Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 219, sondan 6018. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 212. ayetidir. Bakara Suresi 212. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 92 ve toplam ebced değeri ise 7113 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (9) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
زين للذين كفروا الحيوة الدنيا ويسخرون من الذين امنوا والذين اتقوا فوقهم يوم القيمة والله يرزق من يشاء بغير حساب
İnkâr edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Burada da iki insan tipi yer almaktadır: Biri dünya hayatının yani dünyanın geçici zevk ve menfaatlerinin, şan ve şöhretinin, makam ve mevkiinin çekiciliğine kapılıp kalıcı iyiliklerden uzaklaşan, geçici ve aldatıcı şeyleri değer ölçüsü sayarak, bunlara sahip olmayan veya kalıcı değerler olarak görüp önemsemeyen müminlerle alay etme ilkelliğini gösteren inkârcılar; diğeri de onların alay ettikleri, fakat herkesin gerçek değerinin ölçüldüğü kıyamet gününde onlardan üstün tutulacak ve sonuçta Allah’ın hesapsız lutuflarını kazanacak olan takvâ sahipleri yani dinî duyarlılığı ve sorumluluk bilinci yüksek müminlerdir.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar için dünya hayatı cazip kılındı. Onlar, bazı müminlerle alay ederlerdi.(İman edip) [takvâ]lı (duyarlı) olanlar, kıyamet gününde onların üzerinde (olacak)tır. Allah dilediğine (layık olana) hesapsız rızık verir.
Yüce Allah inkarcıların küfür ve alaycılık yolunu tutmalarının sebebini bu ayette açıklamaktadır. Bu sözün amacı, müslümanlara, [fânî] yani geçici dünya süsünü [bâkî] olan kalıcı ahiret derecelerine tercih eden kâfir ve müşriklerin akıllarının ne kadar yetersiz olduğunu bildirmektir. Yüce Allah inkârcılığı tercih edenlerin dünya hayatındaki durumlarını, bu ayette ele almakta ve kendilerine bu hayatın süslü geldiğini ifade ederek, zenginliklerini üstünlük sebebi sayıp müslümanlar içindeki fakirlerle alay ettiklerini haber vermektedir.
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenlere bu dünya hayatı güzel görünür. Bu sebeple, iman edenlerle alay ederler. Ama, kıyamet günü Allah'a karşı sakınma duygusu taşıyanlar, onlardan daha üstün olacaklardır. Allah, dilediği kimselere hesapsız rızık verir.
Gerçeği yalanlayan nankörlere, dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar, iman edenlerle alay ederler. Oysa takvâ sahibi olan kimseler, Kıyamet Günü'nde onlardan üstün durumdadırlar. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
İnkâr edenlere (kâfirlere ve gafillere) dünya hayatı çekici kılındı (ve süslendi) . Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınanlar (ve takva ehli olanlar), kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Kafir olanlara dünya yaşayışı, süslü gösterildi de inananların bir kısmıyla alay ediyorlar. Fakat Allah'tan sakınan iman sahipleri, kıyamet gününde onlardan üstündür. Allah, dilediğine sayısız nimet verir.
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlere, dünya hayatı süslü gösterildi. Bu nedenle onlar inananlarla alay ederler. Ama yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlar kıyamet gününde onlardan daha üstün bir konumda olacaklardır. Ve Allah dilediğine nimetler kapısını açıp, ölçüsüz rızık verendir.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için, dünya hayatı süslenip güzel gösterildi. Bu sebeple onlar imân edenlerden bazılarıyla alay ediyorlar. Halbuki, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan, sağlıklarının bozulmasından, hastalıklardan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere, lütuf ve ihsanından kayda geçirilmeyen, dara düşürmeyen, ölçüye tartıya vurulmayan, hesabı sorulmayan, itiraza mahal olmayan hesapsız rızık ve servet verir.
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Bu yüzden mü'minlerle alay ediyorlar. Oysa takva sahipleri kıyamet gününde onların üstündedirler. Allah dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır.
İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Dünya hayatı kâfirlere süslü göründü de iman edenlerle eğleniyorlar, (onların zenginleri, müminlerin fakirleri ile alay ediyorlar.) Halbuki takva sahibi (fakîr) müminler, kıyamet gününde onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Dünya hayatı, kâfirler için süslü göründü. Onlar müminlerle alay ediyorlar. Hâlbuki kendini koruyan müminler kıyamet günü onlardan üstün olacaklardır. Allah istediğine hesapsız rızık verendir. (Üstünlük, mal ve mülk ile değildir.)
Bu dünyanın varlığı, kâfirler için süslü görünür, alay ediyorlar inananlarla, sakınanlar kıyamette onlara üstündür, Allah kime dilerse sayısız azık verir
İnkârcılara dünya hayatı süslü göründü. Bu yüzden (sadece dünyaya kilitlenen inkârcılar hem dünyayı hem de ahireti önemseyen) mü'minlerle alay eder oldular. Oysa Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle (dünya-ahiret dengesini sağlayarak) yaşayanlar, kıyamet günü onlardan üstün konumda olacaklar. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 212. Ayet Açıklaması
Aslında dünya hayatının süsü herkes için caziptir. Yanlış olan; dünyanın basit ve iğreti nimetlerine bağlı kalarak âhiretin gerçek ve kalıcı nimetlerini unutmak; faydasız uğraşlarla ömür sermayesini tüketirken nihai hedeften mahrum olmak; iğreti arzuları ilahlaştırırken de Allah’ı devre dışı bırakmaktır. İşte inkârcılar bu süse kapılarak hakikati göremez olur ve dünyaya meyletmeyen, dünya ve âhiret dengesini kurarak mutedil bir hayat tarzı ortaya koyan mü’minlerle alay ederler. Oysa âyetin son cümlesinde de ifade edildiği gibi kendilerine dünyalık nimetleri veren ve onlarla refah içerisinde yaşamalarını sağlayan sadece Allah’tır.
Diyanet İşleri (Eski)
İnkar edenlere, dünya hayatı güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar kıyamet günü onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğini hesabsız şekilde rızıklandırır.
Kâfir olanlar için dünya hayatı câzip kılındı. (Bu yüzden) onlar, iman edenler ile alay ederler. Oysa ki, (iman edip) inkârdan sakınanlar kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız lutufta bulunur.
Ebu Cehil ve arkadaşları, fakir müminler ile alay ettiler, bunun üzerine bu âyet nazil oldu. Hayat gerçeğini sadece dünya malı ile değerlendiren kâfirler için dünya malı câzip hale getirilmiştir. Onun için bunlar, üstün değerlere değil, geçici dünya malına kıymet vermişler, sonunda dünya malı onlara hiçbir fayda sağlamamıştır.
Edip Yüksel
İnkar edenler için dünya hayatı çekicidir. Bu yüzden inananlarla alay ederler. Oysa erdemliler Diriliş Günü onların üstündedir. ALLAH dilediğine hesapsız şekilde nimetler bahşeder.
Dünya hayatı, inkar edenler için bezendi. (Onlar), iman edenlerle eğleniyorlar. Halbuki takva sahibi olan o müminler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
Küfredenlere o Dünya hayat bezendi de iyman edenlerle eğleniyorlar, halbuki korunan o mü'minler kıyamet günü onların fevkındadır, Allah dilediğine hisabsız ni'metler verir
Küfredenlere dünyâ hayaatı pek süslendi. îman edenlerden kimiyle (Bilâl, Ammar, Suheyb gibi fakirlerle) eğleniyorlar. Halbuki takvaaya eren (o mü'min) ler kıyaamet gününde onların üstündedirler. Allah kimi dilerse ona hesâbsız rızık verir.
İnkâr edenlere dünya hayâtı süslenmiştir de îmân edenlerle alay ediyorlar. Hâlbuki(günahlardan) sakınanlar, kıyâmet gününde onların üstündedirler. Allah ise, dilediği kimseyi hesabsız rızıklandırır.
Dünya hayatı, gerçeği inkâr edenlere süslü gösterildi. Onlar, inananlarla dünya hayatın da hep alay ettiler. Hâlbuki Allah’dan korunanlar (muttakiler), kıyamet gününde onların üzerindedir. Allah kullarından dilediklerini hesapsız olarak rızıklandırır.
Dünya diriliği kâfir olanlara güzel görünmüştür [⁴]. Onlar mü/min olanları müsahhareye alırlar. Sakınanlar ise kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız [⁵] rızk verir.
Küfre sapanlara, dünya hayatı süslendirilmiştir. Onlar, (bu yüzden) iman edenlerle alay ederler. Oysa takva sahipleri kıyamet günü onlardan üstün olacaklardır. Allah dilediğine hesapsız şekilde rızık verir.
İnkâr edenlere, bu dünya hayatı süslü gösterilmiştir.Onlar, dünya nîmetlerinden uygun biçimde faydalanarak bunları kendilerine bahşeden yüce Yaratıcıya şükredecekleri yerde; gözlerini sadece bu nîmetlere diker ve sahip oldukları mal ve servetle gurura kapılarak inananlarla alay ederler. Oysa kötülükten, haksızlıktan titizlikle sakınıp korunan o takvâ sahipleri, Diriliş Günü’nde onlardan çok daha üstün konumda olacaklardır. Allah, dilediğine hadsiz hesapsız rızıklar bahşeder.Öyleyse, bütün nîmetlerin Allah’tan geldiğini bilin de, şımarmayın, insanları küçümseyerek ayrımcılığa yol açmayın! Hatırlayın ki:
İman edenleri alay konusu yapıyorlar.
Dünya Hayatı inkâr edenler için süslendirildi.
Oysa müttakî / sakınıp korunan kimseler Kıyamet günü onların üstündedir.
Allah, dileyeceği kimseleri hesap dışı rızıklandırıyor.
Kâfirlere dünya hayatı (kendi nefisleri tarafından) güzel gösterildi de (bu yüzden) onlar îman edenlerle alay ediyorlar. Hâlbuki Allah’a karşı hata etmekten sakınanlar, kıyamet günü onlardan üstün olacaklardır. Şüphesiz Allah, dilediği kimseye hesapsız rızık verir.
Hakikati inkara şartlanmış olanlara [yalnız] bu dünya hayatı güzel görünür. 195 Bu nedenle, imana ermişlerle alay ederler; ama Kıyamet Günü Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlar onlardan daha üstün (bir konumda) olacaklardır. Ve Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. 196
Kâfirlere dünya hayatı süslü görünür, bu sebeple iman edenlerle alay ederler. Oysa Allah’tan sakınanlar, kıyamet günü derece olarak onların çok üstündedirler. Allah gereğince çalışana hesapsız rızık verir. 23/99...108, 10/7
Kâfirlere dünya hayatı güzel görünür; bu yüzden mü’minlerle alay ederler. Takva ile davrananlarsa, kıyamet günü onlardan üstün olacaklar. Allah isteyene/istediğine hesapsız rızık veriyor.
Kâfir olanlar için dünya hayatı bezetilmiştir. Ve onlar imân edenler ile eğlenirler. Halbuki bu muttakîler Kıyamet gününde onların fevkindedirler. Ve Allah Teâlâ dilediğini hesapsız olarak merzûk kılar.
Kâfirlere dünya hayatı süslü gösterildi; Bu yüzden iman edenlerle eğlenirler. Halbuki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kıyamet günü öbürlerinin üstündedir. Allah dilediğine hesapsız nimetler verir.
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi; (onlar) inananlarla alay ederler. Oysa korunanlar, kıyamet gününde onlardan üstündürler. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Yaşadıkları hayat, kâfirlere[1] süslü gösterilir, inananları hafife alırlar. Ama müttakîler[2] Kıyamet[3] günü o kâfirlerden üstün durumda olurlar. Allah, tercihini doğru yapana hesapsız rızık verir.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 212. Ayet Açıklaması
[*] Kıyamet ayağa kalkma ve kalkış demektir. Kıyamet günü, insanların yeniden dirilip kabirlerinden kalktığı gündür.
Şaban Piriş
Küfredenlere dünya hayatı cazip görünmekte ve bu sebeple iman edenlerle alay etmektedirler. Oysa Allah'tan korkanlar, kıyamet günü onların çok üstündedirler; Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
İnkâr etmiş olanlara dünya hayatı sevimli gösterildi; onun için iman edenlerle eğlenip duruyorlar. Takvâ sahipleri ise, kıyamet gününde onlara üstün olacaklardır. Allah, dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.
İğreti/sefil hayat küfre sapanlara süslü gösterilmiştir; onlar, iman sahipleriyle alay ederler. Takvaya sarılanlar, kıyamet günü onların tepelerinde olacaktır. Allah, dilediğini hesapsız bir biçimde rızıklandırır.