Enbiyâ Suresi 15. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2498, sondan 3739. ayet; 21. sure ve Enbiyâ Suresinin 15. ayetidir. Enbiyâ Suresi 15. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 2579 olarak hesaplanmıştır. Enbiyâ Suresinin toplam ebced değeri 351301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
فما زالت تلك دعويهم حتى جعلناهم حصيدا خامدين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فمازالتتلكدعويهمحتىجعلناهمحصيداخامدين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Femâ zâlet tilke da’vâhum hattâ ce’alnâhum hasîden ḣâmidîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Biz kendilerini yere serilmiş, hasat edilmiş (ekin)e çevirinceye kadar o feryatları sürüp gitmişti.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Biz, kendilerini kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateş külüne çevirinceye kadar, bu feryatları sürüp gider.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Onların bu yakınmaları, Biz onları biçilmiş ekin (tarlasına), sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmamıştı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları kesilmiş bir ot, ateşi yanıp bitmiş bir kül yığını haline getirinciye dek sözleri, ancak budur işte.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Bu mırıldanmaları sürüp giderken, biz onları biçilmiş ekin gibi yaptık, sönüp gittiler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz onları orakla köklerinden biçilmiş otlar misali sönen ocaklar haline getirinceye kadar, onların bu itirafları sürüp gider.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Bu haykırmaları biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş kül yığını haline getirinceye kadar kesilmedi.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Biz, onları, sönmüş kül yığını olarak biçilmiş bir ekin haline getirinceye kadar, hep sözleri bu feryad olmuştur.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Onlar böylece yalvarmaya devam ettiler. Nihayet onları biçtik, yakıp kül ettik.
Besim Atalay
Besim Atalay
İmdi onlar, biçilmiş ot, sönmüş ateş olana dek bu onların sözleridir
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Onların bu feryatları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş bir ateş (kül) haline getirinceye kadar devam etti.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye kadar haykırmaları devam etti.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Onları biçip tüketinceye kadar bu yalvarışlarını tekrarlayıp duracaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz, onları biçilmiş bir ekin ve bir yığın kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmuştur.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Artık bütün davaları bu oldu kaldı, nihayet onları öyle yapdık ki biçildiler, söndüler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Nihayet biz onları biçilmiş bir ot, ocakları sönmüş (bir kül yığını) haaline getirinceye kadar dâima feryadları bu (söz) olmuşdur.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Artık biz onları, biçilmiş (ekin) ve sönmüş (ateşe dönen) kimseler hâline getirinceye kadar, duâları bu (feryâd) olmakta devâm etti.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onların bu çağrıları, biçilmiş ekin sapları gibi yerlere serilinceye kadar, devam etti.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onları tırpan ile biçilmiş ot, sönmüş ateş gibi yapıncaya [¹] kadar onların bu sözleri devam etti, durdu.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateş durumuna getirinceye kadar da son bulmadı.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ve hepsini kökünden biçip yok edinceye kadar, bu feryâtları sürüp giderdi.Öyle ya;
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Biz onları, ocakları sönecek şekilde hasad edilmiş yapıncaya kadar bu çağrışmaları son bulmadı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar, onların bu feryatları devam edip durdu.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ve bu yakınmaları, Biz kendilerini biçilmiş bir tarlaya (ya da) bir kül yığınına çevirinceye kadar sürüp giderdi.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Onların bu feryatları devam edip dururken biz onları biçilmiş ekine, yakılıp kül olmuşa çevirdik. 46/21...28, 54/1...52
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve onların bu yazıklanmaları, Biz kendilerini biçilmiş ekin haline getirip sönmüş köze çevirinceye kadar devam edip gidecek.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onların bütün çağırmaları, bundan başka olmadı. Tâ ki onları biçilmiş, sönmüş kimseler kıldık.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Bu feryatları sürüp gitti. Nihayet onları öyle yaptık ki biçildiler, sönüp kül oldular. . .
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Bu mırıldanmaları sürüp giderken biz onları, biçilmiş (ekin gibi) yaptık, sönüp gittiler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onları biçilmiş ot gibi, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar yakınmaları kesilmedi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bu haykırışları devam edip dururken, biz onları biçilmiş ekine, sönmüş ocağa çevirdik.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz onları kökten biçip ocaklarını söndürünceye kadar böylece feryat edip durdular.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bu davaları sürüp giderken biz onları kökten biçiverdik, sönüp silindiler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes ırılmadı şol oķıdukları tā eyledük anları biçilmiş söyünmişler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes du‘āları dāyim oldı ol vaḳtda ki anları biçilmiş ekin gibi eyledük, ünle‐rin kesilmiş ḳılduḳ.