Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 188, sondan 6049. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 181. ayetidir. Bakara Suresi 181. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 2676 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (7) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
فمن بدله بعد ما سمعه فانما اثمه على الذين يبدلونه ان الله سميع عليم
Vasiyet usulüne uygun olur, bir yanlışlık ve haksızlık bulunmazsa bunun hayatta kalan ilgililerce yerine getirilmesi gerekir. Yerine getirmeyen, ölünün iradesi dışında değişiklik yapan kimse sorumlu ve günahkâr olur.
Ya meşrû ve helâl olmayan bir mal, menfaat ve fiil vasiyet edilmiş ya da vasiyetin dinî ve hukukî kuralları çiğnenmiş, kasten veya bilmeyerek yanlışlar yapılmış olursa vârislerle lehlerinde vasiyet yapılan kimselerin arasına girerek durumu düzeltmek, sakıncalı olmak bir yana müminlerin vazifeleri cümlesindendir; 181. âyette “günah” olarak nitelenen “değiştirme” fiili bu nevi düzeltmeleri, iyileştirmeleri kapsamaz.
Mehmet Okuyan
Kim duyduktan sonra onu (vasiyeti) değiştirirse, günahı sadece onu değiştirenedir. Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.
Her kim, bu vasiyeti duyduktan sonra onu değiştirirse, doğrusu onun günahı değiştirenin üzerinedir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
(Artık) Bundan böyle kim onu (vasiyeti) işittikten (ve kesinliğini bildikten) sonra değiştirirse, (veya gizlerse bunun) günahı elbette onu değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz Allah Semî’ (her şeyi duyan) ve Alîm (olan) dır.
Her kim bu vasiyeti işittikten sonra değiştirirse, bunun bilerek işlenen günahı, vebali, değiştirenlerin boynunadır. Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.
Artık ölünün vasiyyetini işittikten sonra onu değiştirenin günahı ölüye değil, değiştirenin üzerinedir. Şüphesiz ki Allah vasıyyet edenin vasiyyetini işitici ve vasiyyeti değiştirenin işini bilicidir.
Bu vasiyeti işittikten sonra onu değiştirenler olursa, artık günah onu değiştirenlerin üzerine olur. Hiç şüphesiz Allah çok iyi işiten ve çok iyi bilendir.
Ve her kim vasiyeti işittikten sonra değiştirirse, bunun günahı değiştirenin üzerinedir. Muhakkak ki Allah, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Her kim bunu işittikten ve kabullendikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı onu değiştirenleredir. Şüphesiz Allah (her şeyi) işitir ve (her şeyi) bilir.
İslâm’da vakıf müessesesi hadislere dayanmakla birlikte sadaka-i câriye mahiyetinde olan ve ammeye hizmet veren vakıfları, bunların şekil ve şartlarını haksız olarak değiştirenler de vasiyeti değiştirenler gibi telakki edilmiş, bu âyet birçok vakıf eşya üzerine ve vakıfnâmelere yazılmıştır.
Edip Yüksel
Kim işittikten sonra onu değiştirirse, günahı onu değiştirenleredir. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Şimdi her kim, bunu duyduktan sonra onu değiştirirse, her halde vebali, sırf o değiştirenlerin boynunadır. Şüphe yok ki Allah, her şeyi işitir ve bilir.
Artık kim bunu (ölünün bu vasıyyetini) işitdikden sonra onu tebdil ederse her halde vebali onu değişdirenlerin üzerinedir. Şübhesiz ki Allah hakkıyle işidici, kemâliyle bilicidir.
Şimdi kim bunu (bu yapılan vasiyeti) işittikten sonra onu değiştirirse, artık günâhı ancak onu değiştirenler üzerinedir. Şübhesiz ki Allah, Semî' (vasiyetlerinizi işiten)dir, Alîm(yaptığınız herşeyi hakkıyla bilen)dir.
Kim vasiyet edenin vasiyetini işitirde, onu değiştirirse, vasiyetten mağdur olanın sorumluluğu vasiyeti değiştirene aittir. (Bilsin ki) Allah her şeyi elbette işiten ve bilendir.
Artık her kim onu işittikten sonra [¹²] tebdil ederse bunun günahı ancak tebdil edenlerin boynundadır. Allah vasiyet edenin sözünü işitir, işini hakkiyle bilir.
Her kim vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse, bunun günahı onu değiştirenlerin boynunadır.O hâlde sakın böyle bir işe yeltenmeyin! İyi bilin ki, Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
Her kim de bu vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse,1 bunun günâhı tamamen onu değiştirene aittir.2 Şüphesiz Allah, (söylediklerinizi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) tam bilendir.
1 Vakıflar, ölüm sonrasına kaldığı için, vasiyet hükmündedir. Hattâ İmam Ebû Hanife, vakfı vasiyet olarak kabul eder. Bunun için de “kim bu vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse” hükmünün vakıflara da şamil olduğu kanaatindedir. Buna göre; vakıfların vakfiyesini değiştirenler ve vakıfları yok edenler, bu günâhlarının cezâsını, mutlaka çekeceklerdir.2 Bu âyete göre, vasiyet esnasında şâhit bulunması şart değildir ve vasiyet edilen şahsın meşru olan vasiyeti, mutlaka yerine getirmesi gerekir. Ancak vârisler, vasiyeti inkâr ederler ve vasiyet olunan da bunu ispat edemezse vebali vârislere aittir. Önceki âyette nesih olduğu halde, bu âyette nesih yoktur. Çünkü o âyet, vasiyet edilen şahıslarla ilgili olduğu halde bu âyet vasiyetin yerine getirilmesi ile ilgilidir.
Muhammed Esed
Ve kim, öğrendikten sonra böyle bir hükmü değiştirirse, böyle davranmanın günahı, yalnızca onu değiştirenedir. 153 Doğrusu Allah, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
Kim de (bu vasiyeti) işittikten sonra tahrif edip değiştirirse, bunun günahı yalnızca onu değiştirenedir. Doğrusu Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
Artık her kim bunu işitip bildikten sonra tebdîl ederse şüphe yok ki bunun günahı o tebdîl edenlerin üzerinedir. Allah Teâlâ muhakkak semîdir, alîmdir.
Pes her kim tebdīl eylese işitgenden ṣoñra pes anuñ yazuġı ol kişilerüstinedür kim tebdīl iderler anı. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā işidicidür, her nesneyibilicidür.