Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2955, sondan
3282. ayet;
26. sure ve
Şu'arâ Suresinin
23. ayetidir.
Şu'arâ Suresi 23. ayetinin kelime sayisi
5, harf sayısı
21 ve toplam ebced değeri ise
1018 olarak hesaplanmıştır.
Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri
392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ط (0)
س (0)
م (2) bulunuyor.
قال فرعون وما رب العالمين
Kâle fir’avnu vemâ rabbu-l’âlemîn(e)
Firavun, “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
Firavun’un alaycı tavırlarına rağmen Mûsâ’nın bütün ilâhî dinlerin en temel ilkesi olan tevhid akîdesini veciz ifadelerle ortaya koyduğu görülmektedir.
(Firavun) “Âlemlerin Rabbi de nedir?” demişti.
Firavun şöyle dedi: “Âlemlerin Rabbi dediğin de nedir?”
Firavun: “Âlemlerin Rabb'i de nedir? dedi.
(Bunun üzerine) Firavun dedi ki: “Âlemlerin Rabbi nedir?”
Firavun, alemlerin Rabbi ne der ki dedi.
Firavun: “Bu alemlerin Rabbi de kim oluyor?” dedi.
Firavun:
“Âlemlerin bütün varlıkların Rabbi dediğin nedir?” diye sordu.
Firavun dedi ki: "Alemlerin Rabbi de nedir?
Firavun dedi ki: 'Alemlerin Rabbi nedir?'
Firavun şöyle dedi: “- Âlemlerin Rabbi de kimdir?”
Firavun: “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
Firavun dedi ki: «Âlemlerin Tanrısı kim?»
Firavun ona: “Âlemlerin Rabbi ne demektir?” diye sordu.
Firavun: "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.
Firavun şöyle dedi: Âlemlerin Rabbi dediğin de nedir?
Firavun, "Evrenlerin Rabbi de ne demek?" dedi.
Firavun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki?"
Fir'avn, rabbülâlemin de nedir? dedi
Fir'avn dedi ki: «Aalemlerin Rabbi (dediğin) nedir»?
Fir'avun dedi ki: “Âlemlerin Rabbi de nedir?”
Firavun “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
Firavun dedi ki «— Âlemlerin Rabbi dediğin nedir?»
Firavun, “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
Firavun lâfı değiştirerek, “Peki söyler misin, şu dediğin Âlemlerin Rabb’i de neyin nesi? Bu sözünü ettiğin Allah, bu ülkenin de mi sahibi ve yöneticisi oluyor?” dedi.
Firavun: -“Âlemler’in rabbi de nedir?” dedi.
Firavun: “Âlemlerin Rabbi dediğin (de) nedir?” dedi.
1 Bu âyet soru cümlesi olarak tercüme edilmezse, Hz. Mûsa’nın Firavunun yaptıklarını nîmet olarak kabul ettiği anlaşılır. Bu sebeple âyet, soru cümlesi olarak tercüme edilmiştir. (Kurtubî)
Firavun: “Bu âlemlerin Rabbi de kim oluyor?” dedi. 13
Firavun dedi ki: Âlemlerin Rabbi de neyin nesiymiş? 26/24
Firavun: “Âlemlerin Rabbi de neyin nesiymiş?” dedi.
Fir'avun dedi ki: «Alemlerin Rabbi nedir?»
Firavun: “Sahi, şu bahsettiğin Rabbülâlemin de ne? ” dedi. [28, 38; 43, 51-52]
Firavun, Rabbülâlemin’in mahiyetini soruyor. Bir şeyin mahiyeti ise, benzerleri ile ortak olduğu genel gerçektir. “Onun türü veya cinsi nedir?” diye sormuş oluyor. Allah Teâlanın benzeri olmadığından Hz. Mûsâ (a.s.) cevabında üslub-i hakîm tarzını seçip, yalnız, Rabbülâlemin’in ismini kavram mânasıyla düşündürmek üzere, alemini tefsir ederek “göklerin ve yerin Rabbi” diyor.
Fir'avn dedi ki: "(Ey Musa) alemlerin Rabbi nedir?"
Firavun: “varlıkların sahibi de kim oluyor?” dedi.
Firavun dedi ki:-Alemlerin Rabbi de nedir?
Firavun “Âlemlerin Rabbi de ne?” dedi.
Firavun dedi: "Peki, âlemlerin Rabbi kim?"
eyitti: fir'avn “daħı nedür 'ālemler çalabı’sı?”
Fir‘avn eyitdi: Kimdür Rabbü’l‐‘ālemīn? didi.
Fir’on dedi: “Aləmlərin Rəbbi nədir? (Nə cür şeydir?)”
Pharaoh said: And what is the Lord of the Worlds?
Pharaoh said: "And what is the ´Lord and Cherisher of the worlds´?"(3152)*
3152 Moses having eliminated all personalities, the argument now comes up to the highest plane of all-the attributes of Allah and His mercies. Moses had put forward this before, as implied in verse 16 above, but Pharaoh had twisted it into personalities. Now we come back to the real issue. It may have been in the same sitting, or it may have been in a later sitting. (R).