Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 217, sondan 6020. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 210. ayetidir. Bakara Suresi 210. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 71 ve toplam ebced değeri ise 6512 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (14) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
هل ينظرون الا ان يأتيهم الله في ظلل من الغمام والملئكة وقضي الامر والى الله ترجع الامور
Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah’ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Hâlbuki bütün işler Allah’a döndürülür.
“Allah’ın gelmesi” anlamındaki ifade çeşitli kelâmî doktrinlere göre değişik şekillerde açıklanmıştır. Müşebbihe veya Mücessime diye anılanlar dışındaki bütün İslâm âlimleri, “gelme” fiilinin yaratılmışlara ait bir eylem olduğunu, Allah’ın bu tür eylemlerle nitelendirilemeyeceğini kabul etmişler; bunlardan Selefîler “müteşâbih” denilen bu tür âyetlerin gerçek anlamını Allah’tan başkasının bilemeyeceğini, dolayısıyla bunları te’vil ve tefsir etmenin câiz olmadığını, Kur’an’da geçtiği gibi kabul edip mânasını Allah’a havale etmek gerektiğini savunurken, kelâm bilginlerinin çoğunluğu bu tür ifadeleri Arap dilinin kurallarına ve İslâm dininin genel ilkelerine uygun biçimde yorumlama (te’vil) gereğini duymuşlar; bu cümleden olmak üzere konumuz olan âyetteki “Allah’ın gelmesi” ifadesini, “Allah’ın âyetlerinin, hükmünün, buyruğunun veya azabının gelmesi” gibi değişik şekillerde açıklamışlardır (bk. İbn Atıyye, I, 283; Râzî, V, 213-214). Râzî’nin yer verdiği bir yoruma göre âyetin amacı, bütün günahkârların yargılanmak üzere hükümdarların en güçlüsü olan yüce hâkimin huzuruna çıkarılacakları kıyamet gününün azametini, dehşet ve şiddetini tasvir etmektir.
Bulut genellikle rahmet kaynağı olarak kabul edilirken Allah’ın hükmünün veya azabının, “bulutların gölgeleri arasından” gelmesi, âhirette günahkârlar için beklenmedik bir durumu ifade eder. Buna göre onlar rahmetin gelmesini umdukları bulutlardan azabın gelmesi karşısında şaşkınlık ve dehşete kapılacaklardır. Başka bir yoruma göre âyetteki bulutlardan maksat, kul ile ilâhî hakikat arasındaki perdelerdir. Âhirette bu perdeler kalkacak, dolayısıyla Allah ve meleklerle ilgili metafizik gerçekler, “bulutların gölgeleri arasından” doğar gibi açığa çıkacak; böylece Allah ve melekler hakkındaki bilgisizlik silinip gidecek; Allah’ın varlığının hakikati inanan ve inanmayan herkes için âhirette apaçık ortaya çıkacaktır (Reşîd Rızâ, II, 266). İşte o zaman “iş bitirilmiş” olacak, yani artık tövbe edip hayırlı işler yapma ve bağışlanma imkânı kalmayacak, herkes hak ettiğinin karşılığını bulacaktır. Sonuç olarak “Bütün işler Allah’a döner” yani en sonunda her şey daima O’nun iradesi yönünde olup biter. O’nun sarsılmaz kanunları hükmünü daima sürdürür ve bu kanunlar uyarınca vahyin uyarılarından nasibini alıp gerçeğe ve iyiliğe yönelenler ebedî kurtuluşa erer; bu uyarılara rağmen yanlışlarda ve kötülüklerde ısrar edenler hak ettikleri cezayı çekerler. Allah’ın âyetleri her şeyi apaçık haber verdiği halde hâlâ kötülük işlemeye devam edenler, başlarına böyle bir geri dönülemez durumun gelmesini mi bekliyorlar? Böylece âyet inanmayan veya inandığı halde günah işlemekten çekinmeyen bütün insanlar için bir uyarı amacı taşımaktadır.
Âyet, “Resulüm! Yoksa o inkârcılar, ‘Allah ve melekler bulutların karanlığından çıkıp gelmedikçe, yani bizler Allah’ı ve melekleri apaçık görmedikçe sana inanmayacağız’ mı diyorlar?” şeklinde de açıklanmıştır. Nitekim yahudilerin Hz. Mûsâ’dan, putperest Araplar’ın da Hz. Muhammed’den bu tür isteklerde bulunduklarını bildiren âyetler vardır (Bakara 2:55; Nisâ 4:153). Bu yorum dikkate alındığında “Allah’ın gelmesi”ni yukarıda özetlendiği biçimiyle belli bir kelâmî doktrine göre te’vil etmeye gerek kalmaz.
Mehmet Okuyan
Onlar, buluttan gölgeler içinde Allah’ın (azap kararının) ve meleklerinin gelmesi ile (hükmün verilip) işin bitirilmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! Bütün işler yalnızca Allah’a döndürülecektir.
Yüce Allah inkârcı muhatapların iman etmek için sıra dışı şeyler beklediğini, bulutlardan oluşan karanlıklar içerisinde meleklerle birlikte Allah’ın azap emrinin kendilerine gelmesini ve hükmün verilip işin bitirilmesinden başka bir şey beklemediklerini ifade etmektedir. Bu cümle bağlam gereği bir sonraki ayetin de işaretiyle İsrailoğulları’na yönelik bir gönderme olarak da o göndermeden bağımsız, inkârcılara yönelik bir ifade olarak da yorumlanabilir.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, sadece buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerin kendilerine gelmesini bekliyorlar. Ama o zaman her şeye karar verilmiş ve her şey Allah'a döndürülmüş olurdu.
Yoksa onlar, Allah'ın ve meleklerin bulut gölgeleri içinden çıkıp gelmesini ve işlerini bitirmesini mi bekliyorlar? Oysa bütün işler, yalnızca Allah'a döndürülür.
Onlar, bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) meleklerle onlara gelmesini ve (azap) emrinin (hemen) gerçekleşmesini (ve işlerinin bitirilmesini) mi gözlüyorlar? Oysa bütün işler Allah'a dönmektedir.
Yoksa onlar, Allah'ın, bulutların gölgelerinde, meleklerle gelivermesini ve işlerinin olup bitivermesini mi gözetirler? Halbuki bütün işler, döner, Allah'a varır.
Bu insanlar, Allah'ın kendisini bulutların gölgeleri arasında, meleklerle beraber onlara göstermesini ve işin bitirilivermesini mi bekliyorlar? Zaten bütün işler eninde ve sonunda Allah'a döndürülür.
Onlar, ille de, buluttan gölgelikler içinde Allah'ın ve meleklerin güçlerini göstermesini mi bekliyorlar? Halbuki, ilâhî plan icra edilmektedir. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah'tır.
Onlar, bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) meleklerle onlara gelmesini ve (azap) emrinin gerçekleşmesini mi gözlüyorlar? Oysa bütün işler Allah'a döner.
O, İslâma girmeyip şeytana tabi olanlar, yalnız gözetliyorlar ki, Allah buluttan gölgelikler içinde meleklerle geliversin ve kendilerine iş bitiriversin (onları helâk ediversin). Halbuki işlerin hepsi Allah'a döndürülür.
(Kâfirler) Allah’ın (azabının) bulutlardan gölgelikler içinde gelmesinden, meleklerin bulunmasından cezalarının verilmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Hiç şüphesiz (o gün) bütün işler, Allah’a irca edilecektir.
Onlar Allah ile, meleklerin, buluttan gölgeler içersinde, kendileriyçin gelmesini, işlerin de olup bitmesini mi istemekteler? iyi bil ki işler Allaha döner
Şeytanın peşinden gidenler ne bekliyorlar? Onlar (akılları sıra), buluttan gölgelikler içinde Allah'ın (azabının) ve (azap için) meleklerin gelip haklarındaki hükmün verilmesini (işlerinin bitirilmesini mi) bekliyorlar? Oysa bütün işler Allah'a döndürülür (nihai kararı Allah verir).
Onlar, ille de buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerinin gelmesini mi beklerler? Halbuki iş bitirilmiştir. (Allah nizamı artık değişmez.) Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.
Allah ve melekler görünseydi, herkes inanmak zorunda kalacak ve sınavın bir anlamı kalmayacaktı. Dünyada bulunuşumuzun amacı Şeytanın meydan okumasını reddetmek ve Tanrı'nın mutlak otoritesini onaylamaktır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar sadece gözetiyorlar ki, Allah, buluttan gölgelikler içinde meleklerle birlikte geliversin de iş bitiriliversin. Halbuki bütün işler Allah'a döndürülüp götürülür.
Onlar sade gözetiyorlar ki Allah buluttan gölgelikler içinde meleklerle geliversin de kendilerine iş bitiriliversin. Halbuki bütün işler Allaha götürülür
Onlar (İslama girmeyenler) ille Allah'ın, bulutdan gölgeler içinde meleklerle birlikde kendilerine gelivermesine ve işlerinin bitirilivermesine mi bakıyorlar? Halbuki (bütün) işler Allah'a döndürülür.
(O müşrikler) ille de, Allah'ın (azâbının) ve meleklerin buluttan gölgeler içinde kendilerine gelip işin bitirilmesini mi (helâk edilmelerini mi) bekliyorlar? Nihâyet bütün işler, ancak Allah'a döndürülür.
Onlar, Allah’ın ve meleklerin, bulutların arasında ki gölgelerin içinden kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? (Onların bekledikleri olsaydı) Hemen (inkârlarından dolayı helak olmaları için) hüküm verilirdi. Bütün işlerin dönüşü Allah’a dır.
Onlar, yalnız Allah/ın Meleklerin beyaz bulut gölgeleri içinde kendilerine gelmesini [¹⁶] işin olup bitmesini [¹⁷] bekliyorlar. Bütün işler Allah/a döner.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 210. Ayet Açıklaması
[16] Kelime keyfiyeti malûmumuz değildir. Yahut (Emr-i İlâhinin, azab-ı bârinin kelimesi) demektir, yahut Nazm-ı Celîlden maksat kıyamet gününün azametini, şiddetini, korkusunu tasvirdir. Yahut (Yahudiler buna intizar ediyorlar) demektir.[17] Herkesin cezasını bulmasını. Yahut «……gelmesini beklerler. Halbuki iş olmuş bitmiş, onu defetmeğe hiçbir çareleri kalmamıştır» demek olur.
Kadri Çelik
Onlar sadece Allah'ın ve meleklerin (indireceği azabın) gölge salan bulutlar içinde kendilerine gelmesini ve böylece işin bitmesini bekliyorlar. Elbette bütün işler Allah'a dönecektir.
Yoksa onlar, bulutların gölgeleri arasından, Allah’ın azâbının ve meleklerin gelmesini ve derhal işlerinin bitirilmesini mi bekliyorlar? Unutmayın ki, bütün işler Allah’a döndürülecek ve her konuda son sözü O söyleyecek, hükmü de O verecektir! Madem her şey ister istemez onun huzuruna gidecektir, bu durumda O’na sığınıp emirlerine boyun eğmekten başka çareniz yoktur.Sizden ısrarla mûcize isteyen kâfirlerin bu dilekleri gerçekleşmiş olsa, o zaman yola geleceklerini mi sanıyorsunuz?
Onlara Bulutlar’dan gölgeler içinde ille de Allah’ın ve Melekler’in gelmesini mi, İş’in olup bitmesini mi bekliyorlar?
Oysa İşler Allah’a döndürülüyor.
Yoksa o (kâfirler) Allah’ın kendilerine bulutların gölgeleri arasında, meleklerle birlikte gelmesini ve böylece helâk olmalarını mı bekliyorlar? Unutmayın ki (sonunda) bütün işler, Allah’a döndürülür.
Bu insanlar, 192 Allah'ın, Kendisini bulutların gölgeleri arasından meleklerle birlikte onlara göstermesini mi bekliyorlar? Ama [o zaman] her şeye karar verilmiş ve her şey Allah'a döndürülmüş olurdu. 193
Şimdi onlar, Allah’ın melekleri ile birlikte bulut katmanları arasından çıkıp gelmesini mi bekliyorlar. Hâlbuki bu durumda iş bitirilmiş olurdu. Zira bütün işler önünde sonunda Allah’a döner. 6/158, 25/22
Onlar, Allah’ın meleklerle birlikte bulutların gölgeleri arasından çıkagelmesini mi gözlüyorlar? Bu durumda iş bitirilmiş olurdu:[404] Nihayet bütün işler (hesap için) Allah’a döndürülür.[405]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 210. Ayet Açıklaması
[404] En’âm 8’e bir atıf olarak okunabilir.
[405] Bir sonraki âyette İsrâiloğullarından söz edildiğine göre bu âyet İsrâiloğullarının Hz. Musa’ya Allah’ı açıkça görmeden inanmayacaklarına dair isyanlarına bir göndermedir (Bkz: Âyet 55).
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar ancak beyaz buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerin kendilerine gelmelerine intizarda bulunurlar. Halbuki, emir tamam olmuştur. Ve bütün işler Allah Teâlâ'ya döndürülecektir.
Şeytanın peşinden gidenler ne bekliyorlar? Onlar (akılları sıra), buluttan gölgelikler içinde Allah'ın ve meleklerin gelip, Haklarındaki hükmün verilmesini, işlerinin bitirilivermesini mi bekliyorlar? Bütün işler ve hükümler Allah'a aittir.
(O insanların keyfine göre iş yapmaz, Kendi bildiğini işler). Yahudilerde Allah’ın ceza hükmünün gelmesi hakkında böyle bir tasavvur bulunmaktadır {KM, Çıkış 19,18; 34,5; Tesniye 4,12}
Süleyman Ateş
Onlar, ille buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerin gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Halbuki bütün işler tekrar Allah'a döndürülüp götürülecektir.
Allah’ın bulut gölgeleri içinde gelmesini, meleklerin de birlikte gelip işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Zaten bütün işlerin arz edileceği zat Allah’tır.
Onlar, Allah'ın ve meleklerin buluttan gölgeler içinde kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Bütün iş ve oluşlar sonunda Allah'a döndürülür.