Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2949, sondan 3288. ayet; 26. sure ve Şu'arâ Suresinin 17. ayetidir. Şu'arâ Suresi 17. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 867 olarak hesaplanmıştır. Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri 392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (2) م (1) bulunuyor.
Yüce Allah, Firavun ve adamlarının Hz. Mûsâ’ya herhangi bir zarar veremeyeceklerini kendisine bildirerek tereddütlerini giderdikten sonra ondan kendisine dayanıp güvenmesini istemekte ve yardımlarıyla onların yanında olacağını bildirmektedir.
Mehmet Okuyan
16,17. Firavun’a gidin ve deyin ki: ‘Şüphesiz ki biz, İsrailoğullarını bizimle göndermen için âlemlerin Rabbi’nin elçi(leri)yiz.”
“Ki, zulüm ve haksızlıktan vazgeçip ilâhî hükümlere boyun eğesin ve yüzyıllardan beri köleleştirdiğin İsrâil Oğullarının bizimle birlikte Filistin’e gelmelerine izin veresin.”
16, 17. Gidin o Firavun'a: “Biz Rabbülâlemin tarafından sana gönderilen elçileriz, O'ndan sana mesaj getirdik: İsrailoğullarını serbest bırakacaksın, bizimle gelecekler! ” deyin. [20, 46]
Hz. Mûsâ ile Harun’un başlıca iki görevleri vardı. 1.Firavun’u ve halkını bir Allah’a kulluğa çağırmak. 2.İsrailoğullarını, Firavun’un esaretinden kurtarmak. Kur’ân bazen her ikisinden (Naziat sûresinde), bazen birinden bahseder.