Meryem Suresi 37. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2287, sondan 3950. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 37. ayetidir. Meryem Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 4206 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (2) ي (5) ع (1) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فاختلف الاحزاب من بينهم فويل للذين كفروا من مشهد يوم عظيم
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فاختلفالاحزابمنبينهمفويلللذينكفروامنمشهديومعظيم
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Faḣtelefe-l-ahzâbu min beynihim(s) feveylun lilleżîne keferû min meşhedi yevmin ‘azîm(in)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler.[345] Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Çeşitli) gruplar kendi aralarında (İsa hakkında) ayrılığa düştüler. Büyük günün şahitliği nedeniyle kâfir olanların vay hâllerine!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük günü görecek olduğu zaman da vay o kâfirlerin haline!
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Ardından) İçlerinden (bazı) gruplar (va’ad edilen galibiyet ve ahiret günü hakkında) ihtilafa düştüler. Artık büyük güne (Mehdiyet devrimine ve ahiret gerçeğine) şahit olacaklarından dolayı, vay inkâr edenlere!..
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Aralarından bölükler ayrıldı, ayrılığaaykırılığa düştüler. Ulaşıp görecekleri büyük günün şiddetli azabı kafirlere.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Gerçekler bu şekilde ortada iken, Hıristiyan olduklarını iddia eden guruplar, yine de kendi aralarında, İsa'nın yaratılışıyla alakalı meselede çekişip duruyorlar. Öyleyse son yargı günü olan ahiretin gerçekleşeceği an, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlerin vay haline...
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Ne var ki, ehl-i kitaptan, yahudiler ve hıristiyanlar Îsâ konusunda kendi aralarında farklı iddialar ileri sürdüler. Bu yüzden, büyük günde, kıyamette, herkesin delillerle, şâhitlerle hesaba çekilmesi sebebiyle, vay inkârda ısrar edenlerin, küfre saplanan ehl-i kitabın başına geleceklere!
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Aralarından birtakım gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı inkâr edenlerin vay haline!
Ali Bulaç
Ali Bulaç
İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkâr edenlere.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Sonra fırkalar (Hristiyanlarla Yahudiler) kendi aralarında ihtilafa düştüler. Artık görülecek bir büyük günün (kıyametin) azabı, o küfredenlere olsun.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ondan sonra o gruplar, kendi aralarında ihtilafa düştüler. Büyük bir günün görünümünden dolayı o kâfirlere yazıklar olsun!
Besim Atalay
Besim Atalay
Bölükler ayrıldı aralarından, ulu günde hazır olacaklarından vaydır kâfirlere
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Çeşitli gruplara ayrılan insanlar, kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o inkârcıların başına geleceklere!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Sonra guruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük güne şahit olunduğu zamanda vay o kâfirlerin haline!  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Mezhepler, (İsa'nın kimliği üzerinde) aralarında anlaşmazlığa düştüler. Büyük bir güne tanık olacak kafirlerin vay haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa düştüler. O büyük (dehşetli) günü görecek kâfirlerin vay haline!
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilâfa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hâilesinden veyl o küfredenlere
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Sonra fırkalar kendi aralarında ihtilâf etdi. Artık görecekleri büyük bir günün çetin azâbı o kâfirlerindir.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Sonra (yahudi ve hristiyan) topluluklar kendi aralarında ihtilâfa düştü. Artık büyük gün(ün dehşeti) görüldüğü vakit o inkâr edenlerin vay hâline!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Aralarında ki bir topluluk (Meryem oğlu İsa nın doğumuyla ilgili) ihtilafa düştüler. O büyük günün şahitliğini inkâr edenlerin vay haline.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Fırkalar aralarında İsa hakkında ihtilâfa düştüler. Vay o kâfirlerin hâline ki o büyük güne hazır olacaklarını uzak görürler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
İçlerinden (bir takım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü (kıyameti) görmekten dolayı, vay küfre sapanlara!
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Fakat İsa’nın hak dini tebliğ ettiği bu insanlar, zamanla tevhid inancından saparak farklı mezheplere ve hattâ düşman gruplara ayrıldılar. Yahudiler İsa’yı tamamen inkâr ederken, Hıristiyanlar onun Allah’ın oğlu hatta tanrının kendisi olduğunu iddia ettiler. O hâlde, başlarına gelecek o Büyük Günden dolayı vay o kâfirlerin hâline! Şimdi hakîkati görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar ama;
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Hızipler / Takımlar / Partiler kendi aralarında ihtilafa düştü. Çok büyük bir gün’e tanıklık edeceklerinden, inkâr edenlere yazıklar olsun!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Ne var ki (Yahûdî ve Hıristiyan) grupları kendi aralarında ayrılığa düştüler.1 Vay o büyük günü görecek kâfirlerin haline!
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Hal böyleyken [Kitâb-ı Mukaddes'e bağlı olduklarını iddia eden] hizipler yine de aralarında [İsa'nın doğası hakkında] çekişip duruyorlar! 28 Öyleyse, o büyük Gün bütün açıklığıyla gelip çattığı zaman 29 vay hallerine hakkı inkar edenlerin!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Buna rağmen gruplar kendi aralarında ihtilafa düştüler, her şeyin şahitlendireleceği o büyük gün vay buna inanmayan kâfirlerin haline! 3/158, 6/128...130, 14/48-49, 18/49, 34/31
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Buna rağmen mezhepler kendi aralarında ayrılığa düştüler.[2494] O halde, büyük bir günün sorgusunda[2495] (yaşayacaklarından) dolayı, inkârda direnen o kimselerin vay hallerine!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra fırkalar kendi aralarında ihtilâfa düştüler. Artık görülecek günün en şiddetli azabı, kâfir olan kimseler içindir.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Sonra onun hakkında birtakım gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o kâfirlerin başına geleceklere!
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Kendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
İçlerinden farklı kesimler birbirlerine düştüler. Vay haline o büyük günde huzura çıkmayı göz ardı edenlerin.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Gruplar aralarında ayrılığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!..
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Fakat çeşitli topluluklar onun hakkında anlaşmazlığa düştüler. O büyük gün görüldüğünde, kâfirlerin başına gelecek var!
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkârcıların haline!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes dartışdılar bölükler ya'nį naśr anılar yā cuḥūdlar aralarında. pes ķatı 'aźābdur anlara kim kāfir oldılar ḥāżır gelmeklıkden ol gün ulu ya'nį kıyāmet güni.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes çekişdiler aḥzāb ki Yehūdiler ve Naṣrānīlerdür, anlar ortasında. Vaykāfirlere ol ulu gün görmeginden.