Neml Suresi 28. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3187, sondan 3050. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 28. ayetidir. Neml Suresi 28. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 5604 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
اذهب بكتابي هذا فالقه اليهم ثم تول عنهم فانظر ماذا يرجعون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
اذهببكتابيهذافالقهاليهمثمتولعنهمفانظرماذايرجعون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
İżheb bikitâbî hâżâ feelkih ileyhim śümme tevelle ‘anhum fenzur mâżâ yerci’ûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
“Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Şu mektubumu götür ve kendilerine ver; sonra (kenara) çekil de ne sonuca varacaklarına bak!”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
“Şu yazımı götürüp onlara at! Sonra onlardan uzaklaş da bak bakalım, nasıl davranacaklar.”[390]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
“Bu mektubumu götür, onlara ilet. Sonra bir kenara çekilip ne tepki vereceklerini gözle.”
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
“(Bunu anlamamız için) Şu mektubumu götürüp onlara (Belkıs’ın Sarayı’na) at, sonra onlardan biraz öteye çekil ve seyret, hele bak ne yapıyorlar (nasıl bir tepki gösteriyorlar) nasıl bir sonuca-karara varacaklar? (anlayalım) ” dedi.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Git, şu mektubumu götür, ver onlara, sonra biraz çekil onlardan, bak bakalım, ne cevap verecekler?
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
“Al, bu mektubu onlara götür ve bak bakalım nasıl bir sonuca varacaklar.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“Şu mektubumu götür, onlara bırak. Sonra bir kenara çekil. Ne sonuca varacaklarını dikkatlice takip et.”
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Şu mektubumu götür, onu kendilerine bırak; sonra onlardan biraz uzaklaş da bak ki neye başvuruyorlar."
Ali Bulaç
Ali Bulaç
'Bu mektubumla git, onu kendilerine bırak sonra onlardan (biraz) uzaklaş, böylelikle bir bakıver, neye başvuracaklar?'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Bu mektubumu götür de bırak onlara. Sonra yanlarından çekil de bak, ne neticeye varacaklar.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Bu mektubumu götür, onlara at. Sonra onlardan uzaklaş, bak bakalım ne cevap verecekler?” dedi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Al şu betiğimi götür onlara, çekil sonra da, bekle, ne yapacaklar?»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım, (kendi aralarında ne konuşacaklar ve) nasıl bir sonuca varacaklar?”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
"Şu yazımı götür, onlara at, sonra bir yana çekil, varacakları sonuca bak."
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Şu mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarına bak.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Şu mektubumu onlara götürüp ilet ve sonra bir yana çekilip tepkilerini gözle."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
"Şu mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarına bak."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Şu mektubumu götür bırak onlara, sonra dön kendilerinden de bak ne neticeye varacaklar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
«Şu mektubumu götür, onu kendilerine bırak. Sonra onlardan biraz çekil de bak neye dönecekler»?
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
“Bu mektûbumu götür de kendilerine bırak; sonra onlardan (biraz öteye) çekil de, ne (netîce)ye varacaklarına bak!”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
“Bu yazdığım mektubu götür ve onlara ver. Sonra onlardan dönüp uzaklaş ve onları gözetle. Nasıl bir tepki verecekler?” dedi.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
27, 28. Süleyman ona şöyle dedi: «— Bakalım gerçek mi söylüyorsun, yoksa yalancılardan biri misin? Benim şu mektubumu götür, onlara bırak, sonra onlara yakın bir yere çekil, dur, bak ne cevap verecekler!»
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Şu mektubumu götür, onlara at, sonra da onlardan bir tarafa çekil; böylelikle bir bakıver, neye başvuracaklar?”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
“Şu mektubumu götür ve gizlice önlerine atıver, sonra onlardan biraz uzaklaşarak bir kenara çekil ve onları dikkatle gözetle, bakalım ne yapacaklar?”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
“Benim bu yazımı / mektubumu götür; onlara bırak! Sonra onlardan geri çekil! Bir bak; neye müracaat edecekler?”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ve devamla): “Şu mektubumu götür, onlara ver. Sonra (bir kenara) çekil de ne sonuca varacaklarına bir bak.” (dedi.)
Muhammed Esed
Muhammed Esed
“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım, nasıl bir sonuca varacaklar”.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Bu mektubumu al götür ve onlara ilet, sonra onlardan biraz uzaklaş ne cevap verecekler bir bak!
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
“Bu mektubumu al onlara ulaştır; sonra onlardan uzaklaşıp bir köşeye çekil de bak bakalım, nasıl bir sonuca varacaklar.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
«Şu mektubum ile git, hemen onlara bırak, sonra onlardan çekil de bak ki, neye varacaklar?»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
27, 28. “Bakalım, dedi Süleyman, doğru mu söyledin, yoksa yalancının teki misin, bunu anlayacağız. Sen şimdi şu mektubumu götür, bırak onların yanına, sonra onlardan biraz uzaklaş ve ne yapacaklarını gözle. ”
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Bu mektubumu götür, onlara at, sonra onlardan biraz öteye çekil de bak, neye başvuruyorlar (ne yapacaklar).
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Şu mektubumu götür, onlara bırak; sonra kenara çekil de bekle; bakalım ne cevap verecekler.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bu mektubumu götür ve onlara ilet, sonra onlardan biraz ayrıl ve neye başvuracaklarına bak!
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
“Şu mektubumu götür, onlara bırak; sonra bir kenara çekil ve ne yapacaklarına bak.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
"Şu yazımı götürüp onlara at. Sonra onlardan uzaklaş da bak bakalım, nasıl davranacaklar."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
“ilt nāmemi uşbu pes bıraķ anı anlardın yaña andan girü dön anlardan pes baķ ne nesene döndürürler.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Al git benüm bu bitigümi, pes bıraḳ anlar üstine, andan ṣoñra biryañada ṭur, pes gör ne cevāb ḳaytarurlar.