Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2778, sondan 3459. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 105. ayetidir. Mü'minûn Suresi 105. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 34 ve toplam ebced değeri ise 3749 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Burada âhirette inkârcıların yargılanmalarından bir sahne anlatılmaktadır: Allah inkârcılara, âyetleri kendilerine okunduğunda onları yalanlayıp reddettiklerini hatırlatır. Kuşkusuz inkârcıların bütün kötülükleri öncelikle âyetleri inkâr etmeleriyle başladığı için bu suçun altının özellikle çizildiği anlaşılmaktadır. İnkârcıların verdiği cevap gerçeğin tam ifadesidir: “Kötü yanımızın etkisinde kaldık; biz bir sapkınlar topluluğu olduk.” Demek ki inkâr ve isyanları samimi araştırmalarına, akıl ve düşüncelerinin vardığı fikirlere değil, nefsânî arzularını, çıkar kaygılarını, beşerî zaaflarını aşamamalarına dayanıyordu. Bu yüzden “Bizi buradan çıkar!” feryatları da karşılıksız kalacaktır. Çünkü bu yakarışları dünyada yapmaları gerekirdi. Ama dünyada iken samimi müslümanlar âhiret kurtuluşu için niyaz ederken, bu zor hesap için hazırlanırken o inkârcılar bu günahsız müminleri küçümseyip alaya alıyorlardı. Ama şimdi mutlu âkıbeti o müminler elde etmişlerdir.
Mehmet Okuyan
Ayetlerim size [tilavet] edilmemiş (okunup aktarılmamış) mıydı! Siz de onları yalanlamıştınız.
(Onlara:) “Ayetlerim size okunuyorken (İslam’a ve Kur’an’a davet olunurken bunları ciddiye almayıp), yalanlayanlar sizler değil miydiniz?" (diye sorulacaktır).
“Ey zâlimler! Bu azâbı önceden haber veren uyarıcı ve yol gösterici ayetlerim size vaktiyle okunup ulaştırılmamış mıydı? Ve siz de onları küstahça yalanlayıp durmamış mıydınız?” Bunun üzerine, utanç ve pişmanlık içinde:
Mustafa İslamoğlu Mü'minûn Suresi 105. Ayet Açıklaması
[2958] Birinci cümledeki sorunun, cevap almak için sorulmadığı 108. âyetten açıkça anlaşılmaktadır. İkinci cümlede sorunun yer almayışının nedeni de budur.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Değil mi ki Benim âyetlerim size karşı tilâvet ediliyordu da siz onları tekzîp ediyordunuz.»