Tâhâ Suresi 97. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2445, sondan 3792. ayet; 20. sure ve Tâhâ Suresinin 97. ayetidir. Tâhâ Suresi 97. ayetinin kelime sayisi 28, harf sayısı 104 ve toplam ebced değeri ise 8734 olarak hesaplanmıştır. Tâhâ Suresinin toplam ebced değeri 387758 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طه hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) ه (6) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
قال فاذهب فان لك في الحيوة ان تقول لا مساس وان لك موعدا لن تخلفه وانظر الى الهك الذي ظلت عليه عاكفا لنحرقنه ثم لننسفنه في اليم نسفا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
قالفاذهبفانلكفيالحيوةانتقوللامساسوانلكموعدالنتخلفهوانظرالىالهكالذيظلتعليهعاكفالنحرقنهثملننسفنهفياليمنسفا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Kâle feżheb fe-inne leke fî-lhayâti en tekûle lâ misâs(e)(s) ve-inne leke mev’iden len tuḣlefeh(u)(s) venzur ilâ ilâhike-lleżî zalte ‘aleyhi ‘âkifâ(en)(s) lenuharrikannehu śümme lenensifennehu fî-lyemmi nesfâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Mûsâ, “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) “Bana dokunmak yok!” diyeceksin.[360] Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilâhına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Musa) şöyle demişti: “Çık (git)! Artık hayatın boyunca sen sadece ‘Bana dokunmayın!’ diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir sözleşme (ceza) günü daha var. Tapmakta olduğun ilahına bir bak! Elbette onu (heykelini) yakacağız; sonra da elbette onu parçalayıp denize savuracağız!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ, “Defol!” dedi; “Artık hayatın boyunca sen; ‘bana dokunmayın!' diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun tanrına bak! Yemin ederim, biz onu yakacağız. Sonra da onu parça parça edip denize savuracağız.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Mûsâ: “Çek git karşımdan! Artık sen, hayatın boyunca toplumdan dışlanacaksın. Ayrıca senin için, asla kurtulamayacağın bir buluşma günü var. Bir de kendini adadığın ilahına bak! Onu kesinlikle yakacağız. Sonra da savurup suya saçacağız.” dedi.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Hz. Musa Samiri'ye) Dedi ki: "Haydi çekip git, artık senin hayatta (hak ettiğin ceza:) "Bana dokunulmasın" deyip yerinmen (ve insanlarla münasebetten engellenmen) dir. Ve şüphesiz senin için kendisinden asla kaçınamayacağın (azap dolu) bir buluşma zamanı vardır. Üstüne kapanıp bel bükerek önünde eğildiğin (altın buzağı heykeli) ilahına bir bak; biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız."
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Git hadi dedi Musa, hiç şüphe yok ki hayatta cezan, rastladığına yaklaşma, dokunma bana demendir ve sana bir de azap vaadedilmiştir ki değişmesine imkan yok; kulluğunda bulunup durduğun mabuduna bak da gör, onu biz yakacağız, sonra da kaldırıp denize atacağız.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Musa Sâmirî'ye: “Öyle ise defol git. Senin dünya hayatında cezan, her rastladığın kimseye bana yaklaşma, bana dokunma! demendir. Ve şüphesiz senin için, kendisinden asla kaçınamayacağın azap dolu bir buluşma zamanı vardır. Şimdi bak, kendini herşeyinle adayarak tapındığın şu düzmece ilahına, onu nasıl yakacağız ve sonra toza toprağa çevirip, külünü de denize savuracağız.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Mûsâ: “Git! Artık hayatın boyunca sen, bana yaklaşmayın, benimle ilişki kurmayın diyerek, insan içinden kovulmuş ve terkedilmiş bir vaziyette, soyun kuruyarak tek başına yaşayacaksın. Ayrıca senin için kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun, başında bekleyip durduğun tanrına da bak. Yemin ederim biz onu ateşte eriteceğiz. Sonra da onu parçalayarak toz duman halinde denize savuracağız.” dedi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
(Musa) dedi ki: "Git! Senin hayat boyunca yapacağın "bana dokunulmasın" demek olacaktır. Senin için kendisinden kaçınamayacağın bir buluşma vakti de vardır. Şimdi kendisine tapındığın şu ilâhına bak! Andolsun biz onu yakacak sonra da darmadağın edip denize savuracağız.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Dedi ki: “Haydi çekip git, artık senin hayatta (hakettiğin ceza: 'Bana dokunulmasın') deyip yerinmendir.' Ve şüphesiz senin için kendisinden asla kaçınamayacağın (azab dolu) bir buluşma zamanı vardır. Üstüne kapanıp bel bükerek önünde eğildiğin ilahına bir bak; biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
(Hz. Mûsa ona şöyle) dedi: “- Haydi çekil git. Çünkü senin için hayat boyunca; benimle temas yok” diye söylemen ve (yalnız başına vahşice yaşamaya mahkûm kalacaksın). Hem sana (Kıyamet günü) bir ceza var ki, asla ondan kurtarılamıyacaksın. Bir de ibadet edip durduğun ilâh'ına bak, elbette biz onu yakacağız, sonra da kül edib muhakkak onu denize savuracağız.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Musa: “Defol! Artık hayatın boyunca, sen “Bana dokunmayın,” diyeceksin. Ve senin için, onu geçemeyeceğin bir gün vardır. Ve başında beklediğin bu ilahına da bak! Andolsun, biz onu yakacağız, sonra onu denize savuracağız” dedi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Musa dedi: «Hemen yıkıl, git; dirliğinde cezan, bana «Dokunmayın» demekliğindir, senin için başkaca ceza dahi var, sen onu hiç savamazsın, kendisine tapındığın putunu bir gör, onu yakıp denizlere külünü savuracağız»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Musa: “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) ‘bana dokunmayın, benden uzak durun!' diyeceksin, yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın. Ayrıca senin asla kurtulamayacağın bir ceza günü var. Şimdi tapınıp durduğun tanrına bak! Biz onu yakacağız, sonra da ufalayıp denize savuracağız” dedi.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Musa: "Defol! Doğrusu artık hayatta, "Bana dokunmayın!" demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz" dedi.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Musa: Defol! dedi, artık hayatın boyunca sen: «Bana dokunmayın!» diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun tanrına da bak! Yemin ederim, biz onu yakacağız; sonra da onu parça parça edip denize savuracağız!  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Dedi ki, "Defol! Hayatın boyunca yakına bile gelme. Sana söz verilen bir an var ki ondan kaçamıyacaksın. Tapmakta olduğun tanrına bak, biz onu yakıp denize savuracağız."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Musa ona şöyle) dedi: "Haydi çekil git. Artık senin için hayat boyunca, 'benimle temas yok' diye söylemen var (bir vahşi gibi yapayalnız yaşamağa mahkum olacaksın). Hem senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Bir de ibadet edip durduğun ilâhına bak; elbette biz onu yakacağız, sonra da kül edip muhakkak onu denize savuracağız."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Haydi, dedi, defol, çünkü sana hayatta şöyle demek var, temas yok, hem sana bir vaîd var ki ona aslâ hulfedilmiyeceksin, o başını bekleyip durduğun ilâhına da bak, her halde biz onu yakacağız da yakacağız, sonra da kül edip onu muhakkak deryaya dökeceğiz
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Musa) dedi: «Haydi (defol) git. Çünkü senin hayaatın boyunca (nasıybin, benimle) temas etmeyin demendir. Sana, senin için şübhesiz asla vaz geçilemeyecek bir ceza günü dahi vardır. Üstüne düşüb tapdığın tanrına bak, biz onu (cayır cayır) yakacağız, sonra onu parça parça edib denize atacağız».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Mûsâ:) “(Haydi) git! Artık muhakkak ki sana, (cezâ olarak) hayat boyunca, '(Aman, birbirimize) dokunmak yok!' diyecek olman vardır!(1) Ve elbette sana va'd edilen bir (cezâ) yer(i olan Cehennem) de var ki, ondan (o tehdidden) aslâ döndürülmeyeceksin! Şimdi, ona tapan bir kimse olup durduğun ilâhına bak; elbette (biz) onu cayır cayır yakacağız; sonra da onu kül edip muhakkak denize savuracağız” dedi.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Musa Samiri’ye “Defol git, bundan sonra senin hayatta karşı çıkamayacağın ve bana dokunmayın demekten başka diyeceğin bir sözün yoktur. Şimdi içinden gelerek samimi bir şekilde ibadet ettiğin şu ilahına bak bakalım. O’nu nasıl ateşin içine atıp erittikten sonra, parça parça edip denizin içine atacağım” dedi.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Musa ona dedi: Çık git, hayatta kaldıkça ceza olarak «— Dokunma bana» diyesin [⁵]. Senin için âhirette bir vâde ve ceza vardır ki ondan asla kurtulamazsın, ibadetine devam edip durduğun mabuduna bak ki biz onu yakacağız, sonra külünü denize savurup atacağız.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Dedi ki: “Defol! Artık hayatın boyunca sana, “Bana dokunmayın!” demek düşer. Şüphesiz senin için kendisinden asla kaçınamayacağın bir de (azap dolu) bir buluşma zamanı vardır. O (ibadet amacıyla) başında bekleyip durduğun ilahına bir bak; biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denize savuracağız.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Bunun üzerine Mûsâ, “Öyleyse, derhal çık git buradan!” dedi, hayatın boyunca rastladığın herkese ‘Yanıma yaklaşma, bana dokunma!’ demen senin cezan olacaktır. Bu toplumdan tamamen dışlanacak, bir vahşî gibi yapayalnız yaşamaya mahkûm olacaksın. Bu, işlediğin suçun dünyadaki cezasıdır. Ayrıca sana, öte dünyada asla kurtulamayacağın bir azap vaadedilmiştir! Şimdi, ısrarla tapınıp durduğun şu sözde ilâhına bir bak; onu ateşte eriterek yakacak ve parçalarını denize savuracağız.”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
(Musa) dedi ki: -“Hadi, git! Artık sana Hayat’ta ‘Dokunma yok!’ demen yaraşır. Senin için asla aykırı davranmayacağın bir vaad zamanı ve yeri vardır. Senin, başında beklemeye ısrar ettiğin ilahına bak! Onu elbette yakarız; sonra kül olarak onu Okyanus Suları’nda savururuz”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Mûsa da): “Derhal (buradan) git! Bundan böyle senin hayatta (hak ettiğin cezâ); ‘aman bana dokunmayın’1 diyerek (toplumun dışına) atılmandır. (Ayrıca) senin için asla kurtulamayacağın bir cezâ günü de var. İbadet edip durduğun şu ilâhına bir bak! Biz onu kesinlikle yakacağız, sonra parça parça edip denizde atacağız.” dedi.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Musa:] “Git artık” dedi (ona), “ama şunu bil ki, bundan böyle hayat boyunca ‘Bana dokunmayın!’ 83 demekten ibaret olacaktır senin payına düşen! [Öte dünyada ise] hiç kuşkusuz, kaçıp kurtulamayacağın bir yazgı beklemektedir seni! 84 Şimdi bak, kendini her şeyinle adayarak tapındığın şu düzmece tanrına: onu nasıl yakacağız ve sonra toza toprağa çevirip nasıl denize savuracağız!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Musa: – Defol git! Artık sen hayatın boyunca toplumdan dışlanacak ve yalnızlığa mahkûm olarak sapık inancınla baş başa kalacaksın. Bir de hiç kaçıp kurtulamayacağın bir azap seni bekliyor. Şimdi de ısrarla önünde saygıyla eğildiğin şu ilahına bir bak onu yakacağız sonra da küllerini denize savuracağız, dedi. 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(Musa): “Defol, git!” dedi, “Ama iyi bil ki bundan böyle senin hayatın ‘(Ben) tecrit edildim’ demekten ibâret olacaktır.[2622] Bir şeyi daha unutma ki, seni (öte dünyada) asla atlatamayacağın bir buluşma daha beklemektedir. Şimdi, kendisine tapınmakta bunca ısrar ettiğin ilâhına dön de bir bak: onu cayır cayır yakacak, ardından da külünü suya savuracağız!”[2623]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
(Hazreti Mûsa da) dedi ki: «Çık git. Çünkü artık sana hayatta (bulundukça mukadder olan) dokunma yok demektir. Ve muhakkak ki, senin için bir va'de mahalli de vardır ki, ondan asla ayrılmayacaksın. Ve kendisine tapınıp durduğun tanrına da bak. Biz onu elbette ki yakacağız, sonra da onu denizde parça parça edip savuracağız.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
“Defol! ” dedi Mûsâ, artık ömür boyunca sen: “Bana dokunmayın, benden uzak durun! ” diyeceksin, yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın. Ayrıca senin asla kurtulamayacağın bir ceza günü var. Şimdi tapınıp durduğun tanrına bak! Biz onu yakacağız, sonra da ufalayıp denize savuracağız. ” {KM, Tesniye 9, 21}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Musa): "Git, dedi. Artık hayat boyunca sen: 'Bana dokunmayın!' diyeceksin (toplumdan refüze edilip yalnız başına kalacaksın), sana va'dedilen bir ceza var ki ondan asla şaşırılmayacaksın (mutlaka o cezanı tam zamanında bulacaksın). Şimdi durup taptığın tanrına bak. Biz onu yakacağız, sonra onu ufalayıp denize savuracağız."
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Musa: “Öyleyse def ol!” dedi. “Yaşadığın sürece senin cezan'Bana dokunmayın!' demendir. Senin için kaçamayacağın bir gün de var. Yanından ayrılamadığın ilahını gör şimdi. Onu ateşte eritecek sonra da toz halinde denize serpeceğiz.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Musa:-Defol, artık senin için hayatta bana dokunmayın demekten başka bir şey yoktur? Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Sarılıp üzerine titrediğin ilahına bak, şimdi onu yakacağız sonra küllerini denize savuracağız, dedi.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Musa “Def ol!” dedi. “Artık hayatın boyunca 'Bana dokunmayın' deyip duracaksın. Ayrıca sana vaad edilen bir azap var ki, ondan asla kurtulamayacaksın. Şimdi tapmakta olduğun tanrına bak: Onu yakacağız, sonra da ufalayıp denize savuracağız.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Mûsa dedi: "Defol, çünkü sen, hayatın boyunca "Bana dokunmayın!" diyeceksin! Ve senin için asla kurtulamayacağın bir hesap zamanı da var. O başını bekleyip durduğun tanrına bir bak! Onu kesinlikle yakacağız, sonra da un-ufak edip denize dökeceğiz."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eyitti mūsā “pes gitgil bayıķ senüñdür dirliķ içinde kim eyidesin yoķanmaķlıķ yoķdur. daħı bayıķ senüñdür bir va'de kim ħilāf eylemeyesin anı. daħı baķ Tañrı’na ol kim [167b] oldunıdı anuñ üzere muķım ya'nį ŧapmaķlıġına her eyne göyündürevüz anı andan śavuravuz anı deñiz içinde śavurmaķlıķ.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Mūsā aña: Var git, didi. Vardur saña dirlikde lā‐misās dimek ıṣıtmaḳdan.Daḫı saña va‘de vardur āḫiretde, aña Tañrı Ta‘ālā ḫilāf eylemez. Daḫı baḳol senüñ Tañrıña ki dāyim ṭaparduñ, anı yandurur‐biz od‐ıla, andanṣoñra anı deñize bıraḳur‐biz.