Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2814, sondan 3423. ayet; 24. sure ve Nûr Suresinin 23. ayetidir. Nûr Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 6939 olarak hesaplanmıştır. Nûr Suresinin toplam ebced değeri 414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان الذين يرمون المحصنات الغافلات المؤمنات لعنوا في الدنيا والاخرة ولهم عذاب عظيم
23,24. İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.
İftiraya uğrayanlar her zaman Hz. Âişe kadar şanslı olamazlar, kendilerini temize çıkaramaz, iftiranın izini silemezler. Bu sebeple hem iftiraya uğrayıp temize çıkamayanların teselliye ihtiyaçları vardır hem de dünyada ettiklerinin yanlarına kaldığını zannedenlere bir mânevî yaptırım gerekmektedir. Bu dünya fânidir, ebedî âlemde hesap, kitap, mahkeme, şaşmaz adalet, reddi kabil olmayan tanıklıklar, ispat vasıtaları, dünyadaki ile kıyas kabul etmez büyük cezalar vardır. İftira edenlerin imanları varsa bunları ve dünya hayatını lânet içinde geçirdiklerini düşünmeleri gerekir. İftiraya uğrayanlar da bu dünyada mâsum olduklarını ispat edemedikleri için üzülseler bile kendilerini yiyip bitirmesinler; bilsinler ki Allah, dünyada yakalarını kurtaran iftiracılara cezalarının tamamını âhirette verecek, onları cümle âlemin önünde rezil rüsvâ edecektir.
Mehmet Okuyan
Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina iftirasında bulunanlar, dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır.
Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsan¹ mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.
(Masum olan mü’min erkek ve kadınların namus ve haysiyetiyle oynayanlar, Müslüman kişi ve kuruluşlar aleyhinde iftira ve isnatlarda bulunanlar, Allah katında da insanlar nazarında da lanete müstahaktırlar.) Namus sahibi ve bir şeyden habersiz mü'min kadınlara (zina suçu) atanlar, dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap (takdir edilmiştir.)
Hiçbir şeyden haberi olmayan hür, namuslu, inanmış kadınlara iftira edenlere dünyada da lanet edilmiştir, ahirette de… Onlar için, büyük bir azap da vardır.
Namuslu, kötülüklerden habersiz, dalgın ve düşüncesizce davranan mü'min kadınlara zina suçlamasında bulunanlar dünyada ve âhirette, ebedî yurtta lânetlenmişlerdir. Onlara büyük bir ceza vardır.
Hiçbir şeyden haberleri olmayan namuslu, imanlı kadınlara iftira atanlar, dünyada da ahirette de lanete uğramışlardır. Onlar için ayrıca büyük bir azap vardır.
Haberi bulunmadan, utlu olup inanmış da bulunan bir kadını suçlu tutan bir kimse, hem dünyada, hem ahrette lânete uğrayacak, onlara en büyük azap da vardır
Hiç şüphesiz, (haklarında uydurulan) fenalıklardan habersiz iffetli/namuslu, mü'min kadınlara (zina suçu) isnat eden (ve yaptıklarından dolayı tevbe etmeyen)ler var ya; işte onlar dünyada da ahirette de lanete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır.
23,24. İffetli, habersiz, mümin kadınlara zina isnat edenler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Kendi dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarına şahidlik ettikleri gün onlar büyük azaba uğrayacaklardır.
23, 24. Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. Yapmış olduklarına, dilleri, elleri ve ayaklarının, aleyhlerinde şahitlik edeceği gün onlar için çok büyük bir azap vardır.
Şübhesiz ki, (çirkin işlerden) habersiz, iffetli mü'min kadınlara zinâ isnâd edenler, dünyada ve âhirette lâ'netlenmişlerdir; onlar için (pek) büyük bir azab vardır.
Namuslu, habersiz mü/min kadınlar hakkında zina isnat edenler yok mu onlar dünyada, âhirette Hak/kın rahmetinden uzaktırlar. Onlar için büyük bir azap da vardır.
Kötülükten, günahtan haberi bile olmayan saf, temiz ve iffetli mümin hanımlara alçakça iftira atan ve günahlarından tövbe etmeyen o münâfıklara gelince; onlar, dünyada da, âhirette de lânete uğramışlardır ve onların hakkı büyük bir azaptır! Bunlar, delil yetersizliğinden dolayı dünya azâbından kurtulsalar bile, Hesap Gününde yakayı kurtaramayacaklar:
Namuslu, fuhşu aklından bile geçirmeyen,1 Müslüman kadınlara (zina suçu) atanlar, dünyada da âhirette de lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azab vardır.2
1 Burada (الْغَافِلَاتُ)sıfatı övme sıfatlarındandır. Yani Peygamberin hanımları gibi fenalıktan tamamen gafil, öyle bir şeyi asla hatırlarından dahi geçirmez, imanlı hanımlar demektir. Bu sıfatı mu’tarıza olarak alıp da “dalgınlık ve dikkatsizlik etmiş olsalar dahi” şeklinde yapılan tercümeler tamamen keyfidir.2 Hz Peygamber (a.s), Hz. Aişe’nin yanında otururken 23 ten 26. âyete kadar olan âyetler inince Peygamberimiz alnındaki terleri silerek “müjdeler olsun ey Aişe” dedi ve âyetleri okudu. Bunun üzerine Hz. Aişe de “Sana değil aziz ve celil olan Allah’a hamd ederim” dedi. (Özetle-Ahmed b. Hanbel)
Muhammed Esed
Fakat, gerçek şu ki, dalgınlık ya da dikkatsizlik göstermiş olsalar da iffetli ve inanmış olan kadınlara 28 asılsız isnadlarda bulunan [ve günahlarından ötürü tevbe etmeyen] 29 kimseler bu dünyada da, ahirette de [Allah'ın bağış ve kayrasından] uzak tutulacaklardır; ve can yakıcı bir azap beklemektedir böylelerini,
Hiçbir şeyden habersiz masum iffetiyle yaşayan mümin kadınlara iftira atanlar dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir ve onlara korkunç bir azap vardır. 4/112, 24/4, 32/20, 49/6
Şu kesin ki, iffetli ve inanmış kadınlara -dalgınlık ve dikkatsizlik etmiş olsalar dahi- iftira atan kimseler, dünya ve âhirette Allah’ın rahmetinden dışlanacaklar.[2994] Üstelik onlar korkunç bir azaba müstehaktırlar;[2995]
[2994] Allah’ın lânetinin, “rahmetinden dışlanmak” anlamına geldiği yolundaki bir açıklama için bkz: 3:87, not 79. Samimi tevbelerin kabul edileceğine dair âyetlerin ışığında: Tevbe etmedikleri takdirde…
[2995] ‘Azâb, “terkedilmişlik ve mahrumiyet” anlamına geldiği için, bu cümle şöyle de anlaşılabilir: “Onlar korkunç bir terk edilmişliğe mahkûm olacaklar.” (Bkz: 68:33, not 29.)
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak o kimseler ki, afîfe, bîhaber, mü'mine olan kadınlara kötülük isnadında bulunurlar, o kimseler dünyada ve ahirette lânete uğratılmışlardır. Onlar için pek büyük bir azap da vardır.
Şu kesin ki, hayasızlıktan habersiz, iffetli mümin hanımlara, zina iftirası atanlar dünyada da âhirette de lânete uğrarlar. Onlara müthiş bir azap vardır. [33, 57]
Ol kişiler ki ḥaḳḳında söylerler bühtān idüp mestūre ‘avratlaruñ, mü’mine‘avratlaruñ. La‘net oldı anlara dünyāda ve āḫiretde. Daḫı anlar[a]ulu ‘aẕāb vardur.