Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 402, sondan 5835. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 109. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 109. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 2973 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (8) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
ولله ما في السموات وما في الارض والى الله ترجع الامور
Müminlere emir, nehiy ve tavsiyelerde bulunan ve bunların olumlu veya olumsuz yönde uygulanmalarının sonuçlarını bildiren açıklamalar, Allah’ın âyetleri ve delilleridir. Yüce Allah hiçbir varlığa zulmedilmesini istemediği için âhirette hesabını verecekleri şeyleri peygamberleri vasıtasıyla insanlara haber vermiştir. Artık bu delilleri gördükten sonra hâlâ doğru yolda yürümeyip yanlış yollara sapanlara verilecek ceza, Allah’ın bir zulmü değil, kendi yaptıklarının bir sonucu olmaktadır. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nun olduğu gibi, bu dünyadaki sınav sona erdiğinde her şey O’na dönecek, herkes O’nun şaşmaz adaleti önünde yargılanacaktır.
Mehmet Okuyan
Göklerde olanlar da yerde olanlar da yalnızca Allah’a aittir. Bütün işler sadece Allah’a döndürülecektir.
Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır ve (bütün) işler (mutlaka) Allah'a döndürülüp (durmaktadır. Bir gün sebep perdeleri ortadan kaldırılınca, bu gerçeği herkes anlayacaktır).
Göklerdeki varlıklar ve imkânlar, yerdeki varlıklar ve imkânlar Allah'ındır, Allah'ın tasarrufundadır. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah'tır.
(1)“Mâlik-i Hakīkī’den (mülkün gerçek sâhibinden) gaflet, nefsin fir‘avunluğuna sebeb olur. Evet, taht-ı tasarrufunda (tasarrufu altında) bulunan bütün eşyânın Mâlik-i Hakīkī’sini unutan ve kendisini kendine mâlik zanneden, hâkimiyet tevehhümünde (zannında) bulunur, başkalarını da, bilhassa esbâbı da (sebebleri de)kendisine kıyasla hâkim ve mâlik defterine kaydeder ve böyle vesîlelerle Allah’ın mülkünü, malını kendilerine taksîm ederek, ahkâm-ı İlâhiyeye (İlâhî hükümlere) karşı muâraza ve mübârezeye (meydan okumaya) başlar.” (Mesnevî-i Nûriye, Katre, 55)
İlyas Yorulmaz
Göklerde ve yerde olan her şey Allah’a aittir ve bütün işler Allah’a döndürülür.
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah’ındır; bütün işler Allah’a döndürülecek ve her konuda son sözüO söyleyecek, hükmü de O verecektir! Öyleyse, ey inananlar; ne büyük bir sorumluluk taşıdığınızın dâimâ bilincinde olun:
Mustafa İslamoğlu Âl-i İmran Suresi 109. Ayet Açıklaması
[639] Zımnen: Ey insan! Bütün bir kâinat Allah’ın yasalarına uyarken, sen Allah’ın tabiat, tarih ve toplum için koyduğu yasaları gözardı ederek nasıl bir netice elde etmeyi bekliyorsun?!
Ömer Nasuhi Bilmen
Göklerde olan da, yer de olan da Allah Teâlâ'nındır. Ve bütün işler de Allah Teâlâ'ya döndürülür.