Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 308, sondan 5929. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 15. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 15. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 107 ve toplam ebced değeri ise 8686 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (11) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
قل اؤنبئكم بخير من ذلكم للذين اتقوا عند ربهم جنات تجري من تحتها الانهار خالدين فيها وازواج مطهرة ورضوان من الله والله بصير بالعباد
De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.
“Size bundan daha iyisini bildireyim mi?” ifadesi, insanları bir karşılaştırma yapmaya yöneltmekte, insan için dünya hayatında en cazip görünen şeyler nelerse, âhirette takvâ sahiplerine sunulacak nimetlerin bütün bunlardan daha üstün olduğuna dikkat çekilmektedir. Bu mukayesenin ışığında, insanlar dünya hayatında “gelecek”leri uğruna hâlihazırda mevcut birçok imkândan yararlanmaktan kendilerini alıkoyabildiklerine göre, asıl ve kalıcı olan geleceklerini (âhiret mutluluğu) düşünerek dünya hayatına ilişkin birtakım isteklerine de gem vurabilmeli, fâni bir hayata bile yön verebilen “yatırım” fikri kalıcı olan hayata hazırlıkta elbette önem taşımalıdır.
Takvâ Allah’a derinden saygı duyma ve bunun gereği olarak O’nun yasakladıklarından sakınma ve bunlara karşı korunmak için samimi kulluk çabası içinde olmayı ifade eder (bu konuda bilgi için bk. Bakara 2:197; cennet nimetleri ve insanlara orada verilecek eşler hakkında açıklama için bk. Bakara 2:25).
Âyetin sonunda “Allah kullarını tam mânasıyla görmektedir” buyurularak, Allah’ın kulların bütün yaptıklarını ve aynı zamanda bu davranışlarıyla neyi amaçladıklarını yani hem dış dünyaya yansıyan fiillerini hem de kalplerinde gizlediklerini en ince ayrıntılarıyla bildiğine dikkat çekilmiş, âhiret hayatındaki ödüllerin ve bunlardan da önemlisi yüce mevlânın hoşnutluğunun kazanılmasının gelişigüzel bir beklenti olmaması gerektiğine, bütün eylemlerin ve bunlara yön veren niyetlerin her şeyi eksiksiz gören ve bilen ulu yaratanın değerlendirmesine göre bir sonucu (ödül veya ceza) olacağına işaret edilmiştir (“Allah’ın hoşnutluğu” anlamına gelen “rıdvân” hakkında bk. Tevbe 9:72).
Mehmet Okuyan
De ki: “Bunlardan hayırlısını size bildireyim mi? [Takvâ]lı (duyarlı) olanlar için Rablerinin katında, altlarından ırmaklar akan, içlerinde [ebedî] kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah kulları görendir.”
De ki: “Size o dünyevî zevklerden daha hayırlı olan şeyleri haber vereyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür.”
De ki: “Size bundan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takva sahipleri için, Rabb'lerinin katında, içinde sürekli kalacakları, içinden nehirlerin aktığı Cennetler, arındırılmış eşler ve Allah'ın rızası vardır.”. Kuşkusuz, Allah, kullarını Hakkıyla Gören'dir.
De ki: "Size bundan (dünyalık servet ve saltanattan) daha hayırlısını bildireyim mi? (Küfür ve kötülükten) Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kullarını hakkıyla görüp durmaktadır."
De ki: Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi: O da, sakınanlar için, ebedi olan ve kıyılarından ırmaklar akan, içinde tertemiz eşler bulunan bahçelerdir ve Allah'ın sizden razı oluşudur. Allah, kullarını görür.
Ey peygamber! De ki: “Size o dünyevi zevklerden daha hayırlı olan şeyleri haber vereyim mi? Yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlar için Rableri katında mesken olarak içinden ırmaklar akan, temelli yerleşecekleri cennetler, tertemiz eşler ve Allah'tan bir hoşnutluk vardır.” Allah kullarını çok iyi görendir.
“Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler için, Rableri katında, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konakları, tertemiz, devamlı temiz eşler, Allah'ın rızasına ulaşma mertebesi vardır. Allah kullarının davranışlarını biliyor, görüyor.” de.
De ki: "Size bundan daha hayırlı olanını bildireyim mi? Fenalıklardan sakınanlar için Rableri katında altından ırmaklar akan ve içerisinde sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kulları görmektedir."
De ki: 'Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir.'
Râsûlüm, de ki; “- Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi?” O, nefisleri imrendiren süslerden korunanlar için, Rableri katında, ağaçları altından ırmaklar akan cennetler var; onlar orada devamlı kalacaklardır; ve yine orada pâk tertemiz zevceler ile en büyük nimet olan Allah rızâsı vardır. Allah, kullarının hal ve işlerini hakkıyle görücüdür.
De ki: Bunlardan daha hayırlısını size haber vereyim mi? Muttakiler için Rableri katında, altlarında nehirler akan Cennetler vardır. Onlar orada ebedidirler. Ayrıca onlar için, temiz zevceler ve Allah’ın rızası vardır… Allah, kullarını çok iyi görendir. (Neye layık olduklarını çok iyi bilendir.)
Sen onlara deyesin ki: «Bunlardan daha hayırlısını, size salık vereyim mi? Tanrıları katında altından ırmaklar akan cennetler sakınçlara hazırlanmıştır, orda sonsuz kalırlar, temiz eşler de vardır, Allahtan hoşnutluk da var, Allah görür kullarını»
De ki: “Size bunlardan (dünyevi zevklerden) daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mesken olarak altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler/arkadaşlar ve Allah'ın güzel kabulü/rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.
Cemal Külünkoğlu Âl-i İmran Suresi 15. Ayet Açıklaması
Bkz. 2:25, 4:57Âyette geçen “zevc” terimini sadece “eş” olarak anlamamak lazım. Nitekim mezkûr terim, Saffat sûresinin 37:22. âyetinde arkadaş, dost, taraftar anlamında da kullanılmıştır. Eş olarak düşünülse bile, eşin karı-koca olması da gerekmemektedir. Nitekim yolculukta, alış-verişte, herhangi bir etkinlikte yakınınız, arkadaşınız ya da bir dostunuz pekâlâ size eşlik edebilmektedir. Ayrıca cennetteki nimetler algı ve tasavvur algımızın dışında olduğu için, onları dünyevi mülahazalarla kıyaslamamız da doğru olmaz.
Diyanet İşleri (Eski)
De ki: Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rab'lerinin katında, altlarından ırmaklar akan ve orada temelli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah kullarını hakkiyle görücüdür.
(Resûlüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür.
Diyanet Vakfı Âl-i İmran Suresi 15. Ayet Açıklaması
14. âyette sayılan dünya nimetleri ve dünya güzelliğinin, insana sevdirildiği ifade edilmiştir. Bu davranış tabiîdir, dünyevîdir. Esasen insanoğlu nefsini ve neslini devam ettirebilmek için bu nimetlerden belli ölçüde istifade etmek zorundadır. Ancak insan bunlara kul köle olmamalıdır. 15. âyette bunlardan daha güzeli gösterilmiştir, çünkü öncekiler ne kadar güzel olursa olsun geçicidir, ikinciler ise devamlıdır.
Edip Yüksel
De ki: "Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Erdemliler için Rab'lerinin yanında altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuz kalacakları cennetler (bahçeler), tertemiz eşler ve ALLAH'ın onayını kazanmaktan dolayı mutluluk vardır." ALLAH kulları görür.
De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür.
De ki: size o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için rablarının yanında Cennetler varki altlarından ırmaklar akar, İçlerinde ebedî kalmak üzere onlar, hem orada kendilerine gayet pakize zevceler var, hele Allahdan bir rıdvan var, ve Allah görür o kulları
(Habîbim) de ki: «Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takvaaya erenler için Rableri katında altlarından ırmaklar akan cennetler — ki orada ebedî kalıcıdırlar —, (her şeyden) temizlenmiş zevceler, Allahdan da bir rızaa vardır. Allah kullarını hakkıyle görücüdür.
(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi?” (Günahlardan) sakınanlar için Rableri katında altlarından nehirler akan, içinde ebedî olarak kalıcı oldukları Cennetler, tertemiz zevceler ve Allah'dan bir rıdvân (râzı olması)vardır!(3) Ve Allah, kulları(nı) hakkıyla görendir.
(3)Cennet hayâtı hakkında bakınız; (Sözler, 28. Söz, 169-175)
İlyas Yorulmaz
Deki “Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’dan korunanlar için Rableri katında, altlarından ırmakların aktığı ve sürekli kalacakları bahçeler, ayrıca tertemiz eşler ve Allah’ın razılığı var. Allah kullarının yaptıklarını görendir.”
De ki size bunlardan daha iyisini haber vereyim mi? Sakınanlar için Rablerinin yanında, altlarından ırmaklar akar Cennetler vardır. Bunlar orada dâim kalacaklardır. Bir de pâklanmış zevceler, Allah tarafından bir hoşnutluk vardır. Allah kullarını görür.
De ki: “Bundan (sevdiklerinizden) daha iyisini size haber vereyim mi? Takva sahiplerine Rablerinin katında, altlarından ırmaklar akan ve onda temelli kalıcılar oldukları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'tan bir hoşnutluk vardır. Allah kullarını hakkıyla görücüdür.”
Ey Müslüman! Dünyanın geçici nîmetlerine bağlanan câhillere de ki: “Size bundan daha iyisini bildireyim mi? Kötülükten sakınanlar için Rab’lerinin katında, ağaçlarının altından ırmaklar çağıldayan, sonsuza dek içerisinde yaşayacakları cennet bahçeleri, tertemiz eşler ve hepsinin üstünde, Allah’ın hoşnutluğu vardır.” Allah, kullarını elbette görmektedir.
De ki:
-“Size bunlardan daha hayırlısını bildireyim mi?
Müttakîler / Sakınıp Korunanlar için rabb’leri katında, sürekli kalacakları, altından Irmaklar akan cennetler vardır; temizlenmiş eşler vardır; Allah’tan bir hoşnutluk vardır.
Allah görmektedir Kullar’ı;
(Ey Muhammed! Onlara): (Ey insanlar!) Size, Allah’a karşı hata etmekten sakınanlar için bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? İşte onlar; içerisinde sürekli kalacakları, zemîninden ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızasıdır. Şüphesiz Allah, kullarını hakkıyla görür.” de.
De ki: “Size o [dünyevî zevkler]den daha hayırlı olan şeyleri haber vereyim mi? Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlar için Rableri katında, mesken olarak içinden ırmaklar geçen hasbahçeler, temiz eşler ve Allah'ın güzel kabulü vardır.” Ve Allah, kulların[ın kalplerin]deki her şeyi görür.
De ki: “Size bundan daha hayırlı olanı haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için; tertemiz eşlerin, Allah’ın rızasının olduğu ve içinde kalacakları, tabanından ırmakların çağladığı cennetler vardır. Allah, kullarını hakkıyla görendir.” 2/25, 4/57
De ki: “Size, bütün bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Sorumluluk bilincine sahip olanlar için, Rableri katında zemininden ırmaklar akan yerleşip kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah rızası vardır.” Allah kullarını görmektedir ki;
De ki: «Size onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Muttaki olanlar için Rablerinin yanında altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Orada ebediyyen kalacaklardır. Ve kusurlardan tertemiz zevceler vardır. Ve Allah Teâlâ'nın büyük bir rızası vardır. Ve Allah Teâlâ kullarını hakkıyla görücüdür.»
De ki: “Size, ihtirasla istediğiniz o şeylerden çok daha iyisini bildireyim mi? İşte Allah'a karşı gelmekten sakınan müttakiler için Rab'leri nezdinde içinden ırmaklar akan cennetler olup, kendileri orada ebedî kalacaklardır. Hem orada onlara tertemiz eşler ve hepsinin de üstünde Allah'ın rızası vardır. Allah bütün kullarını hakkıyla görmektedir. [9, 72]
De ki: "Bunlardan daha iyisini size söyleyeyim mi? Korunanlar için Rableri katında altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır." Allah, kulları görür:
De ki: "Size onlardan daha iyisini söyleyeyim mi? Kendini koruyanlar (müttakiler) için Sahipleri katında, ölümsüz olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan bahçeler, kusursuz hale getirilmiş eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah kullarını görmektedir.”
Süleymaniye Vakfı Âl-i İmran Suresi 15. Ayet Açıklaması
[*] Kötü huylarından ve istenmeyen özelliklerinden arındırılmış kadın ve erkekler. (Bkz. Hicr 15:47 ve Bakara 2:25 ve dipnotu)
Şaban Piriş
De ki:-Size, bundan daha hayırlı olanı haber vereyim mi? Allah'tan korkan/günahlardan sakınanlara, altından nehirler akan ebedi kalacakları cennetler vardır. Tertemiz eşler ve Allah'ın güzel kabulü vardır. Allah, kullarını hakkıyla görendir.
“Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi?” de. Takvâ sahipleri için Rableri katında, ebedî olarak kalmak üzere, altından ırmaklar akan Cennetler, tertemiz eşler ve bir de Allah'ın rızası vardır. Allah ise kullarını her halleriyle görmektedir.
De ki: "Bu sayılanlardan daha iyisini size haber vereyim mi? Sakınıp korunanlar için, Rableri katında, altlarından nehirler akan, içinde sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'tan bir hoşnutluk olacaktır. Allah, kulları en iyi biçimde görmektedir."