Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 50, sondan 6187. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 43. ayetidir. Bakara Suresi 43. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 1605 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (4) م (2) bulunuyor.
Yukarıda yahudiler Kur’ân-ı Kerîm’e iman etmeye çağırıldıkları için burada da, bu imanın gereklerinden olmak üzere, onlara Kur’an’ın önem verdiği prensiplerden söz edilmekte; özellikle hakkı tanımaları ve korumaları, namaz kılıp zekât vermeleri emredilmektedir. Böylece Kur’an yahudilere ve dolaylı olarak müslümanlara, hatta bütün insanlığa, maddî ve dünyevî menfaatlerin, egoist arzu ve eğilimlerin etkisine kapılarak doğru ve gerçek olan ile eğri, yanlış ve asılsız olanı kasıtlı olarak birbirine karıştırmamaları, hakkı örtüp saklamaktan kaçınmaları gerektiği yönünde son derece önemli bir uyarıda bulunmuştur. Yahudiler de dahil olmak üzere muhatap kitle bakımından temel gerçek Kur’an’ın hak kitap ve Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğudur. Bu sebeple âyette öncelikle bu husus kastedilmiş; inkârcıların hak ile bâtılı birbirine karıştırıp hakkı gizlemekten vazgeçmeleri, müslümanlarla birlikte namazı kılıp zekâtı vermeleri, Allah’ın hükmüne boyun eğmeleri istenmiştir. Burada, pek çok dinî hükümler içinden özellikle namaz ve zekâtın emredilmesi, bunlardan ilkinin bedenî ibadetlerin, ikincisinin de malî ibadetlerin en önemlisi olmasından ileri gelmektedir (Râzî, III, 44). 42. âyette yahudilerin gerçek Tevrat’a onda bulunmayan ilâveler yapmalarına (bk. Taberî, I, 255) veya Hz. Muhammed’in geleceğinin Tevrat’ta haber verildiği gerçeğini saklamalarına (Reşîd Rızâ, I, 292) işaret edildiği de söylenmiştir.
Mehmet Okuyan
Namazı kılın, zekâtı verin; boyun eğenlerle birlikte boyun eğin!
1- Salatı ikame etmek, zekâtı vermek: İbadete layık yegâne ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Zekât sözcüğü “Ze-Kef-Vav” kök harflerinden oluşmaktadır. Bu sözcük, Kur'an'da daha temiz, daha iyi, arınmak, temizlenmek, aklanmak, yüceltmek anlamında kullanılmıştır. (Örneğin 19:13) 2- Allah'a bağlılığı ortaya koyanlarla, buyruklarına içtenlikle teslim olanlarla birlikte olun.
Ahmet Akgül
Namazı dosdoğru kılın (şuurla ve huzurla ikame edin), zekâtı verin ve rükû edenlerle birlikte siz de rükû edip (İslami hükümlere bağlı kalın).
Namazları erkanına, şartlarına, vaktine riâyet ederek âşikâre kılın. Vicdanınızı, servetinizi, sosyal bünyenizi arındıran, berekete vesile olan zekâtı verin. Hakka ve tevhide yönelenlerle beraber siz de yönelin, namazlarınızı cemaatle kılın, saygıyla Allah'ın emirlerine itaat ederek İslâmî faaliyetlere katılanlarla birlikte siz de saygıyla canla başla İslamî sorumluluklara, ibadetlere, cemaate, faaliyetlere katılın.
Namazı kılın, zekâtı verin. Ve eğilenlerle beraber eğilin. (Namaz, ferdi hayatı; zekât, toplumsal hayatı, eğilip itaat etmek ise, devlet hayatını düzenler.)
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 43. Ayet Açıklaması
Bkz. 6:72 ve namazla ilgili dipnotu.Namazla başlayan âyetin devamında gelen; “Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” ifadesi, namazlarınızda teknik olarak rükû olsun anlamındadır.
Diyanet İşleri (Eski)
Namazı kılın, zekatı verin, rüku edenlerle birlikte rüku edin.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 43. Ayet Açıklaması
[6] Rükû ile salât da, kast olunabilir. Muhammed ve eshabı ile namaz kılın, demektir. Rükûun zikri şunun içindir ki Yahudun salâtlarında rükû yoktu. Maamafih rükû ile huzu da kast olunabilir.
Kadri Çelik
Namazı kılın, zekâtı verin ve rükû edenlerle birlikte rükû edin.
Namazı dikkat ve özenle kılın, zekâtı verin ve Allah’ın hükümlerine boyun eğen şu müminlerle birlikte siz de boyun eğin!Başkalarına iyilikten, doğruluktan dem vuruyor, fakat kendiniz en büyük kötülükleri yapmaktan çekinmiyorsunuz!
1 Yahûdîlerin namazında rükû bulunmadığından, bu emredilen namazın, Müslümanların kıldığı namaz olduğunu anlamak, mümkündür. Yani bu ifâdelerle Yahûdîlere, “Müslüman olun” denilmektedir.
Muhammed Esed
Namazda dikkatli ve devamlı olun, karşılıksız yardımda 34 bulunun ve namazda rükû edenlerle birlikte rükû edin.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 43. Ayet Açıklaması
[89] Îtânın i’tâdan farkı, birincisinin “gönülden gelerek verme” yan anlamını taşımasıdır (92:18, not 14). Zımnen: Arınmanın bedelini ödeyin! Zekât, yalnızca “karşılıksız vermeyi” değil, ondan daha öte “arınmak için fedakârlık etmeyi ve bedel ödemeyi” içerir. Zekât için, ilk geçtiği 73:20’nin 26 nolu notuna bkz.
[90] Kur’an’da “Rükû edenlerle birlikte rükû edin” formu kullanılırken, “secde edenlerle birlikte secde edin” formu kullanılmaz. Bu da bu tür bağlamlarda rükûun kulluğun toplumsal boyutuyla ilgili, secdenin ise kulluğun şahsi boyutuyla ilgili olduğunu gösterir. Bu bağlamda rükû İslâm cemaatine aidiyeti ifade eder. Bu âyetlerin ilk muhatabı olan Medine Yahudileri açısından bu emrin anlamı açıktı: Eğer inancınızda samimiyseniz, işte karşınızda sizin kitabınızı, rasulünüzü ve kıblenizi (ki o günlerde namaz Kudüs’e yönelerek kılınıyordu) onaylayan bir topluluk var. Ayrımcılık yapmayın, siz de onlara katılın ve bu katılımınızı cemaatle tescil edin!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve namazı kılınız, zekâtı da veriniz ve rüku' edenler ile beraber rüku' ediniz.