Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2903, sondan 3334. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 48. ayetidir. Furkan Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 3172 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وهو الـذي ارسل الرياح بشرا بين يدي رحمته وانزلنا من السماء ماء طهورا
48,49. O, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.
İnkârcıların, nefsânî tutkularını tanrılaştırırcasına akıl ve iz‘an yolundan saptıklarını bildirerek bu tutumun yanlışlığını vurgulayan âyetlerin ardından bu bölümde de insanın aklına, irfanına ve basiretine hitap eden deliller ortaya konmakta; insanın her an içinde yaşadığı tabiat olaylarındaki yaratıcı kudrete işaret eden ontolojik düzenden, bu düzeni kuran ve sürdüren ilâhî yasalardan bazı örnekler verilmekte; bu suretle insanlar, Kur’an’ın temel hedefi olan Allah’a imana ve hidayet yoluna davet edilmektedir. 50. âyetteki “... kendilerine” diye çevirdiğimiz beynehüm ifadesi lafzî olarak “aralarında” anlamına gelir. Ancak biz, bu ifadenin Türkçe anlatım tarzına en uygun karşılığının tercih ettiğimiz şekilde olduğunu düşünüyoruz. Bu âyet, Kur’an’da bazı bilgilerin, uyarıların, ibretli olayların vb. anlatımların yer yer aynı ifade kalıplarıyla sık sık tekrar edilmesinin sebebini de ortaya koymaktadır.
Mehmet Okuyan
48,49. Rüzgârları rahmetinin (yağmurun) önünde müjdeci olarak gönderen O’dur. O (su) sayesinde ölü toprağı canlandırmak ve onunla yarattıklarımızdan hayvanlara ve insanlara su vermek için gökten tertemiz suyu biz indirmekteyiz.
Bu ayette “rahmet”le “yağmur” eşitlenmekte ve suyun insan hayatındaki önemine dikkat çekilmektedir. Yağmur nasıl ki kurak ve çöl olan ortamı yeşertip insana huzur veren ve hayatın devamı için imkânlar sunan bir şekle dönüştürüyorsa, vahiy de tıpkı kurak ve donuk olan hayatı adeta anlama ve canlılığa dönüştüren bir durum arz etmektedir.,Benzer mesajlar: A‘râf 7:57; Tâhâ 20:53; Nûr 24:43; Neml 27:63; Rûm 30:48; Fâtır 35:9.
Bayraktar Bayraklı
48,49. Rüzgârları rahmet yağmurunun önünde müjdeleyici olarak gönderen O'dur. Ölü toprağı diriltmemiz ve yarattığımız hayvan ve insanlara su vermemiz için gökten tertemiz su indiriyoruz.
Bahaeddin Sağlam Furkan Suresi 48. Ayet Açıklaması
(*) Kur’anda bu ayette ve başka birçok yerde görüldüğü gibi, konuşma üslubu 3. şahıstan 1. şahsa geçiyor. Bu sayede zihin harekete geçmiş oluyor. Ve Arapçada bu, edebî bir sanattır. Ayrıca Ebu Ubeyde’nin Mecaz-ül Kur’anda (C: 2, Sh: 72) ifade ettiği gibi, yaygın bir zaman içinde olan işlerde kullanılan mazi fiilleri, muzari manasına gelir. Onun için biz bu mealimizde 45., 46. ve 48. ayetlerde geçen mazi fiilleri muzari olarak tercüme ettik. Çünkü anlatılan işler, geçmişte olmuş bitmiş değil, halen de devam etmektedirler.
Besim Atalay
48,49. Rahmetten önce, müjdeleyen yelleri gönderen O'dur; ölmüş olan bir kente can vermek, yaratıklar içinden yılkılarla, birçok insanları da sulamak için, gökten arı su indirdik!
48,49. Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderen O'dur. Ölü bir yeri diriltmek ve yarattığımız nice hayvan ve insanları sulamak için gökten tertemiz su indirmişizdir.
48, 49. Rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen O'dur. Biz, ölü toprağa can vermek, yarattığımız nice hayvanlara ve nice insanlara su vermek için gökten tertemiz su indirdik.
48, 49. Rahmeti eseri olan yağmurun önünde rüzgârı müjdeci gönderen O/dur. «— Kuru bir memlekete [⁴] yeniden can verelim ve yarattıklarımızdan davarları, çölde bulunan birçok insanları suvaralım» diye gökten tertemiz su indirdik.
Sınırsız lütuf ve rahmetinin önünden, rüzgârları bolluk ve bereket kaynağı olan yağmurların müjdeleyicisi olarak gönderen de O’dur. Böylece gökten sizin için tertemiz bir su indiriyoruz;
1 Rahmet: Burada yağmur anlamınadır. Bu âyet; sanki insanları gaflet uykusundan uyandıran ve ilâhi rahmetten önce esen müjdeci ihtilâf rüzgârlarına işaret ediyor. Zîrâ Peygamberimiz, “ümmetimin ihtilâfında geniş bir rahmet vardır” buyurmuştur. Ancak bu rüzgârların fırtına olmamasına dikkat edilmelidir.
Muhammed Esed
Rahmetinin önünden rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Evet, böylece gökten tertemiz suyu Biz indiriyoruz,
Mustafa İslamoğlu Furkan Suresi 48. Ayet Açıklaması
[3136] Veya neşran okuyuşuna dayanarak: “yayıcı, dağıtıcı” (Râzî).
[3137] Kur’an’da rüzgâr-rahmet/yağmur metaforunun kullanıldığı her yerde vahye bir işaret ya da îmâ vardır. Nasıl ortalığı kasıp kavuran her şeyi havaya savuran rüzgâr arkadan gelen yağmurun habercisiyse, Mekke yıllarında vahyin estirdiği bu fırtınada çekilen sıkıntılar da arkadan gelecek rahmetin habercisidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
(Ve O, o) Zât-ı Kerîm'dir ki, rüzgarları rahmetinin önünde bir müjdeci olarak gönderdi. Ve gökten tertemiz bir su indirdik.
48, 49. Rüzgârları rahmetinin önünden müjdeci olarak gönderen de O'dur. Ölü diyarlara hayat vermek ve yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su vermek için gökten tertemiz suyu da Biz indirmekteyiz. [22, 5; 42, 28; 30, 50]