Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3407, sondan 2830. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 67. ayetidir. Ankebut Suresi 67. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 73 ve toplam ebced değeri ise 3190 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (8) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
اولم يروا انا جعلنا حرما امنا ويتخطف الناس من حولهم افبالباطل يؤمنون وبنعمة الله يكفرون
Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
İslâm hâkimiyetinden önce Arap yarımadasında can ve mal emniyeti yoktu; insanlar öldürülür veya yurtlarından yuvalarından koparılıp sürülür, malları yağmalanırdı. Buna karşılık içinde kutsal Kâbe’nin bulunması sebebiyle Mekke şehri bir güvenlik merkezi olarak kabul edilir, Kureyş sûresinde de bildirildiği gibi Mekkeliler çevredeki Arap topluluklarından saygı görür, bu sayede daha güvenli bir hayat yaşarlardı. 67. âyette bu durum, Allah’ın Mekkeliler’e bir lutfu olarak gösterilmekte; bir tehlike ile yüz yüze geldiklerinde Allah’ı hatırlarken, güvenlik ortamına kavuşunca yine bâtıl inançlarına dönmelerinin bir nankörlük olduğuna işaret edilmektedir. 68. âyette ise onların uydurma tanrılar ihdas ederek bunları Allah’a ortak koşmaları, Allah’ın gönderdiği hakikati yani Peygamber’i ve vahyi inkâr etmeleri bir zulüm olarak değerlendirilmiştir. Adaletin zıddı olan zulüm teriminin asıl anlamı, “birine hak ettiği şeyi vermemek, onun hakkı olan şeyi başkasına vermek” demektir. Buna göre tanrılık yalnızca Allah’a ait olduğu halde O’ndan başkasına tanrılık isnat ederek Allah’a gösterilmesi gereken saygıyı ona göstermek bir zulümdür, haksızlıktır. Nitekim Lokmân sûresinde (31:13) “O’na ortak koşmak kesinlikle çok büyük bir haksızlıktır (zulümdür)” buyurulmaktadır.
Mehmet Okuyan
Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, (Mekke’yi) güven içinde saygın bir yer yaptığımızı görmediler mi? Onlar Allah’ın nimet(ler)ine nankörlük edip [batıl]a mı inanıyorlar!
Onlar, ülkelerini kutsal ve güvenli bir yer haline getirdiğimizi görmezler mi? Oysa onların çevresindeki insanlar sürekli saldırılara uğramaktadırlar. Onlar, bâtıla inanıp Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı¹ güvenli harem² ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hâlâ bâtıla mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
1- Mekke'yi. 2- Saygı duyulan, dokunulmaz, kutsal.
Ahmet Akgül
(Müşrikler) Görmediler mi ki, onların çevrelerinde (civar kabilelerde ve ülkelerde yaşayan) insanlar (yakalanıp götürülerek) kapılıp-yağma edilirken, Biz Haremi (Mekke'yi) güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar, bâtıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlüğe mi kalkışmaktadırlar?
Görmezler mi ki etraflarındaki insanlar, birbirlerini öldürüp dururken biz Harem'i, emin ettik; hala mı batıla inanırlar da Allah'ın nimetine nankörlük ederler?
Görmediler mi, çevrelerindeki insanlar kapılıp, öldürülüp, malları yağma edilirken, biz yaşadıkları Mekke'yi, emniyet içinde yüzdürüyoruz? Hâlâ geçersiz ve anlamsız şeylere inanmaya devam edip, Allah'ın nimetini inkâr mı edecekler?
Çevrelerinde insanlar, saldırıya uğrarken, kaçırılırken, kapıp götürülürken bizim Mekke'yi kutsal, güvenli bir yer haline getirdiğimizi görmüyorlar mı? Hâlâ bâtıla inanıp Allah'ın nimetlerine ilâhî düzene, şeriatın getirdiklerine karşı çıkarak nankörlük mü ediyorlar?
Görmediler mi ki çevrelerinde insanlar kapılıp alınırken (kendi beldelerini) güvenli, dokunulmaz bir bölge kıldık. Hala batıla inanıp da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
67.Cuveybir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre müşrikler Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Ey Muhammed! Bizi senin dinine girmekten alıkoyan, insanların bizi yurdumuzdan çıkaracakları korkusundan başka bir şey değildir. Bedeviler bizden çoktur. Eğer senin dinine girdiğimizin haberi onlara ulaşırsa bizi yurdumuzdan çıkarırlar sonra canavarların yiyeceği oluruz" dedilir. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi. Daha önce Kasas suresinin 57. ayeti kerimesinin iniş sebebiyle ilgili olarak da buna benzer rivayetler nakledilmişti.
Ali Bulaç
Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp-yağma edilirken, biz Harem (Mekke'y)i güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?
Mekke halkı görmediler mi ki, biz (şehirlerini her türlü yağma, tecavüz, esaret ve adam öldürme hâdiselerinden) emniyet içinde bir koru yaptık, halbuki çevresinde insanlar çarpılıb yağma ediliyor. Artık bâtıla inanıb da Allah'ın nimetini inkâr mı edecekler?
Görmediler mi? Biz onlara saygın, güvenli bir bölge yaratmışız. Etraftan insanlar oraya kapılıp geliyorlar. Artık boş şeylere inanıp da Allah’ın verdiği nimete karşı mı nankörlük ediyorlar!...
Görmüyorlar mı ki, çevrelerindeki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken, Biz onların yurtlarını (Mekke'yi) güvenilir kıldık! Yine de onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?
Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken Bizim Mekke'yi güven içinde ve kutsal bir yer kıldığımızı görmediler mi? Batıla inanıp Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken (öldürülürken, ya da esir edilirken), bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâlâ batıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
Ya görmedilerde mi biz bir Harem yapmışız, emniyyet içinde, halbuki etraflarında nas çarpılıp kapılıyor, artık bâtıla inanıyorlar da Allahın nı'metine küfran mı ediyorlar?
Çevrelerinde insanların zorla (yakalanıb) kapılmakda olmasına rağmen (Mekkeyi) korkusuz (ve emîn bir yer) yapdığımızı onlar görmediler mi? Haalâ baatıla inanıyorlar da Allahın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?
Etraflarından insanlar kapılıp götürülürken (kimisi öldürülüp, kimisi esîr edilirken)şübhesiz bizim (Mekke'yi) emniyet içinde, dokunulmaz bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâlâ bâtıla inanıp, Allah'ın ni'metini inkâr mı ediyorlar?
Onlar, çevresinden insanlar kapıp götürülürken, o yaşadıkları yeri güvenli bir yer haline getirdiğimizi görmüyorlar mı? Artık boş ve anlamsız şeylere mi inanıp, Allah’ın nimetlerini mi inkâr ediyorlar?
Onlar görmüyorlar mı ki etrafındaki insanlar birbirlerinin canlarını, mallarını kapışırlarken biz memleketlerini muhterem, emniyetli kıldık, daha bâtıl mâbuda mı inanacaklar? Allah/ın nimetine mi nankörlük edecekler?
Çevrelerinde insanlar kapılıp kaçırılırken, bizim dokunulmaz ve güvenilir bir yer kıldığımızı görmüyorlar mı ki? Yine de onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?
Mekke’de huzur ve güven içinde yaşayan kâfirler görmüyorlar mı ki, çevrelerinde kabîleler hâlinde yaşayan insanlar bireysel ve toplumsal sıkıntılar, ekonomik ve siyasal çalkantılarla inim inim inlerken, Biz bu kutsal şehri nasıl saygıdeğer ve güvenli bir hâle getirdik? Şimdi onlar, hâlâ saçma ve asılsız inançlar peşinde koşarak, Allah’ın bunca nîmetlerine karşı nankörlük mü edecekler?
(O Mekkeli müşrikler,) çevrelerindeki insanlar birbirini kırıp-geçirirken, Bizim Harem’i (Mekke’yi) güvenilir bir yer kıldığımızı bilmiyorlar mı? Onlar (bunu bildikleri halde,) bâtıla inanıp Allah’ın nîmetlerine hâlâ nankörlük mü ediyorlar?
Görmezler mi ki çevrelerindeki insanlar [korku ve ümitsizlik içinde] paniğe kapılmışken [Bize inananlar için] güvenli bir sığınak oluşturmuşuz? 59 Yoksa hâlâ geçersiz ve anlamsız şeylere inan[maya devam ed]ip Allah'ın nimetini inkar mı edecekler?
Hâlbuki çevrelerindeki insanlar her türlü saldırıya açık olmanın korkusunu yaşarken bizim onlara güvenli bir dokunulmazlık sağladığımızı görmüyorlar mı? Onlar hala, asılsız şeylere inanmaya ve Allah’ın nimetlerine nankörlük etmeye devam mı edecekler? 31/30, 13/17, 34/17
Peki, görmezler mi ki kendilerinin etrafındaki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken,[3553] Biz onlara güvenli bir dokunulmazlık sağladık: hâlâ mı bâtıl inançlara saplanıp Allah’ın (din ve vahiy) nimetine nankörlük edecekler?[3554]
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 67. Ayet Açıklaması
[3553] Lafzen: “enselenip atılıyorlarken..”
[3554] Lafzen: “..nimetine..” Kural gereği mastar muzaf olarak gelirse tekil çoğul mânasına da alınabilir (Âyetteki “nankörlüğün” açılımı için bkz: 106. sûrenin girişi).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ya görmediler mi ki, Biz emniyete nâil bir harem yapmışızdır, halbuki, nâs onların çevresinden zorla kapılmaktadır. Artık bâtıla mı imân ediyorlar ve Allah'ın nîmetine mi nankörlükte bulunuyorlar?
Görmüyorlar mı ki etraflarında bulunan insanlara saldırılırken, can güvenlikleri yokken, Biz Mekke'yi güvenli, emin bir belde yaptık. Hâlâ mı batıla inanıp Allah'ın nimetlerini inkâr edecekler? [106, 1-4; 28, 57; 14, 35; 90, 1; 14, 28]
Görmediler mi çevrelerinde insanlar kaçırılırken biz (kendi şehirleri Mekke'yi), güvenli, dokunulmaz bir bölge yaptık? Hala batıla inanıp Allah'ın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?
Çevrelerinde insanlar kaçırılırken kendileri için saygın ve güvenli bir yer oluşturduğumuzu görmüyorlar mı? Batıla inanacaklar da Allah’ın iyilik ve ikramını görmezlikten mi gelecekler?
Çevrelerindeki insanlar birbirini kapıp götürürken Mekke'yi hürmetli ve güvenli bir belde yaptığımızı onlar görmedi mi? Yoksa onlar Allah'ın nimetlerine nankörlük edip de bâtıla mı inanıyorlar?
Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar çarpılıp götürülürken Harem'i güven içinde tuttuk. Hâlâ bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
Görmezler mi ki biz yaratduḳ imin ḥaremi ki Mekkedür, yesīr olunur ḫalḳçevre yanlarından. Bāṭıla mı inanurlar, daḫı Allāh ni‘metlerine kāfir miolurlar?