Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 192, sondan 6045. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 185. ayetidir. Bakara Suresi 185. ayetinin kelime sayisi 44, harf sayısı 185 ve toplam ebced değeri ise 12479 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (26) ل (24) م (16) bulunuyor.
Arapça Metin
شهر رمضان الذي انزل فيه القران هدى للناس وبينات من الهدى والفرقان فمن شهد منكم الشهر فليصمه ومن كان مريضا او على سفر فعدة من ايام اخر يريد الله بكم اليسر ولا يريد بكم العسر ولتكملوا العدة ولتكبروا الله على ما هديكم ولعلكم تشكرون
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
Önceki âyetlerde orucun farz kılındığı bildirilmiş, bunun sayılı günlerde tutulacağı açıklanmış; yükümlüler, süre ve şekil bakımlarından yeni olan bu ibadete psikolojik olarak alıştırılmış, güçlük söz konusu olduğunda ruhsatların bulunduğu haber verilmişti. Bu hazırlık mahiyetindeki açıklamalardan sonra farz kılınan oruç ibadetinin ayrıntılarının bildirilmesine geçilmiştir; birbirini tamamlayan âyetler arasında bir nesih (birinin diğerini hükümsüz kılması) ilişkisi yoktur.
Kur’an-ı Kerîm’in Hz. Peygamber’e indirilmesi Mekke’de Hira mağarasında, milâdî 610 yılı Ramazan ayının 27. gününde başlamış ve Allah Teâlâ’nın uygun gördüğü aralıklar ve münasebetlerle yaklaşık yirmi üç yılda tamamlanmıştır. Âyette geçen “ramazan ayında Kur’an’ın indirilmesi”nden maksat onun tamamının değil ilk âyetlerinin indirilmesidir; Bakara sûresinin başında olduğu gibi birçok âyette, Kur’an’ın bir parçasına da kitap ve Kur’an denilmiştir. Yüce mevlâ müslümanlara oruç ibadetini farz kılmayı murat edince bunun zamanının da ona uygun ve lâyık bir zaman olmasını istemiş, bütün insanlığa son rehber ve irşad aracı kıldığı kitabını vahyetmeye başladığı ayı oruç zamanı olarak seçmiştir.
Burada “şehide” fiili “görmek” değil “erişmek, hazır bulunmak” mânasındadır. Bu sebeple âyetin, “Ramazan hilâlini gören oruç tutsun” şeklinde bir mânası yoktur. Kamerî aylardan biri olan ramazanın giriş hilâlini görünce oruca başlanması, çıkış hilâlini görünce de oruca son verilip bayram yapılması, ayın bir engel yüzünden görülememesi durumunda bir önceki ayın otuza tamamlanması ve ertesi günün, yeni ayın biri olarak kabul edilmesi hükümleri âyetle değil hadisle sabit olmuştur (Buhârî, “Savm”, 5, 11; Müslim, “Sıyâm”, 4, 7, 8, 17-20).
1978 yılında İstanbul’da İslâm ülkeleri temsilcilerinin katılımıyla yapılan ilmî bir toplantıda ramazan ve bayram hilâllerinin, dünyanın herhangi bir yerinde görülebilir hale gelmesine dayalı hesaplar ve buna uygun takvim yapılmasına, ayrıca özel rasathânelerden gözetleme yapılarak hesabın kontrol edilmesine karar verilmiştir. O günden itibaren bu kararlara uyan ülkeler arasında birlik hâsıl olmuştur. Kararlara ve bunların dinî-ilmî gerekçelerine katılmakla beraber bu kararlara uymayan ülkelerde ise bazı yıllarda –hesaba göre– dünyanın hiçbir yerinden hilâlin görülmesinin mümkün olmadığı zamanda görme iddialarına dayalı ilânlar yapılmaktadır. Türkiye’de yaşayanlara, alınan kararlara titizlikle uyan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın takvimine uymalarını, etrafı dinleyerek kafalarını karıştırmamalarını tavsiye ediyoruz.
Hasta ve yolcu olanların orucu başka günlerde kazâ edebilecekleri yukarıda geçtiği halde burada tekrarlanmasının bazı tefsircilere göre sebebi, “oruç tutmakla fidye vermek arasında muhayyer bırakma” hükmünün bu âyetle kaldırılmış olmasından dolayı diğer ruhsatların da kaldırıldığı zannını engellemektir. Onlara göre “Artık ramazana erişen oruç yerine fidye veremez, oruç tutacaktır, ancak hasta ve yolcu olanlar başka günlerde kazâ edebilirler” denilmek istenmiştir.
Bize göre âyetler arasında nesih ilişkisi yoktur. Oruç tutmakta zorlananların fidye verme imkânları devam etmektedir. Burada iki geçici mazeretin tekrar zikredilmesinin sebebi, onların da neshedilmediğini, hükmün devam ettiğini anlatmaktır. Esasen bu mazeretlerin yukarıda zikredilmesi bir hazırlık içindir, hüküm ise burada verilmiştir.
Allah’ın ululuğunu gönülden benimseyip dile getirmeye tekbir denir. “Allahü ekber” cümlesiyle ifade edilen tekbirin mânası “Allah en uludur, en büyüktür” demektir. Bu cümle aynı zamanda Allah’ın birlik, teklik ve eşsizliğinin itirafıdır. Çünkü en büyük ve en uludan başkasında bir eksiklik, bir küçüklük vardır ve böyle olan bir varlık Tanrı olamaz. Namaza başlarken, rükûya ve secdeye giderken, kurban keserken tekbir getiren müminler, bununla ibadetin ancak Allah’a yapılacağını, ondan başkasının buna lâyık olmadığını dile getirmektedirler. Ramazan ayını oruçlu geçiren, kurban bayramında kurban ibadetini yerine getiren müslümanların bayram namazına giderken ve bayram namazını kılarken tekbir getirmeleri, bayram hutbelerinde hatibin tekbir getirmesi hep aynı mâna ve hikmete yöneliktir. Ayrıca kurban bayramlarına mahsus olmak üzere “teşrîk günlerinde” farz namazlardan sonra tekbir getirilmektedir (bk. Bakara 2:203).
Mehmet Okuyan
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, bir rehber ve doğruyu yanlıştan ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Sizden o bir aylık süreye ulaşanlar onu (o ayı) oruç tutsun! (İçinizden) kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez. (Bütün bunlar), sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
Bu ifade ilahi emirlerin aslında kolay olduğunun delilidir. Dinde zorlama olmaması dinde zorunluluk olmaması demek değildir. Önemli olan nokta zorunlulukların inanarak yapılmasıdır. Benzer mesajlar: Mâide 5:6; Hacc 22:78.
Bayraktar Bayraklı
Kur'ân, insanlara bir rehber, bu rehberliğin apaçık delili ve doğruyu yanlıştan ayırt edici bir ölçü olarak Ramazan ayında indirilmiştir. Bundan dolayı, sizden kim bu aya ulaşırsa, bu ayda oruç tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan, başka günlerde aynı günler miktarınca oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz ve O'na şükretmeniz içindir.
Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur'an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse savm/siyam yapsın.¹ Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister ki böylece şükretmiş olursunuz.
Ramazan ayı (niye böylesine mübarek ve muhteremdir? Çünkü) İnsanlar için hidayet rehberi olan ve doğru yolu tanıtan ve Furkan olan (Hakk ile Bâtıl’ı birbirinden ayıran) apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an bu ayda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya yetişip şahit olursa artık onu (orucunu) tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun) . Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık ve ikram) Sayıyı tamamlamanız (orucunuzu tutup bayrama ulaşmanız) ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı en büyük tanımanız (kalbinizdeki sahte putları kırmanız ve sadece Allah’ın rızasını arayıp O’na tapınmanız) içindir. Umulur ki (bu nimetlerin kıymetini fark edip) şükredersiniz (diye oruç size farz kılınmıştır).
Ramazan ayı, bir aydır ki insanlara doğruyu bildiren, doğruluğa ait apaçık delillerden ibaret olan, hakla batılı ayırt eden Kur'an, bu ayda indirildi. Sizden kim, bu aya erişirse orucunu tutsun. Hasta olan ve yolcu bulunan, hastalığında, yolculuğunda orucunu yer, sonra yediği günler kadar tutar. Allah sizin için kolaylık diler, güçlük değil. Bu da sayıyı tamamlamanız, Allah'ın size doğru yolu göstermesine karşılık onu ululamanız içindir, böylece de ona şükretmiş olabilirsiniz.
Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara doğruyu bildiren doğruluğa ait apaçık delillerden ibaret olan hakla batılı ayırt eden Kur'ân bu ayda indirildi. Bundan dolayı, sizden herkim bu ayı görürse ya da bu aya oruç tutabilecek durumda iken ulaşırsa, baştan sona oruç tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan, başka günlerde tutamadığı kadarını aynı sayıda tutsun. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk çekmenizi istemez. Allah size bunları açıkladı ki, o sayıyı tamamlayasınız. Ve size doğru yolu gösterdiği için Allah'ı büyükleyesiniz ki böylece Allah'a şükretmiş olursunuz.
Ramazan ayı, bütün insanların iyiliği, kurtuluşu için bir hidayet rehberi olan, Allah'tan gelen, Allah'ın peygamberiyle öğrettiği, hakkı bâtıldan, imanı küfürden, helâli haramdan ayıran apaçık delilleri, şeriatı içeren Kur'ân'ın indirildiği aydır.
Sizden kim bu ayda devamlı ikametgâhında bulunursa, o ayın başından sonuna kadar, aksatmadan oruç tutsun.
Kim hasta olur veya yolculukta bulunursa, oruç tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde oruç tutar.
Allah dinî hükümler koymakla, size kolaylık getirmek istiyor, sizi zora, sıkıntıya sokmak istemiyor.
Allah orucun sayısını tamamlamanızı, size Kur'ân'da ve Rasulünün sünnetinde öğrettiği şekilde şer'î mükellefiyetleri ifa edip hamdederek, Allahı sık sık tekbir ile anmanızı ve büyüklüğüne saygı göstermenizi istiyor. Umulur ki, şükredersiniz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2:200; 62:11; el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 2:299-300; Bu âyetteki “şehide” ile başlayan ifadeye, “kim bu ayda mükellefiyet şartlarını hâiz olarak devamlı ikametgahında bulunursa” şeklinde mânâ vermek de mümkündür..
Ahmet Varol
Ramazan ayı, içerisinde insanlar için hidayet rehberi, doğruyu gösteren açık belgeleri kapsayan ve hak ile batılı birbirinden ayıran kitap olarak Kur'an'ın indirilmiş olduğu aydır. Sizden kim bu aya erişirse onda oruç tutsun. Kim de hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günlerin sayısınca başka günlerde tutar. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bu, belirlenen sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola eriştirdiği için Allah'ı yüceltmeniz için ve olur ki şükredersiniz diyedir.
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa (erişirse) artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.
O sayılı günler Ramazan ayıdır ki, Kur'an o ay içinde indirilmiştir. O Kur'an, insanları hakka ulaştırır, helâl ile haramda ve din hükümlerinde hakkı batıldan ayırır. Sizden her kim Ramazan ayında hazır bulunursa o ayı oruç tutsun, kim hasta olur yahud seferde bulunursa, oruç tutamadığı günler sayısınca sıhhat ve ikamet halinde orucunu kaza etsin. Allah size kolaylık diler, size güçlük dilemez; hem buyuruyor ki, kaza borcunuzu tamamlayasınız da size hidayet ettiği şekilde Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz, gerek ki şükredersiniz.
Ramazan ayı öyle bir aydır ki; ayırıcı, doğru yolu gösterici mesajlar ve insanlar için hidayet olarak Kur’an o ayda indirildi. Kim o ayda mukim ise, o ay boyunca oruç tutsun. Kim hasta veya yolcu ise, (tutmadığı günler kadar) başka günlerde oruç tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. (Allah size bunları açıkladı ki) oruç günlerini tamamlayasınız, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ın büyüklüğünü idrak edesiniz. Ve O’na şükredesiniz.
Bahaeddin Sağlam Bakara Suresi 185. Ayet Açıklaması
[Oruç ayı, ibadet ve manevi hayat için, dua ve niyazların kabulü için büyük bir fırsattır.]
Besim Atalay
İnsanlara kılavuzluk eyliyen, doğru yola ileten, iyiyi kötüyü ayıran, açıklayan Kur'an, ramazan ayında indirildi, bu aya erişene oruç tutmak gerektir, bir kimse hasta olsa, ya da yolda bulunsa, o günler sayısınca başka günlerde tutmalı, Allah size kolaylık diler, güçlük dilemez size, tutmamış olduğunuz günlerin sayısını tüınleyin, sizi doğru yola ilettiğiçin, onu ululayınız, ola ki şükredersiniz
(Oruç tutmanız gereken o sayılı günler) Ramazan ayıdır ki insanlara yol gösteren (kılavuz olan), doğru yola ait apaçık delilleri içeren, eğri ile doğruyu birbirinden ayıran Kur'an o ayda indirilmiştir. Bundan dolayı, sizden kim bu aya erişirse, orucunu tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan, başka günlerde (aynı sayıda oruç tutsun). Allah sizin için kolaylık diler, zorluk çekmenizi istemez. Bu da oruç günlerini tamamlamanız ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz içindir. (Allah) şükredesiniz diye (size) bu kolaylığı gösterir.
Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O'nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.
Dinde güçlük yoktur. Allah orucu emretmiştir. Oruç tutma şartları bulunan kimseler oruç tutarlar. Hastalık, yolculuk gibi geçici bir engelden ötürü oruç tutamayan, sonra kaza eder. İhtiyarlık ve iyileşmeyen müzmin hastalık gibi devamlı özrü olanlar fidye verirler. Her türlü zahmete rağmen kendi arzusu ile gönülden oruç tutan ve hayır yapanlar övülmüştür.
Edip Yüksel
Ramazan, insanlara yol gösterici, apaçık bir öğreti ve yasa kitabı olan Kuran'ın indirildiği aydır. Kim o aya ulaşırsa oruç tutsun. Hasta veya yolcu olanlarınız, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde oruç tutar. ALLAH sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Böylece (oruç günlerinin) sayısını tamamlar, sizi doğruya ulaştıran ALLAH'ı yüceltip şükredersiniz.
O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun. Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
O Şehri Ramazan ki insanları irşad için hak fürkanı, hidayet delili beyyineler halinde Kur'an onda indirildi, onun için sizden her kim bu Ay şuhudda -ya'ni hazarda- ise onu oruç tutsun, kim de hasta yahud seferde ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerden kaza etsin, Allah size kolaylık irade buyuruyor zorluk irade buyurmuyor, hem buyuruyor ki sayıyı ikmal eyleyesiniz de size hidayet buyurduğu veçhüzere Allahı tekbir ile büyükleyesiniz ve gerek ki şükredesiniz
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur'an onda (ki Kadir gecesinde levh-i mahfuzdan semâ-i dünyâye) indirilmişdir. (O Kur'an ki) insanlara (mahz-ı) hidâyetdir, doğru yolun ve Hak ile baatılı ayırd eden hükümlerin nice açık delilleridir. Öyleyse içinizden kim o aya erişirse (hazır olur, müsâfir olmazsa) onu (orucunu) tutsun, kim de hasta olur, yahud bir sefer üzerinde bulunursa o halde başka günlerde, oruç tutamadığı günler sayısınca (orucunu kazaa etsin). Allah size kolaylık diler, size güçlük istemez. (Bu kolaylığı istemesi;) o sayıyı (kazaa borcunuzu) ikmâl etmeniz, Allahı sizi muvaffak buyurduğu o şeyden dolayı da büyük tanımanız içindir. Olur ki şükr edersiniz.
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu göstermek ve hidâyet ile furkandan (hak ile bâtılı ayıran hükümlerden) apaçık deliller olmak üzere, Kur'ân onda indirilmiştir. Öyle ise içinizden kim o aya erişirse, artık onda oruç tutsun!(2) Kim de hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık (onun üzerine, tutamadığı günler) sayısınca başka günler(deoruç tutma borcu) vardır. Allah size kolaylık ister ve size zorluk istemez. İşte (bütün bunlar)sayıyı tamamlamanız ve sizi hidâyete erdirmesine mukabil (tekbir getirerek) Allah'ı büyük tanımanız içindir; hem tâ ki şükredesiniz.
(2)“Kur’ân-ı Hakîm, mâdem Şehr-i Ramazan’da nüzûl etmiş (inmiş); o Kur’ân’ın zamân-ı nüzûlünü istihzâr (hatırlamak) ile o semâvî hitâbı hüsn-i istikbâl etmek (güzel karşılamak) için Ramazân-ı Şerîf’te nefsin hâcât-ı süfliyesinden (âdî ihtiyaçlarından) ve mâlâyâniyât-ı hâlâttan tecerrüd (lüzumsuz hâllerden sıyrılmak)ve ekl ü şürbün (yeme içmenin) terkiyle melekiyet vaziyetine benzemek ve bir sûrette o Kur’ân’ı yeni nâzil oluyor gibi okumak ve dinlemek ve ondaki hitâbât-ı İlâhiyeyi, güyâ geldiği ân-ı nüzûlünde (iniş ânında) dinlemek ve o hitâbı Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan işitiyor gibi dinlemek, belki Hazret-i Cebrâîl’den, belki Mütekellim-i Ezelî’den (Cenâb-ı Hakk’tan) dinliyor gibi bir kudsî hâlete mazhar olur.” (Mektûbât, 29. Mektûb, 251)
İlyas Yorulmaz
Ramazan ayı, insanları en doğru olan yola iletmek için, içinde yol gösterici ve yanlışlarla doğruları ayırıcı açıklamaların bulunduğu Kur’an’ın indirildiği aydır. Kim bu aya erişirse, o ayda orucunu tutsun. Kim hasta olur veya yolculukta ise (tutmayabilir), tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde orucunu tutar. Allah sizin orucu tamamlamanız ve sizi doğru yola ulaştırmasından dolayı, O’nu ululamanız için, size kolaylığı istiyor, zorluğu istemiyor. Belki Allah’a şükredersiniz.
Ramazan ayı ki onda Kur/an inzâl olunmuştur. Kur/an nâs için ayni hidayettir; doğru yola götüren, hak ile bâtıl arasını ayıran açık delillerdir. İçinizden herkim Ramazan ayına erişse onu oruçla geçirsin, herkim keyifsiz veya yolcu ise tutamadığı günler sayısınca oruç tutar. Allah sizin için kolaylık istiyor, yoksa güçlük istemiyor. Tutamadığınız günlerin sayısını sonradan ikmal, sizi hidayetine mukabil [⁸] tekbir etmenizi [⁹], şükretmenizi de diliyor.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 185. Ayet Açıklaması
[8] Veya hidayet ettiği şeyden dolayı.[9] «Allahü Ekber» demenizi yahut tâ'zim etmenizi.
Kadri Çelik
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, o ayda Kur'an, insanlara yol gösterici, doğru yola iletici, eğri ile doğruyu birbirinden ayırt edici olarak indirildi. Sizden kim bu ayı (yolcu değilken) idrak ederse, orucunu tutsun. Hasta veya yolculukta olan, artık diğer günler (oruç tutsun). Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. (Bu kolaylık böylece) sayıyı tamamlarsınız, sizi hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı ulularsınız ve umulur ki şükredersiniz diyedir.
Oruç tutmanız gereken o sayılı günler, Ay takvimine göre Ramazan Ayı’dır ki; bu Kur’an, insanlığa yol göstermek, hidâyetin apaçık bilgilerini ve doğruyu yanlıştan ayırt etmek ve bunu insana farkettirmenin ölçüsü Furkan’ıortaya koymak üzere, ilk olarak o aydaki Kadir gecesinde indirilmiştir. Öyleyse, içinizden her kim o aya sağ salim erişirse, onubaştan sona oruçlu geçirsin. Fakat her kim hasta veya yolcu olursa, tutamadığı gün sayısınca diğer günlerde orucunu kaza etsin. Unutmayın ki;Allah sizin için kolaylık diler, zorluk çekmenizi istemez; oruç günleri olarak belirlenen sayıyı tamamlayasınız, sizi doğru yola ilettiği için kendisini saygıyla yüceltesiniz ve bunca nîmetleri karşılığında O’na şükredesiniz diye size her türlü kolaylığı gösterir. Ve kendisini sizlere şöyle tanıtır:
İnsanlar için hidayet, Furkan’dan ve Hidayet’ten beyyineler / açık belgeler olmak üzere Kur’ân indirilmiş olan Ramazan ayı;
Sizden kim bu Ay’a erişirse, oruç tutsun!
Kim hasta olduysa veya yolculuktaysa, diğer günlerden aynı sayı(da oruç tutar).
Allah size Kolaylık ister; Zorluk istemez.
Sayı’yı tamamlamanız içindir, sizi hidayete eriştirmesine karşılık Allah’ı büyüklemeniz içindir.
Umulur ki şükredersiniz.
Ramazan1 ayı, insanlara dosdoğru yolu gösteren ve (âyetleri) en doğru yolun ve (hakkı bâtıldan) ayırma ferasetinin açık delillerinden oluşan Kur’an’ın2 indirildiği3 aydır.4 Sizden bu ayı görenler,5 onda oruç tutsun. Her kim, (bu günlerde) hasta yahut yolcu olursa, (tutamadığı günler sayısınca) diğer günlerde (tutsun).6 Zîrâ Allah, sayıyı tamamlamanız ve size dosdoğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı yüceltmeniz ve Ona (gerektiği gibi) şükredebilmeniz için size kolaylık ister, zorluk istemez.
1 Ramazan: Güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan kurtaran yağmur veya kızgın yerde yalınayak yürüyerek yanmak, demektir. Bazıları Ramazan’ın Allah’ın isimlerinden olduğunu ve tek olarak değil de “Şehr-i Ramazan” olarak söylenmesi gerektiğini söylemişlerse de bu rivâyetler, zayıftır. (Kurtubî) Efendimiz, “Ramazan” kelimesini tek olarak kullanmıştır. (Müslim)2 Kur'ân-ı Kerîm: Peygamberimiz (s.a.v)’e özel bir şekilde indirilip bize tevatüren nakledilen Kelâmullah’ın ismidir. Bu isimde iki kıraat vardır. İbnu Kesir kıraatinde vakıf ve vasılda ve Hamza kıraatinde yalnız vasılda hemzesiz olarak diğer kıraatlerde hemze ile okunur. Hemzelisi “kıraatten” hemzesizi “karn” kökündendir. Hemze ile “tilâvetle okunan”, hemzesizi de “cüzleri ve muhtevası yekdiğerine uygun ve biri birini doğrulayan” demektir. İmam Şafiî bunun hemzesiz olarak, Tevrat, İncil gibi Allah’ın Kitabının ismi olduğunu söylemiştir. İslâm'ın kutsal kitabının özel adı olan Kur'an kelimesi, Cenab-ı Hak tarafından altmış sekiz kadar âyette zikredilir. İslâm hukukunda Kur'ân için daha çok “Kitap” ismi kullanılır. Birçok âyette “el-Kitâb” kelimesi Kur’ân anlamında kullanılmıştır. Yüz on dört sûre, altı bin iki yüz otuz dört âyetten meydana gelir. Bazı sûreleri Mekke'de inmesi dolayısıyla “Mekkî”, bazıları Medine'de indirildiklerinden “Medenî” diye nitelendirilmiş ve yirmi üç yılda tamamlanmıştır. Hz. Ebu Bekr (r.a) döneminde, Zeyd b. Sâbit (r.a) başkanlığında toplanan büyük bir komisyon tarafından Kur'an sahifeleri Mekke lehçesi esas alınarak kitap haline getirilmiştir. Hz. Osman zamanında bu ana nüshadan çoğaltılan Mushafların yedi nüsha olduğu rivayet edilmektedir. Hz. Ali (r.a)'in Hz. Osman (r.a) için: “Eğer Osman (r.a) Kur'an'ın tek kitap halinde toplatılarak çoğaltılması işini yapmasaydı ben yapardım” dediği bilinmektedir. Kur'an-ı Kerim, Fatiha sûresi ile başlayıp Nâs sûresi ile son bulmuştur. Kur'an-ı Kerim’in iniş amacı, yalnız okunup sevap kazanılması ve saygı ile duvara asılmasından ibaret değildir. Asıl amaç, anlamına eğilmek ve günlük hayatımızda gücümüz yettiği ölçüde onu uygulamaya ve toplum hayatına hâkim kılmaya çalışmaktır.3 İnzal bir defada, tenzil de tedricen indirmek demektir. Kur'an yirmi üç senede tedricen indirilmiştir.4 Yani, Kur’an bu ayda indirilmeğe başlandı. Burada mecâz vardır. Bu âyette Kur’an, Ramazan ayında, (Duhân:1-3) mübârek bir gecede (Kadir: 1) “Kadir Gecesinde” indirildiği ifâde edilmektedir. Bu üç âyetten; “Kur’an Ramazan ayının mübârek gecesi olan kadir gecesinde indirilmeye başlanmıştır.” anlamı çıkar.5 Ru’yet-i Hilâl: Ayı görmek demek, ayın bir parçasını (hilâl gibi) görmek demektir. Bu konuda başka bir delil olmasaydı ilim adamlarının hesabına uymak gerekirdi. Cumhûr-i Selef’e göre başka deliller mevcut olduğundan konu ictihat alanına girmez. Bakara: 189. âyetteki “Sana, hilâller hakkında soru soruyorlar. Sen, onlara: Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür.” İfadesine göre şer'an vakti tayin eden delil hilâl’dir. Hilâlin nasıl bilineceği ise hadis-i şeriflerde beyan edilmiştir. Peygamber (a.s)’ın: “Ay yirmi dokuzdur, görmedikçe tutmayın ve görmedikçe iftar etmeyin, eğer hava bulutlanırsa miktarını hesap edin.”, “Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, hava bulutlanırsa otuzu miktar yapın.” İfadeleri gösteriyor ki şer'an bir hilâlden itibaren bir ayın esas miktarı otuz gündür. Otuzun tamam olduğu anlaşılınca başkaca hiç bir delile ihtiyaç yoktur. Fakat ay bazen yirmi dokuz da olur. O zaman delile ihtiyaç vardır. Bu delil ise “ru'yet-i hilâl”dir. Yani hesap ilmi değil, gözetleme ilmidir. Herhangi bir mü'min üzerine hilâli görmekle orucun vacib olduğu sabit olunca, buna binaen diğerlerine de vacib olur. Bu şehadet, ferdî surette ise vücub yalnız işitenler için, yok eğer toplumsal surette ve bir mahkeme huzurunda sabit ise o zaman da umum için geçerli olur. Sonuç olarak, oruç, Ramazan hilâlinin yirmi dokuzuncu günü bir parçasının görülmesi ile bu olmadığı takdirde ise otuza tamamlanması ile Ramazan’a girmiş olan her mükellef üzerine bu ayda oruç tutmak farzdır. (Geniş bilgi için Elmalılı ve fıkıh kitaplarına bakılabilir.)6 (فَمَنْ شَهِدَ) ifadesi: “Ramazan ayına erişenler, ramazan ayında mukim olanlar, Ramazan hilâlini görenler” şekillerinde anlaşılabilir. Ancak Ramazan hilalini gözetleme hususunda çok fazla hadis olduğu için bu âyet sebebiyle “ru’yet-i hilal” konusunda ictihada gerek yoktur.
Muhammed Esed
Kur’an, insanoğluna bir rehber, bu rehberliğin apaçık bir delili ve doğruyu yanlıştan ayırd edici bir ölçü olarak [ilk defa] bu Ramazan Ayında indirilmiştir. Bundan dolayı, sizden kim bu aya erişirse 158 onu baştan başa tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan, başka günlerde [aynı sayıda oruç tutsun]. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk çekmenizi istemez; ama [belirlenen günlerin] sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı yüceltmenizi ve [O'na] şükretmenizi [ister].
Ramazan ayıdır ki, insanlar için doğru yol rehberi olan ve bu rehberliğin belgelerini taşıyan doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan Kuran, bu ayda indirilmiştir. Sizden kim o aya erişirse o ayda oruç tutsun. Kimde hasta olur veya yolculukta bulunursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir getirerek yüceltmenizi ister. Umulur ki nimetlerin hakkını verirsiniz. 22/78, 14/7, 3/4
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlığa rehber olan, bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an işte bu ayda indirilmiştir:[360] Sizden biri bu aya ulaştığında oruç tutsun; hasta ya da yolcu olan kimse de başka günlerde kaza etsin! Allah sizin için kolaylık ister, sizi zora koşmak istemez; oruç günlerinin sayısını tamamlamanızı, sizi doğru yola ulaştırdığı için O’nu tekbir etmenizi ister; umulur ki şükredersiniz.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 185. Ayet Açıklaması
[360] Oruç, Kur’an’ın doğum kutlamasıdır. İşte içerisinde Kur’an o gece nâzil olduğu için “bin aydan daha hayırlı” olan Kadir/kader/ölçü gecesini barındıran Ramazan ayını değerli kılan da buydu. Bu silsileyi izlersek: Ramazan’a hürmet Kur’an’a hürmettir, Kur’an’a hürmet Allah’a hürmettir. Ramazan’a hürmetin ölçüsü ise onu oruçlu geçirmektir. Çünkü o insanlığa rehber olan ve hakkı bâtıldan ayıran vahyi elinden tutarak insanlığa sunmuştur. Ramazan, kutsallığını Kur’an ayı oluşundan alır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ramazan ayı, öyle bir aydır ki, o ayda insanlara doğru yolu gösteren ve açık âyetleri cami olup hak ile bâtılın arasını ayıran Kur'an-ı Azîm nâzil olmuştur. İmdi sizden Ramazan ayında hazır bulunan, o ayın orucunu tutsun. Ve hasta veya sefer halinde bulunursa, diğer günlerde o miktar oruç tutsun. Allah Teâlâ sizin için kolaylık ister, sizin için güçlük istemez. Malumdur ki oruç adedini ikmal edersiniz. Ve size hidâyet buyurmuş olduğundan dolayı Allah'a tekbirde bulunursunuz ve şükredersiniz.
O sayılı günler, ramazan ayıdır. O ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren Ve hakkı batıldan ayıran en açık ve parlak delilleri ihtiva eden Kur'ân o ayda indirildi. Artık sizden kim ramazan ayının hilâlini görürse, o gün oruca başlasın. Hasta veya yolcu olan, tutamadığı günler sayısınca, başka günlerde oruç tutar. Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez. Oruç günlerini tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden ötürü Allah'ı tazim etmenizi ister. Şükredesiniz diye bu kolaylığı gösterir. [2, 200; 62, 11] {KM, Tesniye 9, 9. 18; I Krallar 19, 8. Matta 4, 2}
Ramazan ayı, insanlara yol gösteren, hidayeti, doğruyu ve yanlışı ayırdedip açıklayan Kur'an'ın indirildiği aydır. İçinizden kim o aya yetişir(ayı görür)se oruç tutsun. Kim hasta olur, yahut seferde bulunursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, güçlük istemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Şükredesiniz diye (size bu kolaylığı gösterir).
(Sayılı günler)[1] Ramazan ayıdır. İnsanlara rehber olan[2] ve rehberin açıklayıcı âyetlerinden oluşan Kur’ân’ın[3], o Furkan’ın[4] indirildiği aydır. Sizden kim o ayı yaşarsa, oruçlu geçirsin. Kim de hasta yahut yolculuk halinde olursa, o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bunlar, sayıyı tamamlamanız, (orucun bittiği gün) sizi buna yöneltmesine karşılık (Bayram namazında) Allah’ın yüceliğini seslendirmeniz[5] ve ona karşı görevinizi yerine getirmeniz içindir.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 185. Ayet Açıklaması
[*] Âyetler; ana hükümleri gösteren muhkem ve onları açıklayan müteşâbih âyetler diye ikiye ayrılırlar. [*] Kur'ân, âyetler kümesi demektir. Ramazan için "Kur'ân'ın indirildiği ay" ifadesinin kullanılması, ilk inen âyetlerin bir âyetler kümesi halinde olduğunu gösterir. [*] Buradaki Furkan, Furkan suresi 1. âyetten dolayı v'el-furkanu şeklinde nâib-i fail sayılarak meâl verilmiştir. (Furkan ile ilgili olarak Bkz. Bakara 2:53) [*] Bunlar bayram tekbirleridir. Nebîmiz, Ramazan ve Kurban Bayramlarında, eşlerini ve kızlarını namaz kılınan yere çıkarır, bütün kadınların gelmelerini de emrederdi.(Buhari, lydeyn 15, 20, Hayz 23, Salât 2, Hacc 81; Müslim, Iydeyn 10-890) Bayram namazları, bu tekbirler için kılınır. (Ayrıca Bkz. Hac 22:37)
Şaban Piriş
Ramazan ayı, içinde insanlara doğru yolu gösteren, doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan, bir rehber olmak üzere Kur'an'ın indirildiği aydır. Sizden kim o aya erişirse oruç tutsun. Hasta olan veya seferde bulunan, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
O Ramazan ayı ki, insanları doğru yola ileten, apaçık hidayet delillerini içeren ve doğru ile yanlışı ayırt eden Kur'ân onda indirildi. Bu aya erişenleriniz orucunu tutsun. Hasta veya yolcu olanlar ise, o günlerin sayısınca, başka günlerde oruç tutar. Allah sizin için kolaylık diler, güçlük dilemez. Bir de, oruç günlerini tamamlamanızı ve size hidayet nasip ettiği için Allah'ı herşeyden büyük tanımanızı diler ki, siz de böylece şükretmiş olursunuz.
Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır.
ramażan ayı oldur kim indürinildi anuñ içinde ķur’ān. yol göstermekdür ādemįlere; daħı bellüler ŧoġru yoldan daħı farķ eyleyiciden. her kim ḥāżır ola sizden ay içinde, oruç dutsuñ. daħı her kim ola śayru, yā sefer üzere; śaġışlanmışdur ayruķ günlerden. diler Tañrı size geñezlik; daħı dilemez size śarplıķ. tamām eyleyesiz ya'nį ķazā-y-ıla śaġısı daħı aġırlayasız Tañrı’yı, ŧoġru yol gösterdügi üzere size; daħı anuñ-içün kim siz şükr eyleyesiz.