Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 244, sondan 5993. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 237. ayetidir. Bakara Suresi 237. ayetinin kelime sayisi 35, harf sayısı 141 ve toplam ebced değeri ise 11894 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (20) ل (14) م (9) bulunuyor.
Arapça Metin
وان طلقتموهن من قبل ان تمسوهن وقد فرضتم لهن فريضة فنصف ما فرضتم الا ان يعفون او يعفوا الذي بيده عقدة النكاح وان تعفوا اقرب للتقوى ولا تنسوا الفضل بينكم ان الله بما تعملون بصير
Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah’a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Mehir boşama hakkı elinde bulunan koca bakımından bir “boşama engeli ve müeyyidesi”, kadın için de bir maddî teminattır, yeni bir evlilik yapıncaya veya maişet imkânı buluncaya kadar bir süre hayatını idame ettirme vasıtasıdır. Kadının mehri hak edebilmesi ve boşandığında iddetin gerekli olabilmesi için ya kocasıyla cinsel ilişkide bulunmaya bir engel bulunmayacak ölçüde ve şartlarda başbaşa kalmış (halvet olmuş) olmaları ya da fiilen cinsel ilişkide bulunmaları gerekir. Bu iki şart gerçekleşmeden boşama vuku bulmuş ise bakılır: Eğer daha önceden bir mehir üzerinde anlaşma yapılmamışsa kocanın malî bir yükümlülüğü yoktur. Ancak koca boşadığı eşinin gönlünü almak, onunla iyi duygular içinde ayrılmayı sağlamak için bütçesine uygun ikramlarda (müt‘a, metâ) bulunmalıdır. Boşama hediyesinin miktarı belirlenmemiş ancak iki ölçü konulmuştur: Kudret ve mâruf. Her koca malî gücüyle mütenasip ve toplumda cârî âdetlere ve uygulamalara göre kadına lâyık bir hediye vermelidir. Cinsel ilişkiden önce boşanmış kadın için daha önceden bir mehir miktarı belirlenmiş olursa koca bunun yarısını ödemekle yükümlüdür. Boşayan veya boşanan tarafın malî ve psikolojik durumu farklı tavır ve davranışlar gerektirebilir. Bu sebeple taraflar bağışlama ve hoşgörüye, birbirlerine lutufkâr davranmaya teşvik edilmişlerdir. Bu teşvik kadın açısından –kocasının durum ve şartlarına bakarak– alacağını azaltma veya bağışlamaya, koca tarafından ise daha fazlasını vermeye yöneliktir.
Mehmet Okuyan
Kendilerine [mehir] belirleyerek evlendiğiniz kadınları, onlara dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) boşarsanız, kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın) vazgeçmesi durumu dışında, belirlediğiniz [mehr]in yarısı (onların hakkı)dır. Affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz) [takvâ]ya (duyarlılığa) daha uygundur. Aranızda iyiliği unutmayın! Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızı görendir
Bu cümle Ahzâb 33:49 ile birlikte okunmalıdır.,Bu mesaj insanlara, boşansalar bile birbirlerine iyilik yapmaya devam etmeleri gerektiğini öğretmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Eğer onları, cinsel ilişkiye girmeden boşar da, mehir tayin etmiş bulunursanız, o vakit üzerinize düşen yükümlülük, tayin ettiğiniz mehrin yarısını vermektir. Ancak, kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın vazgeçmesi hali müstesna! Mehirden vazgeçmeniz takvâya daha uygundur. Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayınız. Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.
Mehir miktarını farz kılıp ta¹ kendilerine dokunmadığınız kadınları boşarsanız, farz kılınan² mehirin yarısı onlarındır. Ancak kendisinin veya nikâh akdini elinde tutanın, bundan vazgeçmesi hariç. Bununla birlikte, mehirin tamamının verilmesi takvaya daha uygundur. Aranızda birbirinize iyilik yapmayı ihmal etmeyin. Kuşkusuz, Allah, yaptığınız her şeyi görür.
1- Nikah akdi yapıp da. Evlilik kararı alınıp ta. 2- Belirlenen
Ahmet Akgül
Eğer onlara mehir tespit eder de, (sonra) el sürmeden (gerdeğe girmeden) boşarsanız, bu durumda -kendilerinin veya nikâh akdi elinde bulunan (vekil ve vasi olan kimselerin) bağışlaması hariç- tespit ettiğiniz (mehr) in yarısı onlarındır. Sizin (tümünü veya fazlasını) bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki (yakınlık ve tanışıklıktan doğan) fazlı (fazladan hakkı ve hatırı) unutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı Görendir (ve ona göre muamele buyurandır).
Onlara dokunmadan boşarsanız nikah parası kesmiş olduğunuz takdirde kabul ettiğiniz paranın yarısını vermeniz gerek. Ancak kadın, hakkını bağışlar, yahut nikahın düğümü kimin elindeyse o, bu hakkı bahşederse bu ayrı. Sizin bağışlamanız, takvaya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü unutmayın. Şüphe yok ki Allah, yaptıklarınızı görür.
Nikahtan sonra mehrini kararlaştırıp, dokunmadan önce onları boşamışsanız, mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınlar bundan vazgeçer, ya da nikah bağı elinde bulunan erkek, mehrin yarısını ve daha fazlasını bağışlarsa o başka… Ey erkekler! Sizin bağışlamanız, Allah'a karşı sorumluluk bilincine daha uygundur. Ve birbirinize karşı iyilikle davranmanız gerektiğini unutmayın. Doğrusu Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz hanımları zifafa girmeden önce boşar, boşanma kararı alırsanız, kadınların veya nikâh akdi sırasında, boşanma hakkını uhdesine alan kimsenin vazgeçmesi dışında, tayin ettiğiniz mehrin yarısını vermeniz gerekir. Bağışlamanız, mehirden vazgeçmeniz, takvâ esaslarını-Kur'ân esaslarını hayata geçirmenize, günahlardan arınıp azaptan korunmanıza daha yakındır. Aranızda birbirinize lütuf ve ihsanı, izzet ve ikramı unutmayın. Allah işlediğiniz amelleri, biliyor, görüyor.
Eğer onları mehirlerini belirledikten sonra, henüz kendilerine el sürmeden boşarsanız belirlemiş olduğunuz mehrin yarısını vermeniz gerekir. Ancak kadınlar vazgeçer veya nikah bağı elinde olan erkek tamamını bağışlarsa başka. [52] Bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızda fazileti unutmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görür.
52.Yani kadın gönüllü olarak kendisi için belirlenmiş olan mehirden tamamen vazgeçerse erkeğin bir şey vermesi gerekmez. Yine erkek iyilik olarak belirlemiş olduğu mehrin tamamını kadına ödemek isterse kadının bunu almasında sakınca yoktur.
Ali Bulaç
Eğer onlara mehir tesbit eder de, el sürmeden boşarsanız, bu durumda -kendileri veya nikah bağı elinde olanın bağışlaması hariçtesbit ettiğiniz (mehr)in yarısı onlarındır. Sizin (tümünü veya fazlasını) bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.
Eğer siz, onları, kendilerine dokunmadan önce boşamış da, daha evvel onlara mehir tayin etmişseniz, o vakit tayin ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Meğer ki, kendileri veya nikâh bağı elinde olan veli, mehri bağışlamış olsun. Ey erkekler, sizin bağışta bulunmanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti (ve birbirinize iyi muamele etmeyi) de unutmayın. Şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız onu hakkıyla görücüdür.
Mehir vaadetmişseniz, onlara dokunmadan (cinsel münasebet kurmadan) onları boşarsanız, tayin ettiğiniz(mehir)in yarısını vermeniz gerekir. Meğer o boşanmış kadınlar veya nikâh düğümü elinde olan velileri bağışlarlarsa. Bağışlamanız, takvaya daha yakındır. Aranızda birbirinize iyilik yapmayı unutmayın. Muhakkak Allah, yaptıklarınızı çok iyi görendir.
Bir kadına yaklaşmadan, mihrini kesmiş olup da, boşamak isterseniz, kesilenin yarısı kadına verilmeli, bunu an-cak, ya kadın, ya da nikâh düğümü elinde bulunan, velisi bağışlıyabilir, bunu bağışlarsanız, sakınca çok yakındır, aranızda iyiliği unutmayınız, Allah görür yaptığınız bir şeyi
Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları, gerdeğe girmeden (cinsel ilişkide bulunmadan) boşarsanız, tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadının ya da nikâh bağı elinde bulunan (kocanın paylarından) vazgeçmesi başka. Ey erkekler! Sizin (tamamını ya da fazlasını) bağışlamanız ise takvaya (Allah'ın direktifleri doğrultusunda duyarlı yaşamaya) daha yakındır. Aranızdaki (yakınlıktan ve tanışıklıktan doğan) erdemliliği (birbirinize iyi davranmayı) unutmayın! Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Eğer onlara mehir biçer de el sürmeden onları boşarsanız, kendileri veya nikah akdi elinde olan erkeğin bağışlaması hali müstesna biçtiğinizin yarısını verin, bağışlamanız Allah'tan sakınmaya daha uygundur. Aranızdaki iyiliği unutmayın. Allah şüphesiz işlediklerinizi görür.
Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları, temas etmeden boşarsanız, tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (velinin) vazgeçmesi hali müstesna, affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz), takvâya daha uygundur. Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.
Mehir biçtikten sonra, ancak onlara dokunmadan önce onları boşamışsanız kendilerine söz verdiğiniz mehrin yarısını vermelisiniz. Ancak, kadın hakkından vazgeçerse veya koca mehrin tümünü vermek isterse başka... Vazgeçmeniz daha erdemli bir davranıştır. Aranızdaki dostluğu unutmayın. ALLAH yaptıklarınızı Görendir.
Eğer onları, kendilerine dokunmadan önce boşar ve mehri de kesmiş bulunursanız, o zaman borç, o kestiğiniz miktarın yarısıdır. Ancak kadınlar veya nikâh akdini elinde bulunduran kimse bağışlarsa başka. Ey erkekler! sizin bağışlamanız ise takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti unutmayın şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız hakkiyle görür.
Ve eğer onları kendilerine el sürmedeboşar da mehir kesmiş bulunursanız o vakit borc o kesdiğiniz mıkdarın yarısıdır megerki kadınlar afvetsinler veya nikâhın düğümü elinde bulunan erkek afvetsin, erkekler! sizin afvetmeniz takvaya daha yakındır, aranızdaki fazlı unutmayın şüphesiz ki Allah her ne yaparsanız görür,
Eğer siz onları kendilerine temas etmeden önce boşar, (fakat daha evvelden) onlara bir mehir ta'yin etmiş bulunursanız, o halde ta'yîn etdiğiniz (o mehr) in yarısı onlarındır. Meğer ki kendileri vazgeçmiş olsunlar, yahud nikâh düğümü elinde bulunan kimse bağış yapmış olsun. (Ey erkekler) sizin bağışlamanız takvaâya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü unutmayın. Şübhesiz Allah, ne yaparsanız hakkıyle görücüdür.
Fakat onlara gerçekten bir mehir ta'yîn ettiğiniz hâlde kendilerine dokunmadan önce onları boşarsanız, artık ta'yîn ettiğinizin yarısı (onlarındır). Ancak (o kadınların)bağışlamaları veya nikâh akdi elinde olanın (kocanın) bağışlaması (mehrin tamâmını vermesi)müstesnâ. Bununla berâber (kocaları olarak sizin) bağışlamanız takvâya daha yakındır. Artık aranızda fazîleti unutmayın! Muhakkak ki Allah, ne yapıyorsanız hakkıyla görendir.
Mehrini takdir etmiş olduğunuz halde kadınları kendilerine değmeden evvel boşarsanız takdir ettiğinizin nısfı onlarındır. Meğer onlar veya nikâh düğümü elinde bulunan kimse [¹⁶] bağışlayalar. Bağışlamanız sakınmaya [¹⁷] daha yakındır. Aranızdaki mürüvveti ve lütuf ile muameleyi unutmayın. Çünkü Allah işlediklerinizi görüyor. Ona göre muamele ediyor.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 237. Ayet Açıklaması
[16] Zevç veya veli.[17] Hoş geçinmeğe, Ülfete.
Kadri Çelik
Eğer onlara mehir biçer de el sürmeden onları boşarsanız, kendileri veya nikâh akdi elinde olan erkeğin bağışlaması hali müstesna, biçtiğinizin yarısını verin. Bağışlamanız (tümünü vermeniz) takvalı olmaya daha yakındır. Birbirinize karşı erdemi unutmayın. Allah şüphesiz yaptıklarınızı görür.
Eğer mehirlerini kararlaştırdıktan sonra, henüz kendilerine dokunmadan onları boşarsanız, bu durumda mehrin yarısını vermelisiniz. Ancak boşanan kadın alacağı mehir hakkından vazgeçer veya nikah bağı elinde olan kocası, mehrin tamamını eşine bağışlarsa, o zaman başka. Fakat ey erkekler, sizin kendi hakkınızı bağışlamanız, yani cömertlik edip mehrin tümünü eşinize bırakmanız, dürüst ve erdemli kişilerin özelliği olan takvâya daha uygundur.Hep kendi çıkarınızı düşünmek olmaz, birbirinize karşı iyilikte bulunmayı da unutmayın. Hiç kuşkusuz Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir. Bu gibi toplumsal görevleri, ancak Allah’a karşı sorumluluğunun idrâkinde olan bir ümmet yerine getirebilir ve bu sorumluluğun idrâkine, en mükemmel şekilde ancak namaz ile ulaşılabilir:
Eğer onları, el sürmeden önce boşamışsanız, onlara mehir de kesmişseniz, kestiğiniz mehirin yarısı onlarındır; ancak kadınların affetmeleri veya Nikâh bağı elinde bulunanın affetmesi başka!
Affetmeniz Takvâ’ya / Sakınıp Korunma’ya daha yakındır.
Aranızdaki Lütuf’u unutmayın!
Allah, ne işliyorsanız görmektedir.
Eğer kadınların mihirlerini belirler de onları kendilerine el sürmeden boşarsanız, kendilerinin ya da nikâhlarını akdetmeye yetkili velîsinin bağışlaması durumu dışında belirlediğiniz mihrin, yarısını ödemeniz gerekir.1 Aranızdaki derece farkını2 unutmayarak, sizin (mihrin tamamını) vermeniz takvaya daha uygundur. Şüphesiz Allah, sizin tüm yaptıklarınızı görüp durmaktadır.
1 Âyetin bu bölümü; “Eğer kadınların mihirlerini belirler de onları kendilerine el sürmeden boşarsanız, kendilerinin bağışlaması durumu dışında belirlediğiniz mihrin yarısını ödemeniz gerekir. Ya da (eşini boşayarak) nikâh düğümünü çözen koca, (yarım olan hakkını) bağışlasın.” şeklinde de anlaşılabilir.2 Bk. (Bakara: 228 ve dipnotu.)
Muhammed Esed
Ve eğer dokunmadan önce, ama mehrini kararlaştırdıktan sonra onları boşarsanız, o zaman, kararlaştırdığınızın yarısı[nı verin], ancak onların taleplerinden vazgeçmeleri veya nikah bağını elinde tutanın 226 [mehrin yarısı ile ilgili] talebinden vazgeçmesi hali müstesna: Size düşenden vazgeçmeniz, Allah'a karşı sorumluluk bilincine daha uygundur. Ve birbirinize karşı lütufkar davranma[nız gerektiği]ni unutmayın: Doğrusu Allah bütün yaptıklarınızı görür.
Eğer onlara mehir biçer de temas etmeden onları boşarsanız, kendileri veya nikâh akdi ellerinde olan kimsenin bağışlaması müstesna –belirlediğiniz- mehrin yarısını onlara verin. Mehrin hepsini bağışlamanız takvaya daha uygundur. Şüphesiz, Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir. 33/49
Eğer kendilerine dokunmadan fakat mehirlerini tesbit ettikten sonra boşarsanız, bu durumda tesbit ettiğiniz miktarın yarısı onlarındır; ancak onların bundan vazgeçmeleri ya da nikâh bağını elinde tutan kimsenin vazgeçmesi müstesna. Vazgeçmeniz takvâya daha uygundur, zira birbirinize karşı fedakârca davranmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın: Allah yaptıklarınızın tümünü görmektedir.[442]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 237. Ayet Açıklaması
[442] Kur’an’ın kendine has üslûbu içerisinde her sosyal ve hukukî bildirimin önünden ya da ardından mutlaka Allah’a karşı sorumluluk çağrısı gelir. Bunlar adeta birer uyarı işaretidir; insana hep temel dâvâyı, varoluş amacını hatırlatır. Eğer amaç gözden kaçırılırsa, araçların amaçlaşma tehlikesi doğar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer onları daha kendilerine temasta bulunmadan boşar da onlar için mihr tesmiye etmiş bulunursanız o zaman bu tesmiye ettiğiniz mihrin yarısı lâzım gelir. Meğer ki o kadınlar affetsinler veya nikahın düğümü elinde bulunan affeylesin. Ve sizin affetmeniz takvâya daha yakındır ve aranızdaki fadlı unutmayınız. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ yaptığınız şeyleri bihakkın görücüdür.
Bir mehir belirlemiş olarak, kendilerine dokunmadan eşlerinizi boşarsanız, bu takdirde belirlediğiniz mehrin yarısını vermeniz gerekir. Ancak eşler yahut nikâh bağı elinde bulunan kocalar, gözü tok davranırsa başka! (Bu durumda kadın mehrinden vazgeçebilir veya erkek mehrin tamamını verebilir). Ey kocalar, sizin bağışlamanız (müsamaha gösterip mehrin tamamını bırakmanız) takvâya daha uygun düşer! Birbirinize lütuf ve mürüvvet göstermeyi unutmayın. Allah sizin bütün işlediklerinizi görür.
Bir mehir kestiğiniz takdirde, henüz dokunmadan onları boşamışsanız, kestiğinizin yarısını (verin). Ancak kadınlar vazgeçer, yahut nikah bağı elinde bulunan (erkek) vazgeçerse başka. (Erkekler,) Sizin affetmeniz (müsamaha gösterip mehrin tümünü vermeniz) takvaya daha yakındır. Aranızda birbirinize iyilik etmeyi unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görür.
Mehirlerini kesinleştirdiğiniz kadınları ilişkiye girmeden boşarsanız, kesinleşen mehrin yarısını vermelisiniz. Kadınlar veya nikâh düğümü elinde olan eş, hakkından vazgeçerse başka. (Ey erkekler!) Sizin vazgeçmeniz, takvâ (konumunuzu koruma) açısından daha uygundur. Aranızdaki farkı unutmayın. Yaptığınız her şeyi gören Allah’tır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 237. Ayet Açıklaması
[*] Erkeğin boşamasına talak denir. Talak sözlükte düğümü çözmektir. Bu yüzden nikâh düğümü erkeğin elindedir.
Şaban Piriş
Eğer onlara mehir biçer de temas etmeden onları boşarsanız, -kendileri veya nikah akdi ellerinde olan kimsenin bağışlaması müstesna -belirlediğiniz mehrin yarısını onlara verin. Mehrin hepsini bağışlamanız takvaya daha uygundur. Aranızdaki iyiliği unutmayın. Allah, şüphesiz yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Eğer onları kendilerine temas etmeden boşar ve onlar için bir mehir belirlemiş bulunursanız, belirlediğiniz miktarın yarısını vermek gerekir. Ancak kadın kendi hakkından vazgeçer yahut nikâhı elinde bulunduran erkek mehrin tamamını bağışlarsa, o başkadır. Sizin bağışlamanız ise takvâya daha yakındır. Aranızda fazileti ihmal etmeyin.(121) Şüphesiz ki Allah sizin yaptıklarınızı görmektedir.
(121) Bu âyet, Kur’ân medeniyetinin fazilet üzerine bina edilmiş bulunduğunu gösteren en veciz örneklerden biridir. Önce tarafların hukuku net bir şekilde ortaya konmuş; sonra hak sahiplerine, kendi haklarından fedakârlık etme yolu açılmış, ama kimse buna zorlanmamıştır. Sonra da, fedakârlığın güçlü olan tarafa yakıştığı bildirilmiştir ki, Kur’ân ahlâkının can alıcı noktası burasıdır: Güç, tahakküm değil, yardım aracıdır. İnsan ilişkilerinde her ne kadar herkesin hakkı belirlenmiş ise de, iş sadece kuru bir hukuk meselesi olarak alınmamalı, bunun ötesine geçilerek, faziletli davranışlar amaçlanmalıdır. Bakara Sûresinin bundan sonraki kısımlarında, özellikle son sayfalarında, Kur’ân’ın fazilet dersleri daha da yoğunlaşacak ve son derece tatlı bir kıvam içinde kendisini ruhlara ve gönüllere yerleştirecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir mehir belirlemişseniz ve kadınları hiç dokunmadan boşamışsanız, kesiştiğiniz mehirin yarısını verin. Ancak kadınların vazgeçmesi ile, nikâh bağı elinde bulunan erkeğin durumu müstesna. Erkekler olarak sizin vazgeçmeniz takvaya daha yakındır. Aranızdaki lütufkârlık farkını unutmayın. Allah, yapmakta olduklarını en iyi şekilde görmektedir.
daħı eger ŧalaķ virürseñüz anlara, andan ilerü kim yaķınlıķ eyleyesiz anlara; ol ḥalde kim endāzeledüñüz andan olınmış ya'nį kābin endāze eyledügüñüzüñ yarsıdur ya'nį vācib olan; illā kim terk eyleye 'avratlar; yā terk eyleye ol kim elindedür nikāh dügüni. daħı eger terk eyleyesiz, aķrab, śaķınmaġ-içün. daħı terk eylemeñ eylük eylemegi arañuzda; bayıķ Tañrı, anı kim işlersiz göricidür.