Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3294, sondan 2943. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 42. ayetidir. Kasas Suresi 42. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 2256 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
واتبعناهم في هذه الدنيا لعنة ويوم القيمة هم من المقبوحين
“Öncüler” diye çevirdiğimiz eimme kelimesi “önder” anlamına gelen imâm kelimesinin çoğuludur. Firavun ve adamları inkârcılıkta ısrar ettikleri, halkı da emir ve teşvikleriyle peşlerinden küfre sürükleyip âhirette cehenneme girmelerine sebep oldukları ve bu konuda onlara önderlik ettikleri için âyette, “ateşe çağıran öncüler” olarak anılmışlardır. Şüphesiz ki kendileri de ateşe çağırdıkları kimselerle birlikte cehenneme gireceklerdir. Bu durum Allah’ın onlara bir haksızlığı veya adaletsizliği değil, onların kendi tercihlerinin sonucudur. Bu sebeple dünyada Allah’ın lânetine uğramışlar ve tarih boyunca kitaplı dinlerde kötü şöhretle anılagelmişlerdir. Kıyamet gününde de Allah’ın vereceği cezadan kendilerini kurtaracak herhangi bir yardımcı bulamayacaklar ve lânetlenmiş kişiler arasında kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
Bu dünyada arkalarına lanet takmıştık (lanetle anılmalarını sağlamıştık).Kıyamet gününde de kötülenmişler arasında olacaklardır.
Benzer mesaj: Hûd 11:99.,Kur’an’da sadece bu ayette geçen [el-makbûhîne] kelimesi “kötülenmişler”, “kabahatli olanlar” demektir. Bu kelime kendileri için kullanılanlar insanlık tarihinin eşi benzeri görülmemiş azgınlığını, sapkınlığını ve zulmünü ortaya koyan Firavun ve onu destekleyenlerdir. İşte bu adamlar başka hiç kimse için kullanılmayan bir kelime ile tanıtılmışlardır.
Bayraktar Bayraklı
Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar kıyamet gününde kötülenmişler arasında olacaklardır.
Çünkü biz, bu dünyada onların arkalarına lanet taktık, daima lanetle anılacaklardır. Kıyamet gününde de, suratları çirkinleştirilerek, yani gözleri gömgök, yüzleri kapkara iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler olacaklardır.
Bununla beraber bu dünyâda biz onların arkalarına lâ'net de takdık. (Hele) kıyamet gününde onlar (suratları çirkinleşdirilen) çok menfur (adam) lardandır.
Zaten daha bu dünyada, yaşadıkları sürece asla kurtulamayacaklarıbir lânet takmışızdır peşlerine; mahşer gününde ise onlar, en çok nefret edilen kimselerden olacaklar!
çünkü Biz bu dünyada bir horlanma, aşağılanma taktık onların peşine; 41 Kıyamet Günü'nde ise onlar iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler arasında yer alacaklardır. 42
Zira Biz, lânet (halkasını) daha bu dünyada onların (yüreklerine) geçirmişizdir;[3411] Kıyamet Günü’nde ise aşağılık ve iğrenç olan yine onlar olacaklar.[3412]
Mustafa İslamoğlu Kasas Suresi 42. Ayet Açıklaması
[3411] Kendi akıllarını doğru kullanmak yerine, başkalarının peşine körü körüne takılmak, “halkalı köle” olmak anlamına gelmektedir. Lanet’in “dışlama” anlamı için bkz: 3:87, not 79.
[3412] Kişi dünyada kendine ne değer biçiyorsa, âhirette kendini o değerde bulacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara bu dünyada bir lânet tâbi kıldık, Kıyamet gününde ise onlar çok çirkin kimselerdendirler.
Bu dünyada arkalarına bir lânet taktık, kendilerine lânet yağdırılıyor. Kıyamette, o büyük duruşma gününde ise, en çok nefret edilenlerden olacaklardır. [85, 13-14; 47, 13; 11, 98-99]
Tefsîrler, âyetteki (el-makbûhîn) kelimesini, el-matrûdîn şeklinde açıklar. Buna göre onlar, kovulmuşlardandır, demek olur. Fakat kabîh (çirkin); makbûh (çirkinleştirilmiş) anlamına gelir. Bu, asıl mânâya daha uygundur. Nitekim Beyzâvî de buna işâret etmiştir.
Süleymaniye Vakfı
Bu dünyada dışlanmışlık peşlerini bırakmadı. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş kimseler olacaklardır.