Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2720, sondan 3517. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 47. ayetidir. Mü'minûn Suresi 47. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 38 ve toplam ebced değeri ise 1990 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Mûsâ ve kardeşi Hârûn’un getirdikleri “âyetler ve apaçık delil” ile genellikle Hz. Mûsâ’nın gösterdiği, bazılarının Hz. Hârûn’la da ilgisi bulunan mûcizeler kastedilmiştir (farklı açıklamalar için bk. Râzî, XXIII, 101). İsrâiloğulları, Hz. Mûsâ kendilerini Mısır’dan çıkarmadan önce dört asırdır Mısır’da yaşıyor, burada ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorlardı. İşte 47. âyette Firavun ve çevresinin bu sebeple onları kendi köleleri gibi gördükleri, dolayısıyla aynı kavimden olan Mûsâ ve Hârûn’un dinlerini kabul etmenin kendileri için onur kırıcı olacağını ileri sürdükleri, böylece azgınlara ve sapkınlara yaraşır bir kibir ve gurur örneği sergiledikleri, bunun da onları helâke götürdüğü bildirilmektedir. Böylece gerek Kur’an’ın ilk muhatapları olan Mekkeli putperestlere gerekse bütün insanlara, doğru ve yanlışı makam-mevki, mal-mülk, soy-sop gibi ölçülerle ayırmaya kalkışmaları halinde bunun bedelinin çok ağır olacağı uyarısında bulunulmaktadır.
Mehmet Okuyan
Onlar şöyle demişlerdi: “Toplumları bize kölelik ederken, bizim gibi olan bu iki insana inanır mıyız hiç!”
(Firavun ve avanesi şöyle) Demişti: “Kendi kavimleri bize ibadet (kulluk ve kölelik edip) dururken; (kalkıp) bizim gibi iki insana mı inanıp (bağlanıp peşlerinden gidelim?) ”
(Bu itibarla Firavun ve kavmi) şöyle dediler: “- Biz, bizim gibi iki insana. (Mûsa ve Harûn'a) hiç iman eder miyiz! Hele bir de kavimleri bize itaat edib duruyorken?
Cemal Külünkoğlu Mü'minûn Suresi 47. Ayet Açıklaması
Kur’an’da “Firavun” kelimesi sadece Hz. Mûsâ dönemindeki Mısır kralını ifade etmek için kullanılmıştır. Hz. Yusuf devrindeki kral için “rab” ve “melik” kelimeleri kullanılmaktadır Hz. Musa ve Harun’un mücadele ettiği ve ilahlık iddiasında bulunan Firavun, Musa’nın tanrısına ulaşmak için kuleler yaptıracak kadar taşkınlık gösteren, gerçeklere sırt çeviren, halkını küçümseyip zayıfları ezen, yaptığı katliamlarla insanlık tarihinin en büyük katillerinden ve zalimlerinden olan ve zulmü ana rahimlerine kadar uzanan bir kral olarak tasvir edilmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
47,48. Bu yüzden: "Milletleri bize kul iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız?" deyip onları yalancı saydılar. Bu yüzden yok edildiler.