Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 420, sondan 5817. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 127. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 127. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 3133 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (3) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
ليقطع طرفا من الذين كفروا او يكبتهم فينقلبوا خائبين
Yüce Allah bu melekleri sırf müminler için bir zafer işareti olsun ve kalpleri yatışıp moralleri yükselsin diye göndermiştir. Yoksa zafer O’nun kendi elindedir. O dilediği takdirde melek göndermeden de düşmanın kalbine korku salar ve müminlere zafer kazandırırdı. Nitekim “Zafer, yalnızca güçlü ve hikmet sahibi Allah katından gelir” ifadesi bunu vurgulamaktadır. Ama O’nun hikmeti melek göndererek yardım etmeyi gerektirdiği için böyle yapmıştır. 127. âyette “bir kısmı” diye tercüme edilen taraf kelimesi “eşraf, liderler ve kumandanlar” anlamlarına gelmektedir. Yüce Allah kâfirlerin ileri gelenlerinden bir grubun kökünü kesmek, bir grubu da perişan etmek suretiyle hüsrana uğratmak için bu yardımı yapmıştır. Nitekim burada söz konusu edilen Bedir Savaşı’nda başta Ebû Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden birçoğu öldürülmüş veya esir edilmiştir.
Mehmet Okuyan
(Allah) kâfir olanlardan bir kısmının kenarını (kökünü) kessin veya onları perişan etsin de umutsuz olarak geri dönsünler diye (size yardım eder).
(Ki bununla) İnkâr edenlerin (önde gelenlerinden) bir kısmını(n kökünü) kessin (helak etsin) ya da ‘umutları suya düşmüşler olarak onları’ tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler' (diye kâfirleri ve zalimleri hezimete uğratıverecektir).
Bir de Allah bu yardımı; gerçekleri örtbas edenlerin bir kısmının kafalarını sizin vasıtanızla kessin ve öylesine alçaltsın ki, ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye yaptı.
Allah bu yardımı, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin liderlerinin, askerî erkanının kökünü kazısın veya onları perişan etsin de, ümitsiz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Ahmet Varol Âl-i İmran Suresi 127. Ayet Açıklaması
17.Bu ayeti kerime bir önceki ayeti kerimenin son cümlesi ile bağlantılıdır. Yani bir önceki ayeti kerimenin son cümlesinde sözü edilen yardımın inkar edenlerden bir tarafı kesmek, yahut bozguna uğratıp eli boş dönmelerini sağlamak için olduğu anlaşılıyor. "Bir tarafı kesmek" ile kastedilen de onların savaş fırkalarından birinde bulunanların tümünün öldürülmesi veya esir edilmesi suretiyle tamamen etkisiz hale getirilmesidir. Bu durumda öteki fırkaların hareket imkanları daraltılmış olacağından bir şey elde edemeden geri dönmek zorunda kalacaklardır. Bazı tefsirlere göre ise burada "taraf" ile kâfirlerin ileri gelenleri kastedilmektedir. Çünkü "taraf" kelimesi değişik anlamlara gelmektedir ki, bu anlamlarından birisi de "ileri gelenler, başlar"dır. Bu anlama göre de, Yüce Allah ilahi yardımıyla küfür güçlerinin ileri gelenlerinin öldürülmelerini veya esir edilmelerini sağlayarak geri kalanlarını eli boş bir halde geri çevirir.
Ali Bulaç
(Ki bununla) İnkâr edenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak onları' tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.'
Böylece (Allah) inkârcıların bir kısmını imha etsin (ya da onları etkisiz hale getirip bozguna uğratsın), diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlasın.
Cemal Külünkoğlu Âl-i İmran Suresi 127. Ayet Açıklaması
Mü’minlerin zaferiyle sonuçlanan Bedir gazvesinde, Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden yetmiş kişi hayatını kaybetmiş bir o kadarı da esir düşmüştür. Orduları bozguna uğrayan müşrikler bu savaşla çok büyük darbe yemiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
126,127. Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalbleriniz yatışsın diye yapmıştır. İnkar edenlerin bir kısmını kesmek veya ümidsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için gereken yardım, ancak Güçlü ve Hakim olan Allah katından olur.
127, 128. Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler -ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur- yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azap etsin diye (Allah Bedir'de size yardım etti). Çünkü onlar zalimdirler.
Diyanet Vakfı Âl-i İmran Suresi 127. Ayet Açıklaması
127. âyette «bir kısmı» diye tercüme edilmiş olan «taraf» kelimesinin manalarından birkaçı, «eşraf, liderler, kumandanlar»dır. Nitekim burada söz konusu edilen Bedir savaşında müşriklerin birçok ileri gelenleri öldürülmüş veya esir alınmıştı.
Edip Yüksel
Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.
(Bir de Allah bu imdadı) küfredenlerden ileri gelenleri (n kafasını) kessin, yahud onları tepesi aşağı getirsin de (geri kalanlarda) emellerine kavuşamayan (bedbaht) lar olarak dönüb gitsinler diye (yapdı)
Böylece Allah gerçeği inkâr edenlerin güçlerini kırmak için (sizi yardımıyla destekliyor ki), elleri boş olarak savaş sahasından gerisin geriye dönsünler.
[ve] O, hakikati inkara şartlanmış olanlardan bazısını [sizin vasıtanızla] mahvetsin, diğerlerini de öylesine alçaltsın ki 95 ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye [bunu emretti].
Süleymaniye Vakfı Âl-i İmran Suresi 127. Ayet Açıklaması
[*] Âyetleri görmezlikten gelenlerin.
Şaban Piriş
126,127. -Allah, bu yardımı size sadece müjde olması ve kalplerinizin bununla yatışması, kafir olanların da bir kısmını yok edip veya perişan ederek ümitsizce geri dönmeleri için yapmıştı. Zafer, ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır.
[33b] tā kese bir yanın ya'nį bir bölük, anlardan kim kāfir oldılar ya'nį yitmiş gişi depelendügi, daħı yitmiş esir; yi ħor eyleye anları, döneler nevmidler.