Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2310, sondan 3927. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 60. ayetidir. Meryem Suresi 60. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 3218 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (0) ي (3) ع (1) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
الا من تاب وامن وعمل صالحا فاولئك يدخلون الجنة ولا يظلمون شيـا
60,61. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.
İnsanların günahları ne olursa olsun tövbenin silemeyeceği günah yoktur. Bir defa tövbe edip bunu da samimi iman, ibadet ve güzel davranışlarla destekleyenler ve bu suretle gerçek olarak Hakk’a yönelenler onun cennet vaadini de hak etmiş olurlar. Adn, cennetin müstesna bölümlerinden biri olup oranın, mukarrebûn denilen ve peygamberler, şehidler, sıddîklar ve âlimlerden oluşan Allah’ın en seçkin kullarına tahsis edildiği bildirilmektedir. Adn cennetlerine alınacak olan müminler orada korku ve endişeye kapılacak bir söz işitmeyecekler, hep mutluluk ve esenlik içinde olacak ve daima yeni mutlulukların müjdesi anlamında “selâm” sözü işiteceklerdir (adn cennetleri hakkında bilgi için bk. Ra‘d 13:23).
Mehmet Okuyan
Ancak (Allah’a) yönelen, iman edip iyi işler yapan(lar) cennete girecekler ve asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
Ahmet Akgül
Ancak tevbe edenler, (hakkıyla) iman edenler ve salih ameller işleyenler (onların dışındadır, bunlar hüsranda olmayacaktır) ; işte bunlar, cennete sokulacak kimselerdir ve hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) zulme uğratılacak değillerdir.
Ancak geçmişin kirlerinden arınarak tevbe edip, Allah'a itaate yönelen, iman eden ve gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetinürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar cennete girecekler. Hiçbir şekilde de onlara haksızlık edilmeyecek.
Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme uğratılmayacaklar.
Ancak, pişman olup Allah'a yönelen, inanıp dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlar bunun dışındadır. İşte bunlar, hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete girecek olanlardır.
60,61. Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş yapanlar bunun dışındadır. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, Rahman'ın kullarına gaybde vadettiği cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktır.
60, 61. Ancak tevbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete, çok merhametli olan Allah'ın, kullarına gıyaben vâdettiği Adn cennetlerine girecekler. Şüphesiz O'nun vâdi yerini bulacaktır.
(3)“Hakīkī adâlet ister ki: Şu küçücük insan, şu küçüklüğü nisbetinde değil, belki cinâyetinin büyüklüğü, mâhiyetinin (ne olduğunun) ehemmiyeti ve vazîfesinin azameti (büyüklüğü) nisbetinde mükâfât ve mücâzât (cezâ) görsün. Mâdem şu fânî, geçici dünya, ebed için halk olunan (yaratılan) insan husûsunda öyle bir adâlet ve hikmete mazhariyetten çok uzaktır. Elbette Âdil olan o Zât-ı Celîl-i zü’l-Cemâl’in (güzellik sâhibi ve nihâyetsiz yüce olan Allah’ın) ve Hakîm (nihâyetsiz hikmet sâhibi) olan o Zât-ı Cemîl-i zü’l-Celâl’in (azamet ve kahır sâhibi ve nihâyetsiz güzel olan Allah’ın) dâimî bir Cehennemi ve ebedî bir Cenneti bulunacaktır.” (Zülfikār, 10. Söz, 20)
İlyas Yorulmaz
Ancak onların içinden tövbe ederek, iman edip salih amel edenlerde olmuştur. İşte böyleleri cennete girecekler ve onlara hiçbir şeyle haksızlık yapılmayacak.
Ancak yol yakınken hatâsından dönüp tövbe eden, Allah’ın gönderdiği bütün kitaplara inanan ve bu imanın gereği olarak güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan kimseler başka; işte onlar, en ufak bir haksızlığa uğratılmaksızın dosdoğru cennete gireceklerdir.
Ancak, pişman olup Allah'a yönelen, inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar bunun dışındadır; zaten hiçbir haksızlığa uğratılmadan 46 cennete girecek olanlar da işte böyleleridir;
Ancak tövbe ile dönüş yapan, iman ederek iyi ve yararlı işler yapanlar müstesna, işte bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğramayacaklar. 4/17-18, 8/38, 7/153, 25/63...77