Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2462, sondan 3775. ayet; 20. sure ve Tâhâ Suresinin 114. ayetidir. Tâhâ Suresi 114. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 3674 olarak hesaplanmıştır. Tâhâ Suresinin toplam ebced değeri 387758 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طه hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) ه (2) bulunuyor.
Arapça Metin
فتعالى الله الملك الحق ولا تعجل بالقران من قبل ان يقضى اليك وحيه وقل رب زدني علما
Kur’an-ı Kerîm’in ilk hitap ettiği çevrenin Araplar olması dolayısıyla onun Arap dilinde indirilmiş olması tabii olmakla beraber son ilâhî mesajın bu ortamda ve bu dille tebliğ edilmesi de kuşkusuz birçok hikmet taşımaktadır (bu konuda bk. Yûsuf 12:2; Ra‘d 13:37; Nahl 16:103). Konuya ilişkin rivayetler ışığında 114. âyet genellikle, Hz. Peygamber’in vahyi alırken onu gerektiği gibi koruyamama endişesi taşıdığı ve ezberlemek için hemen tekrar etmeye yöneldiği biçiminde açıklanmıştır. M. Esed bu âyetin öncelikle Hz. Muhammed’e hitap etmekle birlikte, bütün çağlarda Kur’an okuyan herkesi ilgilendirdiğini belirterek şöyle bir yorum yapmaktadır: Kur’an Allah’ın sözü olduğuna göre, onu oluşturan parçaların hepsi –ibareler, cümleler, âyet ve sûreler– bir arada ve birbiriyle tutarlı ve bağlantılı tam bir bütün meydana getirmektedir. Bunun içindir ki, Kur’an mesajını tam olarak anlamak isteyen kimse, “aceleci yaklaşımlardan”, yani âyetleri ait oldukları umumi anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan aceleci sonuçlar çıkarmaktan sakınmalı, Kur’an’ı “bir bütün olarak” ele almalı, münferit meseleleri bu bütün içinde değerlendirmelidir (II, 641-642). Âyetin sonunda Resûlullah’a “Rabbim! İlmimi arttır” diye dua etmesinin emrolunması şöyle açıklanabilir: Aceleci davranmamasının istenmesi Kur’an’ın vahyi ile ilgilidir; onu bu tutuma sevkeden (emaneti korumada duyarlılık gösterme gibi) âmiller ise kötülenmemiştir. Söz konusu yasak ifadesinin Resûl-i Ekrem’i kınama anlamında alınmaması için bu ifadenin hemen ardından böyle bir buyruğa yer verilerek hem ona iltifat edilmiş hem –Kur’an vahyi dışındaki hususlarda– bilgisini arttırma çabası içinde olması özendirilmiş, ufkunu açması için de rabbine dua etmesi istenmiştir (İbn Âşûr, XVI, 317).
Mehmet Okuyan
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana onun vahyi tamamlanmadan önce Kur’an’la ilgili acele etme ve “Rabbim! İlmimi artır!” de.
Hakk olan, Tek ve Mutlak hükümdar olan Allah Yücedir. (Ey Nebim!) O’nun (Allah’ın) vahyi Sana gelip-tamamlanmadan evvel, (telaşlanıp) Kur’an’ı (ezberlemede) acele etme. (Sana düşen) “Rabbim ilmimi (ve anlayışımı) artır”, diye (dua etmektir).
Çok yücedir her şeye sahip ve mutasarrıf olan gerçek Allah ve acele etme Kur'an'ı okumak için sana vahiy tamamlanmadan ve de ki: Rabbim, bilgimi çoğalt.
Bütün kâinâta hükümran olan, varlığı değişmeyen ve sonsuz gerçek olan Allah'ın şanı yücelerden yücedir. Ey peygamber! Sana O'nun vahyi tamamlanmazdan önce, Kur'ân'ı okumada acele etme, fakat daima “Ey Rabbim! Benim ilmimi artır!” de.
Hükmü her yerde geçerli, varlığında şüphe olmayan gerçek hakan, sultan olan Allah yücedir. Vahyedilmeye devam eden Kur'ân hükümlerinin nihai şekli, bütünlüğü gerçekleştirilip sana bildirilmeden, gerekli açıklamalar yapılmadan, Kur'ân'a dayalı görüş bildirmekte, uygulama yapmakta acele etme.
“Rabbim, benim ilmimi artır.” de.
114.Bu ayeti kerimenin: "Sana vahyedilmesi tamamlanmadan Kur`an(`ı okuma)da acele etme ve: "Rabbim! İlmimi artır! de" mealindeki kısmı hakkında İbnu Ebi Hatim, Suddi`nin şöyle söylediğini rivayet etmiştir: "Cibril (a.s.) Resulullah (a.s.)`a vahiy getirdiğinde Resulullah (a.s.) bu vahyi ezberlemek için kendini sıkıntıya sokuyor ve kendi kendini hayli yoruyordu. Çünkü getirilen vahyi tam ezberlemeden Cibril (a.s.)`in gitmesinden korkuyordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Daha önce Nisa suresinin 34. ayeti kerimesinin iniş sebebinden söz edilirken de bu ayeti kerime geçmiş ve orada bir başka rivayete yer verilmişti. Orada geçen rivayetin daha sahih olduğu bildirilmiştir.
Ali Bulaç
Hak olan, biricik hükümdar olan Allah yücedir. Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: 'Rabbim, ilmimi arttır.'
Hükmünü (emir ve yasaklarını) yerine getiren, Hak olan Allah (bütün noksanlıklardan beri ve) yücedir. (Ey Rasûlüm, Cebraîl tarafından) sana vahy tamamlanmazdan evvel, (unutma korkusu ile) KUR'AN'ı okumada acele etme: “- Rabbim! Benim ilmimi artır.” de.
Gerçekten her şeyin sahip ve hükümdarı olan Allah, (seni sahipsiz bırakacağından veya o zalimleri öylece salıvereceğinden) çok yücedir. Onun sana vahyedilmesi bitmeden, Kur’an için acele etme ve “Ey Rabbim, ilmimi arttır” de.
“Vahiy sona ermeden onu okumakta acele etme!” uyarısı, Mesajı anlamak konusunda ciddi bir disipline dikkat çekmektedir. Kur’an’ı oluşturan ayetler ve sureler bir arada birbiriyle tutarlı, uyumlu ve bağlantılı tam bir ahenk içindedir. Bunun içindir ki, İlahi direktifleri tam olarak anlamak isteyen kimse, ayetleri ya da sureleri ait oldukları umumi anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan maksadını aşan sonuçlar çıkarmaya çalışmamalı, siyak-sibak bütünlüğüne dikkat etmeli, diğer ayetlerle bağlantılarını kurmalı, mesajı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bile bu bütün içinde değerlendirmelidir. Daha kapsayıcı bir ifadeyle söylemek gerekirse, Kur’an’ın tamamını bilinçaltına yerleştirerek hadiselere onun oluşturduğu zaviyeden bakmalıdır. Onun için “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetten kovulmuş her türlü şeytanın vesvese ve ayartmalarından Allah’a sığın!” (Nahl 16:98) buyruluyor. “Allah’a sığın” ifadesini, “Allah’ın öğretilerine sığın, onlardan destek al” şeklinde anlamalıyız. Eğer ayeti okurken kötü anlamda kalbimize bir vesvese düşerse hemen diğer ayetlerin desteğine baş vurmalıyız. Burada da Hz. Peygambere “Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme!” buyrularak hüküm verme konusunda gelecek olan vahyi beklemesi emrediliyor. Bugün böyle bir problem olmadığına ve Kur’an’ın tamamı/vahyin bütünü elimizde olduğuna göre parçacıl bir yaklaşımla hüküm vermekte aceleci davranmamalıyız ve mutlaka Kur’an’ın bütünü üzerinden değerlendirme yapmalıyız!
Diyanet İşleri (Eski)
Gerçek hükümdar olan Allah Yüce'dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, "Rabbim! ilmimi artır" de.
Vahye muhatap olmanın heyecanı içinde, daha vahiy bitmeden, aldığı kısımları okumaya, telâffuz etmeye çalışan Peygamberimiz ikaz edilmekte, acele etmesine gerek bulunmadığı ifade buyurulmaktadır.
Edip Yüksel
Gerçek Yönetici olan ALLAH çok yücedir. Sana vahyi tamamlanmadan önce Kuran'ı (anlamak için) acele etme ve, "Rabbim, bilgimi arttır," de.
İlk okuyuşta anlayamadığımız bir ayeti, ikinci veya üçüncü okuyuşumuzda anlayabiliriz. Bazı ayetleri anlamak için Kuran'ın perspektifini kazanmak gerekir. Bazan de herhangi bir ayeti yıllar sonra ani bir ilham yoluyla anlayabiliriz. Kuranı, güçlü ve net yayın yapan bir radyo istasyonuna benzetirsek, biz de radyoya benzeriz. Gelenekler ve çevrenin etkisiyle kazandığımız yanlış bilgi ve tavırların oluşturduğu parazit yayınlar Tanrısal yayını olduğu gibi işitmemize engel olabilir. Ayrıca dalga ayarımız, transistorun durumu, pilin gücü ve antenin yönü gibi bizim kişisel tavır, ilgi ve bilgi durumumuza bağlı olan nedenler zayıf işitmemize veya hiç almamamıza neden olabilir. Hadisçi-Sünnetçi radyolar, Kuran kanalından parazitli ve kesintili yayın almaya mahkumdur (2:20).
Elmalılı Hamdi Yazır
Hükmü her yerde geçerli gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Muhammed!) Kur'ân sana vahyedilirken, vahiy bitmeden önce (unutma korkusu ile) Kur'ân'ı okumada acele etme; "Rabbim! benim ilmimi artır" de.
(Öyle ya, o Hak kelâmıdır. Padişahlar) padişah (ı) olan, Hak olan Allah (ın şaanı) çok yücedir. Sana onun vahyi tamamlanmazdan evvel Kur'an (ı okumada) acele etme, «Rabbim, benim ilmimi artır» de.
İşte gerçek hükümdâr olan Allah, çok yücedir. (Ey Habîbim!) Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'ân'(ı okuma)da acele etme! Ve “Rabbim! İlmimi artır!” de!
Yüceler yücesi Allah, her şeyin tek sahibi, doğru ve gerçek olan, bizatihi kendisidir. Kur’an’ın sana vahy edilmesi tamamlanmadan önce, onu okumak için acele etme. Yalnızca “Rabbim ilmimi artır” de.
Hükümdar olan, hak olan [¹] Allah her şaibede münezzeh, âlidir. Sana Kur/an/ın vahyi bitirilmeksizin onu kıraatte acele etme. «Yâ Rab! İlmimi artır» de.
Demek oluyor ki; Allah, insanoğlunun tasavvur ettiği her şeyin üstünde ve ötesindedir, eşi benzeri yoktur, yüceler yücesidir; mutlak egemenlik sahibi, gerçek hükümdardır; doğrunun, gerçeğin, hakkın ve hakîkatin ta kendisidir! Bu arada, ey Muhammed; Cebrail sana vahiy indirirken, Kur’an’ın vahyi tamamlanmadan önce, onu unuturum endişesiyle acele davranıp ayetleri ezberlemeye çalışma; Korkma, bütün ayetleri senin kalbine nakşedip, hepsini ezberlemeni sağlayacağız. Ve sen, ey Kur’an okuyucusu; bu kitabı doğru anlamak istiyorsan, peşin ve aceleci yaklaşımlardan sakın; ayetleri, ait olduğu genel anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan aceleci hükümler çıkarma. Kur’an’ı bir bütün olarak ele al ve bir kaç anlama gelebilecek ayetleri, o bütün içinde değerlendirmeye çalış.Ve ne kadar bilgili olursan ol, hiçbir konuda kendini yeterli görme; dâimâ, “Ey Rabbim, anlayış, idrâk veilmimi artır!” de ve bunun gereği olan okuma, öğrenme, araştırma ve düşünme faaliyetlerini bir an bile kesintiye uğratma.
Gerçek hükümdar olan Allah, yüceler yücesidir. (Ey Muhammed) Kur’an sana vahyedilirken onun indirilişi bitmeden önce (unutma korkusu ile) tekrarda acele edip durma1 ve: “Ey Rabbim! İlmimi artır.” de.
1 Peygamberimiz vahyi alırken âyetleri, vahyin inişi sona ermeden tekrar ediyor ve onları unutmaktan korkuyordu. Bu ise onu, çok yoruyordu. Allah, onun kalbini rahatlatmak için bu âyeti indirmiştir. Bk. (Kıyame:16-19, A’la: 6)
Muhammed Esed
Öyleyse, [bil ki] Allah, var olan her şeyin ötesindeki yüceler yücesidir; mutlak ve nihaî egemenlik sahibi, mutlak ve nihaî Gerçek'tir; 99 dolayısıyla, Kur’an'ın vahyi sana bütünüyle ulaştırılmadan önce onun hakkında (görüş bildirmekte) tezlik gösterme; 100 fakat [daima] “Ey Rabbim, benim ilmimi artır!” de. 101
Her şeye gerçek hükümran olan Allah, yücelerden yücedir. Kuran sana vahyolunurken vahiy tamamlanmadan önce herhangi bir konuda hüküm vermek için acele etme! Ve “Rabbim ilmimi artır!” de. 2/120, 7/52, 34/6, 35/28
Sonuçta, aşkın olan Allah, mutlak otoritenin sahibi olarak mutlak hakikatin de kaynağıdır: şu halde O’nun vahyi tamamıyla sana ulaştırılmadan önce, Kur’an hakkında tez canlı davranarak (sonuç çıkarma);[2639] fakat, “Rabbim, ilmimi artır!” de.[2640]
Mustafa İslamoğlu Tâhâ Suresi 114. Ayet Açıklaması
[2639] Bu âyetin 105. âyet ışığında açılımı şudur: “sana sorulan soruların cevabı ulaştırılmadan önce tez canlı davranarak görüş bildirme” (Ebu Müslim’den nkl: Râzî).
[2640] İbn Abbas namaz kıldırırken bu sûreyi okur, bu âyetin ardından vahiyle diyaloga girerek şu duayı edermiş: “Ey Rabbim, benim de ilmimi artır!” (İbn Kesir).
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık şüphe yok ki, melîk-i hak olan Allah Teâlâ pek müteâlîdir. Ve sana vahyedilmesi tamam olmadan evvel Kur'an'ı okumakta acele etme ve de ki: «Yarabbi! Benim için ilmi artır.»
Demek ki gerçek Hükümdar olan Allah çok Yücedir. Sana vahyedilmesi henüz tamamlanmadan unutma endişesi ile Kur'ân'ı okumada acele etme ve: “Ya Rabbî! Benim ilmimi artır. ” de! [23, 116; 75, 16-19; 114, 2] {KM, Çıkış 15, 18; İşaya 24, 23}
Vahyin başlangıcında Peygamber Efendimiz, vahyedilen âyetleri unutmamak için gayri ihtiyarî içinden dilini kıpırdatarak tekrarlıyordu. Bu, müteakip âyetleri de bellemesine engel olabilirdi. Allah Teâlâ Kıyame, 16-18 âyetleriyle unutturmama garantisi verince, Hz. Peygamber rahatladı. Allah, Resul-i Ekremine ilmini artırmasından başka bir şey artırmayı istemesini emretmemiştir. İbn Mes’ud (r.a) bu âyeti okuduğunda: “Ya Rabbî, benim ilmimi, imanımı ve yakinimi (kesin inancımı) artır.” diye dua ederdi.
Süleyman Ateş
Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. Sana vahyedilmesi henüz tamamlanmadan Kur'an'ı acele okumağa kalkma; "Rabbim, ilmimi artır!" de.
(12) Bu âyetin Peygamberimizle ilgili yönü vahyin inişine atıfta bulunurken, ümmetiyle ilgili yönü de Kur’ân’ın bir bütün halinde dikkate alınmasını ve iyice kavranmasını emretmektedir. Çünkü Kur’ân’ın âyetleri birbirini tamamlar ve açıklar. Bu âyetlerden bir veya ikisini alıp Kur’ân’ın geri kalan kısmından soyutlayarak onlardan anlam çıkarmak, insanı ciddî yanlışlara sürükleyebilir. Âyetin sonundaki dua da Kur’ân’ın bu konudaki uyarısını desteklemektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
O Melik/o hak hükümdar olan Allah, yüceler yücesidir. Sana vahyi tamamlanmadan önce, Kur'an hakkında aceleci olma. Şöyle de: "Rabbim, ilmimi artır!"