Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2490, sondan 3747. ayet; 21. sure ve Enbiyâ Suresinin 7. ayetidir. Enbiyâ Suresi 7. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 3320 olarak hesaplanmıştır. Enbiyâ Suresinin toplam ebced değeri 351301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما ارسلنا قبلك الا رجالا نوحي اليهم فسـلوا اهل الذكر ان كنتم لا تعلمون
Buradaki “ehlü’z-zikr” tamlamasını müfessirler, “Tevrat veya İncil’i okuyup bilgi sahibi olan Ehl-i kitap (yahudi ve hıristiyanlar)” anlamında yorumlamışlardır. Kur’an’ın bir isminin de “zikr” oluşunu dikkate alan bazı tefsirciler “Bundan maksat, Kur’an ehli olanlar yani müslümanlardır” demişlerse de bu görüş tenkit edilmiştir. Zira Kur’an’ı kabul etmeyenlere Kur’an ehlini şahit göstermenin bir anlamı yoktur (Râzî, XXII, 144). Âyet dolaylı olarak, bir konuda bilgi sahibi olmayanların, o konunun ehlinden, uzmanlarından sorup öğrenerek doğru bilgi edinmeleri gerektiğini belirtmekte, dolayısıyla Kur’an hakkında bilgisi olmayanların da peşin bir yargıda bulunmayıp Kur’an hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olanların bu birikiminden yararlanmaları gerektiğine işaret etmektedir.
Mehmet Okuyan
Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber) olarak göndermedik. Bilmiyorsanız [zikr] (Kur’an) ehline sorun!
Biz Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkekler dışında (meleklerden, cinnlerden ve dişilerden) elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o halde zikir ehline (ilim ve irfan sahiplerine) sorun (ve öğrenin).
Ey peygamber! Biz senden önce de peygamber olarak meleklerden değil, ancak kendilerine vahyettiğimiz bir takım erkeklerden elçiler gönderdik. Yani kadınlardan peygamber göndermedik. Bunun için o inkâr edenlere de ki, eğer kendiniz bilmiyorsanız bilenlere sorun.
Biz senden önce de, ancak kendilerine vahiy ile irtibat kurduğumuz, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, liyâkatli, güvenilir erkekleri peygamber olarak görevlendirdik. Bilmiyorsanız Allahın kutsal kitaplarda vahyettiği bilgilere vakıf olanlara sorun.
Biz, senden önce de, ancak kendilerine vahy ettiğimiz bir takım (senin gibi) erkek peygamberler gönderdik. Haydin, kitab ehli olanların alimlerine sorun, eğer bilmiyorsanız.
Bu âyette geçen «ehlü’z-zikr» yani «bilenler»den maksat, müfessirlere göre, Tevrat ve İncil hakkında doğru ve yeterli bilgisi olan ehl-i kitap alimleridir.
Edip Yüksel
Senden önce, insanların dışında elçi göndermedik; onlara vahyediyorduk. Bilmiyorsanız uzmanlara sorunuz
Senden önce de kendilerine vahyetmekte olduğumuz birtakım erkeklerden başkasını(peygamber olarak) göndermedik; eğer bilmiyorsanız ehl-i zikre (âlimlere) sorun!
(Hâkim Haskani Şevahid’ut Tenzil c.1, s.432’de bildirdiğine göre Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a yemin olsun zikir ehli bizleriz. İlim ehli bizleriz. Tevil ve tenzil ehli bizleriz. Şüphesiz ben Resulullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Ben ilim şehriyim. Ali ise bu ilim şehrinin kapısıdır. Her kim ilim dilerse, kapısından girmelidir.”)
Mahmut Kısa
Ey Muhammed! Biz senden önce de, kendilerini vahiyle desteklediğimiz senin gibi yiyip içen, çarşı pazarlarda dolaşan ölümlü adamlardan başkasını elçi olarak göndermedik. Zira onlar, bütün hal ve hareketleriyle müminlere önder ve örnek olacaklardı. Ey insanlar! Eğer bu gerçeği bilmiyorsanız, Allah’ın ayetlerini, dini, kitapları, Peygamberleri iyi bilen dürüst ve güvenilir insanlara, yani zikir ehline sorun. Onlar da şâhitlik edeceklerdir ki:
Biz senden önce de kendilerine vahyetti-ğimiz erkekler1 dışında Peygamberler göndermedik. (Ey kâfirler!) Eğer bilmiyorsanız, gidin kendilerine kitap verdiklerimize2 sorun.
1 Peygamberler hep erkeklerden gönderilmiştir. Allah, Peygamberlik yükünü kadınlara yüklememiştir. Ama kadınlardan bazılarını muhatap alarak vahiy göndermiştir. Hz. Meryem ve Hz. Mûsa’nın annesi gibi... Bu tür vahiylere ilham denilir. Fakat “kadından da peygamber olur” diyenler, bir türlü (رِجَالٌ) kelimesine “erkek” anlamı veremeyip 5. ayette belirtilenlerin şaşkınlıklarına benzer bir şaşkınlıktan kurtulamamaktadırlar. Konuyla ilgili olarak Bk. (Mâide: 111, Yûsuf: 109, Nahl: 43, 68, Kasas: 7, Şura: 47 ve dipnotları) 2 Yahûdî ve Hıristiyan olduklarını söyleyen kâfirlere… Yani gönderilen Peygamberlerin hepsi de insandı ve erkekti; melek, cin veya kadın değildi. Konuyla ilgili olarak Bk. (Yûnus: 94, Nahl: 43)
Muhammed Esed
Biz senden önce de [ey Muhammed,] kendilerine vahiy indirilen [ölümlü] adamlardan başkasını [elçi olarak] göndermedik; bunun içindir ki, [o inkarcılara de ki:] “Eğer kendiniz bilmiyorsanız, önceki kitapları okuyup izleyen kimselere 9 sorun”.
Oysa senden önce de kendilerine vahiy vererek elçilikle görevlendirdiğimiz kişiler ancak senin gibi birer insandılar. Eğer bilmiyorsanız kitap ehline sorun! 12/109, 16/43, 17/94
Biz senden önce de kendilerine mesajlarımızı ilettiğimiz (ölümlü) insanlardan[2681] başka birilerini elçi olarak göndermedik. Hem eğer (bu konuda bir şey) bilmiyorsanız, (geçmiş) vahiylerin mensuplarına sorun!
Mustafa İslamoğlu Enbiyâ Suresi 7. Ayet Açıklaması
[2681] Lafzen: “adamlardan, erkeklerden”. Burada vahyi ve peygamberliği inkâr edenlerin itirazı peygamberin cinsiyetiyle değil beşerliğiyle alâkalıdır (Bkz: Âyet 3, 7, 8). Dolayısıyla bu âyetteki rical, gönderilen rasullerin erkekliğini değil insanlığını vurgular. Bu kimlik vurgulanırken “erkekler” anlamındaki ricâlin kullanılmasında çok ince bir îmâ da sezilmiyor değil. Bu îmâ, hem meleklere “kadın” cinsiyeti yakıştıran, hem de peygamber olarak bir meleğin gönderilmesini isteyen Mekke müşrik aklının içine düştüğü çelişki ve gülünç durum olsa gerektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve senden evvel de göndermedik, ancak kendilerine vahyeder olduğumuz birtakım erkekler gönderdik. Eğer siz bilmez kimseler oldunuz ise artık bilgin zâtlardan sorunuz.
Biz senden önce de, ancak kendilerine vahiy gönderdiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Şayet bilmiyorsanız, bunu bilenlere sorunuz. [12, 109]
“Bilenler” diye tercüme edilen kelimenin aslı “Ehlu’z-zikr” yani “kitap, tebliğ veya uyarının muhatapları” demektir. Tevrat, İncîl, Kur’ân esas itibariyle bir kitap ve uyarıdır.
Süleyman Ateş
Biz, senden önce yalnız kendilerine vahyedilen erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız Zikir ehline (Kitap sahiplerine) sorun.
(1) Bu âyetin benzeri 16:43’te de geçmişti. Her iki âyetin metnindeki ifade “zikir ehli” şeklindedir ki, daha önce de geçtiği gibi, Kur’ân’da zikir sözcüğü, öğüt, ibret, tefekkür, ilim, şeref, kitap, Kur’ân gibi çeşitli anlamlarda kullanılmaktadır. Bu iki âyetin meâlinde, gerek konuyla ilgisi, gerekse kapsamlılığı açısından, “ilim ehli” deyimini kullanmış bulunuyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz erler gönderdik. Hadi, sorun zikir/Kur'an ehline, eğer bilmiyorsanız...