Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 229, sondan 6008. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 222. ayetidir. Bakara Suresi 222. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 122 ve toplam ebced değeri ise 9623 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (13) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
ويسـلونك عن المحيض قل هو اذى فاعتزلوا النساء في المحيض ولا تقربوهن حتى يطهرن فاذا تطهرن فأتوهن من حيث امركم الله ان الله يحب التوابين ويحب المتطهرين
Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay hâlinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.”[64]
Âyette, kadınların âdet hâlleri “ezâ” diye nitelendirilmiştir. Âdet sırasında kadınlar hastalığa daha çok yakındırlar. O günlerde onlara yaklaşmamak gerekir. Burada söz konusu olan cinsel ilişkidir.
Medine’de yaşayan müslümanların yahudilerle yakın ilişkileri vardı ve bazı örf ve âdetlerinde Medineliler’in tamamı veya bazı kabileler onlardan etkilenmiş bulunuyorlardı. Bunlardan biri de aybaşı hallerinde kadınlarla ilişki meselesi idi. Yahudiler Tevrat hükümlerine uyarak ay halindeki kadınları pis sayarlar, onlardan her mânada uzak dururlardı. Âdet geçiren kadına dokunan hatta onun yatağında yatan, minderinde oturan kimseleri bile pis sayarlar, yıkanmaları gerektiğine inanırlardı (Levililer, 15). Yahudilerin tesirinde kalan bazı kabileler de âdet halindeki kadınlara buna yakın bir şekilde davranıyorlardı. Hz. Peygamber Medine’ye hicret edince bu durum kendisine vâkıa ve soru şekillerinde intikal ettirildi, gelen âyetler meseleyi çözüme kavuşturdu.
Açıklayıcı hadislerden (meselâ bk. Müslim, “Hayz”, 16) ve uygulamadan anlaşıldığına göre bu âyetlerde geçen “uzak durma ve yaklaşmama” emirleri, bedenlerin birbirinden uzak ve ayrı olmasına değil cinsel ilişkiye yöneliktir. Cinsel ilişkide bulunmamak şartıyla aybaşı halindeki kadın ile kocası arasında başkaca bir sınırlama yoktur.
Âyette geçen ve “rahatsızlık” diye çevirdiğimiz ezâ kelimesi, “aşırı olmayan zarar” mânasında kullanılmaktadır. Allah Teâlâ kadın kullarına mahsus kıldığı aybaşı halini onlar için az da olsa “zarar ve zararlı” olsun diye takdir buyurmamıştır. Aybaşı hali birleşme kabiliyetini yitiren yumurtaların atılmasını, erkeğin spermi ile birleşecek yeni bir yumurtanın gelmesini beklemek ve aşılanma sonrası beslenmesine zemin olmak üzere kadın rahminin hazırlanmasını sağlayan tabii ve gerekli bir oluşumdur. Bu durumda vücudun dengelerinde bazı değişiklikler yaşanmakta, bu da kadının fizyolojisi yanında psikolojisini de etkilemektedir. Eski yumurtanın atılması ve rahimin temizlenmesi kan vasıtasıyla olmakta, aybaşı devam ettiği müddetçe rahimden üreme organı yoluyla dışarıya kan atılmaktadır. Bu durumda kadınla cinsel ilişkide bulunulması halinde bundan hem erkeğin hem de kadının çeşitli rahatsızlıklar kapması ve genel olarak rahatsız olmaları, tiksinti duymaları ihtimali galiptir. Hem böyle bir zarara (ezâ) meydan verilmemesi hem de Allah’ın buyruğuna uyarak şehvete karşı direnme imtihanı verilmesi ve irade egzersizi yapılması için “âdet gören kadınla cinsel ilişki” haram kılınmış, bunun dışında kalan ilişkiler serbest bırakılmıştır.
“Temizlenmedikçe” ve “iyice temizlendikten sonra” kayıtları, okuma farkları da göz önüne alınarak yorumlanmış ve hangi temizlenmeden sonra cinsel ilişki yasağının ortadan kalkacağı konusunda farklı hükümler ortaya çıkmıştır. Kanama sona erinceye kadar temasın yasak olduğunda ittifak vardır. Âlimlerin büyük çoğunluğuna göre kanama bitince birleşmenin câiz olması için gusül abdesti gerekir (konuya ilişkin başka ayrıntılar için bk. Yunus Vehbi Yavuz, “Hayız”, DİA, XVII, 51-53).
Mehmet Okuyan
Sana kadınların âdet hâlini soruyorlar. De ki: “O, bir sıkıntıdır. (Bu sebeple) adet hâlinde kadınlardan (cinsel olarak) uzak durun! Temizleninceye kadar onlara (cinsel olarak) yaklaşmayın! Temizlendiklerinde (kan akışı durunca) Allah’ın size emrettiği yerden onlara varın (yaklaşın)! Şüphesiz ki Allah tevbe edenleri de temizlenenleri de sever.”
Bu ayet regl (aybaşı) dönemlerindeki kadınlar için tek yasağın cinsel ilişki olduğunun, yasağın da kadınlara değil erkeklere hitaben belirlendiğinin delilidir.
Bayraktar Bayraklı
Sana kadınların ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: “O bir eziyettir. Âdet halinde kadınlardan uzak durunuz ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayınız; temizlendiklerinde ise Allah'ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşınız. Doğrusu, Allah tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.”
Sana “adet görme durumundan” soruyorlar. De ki: “O bir rahatsızlıktır.” Adet hali bitinceye kadar kadınlara yaklaşmayın. Adet hali bitince, onlara Allah'ın buyruğuna uygun şekilde yaklaşın. Kuşkusuz, Allah, tevbe edenleri sever. Ve temizlenenleri de sever.¹
1- Kadının, adet dönemi sırasında namaz kılmasını, oruç tutmasını, Kur'an okumasını yasaklayan veya sakındıran hükümlerin Kur'an'la, dinle hiçbir ilgisi yoktur. Adet durumunda namazı terk etmek, oruç tutmamak ve Kur'an'ı okumamak, Kur'an'a dokunmamak; adet halinde değilken bunları yapmamak kadar günah işlemek demektir. Bu, aynı zamanda kadının ömrünün dörtte birinin Kur'an'sız, namazsız ve oruçsuz geçmesi demektir ki bu, kadına karşı işlenen büyük bir zulüm ve sapkınlıktır.
Ahmet Akgül
Sana 'kadınların aybaşı halini' sorarlar. De ki: "O, bir rahatsızlık (eza) dır. Aybaşı halinde kadınlardan ayrılın ve temizlenmelerine kadar onlara (cinsel anlamda) yaklaşmayın. Temizlendiklerinde ise, Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın. Şüphesiz Allah, (samimi ve sürekli) çokça tevbe edenleri sever, (her yönden iyice) temizlenenleri de sever."
Sana hayız hakkında da soruyorlar. De ki: O bir pisliktir. Hayız vaktinde kadınlardan çekilin, temizleninceye dek onlara yaklaşmayın. Temizlendiler mi Allah size nasıl emrettiyse öylece yaklaşın. Şüphe yok ki Allah, adamakıllı tövbe edenleri ve iyice temizlenenleri sever.
Sana kadınların ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: “O bir sıkıntı, kirlilik ve rahatsızlık halidir.” Bu yüzden, ay hali sırasında kadınların kadınlıklarından yararlanmayın, uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendileriyle cinsel ilişkide bulunmayın. Temizlendiklerinde ise, Allah'ın buyurduğu şekilde onlara yaklaşın. Doğrusu Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri ve tertemiz olanları sever.
Sana hayızlı, aybaşılı iken, kadınlarla ilişkinin hükmünü soruyorlar.
“Aybaşı her iki tarafı da rahatsız eden, sağlıklı olmayan bir kirlilik halidir, zafiyet sebebidir. Bu sebeple, aybaşı halinde iken hanımlarınızdan uzak durun, aybaşı kanı kesilip temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.
Temizlenip gusül abdesti aldıkları zaman Allah'ın meşrû kıldığı helâl yoldan onlara yaklaşın. Allah günah işlemekten vazgeçip tevbe edenleri, kendisine itaate yönelenleri sever, çok temizlenenleri de sever." de.
Sana bir de ay halinden soruyorlar. De ki: "O bir eziyettir. Ay hali görmekte oldukları sırada kadınlarınızdan uzak durun ve temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın. [45] Temizlenmelerinden sonra artık Allah'ın size emretmiş olduğu yerden kendilerine varın. Şüphesiz Allah çokça tevbe edenleri sever ve temizlenenleri de sever."
222.Müslim ve Tirmizi`nin Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiklerine göre yahudiler kadınları hayızlı olduklarında onlarla birlikte yemek yemez evlerde onlarla biraraya gelmezlerdi. Resulullah (a.s.)`ın ashabı bu meseleyi Resulullah (a.s.)`a sorunca da bu ayeti kerime indirildi. Resulullah (a.s.) da: "Nikâh (yani cinsel ilişki) dışında her şeyi yapın. (Yani hayız olmadıkları zamanlarda yapmanızda bir sakınca olmayan her şeyi yapabilirsiniz -çeviren)" diye buyurdu.45.Yani onlarla ay hali gördükleri dönemde cinsel ilişkide bulunmayın.
Ali Bulaç
Sana 'kadınların aybaşı halini' sorarlar. De ki: 'O, bir rahatsızlık (eza)dır. Aybaşı halinde kadınlardan ayrılın ve temizlenmelerine kadar onlara (cinsel anlamda) yaklaşmayın. Temizlendiklerinde, Allah'ın size emrettiği yerden onlara gidin. Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.'
Sana kadınların ay (âdet) hallerini de soruyorlar. De ki: “- O, nefret edilen bir pisliktir. Bunun için hayız (âdet) zamanında kadınlarınızdan ayrılın (cinsî münasebette bulunmayın) ve temizlenene kadar onlara yanaşmayın. Tam olarak temizlendikleri zaman, Allahın size emrettiği (Meşrû ve mübah) yerden onlara gidin (münasebette bulunun). Şüphesiz ki Allah çok tevbe edenleri de sever, pisliklerden pâk olanları da sever.
Sana aybaşı kanını soruyorlar. De ki: “O bir hastalıktır. Adet müddetince kadınlardan uzak durun. Onlar temizlenmeden, onlara (cinsel yönden) yanaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği (ön) yönden onlara varın. Muhakkak Allah, tevbe edenleri ve temiz duranları sever.
Ay başı halinden sorarlar sana, diyesin ki: «Ay başı halinde kadınlardan el çekin, o sıkıcıdır, temizlenmedikçe yaklaşmayınız, onlar temizlenince, Tanrının buyrumunca yakınlaşınız», Allah tövbe kılanlarla, temiz olanları sever
Sana “kadınların regl dönemini (âdet halini ve âdetli iken ne yapıp yapamayacaklarını) soruyorlar. De ki: “O, (kadını sıkıcı ve erkeği tiksindirici, cinsel ilişkiye engel olan bir çeşit) hastalık halidir. Bu yüzden adet halinde kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara (cinsel ilişki için) yaklaşmayın (fakat cinsel ilişki dışındaki olağan karı-koca ilişkilerini devam ettirebilirsiniz). Temizlendikleri zaman, cinselliğin fıtrî seyrine uygun olarak Allah'ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah, pişmanlıkla kendisine yönelenleri sever, özlerini temiz tutanları da sever.”
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 222. Ayet Açıklaması
Bu ayetten anlıyoruz ki âdet gören kadına sadece cinsel ilişki yasağı vardır. Gelenekçi anlayışta sanıldığı gibi âdet gören kadın cünüp ya da Yahudi anlayışındaki gibi lanetli değildir. Çünkü regl (âdet hali) tıpkı burun kanaması gibi bir çeşit kanamadır, rahim iç astar dokusunu oluşturan endometrium tabakasının gebelik için her ay kendini yenilemesinin doğal sonucu olarak rahimden gelen kanın dışarıya atılmasıdır. Böyle bir durumda kadınları cünüp gibi değerlendirerek onlara ibadet yasağı getirmek doğru değildir.Medine’de yaşayan o günün Yahudileri âdetli kadını cünüp ve lanetli kabul ederek onu her çeşit dinî ve sosyal hayatın dışında tutarlardı. Bunu gören Müslümanlar konuyu Hz. Peygambere intikal ettiriyor ve bu ayet nazil oluyor. Yani soru doğrudan Hz. Peygambere soruluyor, cevabı bizzat Allah veriyor ve bu mevzuda bir daha ne soru soruluyor ne de ayet geliyor ve böylece bu bahis buradaki cevapla olduğu gibi Kur’an’da kayıt altına alınarak kapanıyor. Ama çok açık ve net olan bu ayete rağmen gelenekçi, hurafeci anlayış, farklı görüşler öne sürerek ve bunların bazılarını Hz. Peygambere, bazılarını da sözde büyük İslam otoritelerine atfederek kadınları dini yaşamdan uzak tutuyor. Adetli kadın fazla kan kaybından dolayı zayıf düşecekse sonra kaza etmek kaydıyla oruç tutmayabilir ama zayıf düşme endişesi yoksa orucunu tutar. Eğer kanama sürekli ise ve bunu önleyecek bir gücü de yoksa namazını kılmayabilir, kaza etmesine de gerek yoktur. Hz. Peygamber zamanında bugün olduğu gibi âdetli kadınların kendilerini koruma imkânları yoktu, böyle olunca da özel durumlarında mescide gitmezlerdi. Ama bugünün kadınının böyle bir sorunu yok, kendini koruyacak ve temiz tutacak her türlü olanağa sahiptir. Böyle olunca, âdetli kadın bütün tedbirleri aldıktan sonra her defasında abdest almak şartıyla namazını kılabilir; hac ve umre için Kâbe’de bulunuyorsa tavafını yapabilir, Kur’an okuyabilir ve dini sohbetlerde bulunabilir.
Diyanet İşleri (Eski)
Sana, kadınların aybaşı hali hakkında da sorarlar, de ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır)". Aybaşı halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.
Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever.
Sana aybaşı halini sorarlar, De ki: "O bir rahatsızlıktır. Aybaşı halinde olan kadınlarla cinsel ilişkiye girmeyin ve ondan kurtuluncaya kadar onlara yaklaşmayın. Kurtuldukları zaman ALLAH'ın size uygun gördüğü yerden onlarla cinsel ilişkide bulunun. ALLAH yönelenleri sever, arınanları sever."
Kuran, kadınları korumak amacıyla, aybaşı halindeki kadınlarla sadece cinsel ilişkiyi yasaklar. Aybaşı halindeki kadınlar, namaz kılmalı, oruç tutmalı, Kuran okumalıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.
Sana hayızdan da soruyorlar, deki o bir ezadır, onun için hayız zamanı kadınlardan çekilin ve temizlenene kadar onlara yanaşmayın, iyi temizlendiler mi o vakit Allahın emrettiği yerden onlara varın, her halde Allah çok tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever
Sana kadınların ay haalini de sorarlar. De ki: «O bir ezadır (pislikdir). Onun için hayız zamanında kadınlar (ınızla cinsî münâsebet) den ayrılın, temizlendikleri vakta kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiler mi o zaman Allahın size emretdiği yerden onlara gidin. Her halde Allah hem çok tevbe edenleri sever, hem çok temizlenenleri sever.
Sana hayızdan da soruyorlar. De ki: “O bir ezâdır!” Bu sebeble, hayızlı iken kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın! Temizlendikleri zaman ise, artık Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın! Şübhesiz ki Allah, çok tevbe edenleri sever, çok temizlenenleri de sever.
Sana kadınların ay halini soruyorlar. Deki “Ay hali (kadınlar için) eziyettir. Ay hallerinde onlardan ayrılın. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği şekilde kadınlarınıza yaklaşın. Allah hatadan dönenleri ve temizlenenleri sever.”
Sana hayız halinden soruyorlar. Onlara de ki o [⁴], pisliktir [⁵]. Hayız halinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar [⁶] onlara yaklaşmayın. Onlar temizlenince [⁷] onlara Allah/ın size emrettiği yoldan yanaşın. Allah tövbekâr olanları sever, temizlenenleri de [⁸] sever.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 222. Ayet Açıklaması
[4] Hayız kanı.[5] İnsan onun kokusundan müteezzi olur; o, istikrahı muciptir.[6] Hayız kanı kesilinceye kadar.[7] Hayız halinden kurtulup gusül edince, yahut o mahalli yıkayınca, yahut o mahalli yıkayıp aptes alınca.[8] Günahlardan, hayız halinde yaklaşmadan, mahallinin gayriye yaklaşmadan pâk olanları.
Kadri Çelik
Sana, kadınların aybaşı halini sorarlar. De ki: “O bir eziyettir. Aybaşı halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever ve Allah temizlenenleri de sever.”
Ey Peygamber! Sana, kadınların ay hâlini soruyorlar. De ki: “Bu, cinsel ilişkiye engel olan bir kirlilik ve kadına eziyet veren bir çeşithastalık hâlidir. O hâlde, ay hâli sırasında kadınlarınızdan uzak durun, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Fakat cinsel ilişki dışındaki olağan karı-koca ilişkilerini sürdürebilirsiniz. Âdet kanaması tamamen kesilipiyice temizlendikleri zaman, cinselliğin fıtrî seyrine uygun bir şekilde, yaratılışınızdaki doğal içgüdü ve eğilimlere göre, yani Allah’ın emrettiği şekilde onlara yaklaşabilirsiniz.” Unutmayın ki, Allah, kendisine yönelip tövbe edenleri ve temizliğe düşkün olanları çok sever.
Sana Hayız’dan / Kadınların Ay Hali’nden de soruyorlar.
De ki:
-“O bir rahatsızlıktır. Onun için Hayız’daki Kadınlar’dan çekilin! Onlara temizleninceye kadar yaklaşmayın!
Temizlendikleri zaman Allah’ın size her nereden emrettiyse oradan onlara gelin!”.
Allah, Tevbe Edenler’i sever, Temizlenenler’i de sever.
(Ey Muhammed!) Sana, kadınların ay hali hakkında soruyorlar.1 Sen, onlara: “O, bir rahatsızlık halidir. Ay hali dönemlerinde kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman da onlara Allah’ın size emrettiği yoldan yaklaşın. Hiç şüphesiz Allah, tevbe edenleri ve tertemiz olanları sever.” de.
1 Müşrik Araplar, Yahûdîler ve Mecusîler, ay halindeki kadınlarla birlikte bulunmazlar, onlarla yemek yemezlerdi. Hıristiyanlar ise ay halini önemsemezler, eşleri ile birlikte bile olurlardı. Sahabeden Eb’ûd-Dehdah, Üseyd ve Abbad bu konuyu Peygamberimize sordular ve bunu üzerine de bu âyet, nâzil oldu. (Tirmîzî)
Muhammed Esed
SANA [kadınların] ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: “O bir zayıflık halidir. Bu yüzden, ay hali sırasında kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın; temizlendiklerinde ise Allah'ın emrettiği şekilde onlara yaklaşın.” 209 Doğrusu, Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri 210 ve özlerini temiz tutanları sever.
Sana, kadınların adet halinden de soruyorlar. De ki: “O bir ezadır. Adet halinde iken kadınlardan uzak durun, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği yoldan yaklaşın. Allah, şüphesiz tövbe ile yanlıştan dönenleri sever ve temizlenenleri de sever. 2/223, 2/228
SANA kadınların ay hâli hakkında soruyorlar. De ki: “O sıkıntı verici bir rahatsızlıktır:[420] Ay hâli sırasında kadınları (rahat) bırakın ve onlar temizleninceye kadar (cinsel) ilişkiye girmeyin! Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği gibi yaklaşın!” Hiç kuşkusuz Allah özden tevbe edenleri sever, özden temizlenenleri de sever.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 222. Ayet Açıklaması
[420] Aslen el-eziyy “dalga” anlamına gelir, denizde dalgalarla sallanıp içi bulanan kimseye de mu’zi denir. Bu anlamı göz önüne alacak olursak “sıkıntı verici bir rahatsızlık” karşılığı daha uygun görünüyor. Bu âyet, Medine’de Yahudi kültürünün bir ürünü olan âdetli kadını aşağılama ve pis sayma, onu her tür ailevî, dinî ve sosyal hayatın dışında tutma tavrını red için gelmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sana hayz halinden soruyorlar. De ki: «O bir kerih şeydir. Artık hayz zamanında kadınlarınızdan çekiliniz. Ve onlara temizleninceye kadar yaklaşmayınız. Fakat iyice temizlendikleri vakit onlara Allah'ın size emrettiği yerden varın. Şüphe yok ki Allah Teâlâ çok tevbe edenleri sever ve çok temizlenenleri de sever.»
Bir de sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: Bu, bir rahatsızlıktır, Onun için, âdet sırasında kadınlardan geri durun ve onlar temizleninceye kadar, kendilerine cinsel yaklaşmada bulunmayın! Temizlendikten sonra, Allah'ın izin verdiği şekilde onlara yaklaşın! Allah tövbe ile kendisine dönenleri sever, temizlenenleri de sever. {KM, Levililer 15, 19-30; Hezekiel 18, 6}
Cahiliye Arapları ve Yahudileri âdet gören kadınlarla birlikte durmaz, beraber yemek bile yemezlerdi. Hıristiyanlar ise ay haline hiç önem vermez, cinsel ilişkide bile bulunurlar. İslâm istikamet ve itidali gösteriyor. Bir nevi hastalık olan o durumda, cinsel ilişkiden kadınları uzak tutup istirahat ettirir. Namaz ve oruçla yükümlü tutmaz.
Süleyman Ateş
Sana adet görmeden soruyorlar. De ki: "O eziyettir." Adet halinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah'ın emrettiği yerden onlara varın. Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri sever.
Sana kadınlardaki adet ve lohusalık kanamalarını[1] soruyorlar. De ki: “O bir sıkıntıdır.” Kanama devam ederken onları rahat bırakın,[2] temizleninceye kadar da yaklaşmayın. Tertemiz olunca onlara Allah’ın size buyurduğu yerden varın.[3] Allah tevbe edenleri (hatasından tam olarak dönenleri) sever, temizlenenleri de sever.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 222. Ayet Açıklaması
[*] Ayette geçen el-mahîd(المحيض), hem adet hem lohusalık anlamına gelir. [2] Kadınlardan cinsel olarak uzak durma bir sonraki "temizleninceye kadar yaklaşmayın" ifadesiyle zaten emredilmektedir. Burada söz konusu olan, onları ruhsal olarak sıkıntıya sokacak davranışlardan uzak durmaktır. [3] Dölyatağından yaklaşın, "Allah'ın sizin için yazacağını (çocuk sahibi olmayı) isteyin."(Bakara 2:187)
Şaban Piriş
Sana, kadınların adet halinden de soruyorlar. De ki:-O bir ezadır, adet halinde iken kadınlardan uzak durun, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın Allah, şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.
Sana kadınların ay halini de soruyorlar. De ki: O bir rahatsızlıktır. Onun için, ay halinde olan kadınlardan geri durun ve temizleninceye kadar onlarla ilişkiye girmeyin. Temizlendikten sonra ise, Allah'ın izin verdiği yönden onlara varın. Şüphesiz, Allah çok tevbe edenleri ve çok temizlenenleri sever.
Sana âdet halini de sorarlar. De ki: "O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah'ın emrettiği yerden onlara gidin." Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever.