Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3234, sondan 3003. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 75. ayetidir. Neml Suresi 75. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 3063 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) bulunuyor.
“Apaçık kitap” ifadesi, “ana kitap, levh-i mahfûz veya Allah’ın ilmi” olarak yorumlanmıştır (krş. Taberî, XX, 11; Şevkânî, IV, 145; İbn Âşûr, XX, 29). Muhammed Esed ise “Allah’ın, yarattığı âlem için koyduğu yasalar ve ilkeler örgüsü” olarak tercüme etmiştir (II, 775).
Mehmet Okuyan
Gökte ve yerde [gaib] (yaratılmışların bilemeyeceği) ne varsa hepsi ancak ve ancak apaçık bir kitaptadır.
1- Yaratılmış varlıların idrakini aşan, görülmeyen, bilinmez olan, gizli, gelecekte olacak şeyler, geleceğe dair bilgiler, duyularla kavranamayan şeyler. 2- Levh-i mahfuz; Allah'ın bilgisi. İçi yazılı olan şey. Yasa, hüküm, kader, yazmak. Bir şeyin kayıt altına alınması, korunması. Allah'ın yarattığı âleme koyduğu yasalar.(Sunnetullah)
Ahmet Akgül
Gökte ve yerde (gördüklerinizin dışında size) gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık olan bir Kitapta (Levh-i Mahfuz'da) olmasın.
Gökte ve yerde göze görünmeyen saklı-gizli hiçbir şey yoktur ki, doğruları, hakkı ortaya koyan, kâinatın kayıt sicilinde, kanunlar ve ilkeler kitabında bilgi işlem merkezinde Levh-i Mahfuz'da yazılı olmasın.
Gökte ve yerde saklı-gizli hiçbir şey yoktur ki, kâinatın kayıt sicilinde, (Allah'ın) kanunlar ve ilkeler kitabında Levh-i Mahfuz'da (bilgi işlem merkezinde) yazılı olmasın.
1 Mübîn: Açık yahut açıklayıcı demektir. “Kitab-ı Mübin” ise; Allaha açık veya her şeyin bilgisinin bulunduğu “levh-i mahfuz” veya “Allah’ın ilmi” demektir. Konuyla ilgili olarak Bk. (En’am: 59, Yûnus: 61, Hûd: 6, Sebe’: 3)
Muhammed Esed
göklerde ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki [O'nun yarattığı âlem için koyduğu] yasalar ve ilkeler örgüsünde yeri olmasın.
[3345] Ya da mecazen: “insan üstü âlemde ve insan altı âlemde..”
[3346] Ğâibe, hem tüm boyutlarıyla gizli olanı, hem de açık olduğu halde bazı boyutlarıyla gizemli olanı kapsar. Kelimenin belirsiz formda oluşu da bunu pekiştirir.
[3347] Veya: “göğün ve yerin gizli-saklı en küçük sırrı bile..” İbaredeki ğâibin sıfat, sonundaki tâ’nın da mübalağa için olması durumunda (Râzî).
[3348] Kitâb-ı mubîn ile Kur’an değil, “bilinmeyen bir sistemle korunmuş ana kart” anlamına gelen levh-i mahfûz kastedilmiştir. Fî kitâbin mubinindeki lugavî belirsizlik ve lafzî apaçıklığa dair bir not için bkz: 11:6.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve gökte ve yerde bir gaib (bir gizlenmiş şey) yoktur ki, illâ apaçık bir kitapta (yazılmış)dır.