Enbiyâ Suresi 48. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2531, sondan 3706. ayet; 21. sure ve Enbiyâ Suresinin 48. ayetidir. Enbiyâ Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 3852 olarak hesaplanmıştır. Enbiyâ Suresinin toplam ebced değeri 351301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولقد اتينا موسى وهرون الفرقان وضياء وذكرا للمتقين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولقداتيناموسىوهرونالفرقانوضياءوذكراللمتقين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Velekad âteynâ mûsâ vehârûne-lfurkâne vediyâen veżikran lilmuttekîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Andolsun, biz Mûsâ ile Hârûn’a, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkân’ı[364] (Tevrat’ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz Musa’ya ve Harun’a, [muttakî]ler (duyarlı olanlar) için [furkân]’ı (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini), aydınlığı ve (gerçeği) hatırlatan (öğüdü) vermiştik.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, Mûsâ ve Hârûn'a eğriyi doğrudan ayıran kitabı, takvâ sahipleri için ışık ve hatırlatıcı bilgi kaynağı olarak verdik.[326]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, Mûsâ ve Hârûn'a takva sahipleri için bir ışık olan, bir öğüt olan Furkan'ı¹ verdik.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Andolsun, Biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, Hakk ile Bâtıl’ı birbirinden ayıran (Furkan) ı verdik.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki Musa'ya ve Harun'a, hakkı batıldan ayıran ve çekinenlere ışık ve öğüt olan kitabı verdik.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve gerçek şu ki biz, Musa ile Harun'a Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için, doğruyu eğriden ayırmaya yarayan bir ölçü, ışık saçan bir kaynak ve bir uyarıcı, hatırlatıcı olarak kitabı verdik.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a hakkı bâtıldan, helâli haramdan, imanı küfürden ayıran bilgileri içeren şeriat, mûcizeler vermiş, düşmanlarına karşı zafer ihsan etmiş, Tevrat'ı lütfetmiştik. O, takvâ sahipleri için, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler için bir ışık ve bir öğüt idi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Andolsun biz Musa ile Harun'a takva sahipleri için bir ışık ve bir öğüt olarak hakkı batıldan ayıran kitabı (furkanı) verdik.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Yemin olsun ki, biz Mûsa ile Hârûn'a, takva sahipleri için bir nasihat ve bir nur olarak, hak ile bâtılı ayıran Tevrat'ı vermiştik.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Andolsun! Biz Musa ve Harun’a, kendilerini koruyan muttakiler için mesaj ve ışık olan, her şeyi açıklayıcı bir kitap verdik.
Besim Atalay
Besim Atalay
Musa ile Harun'a —sakınçlara ışık olan, öğüt olan — ayırıcı kitap verdik!
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Andolsun ki biz, Musa ve Harun'a, hakkı batıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için doğruyu eğriden ayıran bir kitap (Tevrat'ı) verdik.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki, Musa ve Harun'a eğriyi doğrudan ayıran Kitap'ı sakınanlar için ışık ve öğüt olarak verdik.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Andolsun biz, Musa ve Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık, bir öğüt ve Furkan'ı verdik.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Musa'ya ve Harun'a Yasalar Kitabını, erdemliler için bir ışığı, bir mesajı verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Yemin olsun ki, Musa ve Harun'a eğriyi doğrudan ayıran kitabı, takva sahibleri için bir ışık ve öğüt olarak verdik.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Celâlim hakkı için biz Musâ ile Harûna fürkan ve bir zıya ve bir zikir vermiştik, müttekıler için
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz Musa ile Hâruunu bir zıyaa, takvaa saahibleri için de bir şeref olan fürkaanı verdik.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Celâlim hakkı için, Mûsâ ve Hârûn'a (hak ile bâtılı ayıran) Furkan'ı ve takvâ sâhibleri için bir ışık ve bir nasîhat olan (Tevrât)ı verdik.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Muhakkak ki, Musa’ya ve Harun’a, Allah’dan sakınıp korunanlar için, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edici, geleceğe ışık tutan ve bir öğüt olan (Tevrat)’ı verdik.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz, Musa/ya ve Harun/a hak ile bâtılı ayırır, ziya verir, sakınanlara öğüt ve ibret verir bir Kitap vermiştik.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Şüphesiz biz Musa ve Harun'a, takva sahipleri için bir ışık, bir hatırlatma ve hakla batılı ayıranı (Tevrat'ı) verdik.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Doğrusu Biz, vaktiyle Mûsâ ile Hârûn’a da, kötülüklerden titizlikle sakınan o takvâ sahipleri için gönülleri aydınlatan bir ışık kaynağı ve bir öğüt ve hikmet kitabı olarak Tevrat’ı, doğruyu eğriden ayırmaya yarayan o şaşmaz ölçüyü vermiştik.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Müttakîler / Sakınıp Korunanlar için bir zikir / hatırlama ve ziyâ / ışık olmak üzere Furkan’ı Harun’a ve Musa’ya verdik.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Yemin olsun ki Mûsa ve Hârûn’a, Allah’tan sakınan (müttakiler) için hakkı bâtıldan ayıran, (hakka) ışık tutan ve (hakkı) hatırlatan (Tevrât’ı)1 Biz verdik.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için doğruyu eğriden ayırmaya yarayan bir ölçü, 57 ışık saçan bir kaynak ve bir uyarıcı, hatırlatıcı [olarak vahyimizi] bahşettik;
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Musa ve Harun’a hakkı batıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan ve sakınıp korunanlar için öğüt olan mesaj verdik. 2/257, 5/15- 16, 7/144- 145, 14/5, 57/7- 8- 9
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
DOĞRUSU Biz, Musa ve Harun’a, hakkı bâtıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan[2729] ve sorumluluk bilincine sahip olanlara (yabancılaştıkları özlerini) hatırlatan bir mesaj vermiştik;[2730]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Kasem olsun ki, Biz Mûsa'ya ve Harun'a Furkan ve bir ziya ve muttakîler için bir öğüt vermiştik.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Biz, Mûsâ ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir ışık ve öğüt olan Furkan'ı (hakkı batıldan ayıran kitabı) verdik.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Musa'ya ve Harun'a hak ve batılı ayırdeden ve korunanlar için bir ışık ve öğüt olan Kitabı verdik.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Musa ile Harun’a o Furkânı, çekinerek korunanlar için bir ışık ve doğru bilgi kaynağı olsun diye verdik.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Musa ve Harun'a Sakınanlar için aydınlık zikir (öğüt) ve furkanı verdik.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz Musa ile Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık ve öğüt olarak, hakkı bâtıldan ayırt eden Tevrat'ı vermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz, Mûsa'ya ve Hârun'a hak ile bâtılı ayıran, korunanlar için bir ışık ve öğüt olan Furkan'ı verdik.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
48-49. daħı bayıķ virdük mūsā’ya daħı hārūn’a tevrįt’i daħı aydınlıķ daħı ögüd śaķınıcılara anlar kim [172a] ķorķarlar çalabı’larından ġāyıb iken daħı anlar ķıyāmetden ķorķıcılardur.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Taḥḳīḳ biz virdük Mūsā ile Hārūna ḥaḳḳı bāṭıldan ayırıcı kitāb. Daḫıaydınlıḳ virdük, daḫı ögütler virdük andan ḳorḳanlara.