Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2857, sondan 3380. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 2. ayetidir. Furkan Suresi 2. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 7402 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
الذي له ملك السموات والارض ولم يتخذ ولدا ولم يكن له شريك في الملك وخلق كل شيء فقدره تقديرا
O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.
Özel olarak, Allah’a ortak koşan ve O’nun şanına yakışmayacak şekilde iddialar ileri süren Mekkeli putperestlere cevap olan bu âyetler, daha genel olarak tevhid ilkesini zedeleyici veya büsbütün dışlayıcı, yok sayıcı inanç, fikir ve eylemleri reddeden bir içerik taşımaktadır. 2. âyetin son cümlesine göre evrendeki her şey Allah tarafından yaratıldığı gibi, bu yaratmada bir kaos olmayıp kozmik bir sisteme ve düzene göre gerçekleşmiştir ve gerçekleşmektedir. Canlı cansız her varlık hiçbir sapma göstermeden Allah’ın kendileri için takdir ettiği işlevi icra etmekte; bütün oluşlar sürekli olarak Allah’ın belirlediği yasalara göre işlemektedir; hiçbir gücün ve iradenin bu yasaları aşması, ihlâl etmesi mümkün değildir. 3. âyette, hiçbir yaratma işlevi taşımayan nesnelere tapanlara şu husus hatırlatılmaktadır: Gerçek tanrı, öncelikle yaratıcı güce sahiptir; fayda ve zararın asıl kaynağıdır; gerektiği durumlarda fayda da zarar da O’ndan gelir. Nihayet gerçek Tanrı; ölümü, hayatı ve yeryüzünde hayatın son bulmasından sonra insanların yeniden diriltilerek mahşerde toplanmalarını sağlayacak gücü elinde bulundurandır.
Mehmet Okuyan
Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca O’na aittir; çocuk edinmemiştir; otoritede ortağı yoktur; (O) her şeyi yaratmış ve belirli bir ölçüye kavuşturmuştur.
Göklerin ve yerin mülkiyeti yalnız O'na aittir. Hiçbir zaman çocuk edinmemiştir. Hükümranlığında O'nun hiçbir ortağı da olmamıştır. O her şeyi yaratmış ve her şeye belli bir şekil vermiştir.
O ki, göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Ve O, çocuk edinmemiştir. Egemenlikte O'nun ortağı yoktur. Her şeyi yaratan, işleyiş ve varoluş yasalarını belirleyen O'dur.
(O Allah ki) Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) O’nundur; (Allah asla) çocuk edinmemiştir. (Allah’a evlat isnadı küfürdür.) O’na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle (en ince ayrıntılarıyla birlikte) takdir etmiştir.
Öyle bir mabuttur ki onundur saltanatı ve tedbiri göklerin ve yeryüzünün ve hiçbir kimseyi evlat edinmez, saltanat ve tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderatı takdir etmiştir.
O ki; göklerin, yerin idare ve yönetimi O'na aittir. O bir çocuk edinmemiştir. Yönetiminde herhangi bir ortağı yoktur. Çünkü herşeyi yaratan ve herşeye belli bir plan ve kader tayin edip, düzene koyan da O'dur.
Göklerin ve yerin mülkü ve hükümranlığı kendisine ait olan, oğul-kız edinmeyen, mülkünde ve hükümranlığında ortağı olmayan, her şeyi yaratan, her şeyi belli kanunlara göre düzenleyen, planlayan, sınırlarını ve ölçülerini belirleyen, her şeyi bütün incelikleriyle planına dahil eden Allah yüceler yücesidir.
O ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur; bir çocuk edinmemiştir; mülkünde ortağı yoktur; her şeyi yaratmış ve ona belli bir ölçüye göre düzen (şekil) vermiştir.
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.
O Allah ki, göklerin ve yerin tasarrufu hep O'nun. Hiç bir çocuk edinmemiştir, mülkünde de O'nun hiç bir ortağı yok... Her şeyi yarattı da ona bir nizam verdi; onun mukadderatını tayin buyurdu.
Göklerin ve yerin idare ve mülkiyeti O’nundur. O, asla evlat edinmemiştir, tedbir ve idarede O’nun ortağı yoktur. O, her şeyi yaratan, her şeye bir plan ve kader tayin edendir.
Göklerin ve yerin egemenliği O'na aittir. Soy sop edinmemiştir. Egemenliğinde herhangi bir ortağı yoktur. Her şeyi yaratan ve her şeyi belli bir ölçüye göre düzene koyan O'dur.
1,2. Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan, çocuk edinmeyen, hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuran'ı indiren Allah yücelerin yücesidir.
1, 2. Âlemlere uyarıcı olsun diye kulu Muhammed'e Furkan'ı indiren, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan, hiç çocuk edinmeyen, mülkünde ortağı bulunmayan, her şeyi yaratıp ona bir nizam veren ve mukadderatını tayin eden Allah, yüceler yücesidir.
Göklerin ve yerin yönetimi O'na aittir. Çocuk edinmemiştir, yönetiminde de kendisinin ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış ve en ayrıntılı ölçülerle ona düzen vermiştir.
Astronotları uzaya gönderdiğimizde yiyecek, içecek, oksijen ve yolculuk boyunca gereksinim duyacakları diğer maddeleri en hassas biçimde ölçüp belirleriz. Tanrı, bizi Dünya adı verilen uzay gemisine yerleştirirken bizim ve diğer yaratıkların tüm gereksinimlerini, sürekli yenilenebilecek mükemmel bir biçimde planlamıştır. Örneğin, bizimle bitkiler arasındaki yaşamsal ilişkiyi düşün; biz onların fotosentezle ürettiği oksijeni kullanırken onlar da bizim nefesimizle dışarı attığımız karbondioksidi kullanır. Bak 4:119.
Elmalılı Hamdi Yazır
O öyle bir ilâhtır ki, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinindir. O hiç çocuk edinmedi, hükümranlıkta ortağı yoktur. O, her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyerek takdir etmiştir.
O ki hep Göklerin, yerin mülkü onun, hem hiç bir veled edinmedi, hem mülkte ona hiç ortak da yok, her şeyi yarattı da bir takdir ile her birinin hadd-ü mıkdarını ta'yin ederek hepsinin mukadderatını hazırladı
(O Allah) ki göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Onundur. Hiçbir evlâd edinmemişdir O. Mülkünde Onun bir ortağı da yokdur. O, her şey'i yaratıb ona bir nizâm vermiş, onun mukadderaatını ta'yîn etmişdir.
O (Allah) ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur; ne bir çocuk edinmiştir, ne de mülkünde bir ortağı olmuştur; herşeyi yaratıp onu (maslahatına en uygun bir şekilde)ta'yîn ederek takdîr etmiştir.
O, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan (Allah), asla bir çocuk edinmemiş olup, mülkünde ortağı olmamış. Her şeyi yaratan ve yarattığı şeylerin durumunu (yerini, cinsini, ömrünü, şeklini, adedini, vs.) planlayan da O dur.
O Tanrı ki göklerin, yerin padişahlığı O/nundur. O, çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, gereği gibi takdir etmiştir [⁵].
İsmail Hakkı İzmirli Furkan Suresi 2. Ayet Açıklaması
[5] İnce noktasına varıncaya kadar düzeltmiş, ölçüsü ölçüsüne koymuştur.
Kadri Çelik
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur ve çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.
O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir; asla bir çocuk edinmemiştir; kudret ve egemenliğinde herhangi bir eşi ve ortağı yoktur; her şeyi yaratan ve evrene yerleştirdiği yasalar çerçevesinde, her şeyi mükemmel bir ölçü ve dengeye göre düzenleyen O’dur! Hal böyleyken:
Yer’in ve Gökler’in mülkü / yönetimi O’nundur.
Oğul edinmedi.
Mülk’de / İktidar’da / Yönetim’de O’na ortak da yoktur.
Her şeyi yarattı; ona alın yazısı takdir etti.
Göklerin ve yerin hâkimiyeti Onundur. O hiç çocuk edinmemiştir, hâkimiyetinde Ona ortak (hiçbir şey) yoktur ve her şeyi, O yaratmış ve yarattıklarını mükemmel bir şekilde düzene koymuştur.1
1 Yani, her şeyin bir sınırı vardır ve hiç bir şey, bu sınırı aşamaz. Bu yüzden hiç bir şey, kulluk sınırını aşıp, Ona ortak olmaya imkân bulamaz.
Muhammed Esed
O ki, göklerin ve yerin egemenliği O'na aittir; soy-sop 2 edinmemiştir; egemenliğinde herhangi bir ortağı yoktur; çünkü her şeyi yaratan ve her şeyi belli bir yasalar örgüsüne göre düzene koyan 3 O'dur.
Zira göklerin ve yerin egemenliği sadece O’na aittir. O, ne bir çocuk edinmiştir, ne de egemenliğinde herhangi bir ortağı vardır, her şeyi O yaratmış ve her şeyin kaderini/ölçüsünü bir yasaya O bağlamıştır. 2/107- 255, 7/185, 13/16
O (Allah) ki, göklerin ve yerin hakimiyeti yalnızca O’na aittir; O çocuk edinmemiştir, hâkimiyetinde O’na herhangi bir ortak da bulunmamaktadır: zira her şeyi O yaratmış ve (bütün bunları) ölçüsünü kendi koyduğu yasalara bağlamıştır.[3079]
Mustafa İslamoğlu Furkan Suresi 2. Ayet Açıklaması
[3079] Fe-kadderahû takdîrâ, varlığın kaderinin bir ölçü üzerine yaratılmak olduğunu ifade eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Öyle zât ki, göklerin ve yerin mülkü O'nun içindir ve hiçbir oğul edinmemiştir. Ve O'nun için mülkünde bir ortak da yoktur ve herşeyi yaratmıştır, onu bir miktar ile takdir buyurmuştur.
Göklerin ve yerin hâkimiyeti O'nundur. O asla evlat edinmedi, hâkimiyette hiç bir ortağı olmadı. Her şeyi yaratıp nizam veren ve her şeyin varlığını bir ölçüye göre belirleyen O'dur.
Âyetin aslında “takdir” tabiri kullanılmaktadır. Bunun anlamı şudur: Allah kâinattaki bütün varlıkları yaratmakla kalmaz, onlardan her birine mahsus bir yapı, biçim, boy, miktar, her aşamadaki gelişme sınırı, ömür müddeti gibi bütün yönlerini belirler. Tevhid inancını olanca kapsamıyla bildirdiği için bu âyet-i kerime, Hz. Peygamber tarafından, konuşmaya başlayıp aklı eren çocuklara, Kur’ân’dan ilk öğretilmesi gereken yerlerden olarak tavsiye buyurulmuştur.
Süleyman Ateş
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur, O, bir çocuk edinmemiştir, mülkünde ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir.
Göklerin ve yerin hâkimiyeti onun elindedir; ne bir çocuk edinmiştir, ne de hâkimiyette ortağı vardır. O, her şeyi yaratmış ve her şeye bir ölçü koymuştur.
Göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. Hiç bir oğul edinmemiştir ve hükümranlığın da hiçbir ortağı yoktur. Her şeyi O yaratmış ve belirli bir ölçüye göre takdir etmiştir.
Göklerin ve yerin egemenliği Onundur. O evlât edinmemiş, egemenliğinde Onun bir ortağı da olmamıştır. Herşeyi bir ölçü ile yaratıp kaderini belirleyen de Odur.
Göklerin ve yerin mülk ve saltanatı yalnız O'nundur. Çocuk edinmemiştir O. Mülk ve saltanatında ortak yoktur O'na. Her şeyi yaratmış ve her şeye bir ölçü ve oluş tarzı takdir etmiştir.
Ol Tañrı ki anuñdur pādişāhlıġı göklerüñ ve yirlerüñ. Daḫı oġul ḳız idin‐medi, şerīki daḫı yoḳdur pādişāhlıḳdan. Daḫı her nesneyi yaratdı. Taḳdīreyledi muḫtelif hey’āt üstine.