Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 141, sondan 6096. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 134. ayetidir. Bakara Suresi 134. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 3826 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 2:141 ayetleridir. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (7) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
تلك امة قد خلت لها ما كسبت ولكم ما كسبتم ولا تسـلون عما كانوا يعملون
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Yahudiler, kendi milletlerinin İbrâhim, İshak, Ya‘kub gibi peygamberlerin soyundan geldiğini, bu sebeple kendilerinin seçilmiş ve imtiyazlı bir ümmet olduklarını, bundan dolayı Allah karşısında da özel bir muameleye tâbi tutulup mükâfat göreceklerini savunuyorlardı. Âyette söz konusu peygamberlerle onların neslinin artık gelip geçtiği, onların amellerinin ve bunlardan doğan sonuçların sadece kendilerini ilgilendirdiği, herkesin yalnızca kendi yapıp ettiklerinden sorumlu olacağı; bu sebeple atalarıyla övünen yahudilerin, boş bir kuruntu içinde oldukları, bu kuruntuları bırakarak kurtuluşun yolunu kendi amelleriyle aramaları gerektiği ifade buyurulmakta; bu suretle sorumluluğun şahsîliği ilkesi de ortaya konmuş bulunmaktadır. “Üstün ırk”, “imtiyazlı ümmet” gibi görüşlerin ve iddiaların reddedildiği bu âyette, dolaylı olarak Hz. Âdem ve eşinin işlediği hata yüzünden bütün insanların günahkâr olduğu ve bu “aslî günah”ın sorumluluğunu bütün insanlığın paylaştığı yönündeki Hıristiyanlık doktrini de çürütülmüştür.
Mehmet Okuyan
Onlar bir ümmetti, elbette gelip geçti(ler). Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.
1- Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok.
Ahmet Akgül
(Artık) Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların (iyi veya kötü) kazandıkları kendilerinin; sizin kazandıklarınız ise sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulacak değilsiniz.
Şimdi o toplumlar geçip gittiler, onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz onların yaptıklarından dolayı yargılanacak değilsiniz.
Onlar hayatlarını yaşayarak geçip giden milletlerdir. Onların işledikleri sâlih amellerin, yaptıkları hayırların, kazandıkları sevapların, yüklendikleri günahların, isyanların ve haksızlıkların karşılığını görecektir. Siz de işlediğiniz sâlih amellerin, kazandığınız sevapların, yüklendiğiniz günahların, isyanların, haksızlıkların karşılığını göreceksiniz. Siz onların işledikleri amellerden, günahlardan, hesaplarından sorumlu tutulmayacaksınız.
İşte o (İbrahim ve Yakub evlâdı) bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, (ve ey Yahûdiler), sizin de kazandığınız sizindir. Onların yaptıklarından siz sorulmazsınız.
Bahaeddin Sağlam Bakara Suresi 134. Ayet Açıklaması
(*) (Boşuna onların yaptıklarından kendinize bahaneler uydurmayın. Ecdatperestlik yapmayın. İnsan kendi yaptıklarından sorumludur, atalarınkinden değil.)
Besim Atalay
Onlar bir ümmettiler, yaptıkları şeylerle birlikte yürüdüler, yaptıkları onlarındır, sizin yaptığınız da sizin, onların yaptığından sizler sorulmazsınız
İşte onlar (İbrahim ve Yakup'un oğulları) bir ümmetti ki geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 134. Ayet Açıklaması
Bkz. 2:140Yahudiler ve Hıristiyanlar, Hz. İbrahim’e Yahudi ve Hıristiyan ismi vererek onun itibarından istifade etmek istiyorlardı. Oysa Âl-i İmran suresinin 3:67. ayetinde İbrahim peygamberin ne Yahudi ne de Hıristiyan olmadığı anlatılmaktadır. Ayrıca okuduğumuz ayetten anlıyoruz ki; İbrahim ve Yakup peygamberlerden ve onların oğullarından paye çıkarmanın kimseye de bir faydası yoktur. Herkes, kendi yaşadıklarıyla muamele görecek ve ebedi hayatı ona göre şekillenecektir. Ecdadımızın yaptıklarından sorumlu olmadığımız gibi kazandıklarından da nasiplenemeyiz. Onların arkada bıraktıkları dünyalıklar veraset yoluyla bizlere intikal edebilir ama yaşadıkları yani amelleri intikal edemez.
Diyanet İşleri (Eski)
Onlar geçmiş birer ümmettir. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.
Onlar birer ümmetdi (gelib) geçdi. (o ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da (ey Yahudiler) sizin ve siz, onların işlemiş olduklarından mes'ul olacak değilsiniz.
Bunlar gerçekten gelip geçmiş bir ümmettir. (Onların) kazandıkları kendilerine,(sizin) kazandıklarınız da sizedir. Ve (siz) onların yapmakta olduklarından suâl olunmayacaksınız!
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Ve siz, onların yaptıklarından hesaba çekilecek değilsiniz.Geçmiş Peygamberlerle övündükleri hâlde, onların yolunu terk eden günümüz inkârcılarına gelince:
Onlar, gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da size aittir.1 Siz, onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.2
1 İyilerin, çocukları ve mensupları onlara uyarak İslâm ve ihsan üzere olmazlarsa kuru intisap ile kendilerini kurtaramazlar, bunun gibi kötülerin çocukları da onlara uymayarak iyi ve güzel ameller yaparlarsa sadece soy bağından dolayı onların kötülüklerinden sorumlu olmazlar ve kendilerini kurtarırlar. Nitekim Rasûlullah (s.a.v)’de akrabası olan Haşim Oğullarına: “Diğer insanlar bana ameller ile gelirken, siz sadece neseplerinizle gelmeyin” buyurmuştur. Gerçi nesep bir şereftir, fakat kurtuluş için bir sebep değildir. Fayda veren asıl intisap, amelde, dinde ve ahlâkta olan intisaptır. İnsan için bir kanun vardır ki o da talep ve kesb’dir ve insan bundan sorumludur. Binaenaleyh insanlar vaktiyle geçen büyük bir ümmetin soyundan olmakla veya büyük olduğu varsayılan birisine uymakla kendilerini kurtaramazlar ve onlar gibi büyük olamazlar, onlar gibi güzel çalışmağa ve güzel ameller yapmağa muhtaçtırlar. Hatta gelenler, geçenlerden ziyade güzel amel yaparlarsa onları geçerler. Bundan da daha büyük ve daha mesut büyük bir ümmet meydana gelir. İşte Hz. İbrahim (a.s) buna dua etmiş ve Rasûlullah Efendimiz bunu tahakkuk ettirmek için tasdik ederek gelmiştir. (Özetle-Elmalılı)2 Aynı âyet için Bk. (Bakara: 141) Aynı konu için Bk. (Tûr: 21, Müddessir: 38, Necm: 39)
Muhammed Esed
Şimdi o toplumlar geçip gittiler; onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz, onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz. 109
Hâlbuki onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından asla sorguya çekilmeyeceksiniz. 6/164, 17/15, 35/18
“Öncekiler bir ümmettiler, gelip geçtiler: Onların işledikleri kendilerine, sizin işledikleriniz de size aittir;[264] ve siz onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.”[265]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 134. Ayet Açıklaması
[264] Bu âyet, tarihlerini bir övünme ya da yerinme unsuru olarak gören fert ve toplumlara İslâm’ın en değişmez ilkelerinden birini hatırlatmaktadır (Krş: 6:164; 17:15; 35:18; 39:7; 53:36-39).
[265] Âyetin son cümlesi, Yahudi ve müşrik böbürlenmesinin tersinden yapılması anlamına gelen Hıristiyanların Âdem’in günahından dolayı onun tüm çocuklarının sorumlu tutulacağına dair “ilk günah” dogmasına bir atıftır. Yahudilerin atalarla övünmesi neyse, Hıristiyanların Âdem atanın günahı ile yerinmesi de benzer bir sapmaydı
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar bir ümmettir ki, gelip geçmişlerdir. Onların kazandıkları kendilerinedir, sizin kazandığınız şeyler de size aittir. Ve siz onların yapmış oldukları amellerden mes'ul olmayacaksınızdır.
İşte onlar bir ümmetti, geldi geçti. . . Onların kazandığı kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir. Siz onların işlediklerinden sorguya çekilmezsiniz.
İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerinindir. Sizin kazandıklarınız da sizin olacaktır. Siz onların yapıp ettiklerinden sorguya çekilmeyeceksiniz.
Ol bir ümmetdür ki geçdi ‘ömrleri, āḫir oldı. Anlar‐çundur her ne kimḳazandılarsa ḫayr, şer. Daḫı sizüñ‐çündür her ne kim ḳazanduñuzsa ḫayr, şer.Daḫı ṣorulmazsız anlar işledügi işlerden.