Furkan Suresi 50. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2905, sondan 3332. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 50. ayetidir. Furkan Suresi 50. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 2935 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولقد صرفناه بينهم ليذكروا فابى اكثر الناس الا كفورا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولقدصرفناهبينهمليذكروافابىاكثرالناسالاكفورا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Velekad sarrafnâhu beynehum liyeżżekkerû feebâ ekśeru-nnâsi illâ kufûrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki (gerçeği) hatırlasınlar diye bu (gibi gerçekleri) aralarında etraflı bir şekilde anlattık. İnsanların çoğu küfürden başka (bir karşılık vermemekte) direttiler.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Gerçek şu ki, düşünüp öğüt almaları için suyu, ülkeler arasında bir nizama göre dağıtmışızdır. Buna rağmen insanların çoğu nankörlükte direnmiştir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz, öğüt almaları için onu, onların aralarında paylaştırdık. Ancak insanların çoğu nankörlük etmekte direttiler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Andolsun bunu (Kur’an’ı), onların arasında, öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde (Resulün dili ve haliyle) açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük ederek (bile bile) ayak diretip (karşı çıkmışlardır).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz onu, bulundukları yerlere akıttık düşünüp ibret alsınlar diye, fakat insanların çoğu, ibret almaya yanaşmadı, nankör olup gitti.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Gerçek şu ki biz, bütün bu tabiat olaylarını insanların gözü önünde, türlü türlü şekillerde tekrar ettik ki, belki ders alıp akıllarında tutarlar. Ama insanların çoğu inat edip dayattılar ve nankörlükten vazgeçmediler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Andolsun, yağmuru, ibret almaları, şükretmeleri için, insanlar arasında, yeryüzünün değişik bölgelerinde bölüştürdük. Ama, insanların çoğu ille de nankörlük edip diretmiştir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Andolsun ki öğüt alsınlar diye onu aralarında dağıttık. [6] Ancak insanların çoğu nankörlükten başka bir şeye yanaşmadılar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu, yağmuru, memleketler arasında taksim ettik ki, ibret alsınlar (şükretsinler). Yine de insanların çoğu yüz çevirdiler, ancak nimeti inkâr ettiler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Andolsun! Biz, mesaj alsınlar diye, o suyu aralarında kullandık. Fakat insanların çoğu nankörlük yapmaktan başka hiçbir nimete şükretmediler.
Besim Atalay
Besim Atalay
«Öğüt alsınlar diye, aralarında onu gerçekten dağıtmışız, insanların pek çoğu kâfir olmaktan başka bir şey yapmamışlardır
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Andolsun ki, o (yağmur)u, memleketler arasında taksim ettik ki, (insanlar) düşünüp ders alsınlar. Ama insanların çoğu nankörlükte direndiler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki öğüt almaları için ülkeler arasında yer yer türlü türlü yağmur yağdırmışızdır. Buna rağmen insanların çoğu nankörlükte direnmiştir.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşitli şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Öğüt almaları için onu aralarında dağıtıp çevirdik. Ne var ki insanların çoğunluğu nankörlükte diretmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşit çeşit şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Celâlım hakkı için onu aranızda evirip çevirmekteyiz düşünsünler ıbret alsınlar diye yine de nâsın ekserîsi dayatmakta nankörlükten başkasına yanaşmamakta
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Andolsun bunu, (insanların) ibret almaları için, aralarında çeşid çeşid suretlerde anlatmışızdır (yahud bu suyu evirib çevirmişizdir). Fakat insanların çoğu, ille nankörlük olmak üzere, dayatdılar (inâdlarından dönmediler).
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Celâlim hakkı için, ibret alsınlar diye bunu aralarında çeşitli şekillerde açıkladık;(1)fakat insanların çoğu nankörlükten başka bir şeye yanaşmamaktadır.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
İnsanlar aralarında düşünsünler diye o hatırlatmayı biz kullanıyoruz, fakat insanların çoğu kabul etmemekte direniyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz onların nimetimizi hatırlamaları için yağmuru aralarında [⁵] dolandırdık [⁶]. Halbuki nâs/ın pek çoğu nankörlükten başka bir şey yapmadılar.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Şüphesiz bunu, onların arasında hatırlayıp kendilerine gelsinler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlükte direnmiştir.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Gerçekten Biz, insanı hakîkate ulaştıracak delilleri ortaya seren muhteşem bir kitap indirdik ve onu türlü misallerle ve tüm yönleriyle açıkladık ki, bu ayetleri düşünüp ibret alsınlar fakat insanların çoğu, bunca öğütlerden yüz çevirerek nankörlükte diretiyor.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
And olsun, düşünüp öğüt alsınlar diye onu onların arasında evire çevire açıkladık! İnsanlar’ın çoğu ancak nankörlükte / inkârda diretti.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Yemin olsun Biz, bu (Kur’an’ı),1 insanların öğüt almaları için, (tekrar tekrar) anlattık ama yine de insanların çoğu inkârdan başkasına yanaşmadılar.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, Biz bütün bunları insanların gözü önüne hep seregelmişizdir 39 ki, belki ders alıp akıllarında tutarlar; ama insanların çoğu, nankörlükte direnmektedir.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Biz, bu konuları düşünüp öğüt alsınlar diye onlara tekrar tekrar anlatıyoruz ama gel gör ki insanların çoğu nankörlükten başka bir şey yapmıyorlar. 41/39, 5/9...11, 14/52, 29/51
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz, onu (ve bütün bu örnekleri)[3138] ayrıntılı bir biçimde açıklayarak insanların önüne koyduk ki düşünüp ders alsınlar… Hal böyleyken insanların çoğu yine de yüz çevirmekte, nankörlükte direnmekteler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Zât-ı akdesim hakkı için onu (o yağmur nîmetini) tefekkür etsinler için aralarında türlü türlü sûretlerde bulundurmaktayız. Halbuki nâsın ekserisi ancak nankörlükte bulunmuştur.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Bu gerçeği, insanların iyice düşünmeleri için Biz, farklı üsluplarla anlatsak da onların çoğu nankörlükten başka bir şey yapmıyorlar.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Andolsun biz, bu sözü onların aralarında çevirip çevirip anlattık ki öğüt alsınlar. Ama insanların çoğu, nankörlükte direnmektedir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Biz o suyu, bilgi sahibi olsunlar(ve bilgilerini kullansınlar) diye halden hale çevirdik. Ama insanların nankörlüğü bir türlü bırakmaz.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Düşünsünler, öğüt alsınlar diye, onu aralarında evirip çevirdik. Yine de insanların çoğu nankörlükten vazgeçmez.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Doğrusu, öğüt alsınlar diye Biz onu aralarında çeşitli şekillere çevirip durmaktayız.(6) Yine de insanların birçoğu nankörlükten geri durmuyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, onu aralarında çeşitli biçimlerde ifade ettik ki öğüt alabilsinler. Ama insanların çoğu sadece nankörlükte ısrar etmektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ ŧaġıdduķ anı aralarında tā endįşe eyleyeler pes onamadı ādemįlerüñ eyregi illā inanmamaķlıġa.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Biz ṭaġıtduḳ anları aralarında anlar ögütlenmeg‐içün. Pes uymadı ḫalḳuñçoġı, illā kāfirlıġa.