Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2234, sondan 4003. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 94. ayetidir. Kehf Suresi 94. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 4863 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قالوا يا ذا القرنين ان يأجوج ومأجوج مفسدون في الارض فهل نجعل لك خرجا على ان تجعل بيننا وبينهم سدا
Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?”[335]
Kur’an-ı Kerîm, Ye’cûc ve Me’cûc’ün kimler olduğu, nerede ve ne zaman yaşadıkları hakkında bilgi vermemiştir. Ancak tarihçiler bunların Hz. Nûh’un oğlu Yâfes’in soyundan gelmiş iki kabile olduğunu söylemişlerdir. Bununla birlikte “Yeryüzünde fesat çıkarıyorlar” meâlindeki cümle, bunların birçok kabileden meydana gelmiş kalabalık bir kitle olduklarına delâlet eder. Nitekim yirmiden fazla kabileden meydana geldiklerine dair rivayetler de vardır (Elmalılı, V, 3288). Bir kısım âlimler, ayette geçen “Ye’cûc ve Me’cûc-ü kendi dönemlerinde savaşçı ve tamamen yıkıcı topluluklarla izah etmişler ise de bu görüşler indî değerlendirmelerdir (Bu konuda geniş bilgi için bk. Ateş, V, 330).
Ye’cûc ve Me’cûc hakkında Hz. Peygamber’den birçok hadis rivayet edilmiştir. Bunlardan bazıları şöyledir:Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah buyurmuştur ki, “Ye’cûc ve Me’cûc her gün seddi delmeye çalışırlar. Tam delip de güneş ışınlarını görecekleri sırada başlarında bulunan kişi, ‘Haydi gidin yarın delersiniz’ der. Fakat ertesi gün döndüklerinde seddin eskisinden daha sağlam hale gelmiş olduğunu görürler. Nihayet müddetleri dolup da Allah onları insanların üzerine salmayı dilediği zaman başlarında bulunan adam, ‘Haydi gidin inşallah yarın delersiniz’ der. ‘İnşallah’ dediği için döndüklerinde seddi, bir önceki gün bıraktıkları biçimde bulurlar. Seddi delerler ve insanların karşısına çıkarlar; suları içerek kuruturlar, insanlar onlardan kaçıp kalelerine sığınırlar. Bunun üzerine onlar oklarını göğe atarlar. Attıkları oklar kana bulanmış olarak yere düşer. Daha sonra onlar, ‘Yerde olanları ezdik, gökte olanları yendik’ derler. Fakat Allah onların kafalarının içine bir kurt musallat eder, kurt onları öldürür.” Resûlullah devamla şöyle buyurmuştur: “Allah’a yemin ederim ki yeryüzündeki hayvanlar, onların etlerini yiyip kanlarını içerek semizleşir, şişmanlarlar” (Müsned, II, 510; İbn Mâce, “Fiten”, 4079-4081; Tirmizî, “Tefsîr”, 19).
İbn Kesîr’e göre bu hadis Hz. Peygamber’e isnat edilemez. Zira söz konusu rivayette Ye’cûc ve Me’cûc’ün seddi delmeyi başardıkları belirtilmektedir. Oysa âyetin zâhirine bakıldığında onların, çok sağlam olan bu seddi aşmaları veya delmeleri mümkün görülmemektedir. İbn Kesîr’in kanaatine göre muhtemelen Ebû Hüreyre bu rivayeti, (yahudi iken müslüman olan) Kâ‘bü’l-Ahbâr’dan nakletmiş; sonraki bazı râviler de bu sözü yanlışlıkla Hz. Peygamber’e isnat etmişlerdir. Çünkü (İsrâiliyât türü rivayetleriyle meşhur olan) Kâ‘b, Ebû Hüreyre ile sık sık birlikte oluyor ve ona bu tür rivayetler aktarıyordu (V, 194; Ye’cûc ve Me’cûc hakkında bilgi için bk. İlyas Çelebi, 101-132).
Mehmet Okuyan
(O toplum) şöyle demişti: “Ey Zülkarneyn! Şüphesiz ki [Ye’cûc] ve [Me’cûc] yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadır. Bizimle onlar arasında bir set yapman için sana bir vergi verelim, olur mu?”
[Ye’cûc] ve [Me’cûc], herhangi bir özel ırkı, milleti değil de her zaman hakikatin karşısına dikilen olumsuz algıyı ve faaliyetleri temsil eder. Nitekim bunların Son Saat’te de olacağı Enbiyâ 21:96’da ifade edilmektedir. Bu ayette sözü edilenler de o dönemdeki azgın, sapkın ve saldırgan bir kavmi nitelendiriyor olabilir.
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Şüphesiz Ye'cüc ve Me'cüc burada bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onların arasına bir set yapman için sana bir ödeme yapabilir miyiz?”
“Ey Zu'l-Karneyn! Şüphesiz Ye'cûc ve Me'cûc¹ yeryüzünde fesat çıkaranlardır. Onun için, onlarla bizim aramıza ücreti mukabilinde bir set yap, olmaz mı?” dediler.
1- “Ye'cûc ve Me'cûc, bir nitelemedir. Toplumsal kokuşmanın, topyekûn bir insanlığın tam bir “hercümerç” olması, ahlaki bozulmanın, sefaletin ve çöküntünün bütün bir toplumu kuşatmasının, bütün bir toplumun iş birliği halinde fesat çıkarmasının, kötülüğün her şeye nüfuz etmesinin genel adıdır. Bunu belli bir zamanla, mekânla, toplum veya güçle sınırlamak veya bu konuda gaybi bir beklentiye girmek anlamsızdır. Bu hayal görmekten başka bir şey değildir. Ye'cûc ve Me'cûc, her çağda ve her toplumda ortaya çıkabilecek bir durumdur.”
Ahmet Akgül
Dediler ki: “Ey Zu’l-Karneyn, gerçekten Ye’cüc ve Me’cüc yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi ödeyelim mi?”
Dediler ki: Ey Zülkarneyn, Ye'cuc'la Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk yapan taifelerdir, onlarla bizim aramıza bir set yapmak şartıyle sana mallarımızdan versek razı olur musun, yapar mısın?
Ye'cuc'la Me'cuc, Kur’ân'da bir kere burada, bir kere de 21. sûrenin 96. âyetinde anılır. Ahd-i Atıyk'ın Tekvin bölümünde Nûh'un oğlu Yafes'in oğulları arasında Comer ve Macuc vardır (10, 2). Hızkıyal Peygambere ait kitapta, Macuc, bir ülkedir (38, 1). Aynı kitapta, bir şahıs adıdır (39, 1). Maksat, Karadeniz kıyılarında yaşayan ve arada bir Kafkas dağlarını aşarak batı Asya’ya saldıran boylardır (Aynı kitap, 85-91).
Abdullah Parlıyan
Bunlar ona: “Ey Zülkarneyn!” dediler. “Ye'cüc ve Me'cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyor. Onlarla bizim aramızda bir set inşa etmen şartıyla, sana bir vergi versek olmaz mı?”
Onlar:
“Ey Zülkarneyn, Ye'cüc ve Me'cüc bu topraklarda fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir set yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?” dediler.
Onlar dediler ki: "Ey Zulkarneyn! Doğrusu Ye'cuc ve Me'cuc (bu) yerde bozgunculuk etmektedirler. Onlarla bizim aramızda bir set yapman için sana bir vergi verelim mi?"
Dediler ki: 'Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?'
(Tercümanları vasıtasıyla) şöyle dediler: “Ey Zü'l-Karneyn (İki kabile olan) Ye'cüc ve Me'cüc bu yerde fesad çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek?”
Onlar dediler ki: “Zül-Karneyn! Yecüc ve Mecüc (Moğol ve Mançur) yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için bir vergi verelim mi?”
Onlar (Tercümanları aracılığıyla): “Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cûc bu ülkede bozgunculuk yapıyor. Sana bir miktar vergi versek, karşılığında onlar ile aramızda bir set (engel) yapar mısın?” dediler.
Bkz. 21/96Ye’cüc ve Me’cüc isimleri üzerinde çokça durulmuş, farklı yorumlar yapılmış ama onlarla ilgili hala kesin bir şey söylenememiştir. Tefsir otoritelerinden bazıları bunlarla ilgili anlatılanları Moğollar ve Tatarlarla özdeşleştirmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Dediler ki: Zülkarneyn! Doğrusu Yecüc ve Mecüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onların arasına bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi?
Dediler ki: Ey Zülkarneyn! Bu memlekette Ye'cûc ve Me'cûc bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi?
Dediler ki, "Ey İki Nesle Sahip Olan (Zül Karneyn), Yecuc ve Mecuc yeryüzünde kötülük işliyorlar. Bizimle onların arasında bir engel koyman için sana bir vergi ödeyebilir miyiz?"
94-99 Adalet ve barış üzerine kurulu çok uluslu bir uygarlığın iki nesil sürecek yönetiminden sonra, dünyanın son yıllarında iki düşman ülkenin tekrar güç kazanarak müslümanlara saldıracakları anlaşılabilir mi bu ayetlerden?
Elmalılı Hamdi Yazır
Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?"
Dediler ki ey Zülkarneyn! haberin olsun Ye'cuc ile Me'cuc bu Arzda fesad yapıp duruyorlar, onun için onlarla bizim aramıza bir sed yapman şartile sana biz bir harc versek olur mu?
Onlar dediler ki: «Zülkarneyn, hakıykat, Ye'cûc ve Me'cûc (bu) yerde fesâd çıkaran (kabile) lerdir. Bizimle onların arasına bir sed yapman üzerine sana bir vergi verelim mi»?
Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Doğrusu Ye'cüc ve Me'cüc bu memlekette fesad çıkaran kimselerdir. Bu yüzden bizimle onların arasına bir sed yapman için sana bir vergi(bir ücret) verelim mi?”(2)
(2)Ye’cüc, Me’cüc ve sedd-i Zülkarneyn için bakınız; (Lem‘alar, 16. Lem‘a, 109-110; Şuâ‘lar, 5. Şuâ‘, 81; Sözler, 24. Söz, 133)
İlyas Yorulmaz
Onlar “Ey Zelkarneyn! Ye’cüc ve me’cüc adında iki topluluk yeryüzünde sürekli bozgunculuk yapıyorlar. Onlarla bizim aramızda bir engel (set, duvar) yapmanın karşılığında sana bir ücret ödeyebiliriz. Yapar mısın?” dediler.
Onlar «— Zülkarneyn! Ye/cüç ve Me/cüç yeryüzünde fesat çıkarıyorlar, sana biz harcını ve masrafını [¹¹] versek de bizimle onlar arasında bir set yapsan olmaz mı?» dediler.
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 94. Ayet Açıklaması
[11] Veya bir haraç.
Kadri Çelik
Dediler ki: “Ey Zülkarneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaktalar. Bizimle onlar arasında bir set inşa etmen için sana vergi verelim mi?”
Zülkarneyn’in ilim, irfan, güç, kuvvet ve hakimiyette ne derece ileri olduğunu gören bu insanlar, tercüman aracılığıyla ona, “Ey Zülkarneyn!” dediler, “Ye’cüc ve Me’cüc dediğimiz hak hukuk tanımayan kabîleler, iki dağın arasındaki şu geçitten bize sürekli saldırarak bu topraklarda bozgunculuk yapıyorlar. Sana ödeyeceğimiz bir miktar vergi karşılığında, bizimle onlar arasına, iki dağın arasını tamamen kapatacak şekilde bir set yapar mısın?
-“Ey Zülkarneyn! Yeryüzü’nde Ye’cüc ve Me’cüc bozgunculuk çıkarmaktadırlar. Bizim ve onların aramıza bir sedd yapman için sana harç / vergi verelim mi?” dediler.
(Onlar): “Ey Zü’l-Karneyn! Gerçekten Ye’cuc ve Me’cuc,1 burada kargaşa çıkartıyorlar, sana bir miktar mal versek, onlar ile aramıza bir set yapar mısın?” dediler.
1 Ye’cûc ve Me’cûc: Kıyametin alametlerinden olup, yeryüzünü ifsat edecek olan aslı ve nesebi belirsiz, dinsiz ve gerçek mahiyetlerini Allah'ın bildiği iki topluluk demektir. Ye'cüc ve Me'cüc kelimeleri Arapçaya başka bir dilden girmiştir. Enbiya 96-97. âyetlerinden; kıyamet kopmadan önce, onlarla bir takım insanlar arasında bir engel olarak yapılan “sed” açılacak; onlar da insanlara saldıracaklardır. Bugün bu Kur'ân'da adı geçen seddin olup olmadığı belli değildir. Yalnız bu sed Zü’l-Karneyn tarafından yapılmıştır. Ye'cüc ve Me'cûc vardır ve bunların kıyamet kopmadan önce, ortaya çıkıp birçok yerleri yakıp yıkacakları kesindir.
Muhammed Esed
Bunlar [ona]: “Sen ey Zulkarneyn!” dediler, “Yecüc ve Mecüc 95 bu ülkede bozgunculuk yapıyor. Onlarla bizim aramızda bir set inşa etmen şartıyla sana bir bac verelim mi?”
Ey Zülkarneyn, dediler, Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onların arasına bir set yapman karşılığında sana vergi verelim mi? 21/96-97
“Ey Zülkarneyn!” dediler, “Ye’cûc ve Me’cûc ülkede bozgunculuk yapıp duruyor; derhal onlarla bizim aramıza bir set yapman karşılığında, sana bir bedel ödemeye ne dersin?”[2443]
[2443] Ye’cûc ve Me’cûc’e helâki hak eden tüm toplumlardan söz edilen bir pasajda daha değinilir (21:95-96). İkisi birlikte düşünüldüğünde, Ye’cuc ve Me’cuc’un belli bir zaman ve mekâna has mahdut ve belirli bir topluluk olmadığı, her zaman ve mekânda ortaya çıkan yıkıcı ve tahripkâr güçleri temsil ettiği anlaşılır. Ye’cûc ve me’cûc isimlerinin manaları ve ayrıntılı bir tahlil için 21:96’nın notuna bkz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Ey Zülkarneyn! Şüphe yok ki, Yecüc ile Mecüc, yerde fesat çıkarıp duran kimselerdir. Bizimle onların arasına bir sed yapmaklığın için sana bir bedel versek olur mu?»
“Ey Zülkarneyn! ” dediler, “Ye'cüc ve Me'cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin? ”
Ye’cüc ve Me’cüc hakkında bkz. 21,96. {KM, Hezekiel 38,2; Vahiy 20,8}
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, Ye'cuc ve Me'cuc, bu yerde bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onların arasına bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi?"
(12) Gerek Ye’cüc ile Me’cüc hakkında, gerekse Zülkarneyn’in seddi hakkında bugüne kadar pek çok tahmin yapılmışsa da, bunlardan hiçbiri kesinlik ifade etmemektedir. Bu tahminler üzerinde uzun uzadıya durmanın da kıssadan istifadeyi arttırmayacağı ortadadır. En doğrusu, 83’üncü âyetin açıklamasında da temas ettiğimiz gibi, bu tür şahıs, olay ve varlıkları sürüp giden bir hayattan alınan kesitler olarak değerlendirmek ve her zaman için geçerli olabilecek dersleri çıkarmak olarak gözüküyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Ey Zülkarneyn! Ye'cûc ve Me'cûc bu yerde bozgunculuk yapıyorlar. Onlarla bizim aramızda bir set yapman şartıyla sana vergi verelim mi?"
Eyitdiler: Yā Ẕülḳarneyn, didiler. Taḥḳīḳ Ye’cūc‐ile Me’cūc fesād iderler yiryüzinde. Pes saña ḫarc virelik mi, māl virelik mi ḳılmaġ‐ıçun bizüm‐le anlar arasında bir sed? Ola ki anlar çıḳmaḳ bilmeyeler.