Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3397, sondan 2840. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 57. ayetidir. Ankebut Suresi 57. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 28 ve toplam ebced değeri ise 2894 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (3) م (2) bulunuyor.
Geçim kaygısı sebebiyle Medine’ye hicret etmekten çekinen, bu hususta tereddüt yaşayan bazı müslümanları hicrete teşvik amacı taşıyan (Zemahşerî, III, 195; İbn Atıyye, IV, 324) bu âyetlerin ilkine şöyle mâna verilmiştir: Hicret etmek gerektiğinde gittiğiniz yerde nasıl geçineceğiniz, ne yiyip ne içeceğiniz hakkında kaygılanmayın. Çünkü sonuçta her canlı gibi siz de Allah’ın takdir ettiği kadar yaşayıp sonunda öleceksiniz; fâni olan bu hayatın geçim kaygısı, öldükten sonra Allah’ın huzuruna vardığınızda ebedî kurtuluşunuzu sağlayacak olan kulluk vecîbelerinizi ikinci plana atmanıza yol açmasın.
Âhiret nimetlerinin özendirici bir özetinin verildiği 58-59. âyetlerde bu nimetlere kavuşmanın başlıca şartları zikredilmiştir. Bunlardan iman ve amel-i sâlih ebedî kurtuluşun genel şartlarıdır; sabır ve tevekkül kavramları ise bu bağlamda özellikle dini yaşama özgürlüğü ve bu özgürlüğün ortamını oluşturma, arama, bu uğurda karşılaşılabilecek güçlükler ve baskılar karşısında tahammüllü, kararlı ve onurlu bir kişilik sergileme anlamını içerir. Buradaki tevekkül ayrıca geçim kaygısıyla hicretten çekinmemek, bu hususta Allah’ın yardım ve desteğine güvenmek gerektiğine de işaret etmektedir (İbn Kesîr, VI, 300). Nitekim 60. âyette de geçim kaygısıyla hicret etmekten korkanlara, diğer canlılar gibi insanların rızkını verenin de Allah olduğu hatırlatılarak bu hususta bir güvensizliğe kapılmanın yanlışlığına dikkat çekilmiştir.
Mehmet Okuyan
Her [nefis] (can), ölümü tadıcıdır. Sonunda sadece bize döndürüleceksiniz.
(1)“İhlâsı (hakka uymayı nefsin arzularına uymaya tercîh etme hasletini) kazanmanın ve muhâfaza etmenin en müessir (te’sirli) sebeblerinden birisi, râbıta-i mevttir (ölümü düşünmektir). Evet, ihlâsı zedeleyen ve riyâya (gösterişe) ve dünyaya sevk eden, tûl-i emel (uzun vâdeli arzular) olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, râbıta-i mevttir. Yani ölümünü düşünüp, dünyanın fânî olduğunu mülâhaza (idrâk) edip, nefsin desîselerinden (hîlelerinden) kurtulmaktır.” (Lem‘alar, 21. Lem‘a, 170)
İlyas Yorulmaz
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 57. Ayet Açıklaması
[3543] “İsm-i fail süren fiildir” diyen Kûfe dil okuluna istinaden şu mâna da verilebilir: “Her can her an ölümü tatmaktadır”. Bu, oluş ve bozuluş yasasının insan bedeninde her an gerçekleşen tecellisi olan hücre ölümleri ve doğumlarına da delâlet eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Her nefs ölümü tadıcıdır, sonra da Bize döndürüleceksinizdir.