Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3356, sondan 2881. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 16. ayetidir. Ankebut Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 4792 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (7) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
وابرهيم اذ قال لقومه اعبدوا الله واتقوه ذلكم خير لكم ان كنتم تعلمون
İbrahim’i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin, O’na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”
Hz. İbrâhim’in kavmiyle ilişkileri ve tebliğ faaliyetleri hakkında daha önceki sûrelerde başka vesilelerle bilgi verildiği için burada ayrıntılı açıklama yapmayı gerekli görmüyoruz. Şu kadarını belirtelim ki İbrâhim, öncelikle halkını, bütün peygamberlerin tebliğlerinin ortak ilkesi olan bir Allah’a kul olmaya, tanrı diye taptıkları putların gerçekten tanrı niteliklerine sahip olup olmadıkları üzerinde düşünmeye çağırmış; daha önce başka toplumların da kendi peygamberlerini yalancılıkla suçladıklarını hatırlatarak onların âkıbetlerinden ibret almaları gerektiğini ima etmiştir.
Hz. İbrâhim’in, “Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” şeklindeki ifadesi (16. âyet) özellikle şu gerçeklere işaret etmektedir: İnsanın Allah’a kul olup O’na saygıyla itaat etmesinin faydası yine insanın kendisinedir. Çünkü Allah’tan başkasına kul olmak öncelikle insanlık onurunu, kişiliğini tahrip eder; ayrıca inkârcılık insanların âhiretteki kurtuluşunu imkânsız kıldığı gibi eninde sonunda dünya hayatlarına da zarar verir. 18. âyette bazı eski toplulukların yanlış tutumlarının hatırlatılması da inkârcılığın yol açtığı dünyevî kayıp konusunda uyarı maksadı taşımaktadır.
Mehmet Okuyan
İbrahim’i de (elçi olarak göndermiştik). Kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin! O’na karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Bilirseniz bu, sizin için hayırlı olandır.
İbrâhim'i de gönderdik. Kavmine şöyle demişti: “Allah'a kulluk ediniz. O'na karşı gelmekten sakınınız! Eğer bilmiş olsanız, bu sizin için daha iyidir.”[408]
Hani İbrahim de kavmine demişti ki: "(Sadece) Allah'a kulluk edin ve O'ndan (Allah’a itirazdan ve azabından) sakının, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır."
İbrahim de bizden aldığı vahiy gereği, kavmine dönerek: “Allah'a kulluk edin ve hayatınızı Allah'ın kitabına göre yaşayın. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır!” diye seslendi.
İbrâhim'i de, kavmine peygamber olarak gönderdik. Hani kavmine:
“Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin, O'na sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Eğer bilmiş olsanız, bu sizin için daha hayırlıdır.” demişti.
İbrahîm'i de kavmine peygamber gönderdik. Hani kavmine şöyle demişti: “- Allah'a ibadet edin; ve O'ndan korkun. Bu sizin için daha hayırlıdır, eğer bilirseniz.
İbrahim’i de Peygamber olarak gönderdik. Hani kavmine şöyle dedi: “Allah’a ibadet edin ve O’nun yasalarını çiğnemekten sakının! Eğer biliyorsanız, bu, sizin için daha hayırlıdır.”
İbrahim'i de (nebi olarak) gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: “Allah'a kulluk edin ve O'na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz, böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır.”
İbrahim'i de gönderdik. O kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilmiş olsanız bu sizin için daha hayırlıdır."
İbrâhîmi de (hatırla). Hani O, kavmine (şöyle) demişdi: «Allaha ibâdet edin, On (un ikaabın) dan korkun. Bu, eğer bilirseniz, sizin için çok hayırlıdır».
İbrâhîm'i de (peygamber olarak gönderdik); hani kavmine şöyle demişti: “Allah'a kulluk edin ve O'ndan sakının! Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”
Daha sonra, İbrahim’i de halkına elçi olarak gönderdik. Hani İbrahim, tek Allah’a kulluğu reddeden halkına seslenerek, “Ey halkım!” demişti, “Yalnızca Allah’a kulluk edin ve O’na yürekten saygıyla bağlanın! Eğer nasihatimin kıymetini bilirseniz, bu sizin için en hayırlısıdır!”
İbrahim’i de (kendi kavmine gönderdik).1 O da kavmine: “Yalnız Allah’a kulluk edin ve Ondan hakkıyla sakının. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”
1 Bu parantez içi, tefsirlerdeki rivâyetlere göre: a- “İbrahim’i de (kurtarmıştık)...” veya b- “İbrahim’i de (hatırla)... “ şeklinde de olabilir.
Muhammed Esed
VE İBRAHİM [de, Bizden aldığı ilhamla] kavmine dönerek: “Allah'a kulluk edin ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır!” diye seslendi.
İbrahim de kavmine şöyle demişti: – Allah’ı gerektiği gibi tanıyıp O’na kulluk edin ve O’na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz bu sizin için çok daha hayırlıdır. 60/4...6
İBRAHİM’İ de (göndermiştik). Hani o kavmine demişti ki: “Yalnız Allah’a kulluk edin ve O’na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; eğer bilirseniz, bu sizin için çok daha hayırlıdır.
İbrahim'i de (yâd et) O vakit ki, kavmine dedi: «Allah'a ibadet edin ve O'ndan korkun. Bu, sizin için eğer bilir kimseler oldunuz iseniz, pek hayırlıdır.»
İbrâhim'i de resul olarak gönderdik. “Ey benim halkım, dedi, yalnız Allah'a ibadet edin ve O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır. ”
Süleymaniye Vakfı Ankebut Suresi 16. Ayet Açıklaması
[*] HALK ile TOPLULUK, MİLLET ile TOPLUM yakın manalara sahipler. Halk olmak için özel çaba harcamanıza gerek yok. Doğduğunuz an itibariyle HALK'tan birisiniz. Tıpkı kavim(topluluk) gibi. Millet olmak için irade etmeniz ve bir amaç ve lider etrafında toplanmanız gerekir. Tıpkı ümmet(toplum) gibi.
Şaban Piriş
Hani, İbrahim de kavmine şöyle demişti:-Allah'a kulluk edin ve O'ndan korkun! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.