Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3335, sondan 2902. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 83. ayetidir. Kasas Suresi 83. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 67 ve toplam ebced değeri ise 5100 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) م (1) bulunuyor.
Arapça Metin
تلك الدار الاخرة نجعلها للذين لا يريدون علوا في الارض ولا فسادا والعاقبة للمتقين
“İşte” diye çevirdiğimiz tilke kelimesi Arap dilinde genellikle büyük ve önemli şeylere işaret için kullanılır; burada nitelikleri hakkında daha önce bilgi verilmiş olan âhiret yurdunun önemli ve ebedî nimetlerle dolu olduğunu göstermektedir. Nitekim Hz. Peygamber âhirette gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve akıllara gelmeyen güzel nimetlerin var olduğunu haber vermiştir (Buhârî, “Tevhîd”, 35; Müslim, “Îmân”, 312). Bu nimetler yeryüzünde böbürlenmek, egemenliğini kullanıp fesat çıkartmak ve zulmetmek istemeyenlere verilecektir. “İyi son, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır” cümlesi, diğer dinî ve ahlâkî görevleri yerine getirmek yanında, özellikle bu bağlamda, uhrevî nimetleri elde edebilmek için İslâmî ölçülere uygun olmayan bir yol ve niyetle dünyevî varlık ve değerlerin peşine düşmemek; ayartıcı, baştan çıkartıcı şeylere düşkünlük göstermemek gerektiği anlamını içermektedir.
Mehmet Okuyan
O ahiret yurduna gelince, biz onu yeryüzünde kibirlenmek ve bozgunculuk (yapmak) istemeyenler için hazırlıyoruz. (Mutlu) son, [muttakî]ler (duyarlı olanlar) içindir.
Cennetin hazırlanmasıyla ilgili ayetler bu ayet ışığında anlaşılmalıdır. Çünkü burada cennetin hazırlanmakta olduğu bildirilerek bunu insanların salih amellerinin belirleyeceği, bu yüzden hazırlanmanın son insan kalana, bu dünya hayatının sonuna kadar devam edeceği bildirilmek istenmektedir.
Bayraktar Bayraklı
İşte âhiret yurdu! Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmak istemeyen kimselere veririz. Sonuç, takvâ sahiplerinindir.
1- Allah'ın buyruklarına içtenlikle uymak, erdemli ve sorumluluk sahibi olmak. Yaptığı iyi işlerle kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya almak.
Ahmet Akgül
İşte ahiret yurdu; Biz onu, yeryüzünde (Allah’a iman ve itaat davetine karşı) büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (armağan) kılarız. Ve (güzel) sonuç (elbette) takva sahiplerinin olacaktır.
Ama ahiret yurduna gelince, biz orayı yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmak istemeyen kimselere ayırmış bulunuyoruz. Çünkü sonuç, yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlarındır.
İşte âhiret yurdu, ebedî yurt denilen nihaî hedef budur. Biz onu, yeryüzünde, ülkede böbürlenmeyi, zorbalığı, diktatörlüğü ve bozgunculuğu gönlünden geçirmeyen kimselere nasip ederiz. En güzel âkıbet müttakilerindir, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerindir.
Şu ahiret yurdunu (cenneti) biz, yeryüzünde ne bir zulüm, ne de bir fesad istemiyen kimselere veririz. İyi akıbet (cennet, Allah'ın razı olmadığı şeylerden) sakınanlarındır.
İşte şu ahiret yurdu! Onu, yeryüzünde üstünlük kurmak istemeyen ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere nasip ederiz. Ve hayırlı sonuç, kendi (ruhunu) koruyanlarındır.
İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara veririz. Güzel sonuç, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır.
İşte âhiret yurdu; Biz onu, yeryüzünde büyüklük taslamaktan ve bozgunculuk çıkarmaktan sakınan kimselere ebedî yurt kılacağız. O hâlde, müjdeler olsun size: Mutlu son, Allah’a karşı saygılı ve itaatkâr davranan kimselerin olacaktır! Şöyle ki;
İşte Biz âhiret yurdu (olan cenneti), yeryüzünde büyüklük taslamak ve kargaşa çıkarmak istemeyen (kimse)lere veririz. Ve (o mutlu) gelecek (Allah’tan) hakkıyla sakınanlarındır.1
1 Hatim et-Taî’nin oğlu Adiy, Peygamberimizin huzuruna geldiğinde kendisine serilen bir yer minderine oturdu. Bunun üzerine Peygamberimiz, “ben şahadet ederim ki sen, yeryüzünde kargaşa çıkarmak ve büyüklük taslamak arzu etmiyorsun” buyurdu. Bunun üzerine Adiy, derhal Müslüman oldu. Halîfe Ömer b. Abdülaziz vefatına kadar bu âyeti tekrar tekrar okur dururdu. (Elmalılı)
Muhammed Esed
(Ama) ahiret yurduna gelince, Biz orayı yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmak istemeyen kimselere ayırmış bulunuyoruz; çünkü gelecek Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimselerindir. 92
İşte ahiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk yapmayan kimseler için hazırladık. Mutlu son azgınlık ve fesattan sakınanlarındır. 38/28
İşte orada (bir de) âhiret yurdu var ki; Biz orayı yeryüzünde büyüklük taslamayan ve fesat çıkarmak istemeyen kimselere tahsis ederiz: zira mutlu son sorumlu davrananların olacaktır.[3460]
Ama âhiret diyarına gelince: Biz orayı dünyada büyüklük taslamayanlara, fesatçılık ve bozgunculuk peşinde olmayanlara veririz. Hayırlı âkıbet, günahlardan sakınanlarındır.
İşte şu âhiret yurdunu, Biz yeryüzünde büyüklük taslayıp bozgunculuk yapmak istemeyen kimselere nasip ederiz. Âkıbet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.