateşini arttırırız.
Bir kimseyi Allah kılavuzlarsa, doğru yolu bulmuştur, saptırdığı bir kimseye O'ndan başka hiç dost bulamazsın; kıyamet günü onları yüzü kuylu, kör olarak, sağır olarak toplıyacağız, cehennemdir durakları; ateş yavaşladıkça alevini artırırız
Allah (niyet ve eylemlerine göre) kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de (yaptıkları yüzünden) sapıklıkta bırakırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü dirilteceğiz. (Onların) varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi dindikçe, onlar için çılgın ateşi canlandıracağız.
Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimleri de saptırırsa, artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.
Allah kime hidayet verirse, işte doğru yolu bulan odur; kimi de hidayetten uzak tutarsa, artık onlara, Allah'tan başka dostlar bulamazsın. Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşrederiz. Onların varacağı ve kalacağı yer cehennemdir ki, ateşi yavaşladıkça onun alevini artırırız.
Bir sahabî Allah Resûlü’ne: «Ey Allah’ın Resûlü! Kâfirler yüzleri üstüne mi haşredilecekler?» diye sorduğunda, Resûlullah: «Onu iki ayağı üstünde yürüten kıyamet günü yüzüstü yürütmeye de kadir olamaz mı?» buyurdu. Bu haber Katâde’ye ulaştığında o da: «Evet, izzetine yemin olsun ki, Rabbim buna kadirdir» demiştir.
Edip Yüksel
ALLAH kime yol gösterirse o kişi doğruyu bulmuştur. Kimi de saptırırsa onlar için O'ndan başka bir koruyucu da bulamazsın. Diriliş günü de onları kör, dilsiz ve sağır olarak yaka paça toplarız. Cehennemdir yerleri. Soğudukça alevlerini arttırırız
Allah kime hidayet verirse, o doğru yoldadır. Kimi de hidayetten uzak tutarsa, artık bunlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı bulamazsın. Ve biz, o kâfirleri kıyamet günü kör, dilsiz ve sağır oldukları halde, yüzleri üstü sürünerek haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir; ateşi dindikçe onun ateşini artırırız.
Ve her kime Allah hidayet ederse o doğru yolu tutar, her kimi de dalâlette bırakırsa artık onlar için onun berisinden velîler bulamazsın ve biz onları Kıyamet günü kör, dilsiz, sağır oldukları halde yüzleri üstü haşrederiz, varacakları yer Cehennem, her dindikçe onlara bir saîr artırırız
Allah kime hidâyet (nasıyb) ederse işte o, doğru yolu bulmuşdur. Kimi de şaşırırsa artık bunlar için Ondan başka asla yardımcılar bulamazsın. Biz onları kıyamet günü körler, dilsizler, sağırlar olarak yüzükoyun hasredeceğiz. Onların varacağı yer cehennemdir ki ateşi yavaşladıkça biz onun alevini artırırız.
Allah kimi (hikmetine binâen kendi lütfundan) hidâyete erdirirse, işte hidâyete eren odur. Kimi de (isyankârlığı yüzünden) dalâlete atarsa, artık kendilerine O'ndan başkayardımcılar aslâ bulamazsın!(1) Ve onları kıyâmet günü yüzleri üstü, kör, dilsiz ve sağır olarak haşrederiz. Onların varacağı yer Cehennemdir. (Onun ateşi) her yavaşladığında, onlara bir alev artırırız.
(1)Allah’ın hidâyete erdirmesi ve dalâlete atması hakkında bakınız; (sahîfe 294, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Allah’ın gösterdiği yoldan giden kimse, işte en doğru yolda olan o dur. Kimde yoldan saparsa, artık o sapkın için, Allah’dan başka koruyup gözeten kimseyi bulamazsın ve kıyamet günü onları yüzüstü bir şekilde kör, dilsiz ve sağır olarak bir araya toplarız. Onların sığınacak yerleri cehennemdir. Ateş ne zaman hafiflese, ateşin alevini artırırız.
Allah her kimi hidayete erdirmişse o hidayeti bulmuştur. Her kimi de dalâlete düşürürse onlar için Allah/tan başka yâr bulamazsın. Biz, onları kıyamet günü kör, dilsiz, sağır olarak yüzü koyun, sürüne sürüne hasredeceğiz. Onların yurtları Cehennemdir. Yakacak kalmayıp alevi sönmeye yüz tuttukça alevli ateşi artıracağız.
Allah, kimi hidayete ulaştırırsa, işte o, hidayet bulmuştur; kimi de saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, biz onları yüzükoyun körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa, çılgın alevini onlara arttırırız.
Allah kimi doğru yola iletirse, işte odur doğru yolda yürüyen; kimleri de saptırırsa, onlara Allah’tan başka yardım edecek bir dost bulamazsın. İşte onları, Hesap Gününde yüzüstü yere kapanmış bir şekilde kör, dilsiz ve sağır olarak huzurumuzda toplayacağız ve varacakları son durak cehennem olacak! Öyle bir cehennem ki, ateşine zaman yatışır gibi olsa, her defasında onu körükleyerek, onlar için çılgın alevi yeniden ve yeniden canlandıracağız.
Allah, kimi hidayete eriştirirse, o Mühtedî’dir / Hidayete Ermiş’tir;
Kimi de şaşkınlıkta bırakırsa, artık onlar için O’ndan başka veliyyler asla bulamayacaksın.
Onları kör, sağır ve dilsiz olarak yüzleri üstü Kıyamet günü haşrederiz / bir araya toplarız.
Onların barınağı Cehennem’dir.
Her dindikçe onlara çılgın alev artırırız.
Allah kime yol gösterirse işte o, hak yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa artık onlara Allah’tan başka (koruyucu) dostlar bulamazsın. Ve Biz o (kâfirleri) kıyamet günü yüzleri üstü sürünerek, kör, dilsiz ve sağır1 oldukları halde, bir araya toplayacağız. Onların barınma yerleri ise ateşi sönmeye yüz tuttuğu an alevini (sürekli) artıracağımız cehennemdir.
Allah'ın yol gösterdiği kimsedir doğru yola erişen; O'nun saptırdığı kimselere gelince, böylelerini O'na karşı koruyacak kimse bulamazsın: Biz onları Kıyamet Günü, varacakları yer cehennem olmak üzere, yüzleri yerde, körler, dilsizler ve sağırlar olarak toplayacağız; [ve] ne zaman [ateş] yatışır gibi olsa, [onu hemen] harlı alevlerle onlar için canlandıracağız. 112
Kim Allah’ın rehberi Kuran’a uymuşsa, o doğru yolu bulmuştur. Kim de sapıklığı tercih etmişse, artık onları Allah’a karşı savunacak evliya/dostlar bulamazsın. Biz de onları kıyamet gününde kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü sürünür vaziyette mahşer yerine getireceğiz. Onların yurdu cehennemdir, ne zaman ateşleri zayıflamaya yüz tutsa onun alevler püskürten ateşini kışkırtacağız. 3/20, 19/36, 36/60-61, 7/179, 18/29, 20/123...127,
Nitekim, her kime Allah rehberlik etmişse, işte odur doğru yola ulaşan; kimi de sapıklığa terk etmişse, artık böylelerini O’na karşı savunacak evliya bulamazsın. Ve Biz Kıyamet Günü onları (dehşetten kararmış olan) yüzleri yerde, (hakikati) görmez, işitmez ve söylemez birileri olarak toplayacağız; varış yerleri, cehennem olacaktır; ne zaman yatışır gibi olsa, kavurucu alevini tekrar kışkırtacağız.
Ve Allah kime hidâyet ederse işte hidâyete eren odur ve kimi idlâl ederse artık onlar için onun gayrı asla yardımcılar bulamazsın ve onları Kıyamet gününde kâfirler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzleri üzerine haşrederiz. Onların varacakları yer cehennemdir. Her ne zaman alev azalırsa onlar için cehennem ateşini arttırırız.
Allah kimi doğru yola iletirse işte doğru yolda olan odur. Kimi şaşırtırsa, artık Allah'tan başka ona hâmi ve yardımcı bulamazsın. Kıyamet günü onları kör, sağır ve dilsiz olarak yüzü koyun haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi zayıfladıkça alevlerini artırırız. [18, 17]
Allah kime hidayet ederse, işte doğru yolu bulan odur. Kimi de sapıklıkta bırakırsa artık onlar için O'ndan başka veliler bulamazsın. Kıyamet günü onları, yüzü koyun, kör, dilsiz ve sağır bir halde süreriz. Varacakları yer cehennemdir. Ateş her dindikçe, onlara çılgın alevi artırırız.
Allah kimi yoluna kabul ederse doğru yolda olan odur. Kimi de sapık sayarsa Allah ile arasında (onu yola gelmiş sayacak) dostlar bulamazsın. Onları (mezardan) kalkış günü yüzükoyun halde kör, dilsiz ve sağırlar olarak bir araya getiririz. Yerleşecekleri yer cehennemdir; ne zaman ateşi azalsa alevini artırırız.
Allah kime doğru yolu gösterirse o doğru yolu bulmuştur. Kimi de sapıklıkta bırakırsa, artık onlar için Allah'tan başka veli bulamazsın. Biz onları Kıyamet günü yüzleri üzeri, kör, sağır ve dilsiz olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Sönmeye yüz tuttukça onun alevini artırırız.
Allah kime yol göstermişse o doğru yolu bulmuştur. Allah'ın saptırdıklarına ise Ondan başka dostlar bulamazsın. Kıyamet gününde de onları huzurumuzda kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü toplarız. Varacakları yer ise Cehennemdir; ateşi hafifledikçe Biz onu harlandırırız.
Allah kime hidayet verirse doğru olan yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Kıyamet günü böylelerini kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzleri üstüne sürerek haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir ki, alevi dindikçe kızgın ateşini körükleyiveririz.
daħı her kime ŧoġru yol göstere ol ŧoġru yol dutıcıdur daħı her kimi azdura hergiz bulmayasın anlaruñ içün [150a] arķa viriciler andan ayruķ. daħı yirden ķoparavuz anları ķıyāmet güni yüzleri üzere göz süzler-iken daħı dilsüzlerken daħı śaġırlarken. ŧuraġı anlaruñ ŧamudur her nice kim otura odı arturavuz anlara yalıñlu od.