Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 255, sondan 5982. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 248. ayetidir. Bakara Suresi 248. ayetinin kelime sayisi 30, harf sayısı 112 ve toplam ebced değeri ise 6117 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (12) م (15) bulunuyor.
Arapça Metin
وقال لهم نبيهم ان اية ملكه ان يأتيكم التابوت فيه سكينة من ربكم وبقية مما ترك ال موسى وال هرون تحمله الملئكة ان في ذلك لاية لكم ان كنتم مؤمنين
Peygamberleri onlara şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir.[68] Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Mûsâ ailesinin, Hârûn ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır.”
Âyet metnindeki tâbût, Hz. Mûsâ’nın emri üzerine bir marangoz tarafından ahşaptan yapılmış, içi ve dışı altın levha ile kaplanmış sandıktır. Yahudi literatüründe bu sandığa ahid sandığı denilmektedir. 2,5 x 1,5 arşın ebadında (1 arşın=68 cm.), yüksekliği de bir arşın kadar olan ahid sandığının dört tarafında dört altın halka ve taşımak için bunlara geçirilmiş iki sopa vardı. Tabutun içinde Tevrat’ın sayfaları yazılı malzeme, Hz. Mûsâ ile kardeşi Hârûn’dan kalan elbise, baston (asâ), sancak gibi bir kısım eşya (bakiye) bulunuyordu (genişbilgi için bk. Abdurrahman Küçük, “Ahid Sandığı”, DİA, I, 535).
Sekînet İslâmî kaynaklarda, “sükûnet, gönül huzuru, yüksek moral” mânalarında kullanılan Arapça bir kelime olarak düşünülmüştür. Buna göre ahid sandığının yanlarında bulunması İsrâiloğulları’na moral veriyor, bunu uğur sayıyorlar, savaşta cesaretleri ve zafer ümitleri artıyor, ahid sandığı yanlarında oldukça kendilerini güven içinde hissediyorlardı. Ancak İbrânîce’de –Arapça’daki sekîne gibi– yine sözlükte “oturma, rahatlama” anlamına gelen “şekine” kelimesi yahudi literatüründe dinî bir terim olarak kullanılmaktadır. Bu bilgiler ışığında, âyette geçen sekînet kelimesini yahudi kültüründeki şekine teriminin özellikle yukarıda işaret edilen ilk anlamıyla ilişkilendirmek mümkündür. Buna göre İsrâiloğulları ahid sandığının bir tür ilâhî zuhur ve tecelliyi yansıttığına inanıyorlar; bu inanç onlara güven veriyor, morallerini yükseltiyordu.
Yahudi kaynaklarına göre Filistîler İsrâiloğulları’nı mağlûp ettiklerinde, içinde Tevrat’ın bulunduğu ve ahid sandığı denilen kutsal sandığı da onlardan almış; gövdesi balık, kafası insan şeklinde olan ilâhları Dagon’un bulunduğu mâbede götürmüşlerdi. Ahid sandığı burada yedi ay kaldı. Bu esnada Filistîler’in başına birçok belâ ve felâket geldi. Bunları ahid sandığını alıkoymalarına bağladıkları için bir araba hazırladılar, önüne iki sağılan inek koştular. Ahid sandığını bu arabaya yüklediler ve inekleri kendi başlarına bıraktılar. İnekler arabayı İsrâiloğulları’nın memleketine getirdi. Onlar da büyük bir sevinç içinde onu bir eve koydular, oraya bir görevli tayin ettiler (I. Samuel, 5:1-7:2).
Âyette geçen “tabutu (sandığı) meleklerin taşıması”ndan maksat, meleklerin rehberlik etmesidir.
Kur’an-ı Kerîm’in ifadesinden anlaşılan tabutun (sandığın) , Tâlût’tan sonra gelmesi, peygamberin de bunu, onun hükümdarlığının bir işareti olarak değerlendirmesidir. Yukarıda özetlenen Tevrat rivayetine göre ise tabut (ahid sandığı), İsrâiloğulları’na, Tâlût’un kral olarak tayininden önce gelmiştir. İbn Âşûr’un yorumuna göre Tevrat rivayeti –birçok yerinde olduğu gibi– hadiselerin tarihi sırasına uygun değildir. Doğrusu Kur’an’da olandır. Buna göre Filistîler, İsrâiloğulları’nın bir kral yönetiminde birleştiklerini görünce kendilerinden intikam alacaklarını, bunun baş sebebinin de tabut (sandık) olduğunu düşünmüş, ilişkileri yumuşatmak için tabutu (sandığı) geri göndermişlerdir (II, 492).
Mehmet Okuyan
Peygamberleri onlara şöyle demişti: “Onun hükümdarlığının işareti, meleklerin taşıdığı, içinde Rabbinizden bir ferahlık ve sükûnet, Musa’nın ailesinin ve Harun’un ailesinin bıraktıklarından bir kalıntı bulunan [Tâbût]’un size gelmesidir. İnananlarsanız şüphesiz ki bunda sizin için bir delil vardır.””
[Tâbût], Hz. Musa’nın emanetlerinin bulunduğu sandıktır. Yüce Allah söz konusu toplumun yöneticilerine, Talut’un görevlendirilmesiyle ilgili delil olarak peygamberlerinin kendilerine o Tâbût’un gelmesini söylediğini ifade etmektedir. Burada sözü edilen [Tâbût], o dönemde bilinen ve itibar gören bir nesne olduğu için [et-tâbût] kelimesinin başında [eliflâm] takısı getirilmektedir. Anlaşılıyor ki [Tâbût]’un içinde o günkü muhatapları ikna edebilecek, konuyla ilgili anlaşmazlıkları bitirebilecek, hatta Talut’un görevlendirilmiş olduğuna dair bir bilgi mevcuttu. Eski kaynaklarımızdaki bilgilere göre ise bu sandığın içerisinde Tevrat’ın orijinal metinleri, Hz. Musa ile Hz. Harun’un şahsî eşyaları ve Hz. Musa’nın asası bulunuyordu (Taberî, [Câmi‘u’l-beyân], II, 606-617; Zemahşerî, [el-Keşşâf], I, 289).
Bayraktar Bayraklı
Peygamberleri onlara, “Onun hükümranlığının delili, tâbûtun/sandukanın size gelmesidir. Meleklerin taşıdığı o tâbûtun/sandukanın içinde Rabbinizden size bir huzur; Mûsâ ve Hârûn ailelerinin bıraktıklarından bir kalıntı vardır. Eğer inanmış kimseler iseniz sizin için bunda şüphesiz bir ders vardır” dedi.
Nebileri onlara: “Onun komutanlık kanıtı, içinde Rabb'inizden bir sekine¹ ve Musa ile Harun soyundan bakiye kalanların bulunduğu ve meleklerin/güçlü varlıkların taşıdığı, yüklendiği bir sandığın size gelmesidir. Eğer inanmış kimselerseniz, kuşkusuz bunda sizin için kesin bir ayet² vardır.” dedi.
1- Teskin edici, dinginlik ve huzur verici şey. Sandığın içinde olanlara kavuşmanın verdiği mutluluk. 2- Kanıt.
Ahmet Akgül
Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: “Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un (kutsal emanet bulunan sandukanın) gelmesi (olacaktır ki) ; onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar vardır, onu melekler (manevi görevliler ve enerji güçler) yüklenip getirir. Eğer inanmış kimselerseniz, şüphesiz bu sizin için bir ayet ve delildir.”
Gene peygamberleri demişti ki: Onun padişahlığının apaçık alameti, Rabbinizden size itminan ve sükun veren, içinde, Musa ile Harun soyundan artakalanlar bulunan ve melekler tarafından taşınan tabutla gelmesidir. İnanmışsınız işte bunda, size kesin bir delil var.
Tevrat'ta, "Tâbut-ı Sekiyne" diye birçok yerlerde geçer (Meselâ bakınız: 15 v. d.)
Abdullah Parlıyan
Ve peygamberleri onlara dedi ki: “O'nun hükümdarlığının işareti, Tâbût'un size gelmesidir ki, onun içinde Rabbinizden bir iç huzuru ile Musa ve Harun ailesinden geriye kalan bir hatıra vardır. O'nu melekler taşımaktadır. Eğer inanıyorsanız bu olayda sizin için Tâlût'un hükümdarlığına bir belge vardır.”
Peygamberleri onlara şunu da söylemişti:
“Onun krallığının, komutanlığının alâmeti size o ahit sandığının gelmesi olacaktır. Onda Rabbinizin ilâhî kudretinin bir tecellisi, bir huzur, kalplerinize bir ferahlık; Mûsâ ve Hârûn ailelerinin bıraktıkları eşyalardan Tevrat parçaları, asâ ve levhalar, vesaire vardır. Onu melekler getirecektir. Eğer inanmış kimseler iseniz bunda sizin için kesinlikle bir ibret, bir ikaz vardır.
Peygamberleri onlara: "Onun hükümdarlığının belgesi, size, içinde Rabbinizden bir ferahlık ve Musa ailesiyle Harun ailesinin geriye bıraktıklarından arta kalanların bulunduğu ve meleklerin taşıdığı Tabut'un gelmesidir. Eğer iman ediyorsanız, bunda sizin için bir delil vardır" dedi.
Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: 'Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.'
Peygamberleri onlara şunu da söylemişti: “- Talût'un, Mûsâ'ya verilen Tabut'u (sandığı) getirmesi padişahlığına alâmettir. O Tabut'da, Rabbiniz tarafından size mânevi bir kuvvet ve Mûsâ ailesiyle Hârun ailesinin arkaya bıraktıkları Tevrat levhalarından bakıyye (arta kalanlar) vardır. Melekler onu taşıyacaktır. Şüphesiz ki bu Tabut'un size gelmesi, peygamberin sözünün doğruluğuna delildir, eğer iman getirenlerdenseniz.
Ve peygamberleri onlara dedi ki: “Onun iktidarının mucizesi, size bir tabut (mahfaza) gelecek; onda Rabbinizden bir sekine (huzur veren vahiy,) Musa ve Harun ailelerinin terekesinden (kültüründen) bir bakiye olacak. O mahfazayı melekler taşıyacaktır. Eğer inanmışsanız, bunda sizin için bir mesaj ve mucize vardır.
Peygamberleri onlara dedi : «Onun hâkanlığı belgesi şudur ki, Tanrı tarafından bir sandık getirmesidir, bu sandıkta hikmet ile sükûn, Musa ile Harun nesillerinden kalan şeyler dahi ordadır, onu melekler taşır, eğer inanırsanız, size bunda belge var»
Nebileri onlara dedi ki: “Onun hükümdarlığının alâmeti, Tabut'un (kutsal emanet bulunan sandukanın onun vasıtasıyla) sizin elinize geçmesi olacaktır. Meleklerin taşıyarak getireceği o sandığın içinde Rabbinizden size bir ferahlık ve sekinet; Musa ve Harun hanedanlarının bıraktığı bazı önemli eşyalar ve hatıralar vardır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için bir ibret vardır.”
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 248. Ayet Açıklaması
Otoritelerin çoğuna göre, Tabut; içinde Tevrat levhaları ile beraber Hz. Musa ve Harun’dan kalan bazı tarihi eşyaların ve hatıraların saklı bulunduğu bir sandıktır. İsrailoğulları, gönderilen peygamberler/elçilere karşı saygısızca davrandıkları için Allah bir ceza olarak bu sandığı düşmanları olan Câlut’un eline geçirmiştir. Daha sonra Tâlût hükümdar olunca Allah, bir lütuf olarak Tabut’u asıl sahiplerine yeniden iade etmiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
Peygamberleri onlara, "Onun hükümdarlığının alameti, size sandığın gelmesidir, onda Rabbinizden gelen gönül rahatlığı ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktıklarından kalanlar var; onu melekler taşır, eğer inanmışsanız bunda sizin için delil vardır" dedi.
Peygamberleri onlara: Onun hükümdarlığının alâmeti, Tabut'un size gelmesidir. Meleklerin taşıdığı o Tabut'un içinde Rabbinizden size bir ferahlık ve sükûnet, Musa ve Harun hanedanlarının bıraktıklarından bir kalıntı vardır. Eğer inanmış kimseler iseniz sizin için bunda şüphesiz bir alâmet vardır, dedi.
Rivayete göre «Tabut» sandıktır. Hz. Musa onu savaşlarda ordunun önünde bulundurur, bu sayede askerleri güç ve moral kazanırlardı. Zamanla yahudiler zayıflayınca Tabut’u Câlût ellerinden almıştı. Tâlût’un hükümdarlığına itiraz ettiler ve «eğer sahiden hükümdarsa delil getirsin» dediler. Onlara «onun hükümdar olduğuna hüccet Tabut’un geri gelmesidir» denildi ve Tabut geri geldi.
Edip Yüksel
Peygamberleri onlara: "Onun hükümdarlığının kanıtı, sandığın size gelmesidir. Onda Rabbinizden bir huzur ve Musa ile Harun'un halkının geriye bıraktığı bir kalıntı bulacaksınız. Onu melekler taşımaktadır. İnanıyorsanız bunda sizi ikna edecek bir delil var."
Peygamberleri, onlara şunu da söylemişti: Haberiniz olsun, Onun hükümdarlığının alâmeti, size o tabutun gelmesi olacaktır ki onda Rabbinizden bir sekine (sükûnet, gönül rahatlığı), Musa ve Harun ailelerinin bıraktıklarından bir bakiyye (kalıntı) vardır. Onu melekler getirecektir. Eğer iman etmiş kimselerden iseniz, bunda sizin için kesin bir ibret, bir alâmet vardır.
Peygamberleri onlara şunu da söylemişdi: Haberiniz olsun onun melikliğinin alâmeti size o Tabutun gelmesi olacaktır, ki onda rabbınızdan bir sekîne ve ali Musa ile ali Harunun metrükâtından bir bakiyye vardır, onu Melaike getirecektir, elbette bunda size kat'î bir alâmet vardır, eğer mü'minlerseniz
Peygamberleri onlara (şöyle de) söyledi: «Gerçek, onun hükümdarlığının açık alâmeti size o Tâbutun gelmesi olacakdır ki içinde Rabbinizden bir sekînet ve Mûsâ haanedâniyle Harun ailesinin metrûkâtından bir bakiyye vardır. Melekler onu yüklen (ib getir) ecekdir. Elbette bunda size kafi bir alâmet (ve ibret) vardır, eğer îman etmiş (kimse) lerseniz.
Nihâyet peygamberleri onlara şöyle dedi: “Şübhesiz onun hükümdarlığının alâmeti,(vaktiyle sizden alınan) tabutun(3) size gelmesidir ki, onun içinde Rabbinizden bir sekîne(ruhlara emniyet veren bir huzur) ve Mûsâ ehlinin ve Hârûn ehlinin bıraktıklarından geriye kalan birtakım şeyler vardır; onu melekler taşıyacaktır.Eğer mü'min kimseler iseniz, şübhesizbunda sizin için gerçekten bir delil vardır.”
(3)Tabut, içinde Tevrât levhalarının asıl nüshasından parçalar, yine Tevrât’tan yazılmış bir parça ve Hz. Mûsâ (as)’ın Asâ’sı, elbisesi, ayakkabısı ve Hârûn (as)’ın sarığı bulunan bir sandıktır. Hz. Mûsâ (as), savaştığı zaman onu ordunun önünde götürürdü. Böylece İsrâiloğullarının kalbi huzur bulur ve savaştan kaçmazlardı. Hz. Mûsâ (as)’dan sonra bir savaşta tabut İsrâiloğullarından alınmıştı. Daha sonra melekler, tabutu gökle yer arasında taşıyarak geldiler ve herkesin gözü önünde Tâlût’un önüne bıraktılar. (Nesefî, c. 1, 249)
İlyas Yorulmaz
O’nun mülkünün (yönetici veya hükümdar seçilişinin) işareti, Musa ve Harun ailesinden kalma, meleklerin taşıdığı, içinde, Rabbinizden iç huzuru sağlayan bir sandığın (Musa ile birlikte gelen ve yazılı olarak onlara ulaşan vahyin) size gelmesidir. Eğer inanıyorsanız, bunda sizin için açık işaretler vardır.
Peygamberleri onlara dedi ki: Talût/un padişahlığına alâmet size tabutun [⁷] kelimesidir ki onda Rabbiniz tarafından sükûnet, Musa ve Harun hanedanının metrukât-ı bakiyesi vardır. Onları melekler taşıyorlar, imanınız var ise [⁸] bu hususta size alâmet [⁹] vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 248. Ayet Açıklaması
[7] Tabut Tevrat'ın sandığı idi. Musa Aleyhisselâmın asası ile elvah parçaları: Musa ve Harun Aleyhisselâmın asası ile bâzı elvah-ı Tevrat; Tevrat ve alem, Musa Aleyhisselâmın asası ve nalını ile Harun Aleyhisselâmın asası, sarığı bir ölçek kudret helvası ilâahir gibi şeyler. Yahut hanedan maksut değildir.[8] Yahut iman ettiğiniz takdirde.[9] Haber verilen şeyin doğruluğuna ait olmak üzere büyük bir alâmet.
Kadri Çelik
Peygamberleri onlara, “Onun hükümdarlığının alameti, size sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden gelen bir huzur, Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktıklarından kalanlar vardır ve onu melekler taşır. Eğer iman etmişseniz, bunda sizin için apaçık delil vardır” dedi.
Peygamberleri, onlara devamla dedi ki:“Onun komutanlığının işâreti, öteden beri savaşırken yanınızda bulundurduğunuz, fakat uzun zaman önce düşmanın eline geçmiş olan o kutsal sandığın onun vasıtasıyla elinize geçmesi olacaktır. Meleklerin taşıyarak getireceği o sandığın içinde, Rabb’inizden bir sekinet, bir gönül ferahlığı ve Mûsâ ile Hârûn ailesinden kalan bazı önemli eşyalar, kutsal emânetler ve hatıralar vardır. Bu sandığın bu şekilde size getirilmesi, kalplerinizin huzur ve güvenle dolmasını sağlayacaktır. Eğer gerçekten inançlı kişiler iseniz, buaynı zamanda, Talut’un komutanlığı konusunda sizin için kesin bir işaret, apaçık bir delildir.” Böylece, sözü edilen sandık geldi ve Talut komutan olarak ordunun başına geçti.
Onların nebiyysi onlara dedi ki:
-“Onun mülkünün alâmeti, size Tâbût’un / Sandığın gelmesidir.
Sandık içinde rabbinizden size bir sekînet /güven / huzur vardır.
Melekler’in (Melikler’in, Elçiler’in) taşıyacağı, Musa’nın ailesinin ve Harun’un ailesinin bıraktığı şeylerden bir kalıntı da vardır.
Mümin iseniz, sizin için bunda elbette âyet vardır”.
Peygamberleri onlara: “Onun hükümdarlığının belgesi size meleklerin taşıdığı, içerisinde size yönelik bir güven duygusu,1 Mûsa ailesinin ve Hârûn ailesinin geride bıraktığı bazı önemli eşyaların bulunduğu bir sandığın2 gelmesidir. Eğer inanırsanız, bunlar sizin için birer mûcizedir.” dedi.3
1 Sekîne: Sükûnet, vakar, sebat ve güven duygusu demektir. Hafifliğin ve telâşın zıddıdır. Kendisiyle insana güven duygusu gelen bir âyet veya bir alâmete de sekîne denilir. Meselâ bir ordu için sancak bir sekînedir. 2 Tabut: Sandık, demektir. Bu sandıkla ilgili rivâyetlerin tamamına yakını, İsrâiliyyat kaynaklı olduğu için güvenilmesi ve rivâyet edilmesi çok doğru değildir. Ancak İbnu Abbas’tan gelen bir rivâyete göre, içerisinde, “Tevrât’ın saklandığı bir sandık”, olduğu düşünülebilir.3 Bu âyette zikredilen, sekîne, Hz. Mûsa ve Hârûn ailelerinin geride bıraktıkları şeyler ve sandık; ne oldukları tam olarak bilinmeyen, Allah’ın o dönemde Tâlût’un hükümdarlığını ispat mahiyetinde gönderdiği birer mûcizedir. Konuyla ilgili rivâyet ve bilgilerin hemen hemen tümü, Yahûdî kaynaklıdır. Bu sebeple güvenilmesi, mümkün değildir. Ancak müfessirlerin olaya açıklık getireceğiz diye dipnotlarını ve izahlarını Tevrât olduğu iddiâ edilen kitaptaki ne olduğu belli olmayan rivâyetlerle doldurmaları ve Mevdudi gibi saygın birisinin de: “Kitab-ı Mukaddes, Tabut’un ayrıntıları konusunda Kur’an’dan farklıdır, fakat buna rağmen ondan çok şeyler öğrenmemiz mümkündür.” demesi, hayret vericidir. En doğrusunu Allah bilir.
Muhammed Esed
Ve Peygamberleri onlara: “Bakın, meşru hükümranlığın bir işareti olarak size içinde Rabbiniz tarafından bahşedilmiş bir iç huzuru ile Musa'nın ailesi ve Harun'un ailesinden geriye kalan, meleklerce taşınan mirasın bulunduğu 239 bir kalp bağışlanacaktır. 240 Eğer [gerçekten] inanıyorsanız, bunda sizin için bir işaret vardır” dedi.
Ve yine onlara Nebileri, şöyle dedi: “Onun, hükümdarlığının belgesi, meleklerin taşıdığı, içinde Rabbinizden bir ferahlık, Musa ailesinin ve Harun ailesinin emanetlerinin bulunduğu sandığı size getirmesidir. Eğer inanıyorsanız, bunda sizin için kesin bir belge vardır.”
Ve nebileri onlara dedi ki: “Bakın, onun (meşru) otorite oluşunun delili, Tabut’un[457] (yeniden) elinize geçmesidir. Onda, Rabbiniz tarafından bahşedilmiş bir gönül huzuru ile Musa’nın ailesi ve Harun’un ailesinden kalan bazı eşyalar bulunmakta, onu melekler/melikler taşımaktadır. Eğer gerçekten inanıyorsanız, bunda sizin için bir delil vardır.”
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 248. Ayet Açıklaması
[457] Tabut’un ne olduğu konusu tartışmalıdır. Tabut konusunda biri mecazi diğeri lafzî olmak üzere iki tür yorum yapılmıştır:
1) Mecazi anlam: Tabut mecazen “kalp” veya “gönül” anlamında kullanılmıştır. Râğıb, “Tabut, kalbe-gönle bir atıftır, ‘gönül huzurundan’ maksat da ondaki ilimdir. Bu nedenle kalp “ilmin çantası, hikmetin evi ve tabutu olarak isimlendirilmiştir” açıklamasını yapar (Müfredât). Eski Ahid’de aynı kıssanın anlatıldığı yerde geçen şu satırlar bu yorumu destekler: “Saul (Tâlût) Samuil’in yanından gitmek için döndüğü gibi Allah ona başka bir kalp verdi” (I. Samuel, 10:9).
2) Lafzî anlam: Tabut, İsrailoğullarının nebilerinden kalan ‘kutsal emanetleri’ içinde sakladıkları ve uğur getirdiğine inandıkları “sandık”tır. Savaş zamanlarında yanlarında taşıdıkları bu sandığa düşmanları tarafından bir müddet el konulmuştur. Burada sandığın tekrar kendi ellerine geçeceği müjdelenmektedir ki, vakıa da öyle olmuştur. Bu sandığı ‘kutsiyyetine binaen krallar ve önderler taşırdı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara peygamberleri dedi ki: «Şüphesiz Tâlut'un hükümdarlığına açık alâmet, size tabutun gelmesidir ki, onda Rabbiniz tarafından bir sekinet vardır ve Mûsa ile Hârun hanedanının metrukatından bir bakiyye vardır. Onu melekler yükleneceklerdir. Eğer siz mü'minler iseniz şüphe yok ki, onda sizin için bir delil-i kat'i vardır.
Peygamberleri devamla şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alâmeti, size içinde Rabbinizden bir sekîne ile Mûsâ ve Harun'un manevî mirasından bir bakiyyenin bulunduğu ve meleklerce taşınan bir sandığın gelmesidir. Eğer iman etmeye niyetli iseniz bunda, elbette sizin için delil vardır. ” [KM, Çıkış 25, 10; I Samuel 14, 18; II Samuel 6, 2]
Ve peygamberleri onlara dedi ki; "Onun hükümdarlığının alameti, içinde Rabbinizden bir huzur ve Musa ailesinin, Harun ailesinin geriye bıraktığından bir kalıntı bulunan, meleklerin taşıdığı (Allah'ın Ahid sandığı) Tabut'un size gelmesidir. Eğer inanıyorsanız bunda sizin için (Talut'un hükümdarlığına) kesin bir alamet vardır."
Nebîleri onlara dedi ki: “Ona komutanlık verildiğinin işareti, size Sandık’ın gelmesidir. İçinde Sahibinizden (Rabbinizden) sizi rahatlatacak bir şey, Musa ve Harun ailelerinin bıraktığı hatıralar olacak ve onu melekler taşıyacaktır. Eğer inanıyorsanız bunda sizin için gerçek bir gösterge vardır.”
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 248. Ayet Açıklaması
[*] On emrin yazılı olduğu levhaların muhafaza edildiği sandık. (Abdurrahman KÜÇÜK, Ahid Sandığı, DİA)
Şaban Piriş
Ve yine onlara Peygamberleri, şöyle dedi:-O'nun, hükümdarlığının alameti sandığın size gelmesidir. Onun içinde Rabbiniz'den bir ferahlık ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin geriye bıraktıklarından bir kalıntı vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanıyorsanız, bunda sizin için kesin bir alâmet vardır.
Peygamberleri onlara şunu da söyledi. “Tâlût'un hükümdarlığına alâmet, size meleklerin taşıyacağı bir sandık getirmesidir ki, o sandıkta size Rabbinizden bir huzur ve sükûn ile Musa ve Harun ailelerinin mirasından kalan şeyler bulunur. Eğer iman eden kimselerseniz, bunda sizin için bir delil vardır.”
Nebileri onlara şöyle söyledi: "Onun mülk ve saltanatının belirtisi o Tabut'un size gelmesidir. Onun içinde Rabbinizden bir huzur, Hârun hanedanının, Mûsa hanedanının bıraktığından bir kalıntı vardır. Onu melekler taşır. Eğer iman sahipleri iseniz, bunda sizin için elbette bir ibret vardır."