Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2156, sondan 4081. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 16. ayetidir. Kehf Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 79 ve toplam ebced değeri ise 4856 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذ اعتزلتموهم وما يعبدون الا الله فأوا الى الكهف ينشر لكم ربكم من رحمته ويهيئ لكم من امركم مرفقا
(İçlerinden biri şöyle dedi:) “Mademki onlardan ve Allah’tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o hâlde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın.”[327]
Din ve vicdan hürriyeti bulunmayan bir toplumda yaşayan bu gençler, putperest kavimlerine karşı çıkıp göklerin ve yerin rabbinden başkasına ibadet etmeyeceklerini açıkladılar. Ancak gelişmeler karşısında kavimleri arasında Allah’a olan imanlarını serbestçe ifade etme ve inançlarının gereğini yerine getirme imkânı bulamayacaklarını, hatta onların arasında hayat hakkına dahi sahip olamayacaklarını anlayınca, köpeklerini de yanlarına alarak mağaraya sığındılar. Baskı ve zulümden kaçan gençler, Allah’ın yardımını ve bir kurtuluş yolu göstereceğini ümit ederek, “Rabbimiz! Bize rahmet et ve bize bir çıkış yolu hazırla!” diye dua ettiler. Allah onların dualarını kabul etti ve kendilerini orada uzun müddet derin bir uykuya daldırdı.
Mehmet Okuyan
(İçlerinden biri şöyle demişti:) “Madem siz onlardan ve Allah’tan başka tapmakta olduklarından uzaklaştınız; mağaraya sığının ki Rabbiniz size merhametinden yaysın ve işinizde sizin için kolaylık sağlasın.”
İçlerinden biri şöyle demişti: “Madem ki siz onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın.”
Mademki onlardan ve Allah'tan başka kulluk ettikleri şeylerden ayrılmayı tercih ettiniz, o halde mağaraya sığının ki, Rabb'iniz size rahmetini açsın ve size destek olarak işlerinizi kolaylaştırsın.
(Bunun üzerine Kralın zulmünden korunmaları için biri onlara şöyle demişti:) “Mademki siz onlardan ve onların Allah’tan başka tapındıklarından (putlarından ve tağuti nizamlarından) ayrılıp uzaklaştınız; o halde (hemen buradan kaçıp) mağaraya sığının ki, Rabbiniz Kendi rahmetinden (sizin şeref ve şöhretinizi) yaysın ve (şu Hakkı savunmak ve küfre teslim olmamak) işiniz ve gayretinizden dolayı size yararlı şeyler hazırlasın.”
Ve mademki dediler, onlardan ayrıldınız ve Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, sığının mağaraya da Rabbiniz, rahmetiyle bir genişlik versin size ve işinizde de kolaylık sebepleri hazırlasın size.
İçlerinden biri dedi ki, madem onlardan ayrıldınız ve Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, sığının mağaraya da Rabbiniz, rahmetiyle bir genişlik versin ve işinizde de size kolaylık sebepleri hazırlasın…
İçlerinden biri arkadaşlarına:
“Mademki siz, onlardan ve Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan ve uydukları, boyun eğdikleri düzenden uzaklaştınız. O halde dağdaki mağaraya çekilin. Rabbiniz, rahmetini size biraz genişletsin, size yeniden hayat versin. Planlarınızı kolaylaştırsın, sizi muvaffak etsin.” dedi.
(Denildi ki): "Madem ki onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından ayrıldınız, mağaraya sığının ki Rabbiniz size rahmetinden genişlik versin ve işinizde kolaylık hazırlasın."
(İçlerinden biri demişti ki:)'Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup-ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve işinizden size bir yarar kolaylaştırsın.'
(Yiğitlerden biri, diğer arkadaşlarına şöyle demişti): “- Madem ki siz, kavminizden ve onların Allah'dan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve size, işinizde bir kolaylık hazırlasın.”
(Ve biri dedi ki:) “Siz o milletten ve Allah’tan başka ibadet ettikleri şeylerden ayrıldığınız için, şu mağaraya sığının. (Sığınmanız lazım.) Sahibiniz olan Allah, size rahmetini yayar ve işinizden faydalı bir durum sonuçlandırır.
(İçlerinden biri dedi ki:)” Mademki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz, hadi mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetini size ulaştırsın ve sizi durumunuza göre ruhlarınızın ihtiyaç duyabileceği şeylerle donatsın!”
“Mirfak” terimi burada “yararlanılan, destek alınan şey” anlamında kullanılmıştır. Ama yararlanılan şey maddi değil, manevidir. Çünkü genç adamlar, Allah’tan başka varlıkları ve dünyalıkları bütünüyle terk edip inzivaya çekilmek istemişlerdir. Dolaysıyla burada yararlanılan şeyin maddeden çok mana ile ilgisi vardır. Yani Allah, ülfetten uzlete çekilen genç adamlara rahmetini lütfederek işlerini kolaylaştırmıştır.Ashâb-ı Kehf, aralarında geçen bu konuşmadan sonra uzun zaman sürecek olan uykuya dalmışlardır. Bundan sonraki ayetler onların uykudaki hâllerini tasvir etmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Onlara: "Siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından ayrıldınız, bunun için mağaraya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve size işinizde kolaylık göstersin" denildi.
(İçlerinden biri şöyle demişti:) «Madem ki siz onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın.»
"Madem ki siz onlardan ve ALLAH'ın dışında taptıklarından ayrıldınız, öyleyse mağaraya sığının. Olur ki Rabbiniz size rahmetini yağdırır, işinizde size olumlu sonuç hazırlar."
16-20 Bu gençler, acaba İsa'dan üçyüz yirmibeş yıl sonra mesajı dejenere ederek üçleme doktrinini ortaya koyan Nicene (İznik) konsülünün (MS 325) baskısından mı kaçmaktaydı? Bu doğruysa, o zaman Muhammed'in Medine'ye Hicretinden hemen sonra dirildiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
(İçlerinden biri şöyle demişti:) "Mademki siz, onlardan ve Allah'tan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve işinizi rast getirip kolaylaştırsın."
Madem ki onlardan ve Allahdan maada taptıklarından uzleti ıhtiyar ettiniz, o halde kehfe (mağaraya) çekilin ki sizin için rabbınız rahmetinden kısmet neşretsin ve size işinizden bir kolaylık hazırlasın
(Birbirine şöyle demişlerdi:) «Madem ki siz onlardan ve Allahdan başka tapmakda olduklarından ayrıldınız, o halde mağaraya (çekilib) sığının ki Rabbiniz size rahmetinden genişlik versin, işinizden de size fâide hazırlasın».
(İçlerinden biri şöyle dedi:) “Mâdem ki onlardan ve (onların) Allah'dan başka tapmakta olduklarından ayrıldınız, öyle ise mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden(bir genişlik) yaysın ve size işinizde bir kolaylık sağlasın!”
“Siz içinde yaşadığınız putperest toplumdan ve onların Allah’dan başka kulluk ettiklerinden uzaklaştınız. O halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetini sizin için yaysın ve işlerinizde sizi destekleyerek kolaylıklar sağlasın” dediler.
«Onlardan, Allah/tan başka mâbutlardan ayrılmak isterseniz büyük bir mağaraya çekilin ki Rabbiniz size rahmetini genişletsin, işlerinizi de size yarayacak bir surette yapsın [¹]».
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 16. Ayet Açıklaması
[1] Şehirden ayrıldıkları zaman birbirlerine böyle söylemişlerdi.
Kadri Çelik
(İçlerinden biri demişti ki:) “Madem siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve işinizde size bir kolaylık sağlasın.”
Bunun üzerine, ne yapacaklarını aralarında görüşmeye başladılar. İçlerinden biri dedi ki: “Madem onları ve Allah’tan başka taptıkları sahte ilâhlarını terk ediyoruz, öyleyse dağlara çekilip bir mağaraya saklanalım ki, Rabb’imiz bize rahmet kapılarını açsın ve müminlerin sayısını artırıp iman cephesini güçlendirerek, bu mücâdelemizde bize bir destek, bir dayanak hazırlasın.” Bu teklif kabul edildi ve gizlice mağaraya sığındılar. Bir süre sonra da, uzun zaman sürecek bir uykuya daldılar.
Mademki, Allah’tan başka kulluk ettikleri şeylerden ve onlardan ayrıldınız; artık rabbinizin kendi rahmetinden sizin için yayacağı, işinizden her bir ihtiyacınızı karşılayacağı Kehf’e / Kaya Sığınağa sığının!
(İçlerinden biri onlara): “Mademki siz, onlardan ve onların Allah’ın dışında1 taptıklarından ayrıldınız, haydi hemen şu mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde2 size bir kolaylık sağlasın.” dedi.
1 Buradaki (إِلاَّ), (سِوَى) veya (غَيْرُ) anlamında kullanılmıştır.2 Kıyam ettiğiniz gayenizde sizi başarılı kılsın.
Muhammed Esed
Bunun içindir ki, şimdi siz onlardan da, onların Allah'tan başka tapındıkları bütün o asılsız şeylerden de uzaklaşıp şu mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetini size ulaştırsın ve sizi durumunuza göre ruhlarınızın ihtiyaç duyabileceği şeylerle 19 donatsın!”
Onlardan biri şöyle dedi: – Madem ki onları ve onların Allah ile aralarına koyup kulluk ettikleri ilahları terk ettiniz öyleyse mağaraya sığının ki Rabbiniz sizi rahmetiyle kuşatsın ve işinizde kolaylık sağlayıp sizi kurtarsın. 3/64, 7/191...194, 9/31
İmdi, madem siz onlardan ve Allah dışında taptıkları her şeyden uzaklaştınız; o halde (şu) mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetinden size bir pay ulaştırsın ve sizi (soylu) eyleminizden dolayı ihtiyaç duyduğunuz (maddî-manevî) donanıma[2360] sahip kılsın.”[2361]
[2360] Mirfak (ya da merfik) “yararlanılan, destek alınan şey”. Eylemin niteliğinden dolayı tam da “eyleme verilen maddî-manevî destek ve donanım” anlamını taşır.
[2361] Âyetin başındaki “toplumdan uzaklaşmayı” (i‘tezeltumûhum) ifade eden kelimenin bir benzeri Tevbe sûresinin başındaki beraet (müşrik toplumdan teberri) ile bağıntılıdır. Birincisi sapmış topluma karşı pasif muhalefet sergilemeyi ifade ederken, ikincisi aktif muhalefet sergileyip alternatif oluşturmayı ifade eder (9:1).
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, onlardan ve Allah'tan başka tapındıkları şeylerden siz içtinab ettiniz, artık mağaraya çekiliniz, sizin için Rabbiniz rahmetinden neşreder ve sizin için işlerinizden bir kolaylık hazırlar.
“Mademki onları ve onların Allah'tan başka taptıkları putları terk ettiniz, haydi öyleyse mağaraya çekilin ki Rabbiniz rahmetini üzerinize yaysın, işinizde size kolaylık ve fayda ihsan etsin. ”
(İçlerinden biri şöyle dedi): "Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden bir parça yaysın (rızkınızı açıp bollaştırsın) ve (şu) işinizden size yararlı bir şey hazırlasın."
Bu konuşmadan sonra uykuya dalmışlardır. Şimdi onların, uykudaki durumları tasvîr edilecektir.
Süleymaniye Vakfı
(Biri şöyle demişti:) “Onlardan ve Allah'ın dışında taptıkları adamdan kurtulduğunuzda hemen mağaraya girin ki Rabbiniz size ikramını genişletsin ve işinizi kolaylaştırsın.”
Onlardan ve onların Allah'tan başka kulluk ettikleri şeylerden ayrıldınız. O halde mağaraya çekilin ki Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işlerinizde kolaylık sağlasın.
“Madem ki onlardan ve onların Allah'tan başka taptıklarından uzaklaşmış bulunuyoruz.(2) Öyleyse mağaraya çekilelim de Rabbimiz bize rahmetini yaysın ve işimizde hayır nasip etsin.(3)
(2) Bu konuşmalar, Ashab-ı Kehfin kendi aralarındaki konuşmalardır. Âyetin metninde bu cümlelerin öznesi her ne kadar ikinci çoğul şahıs olarak geçiyorsa da, Türkçeye çevrildiği zaman bu durum anlam farklılığına yol açarak sanki grup dışından birisinin onlara hitabı imiş gibi algılanabildiğinden, bu cümlelerin öznesini “biz” olarak tercüme ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
"Madem ki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz, hadi mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden bir nasip yaysın ve işinizde size kolaylık ve başarı sağlasın."
Biri biri[ne] eyitdi: [Ol] vaḳt ki ayrılduñuz ol ḳavmden, anlaruñma‘būdlarından, daḫı Tañrı Ta‘ālādan özge. Pes girüñüz maġāraya. Basṭ eylersize yaradan Allāh raḥmetlerinden dünyāda ve āḫiretde. Daḫı yaraḳlar sizeher işlerüñüzde menfa‘atlar.