Âl-i İmran Suresi 153. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 446, sondan 5791. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 153. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 153. ayetinin kelime sayisi 25, harf sayısı 105 ve toplam ebced değeri ise 9148 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (12) م (11) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
اذ تصعدون ولا تلون على احد والرسول يدعوكم في اخريكم فاثابكم غما بغم لكيلا تحزنوا على ما فاتكم ولا ما اصابكم والله خبير بما تعملون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
اذتصعدونولاتلونعلىاحدوالرسوليدعوكمفياخريكمفاثابكمغمابغملكيلاتحزنواعلىمافاتكمولامااصابكمواللهخبيربماتعملون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
İż tus’idûne velâ telvûne ‘alâ ehadin ve-rrasûlu yed’ûkum fî uḣrâkum feeśâbekum ġammen biġammin likey lâ tahzenû ‘alâ mâ fâtekum velâ mâ esâbekum(k) va(A)llâhu ḣabîrun bimâ ta’melûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.[101]
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Hani elçi sizi diğerlerinizin arasında (arkanızdan) çağırdığı hâlde siz uzaklaşıyor, kimseye dönüp bakmıyordunuz. Kaybettiğiniz (zafere ve ganimet)e de başınıza gelenlere de üzülemeyesiniz diye (Allah, Elçisinin) kederi üzerine size keder vermişti. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
O vakit siz, uzaklaşıyor ve kimseye bakmıyordunuz. Peygamber arkanızdan sizi çağırıyordu. Bunun üzerine Allah size, gam üstüne gam verdi ki, kaybettiğinize ve uğradığınız felâkete esef etmeyesiniz. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Hani, Resûl sizi çağırdığı halde; siz, kimseye dönüp bakmadan uzaklaştınız. Bunun üzerine, Allah, sizi üzüntü üstüne üzüntüyle cezalandırdı. Allah'ın sizi affetmesi, elinizden kaçırdığınıza ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diyedir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Uhud’da) Siz o zaman (yılgınlık ve perişanlıkla savaş alanından) durmaksızın uzaklaşıyor, (kendi canınızı kurtarma telaşıyla) kimseye dönüp bakmıyordunuz. Elçi de sürekli sizi arkanızdan çağırıp duruyordu. (Allah) Elinizden kaçırdığınız (zafer ve ganimet mallarına) ve size isabet eden (sarsıcı sıkıntılara) fazla üzülmeyip unutmanız için sizi kederden kedere uğratmıştı. Allah, yaptıklarınızdan Haberdardır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
O anda boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye bakmıyordunuz bile. Peygamberse arkanızdan sizi çağırıp durmadaydı. Tanrı, elinizden çıkana hayıflanmayasınız, gelip çatan felaketlerden mahzun olmayasınız diye sizi, gam üstüne gam vererek cezalandırdı ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Hatırlayın o anı ki, peygamber arkanızdan size seslendiği halde, kimseye bakmadan düşmandan uzaklaşıyor ve hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bu yüzden peygamberin emrine aykırı davranmanız sebebiyle, Allah size üzüntü üzerine üzüntü verdi. O bunu elden kaçırdığınız ganimete ve başınıza gelen yenilgiye üzülmeyesiniz diye yaptı. Allah hepinizin yapmakta olduğundan haberdardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
O zaman gerideki birlik içinde, muharebe meydanını terketmeyen Allah'ın Rasulü, arkanızdan sizi düşmanla savaşa çağırdığı halde, siz korkudan kaçarak vadinin yamaçlarına tırmanıyor, savaş alanından uzaklaşıyor, kimseyle ilgilenmiyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Allah size keder üstüne keder verdi ki, ne elinizden giden zafer ve ganimete, ne de başınıza gelen hezimete, kayıplarınıza üzülmeyesiniz. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Hani peygamber arkanızdan çağırırken siz kimseye bakmadan kaçarak uzaklaşıyordunuz. Bu arada, kaçırdıklarınıza ve başınıza gelenlere üzülmeyesiniz diye Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Siz o zaman durmaksızın uzaklaşıyor, kimseye dönüp bakmıyordunuz. Elçi de sürekli sizi arkadan çağırıyordu. (Allah) Elinizden kaçırdıklarınıza ve size isabet edene üzülmemeniz için sizi kederden kedere uğrattı. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O vakit (Uhud savaşında) boyuna uzaklaşıyordunuz. Kimseye dönüp bakmıyordunuz. Hazreti Peygamber ise arkanızdan sizi çağırıp duruyordu. Bunun üzerine, Allah sizi keder üzerine kederle cezalandırdı. (Kederlerden biri mağlûbiyet ve diğeri Hazreti Peygamberin ölmüş olduğuna dair yanlış haberin yayılmasıdır). Allah'ın sizi bağışlaması, ne elinizden giden zafere, ne de başınıza gelen musibete üzülmiyesiniz, diyedir. Allah yaptıklarınızdan tamamiyle haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Siz dağa koşup kaçarken, kimseye dönüp bakmazken, Allah’ın elçisi arkanızda sizi geri çağırıyordu. Bunun üzerine Allah size keder ve sıkıntı verdi ki; kaybettiğiniz ganimetlerden ve başınıza gelen musibetlerden üzülmeyesiniz. Muhakkak Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Besim Atalay
Besim Atalay
Hiç kimseye bakmadan, dağa çıkıyordunuz, peygamber de ardınızdan, çağırırdı sizleri, elinizden kaçana, başınıza gelene, kayırmamanızçin, size kaygı üstüne kaygı vermiştir, Allah bilir sizin yaptığınızı
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Hatırlayın o Uhud gününü ki) Resul sizi arkanızdan çağırmasına rağmen, siz şaşkınlık içerisinde sağa-sola kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bunun üzerine Allah size, (Peygamber'in) elemine karşılık öyle bir elem verdi ki elinizden gidene de başınıza gelene de üzülmeye fırsatınız olmadı. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Peygamber arkanızdan sizi çağırırken, kimseye bakmadan kaçıyordunuz; kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye, Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
O zaman Peygamber arkanızdan sizi çağırdığı halde siz, durmadan (savaş alanından) uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. (Allah) size keder üstüne keder verdi ki, bundan dolayı gerek elinizden gidene, gerekse başınıza gelenlere üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Elçi arkanızdan çağırmasına rağmen siz hiç kimseye dönüp bakmaksızın tepeyi tırmanıyordunuz. Yitirdiklerinize ve başınıza gelenlere üzülmeyesiniz diye size keder üstüne keder verdi. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Peygamber sizi arkanızdan çağırıp dururken, siz boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size gam üstüne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O sıra siz boyuna uzaklaşıyordunuz, kimseye dönüb bakmıyordunuz, Peygamber ise arkanızdan sizleri çağırıb duruyordu, bunun üzerine Allah sizi gama karşı gam ile müsab kıldı ki ne elinizden giden zafere ne de başınıza gelen musıbete mahzun olmayasınız, ve Allah biliyor, ne yapıyordunuz
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O vakit siz, (harb meydanından) boyuna uzaklaşıyor, bir kimseye dönüb bakmıyordunuz. Peygamber ise arkanızdan sizi çağırıyordu. Bunun üzerine (Allah) sizi keder üstüne kederle cezalandırdı. (Allahın sizi afvetmesi) ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene esef etmemeniz içindir. Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdârdır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
O zaman (siz harb sâhasından) uzaklaşıyor ve kimseye dönüp bakmıyordunuz, peygamber ise arkanızdan sizi çağırıyordu; böylece (Allah) sizi, keder üstüne kederle cezâlandırdı. Tâ ki ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülesiniz!(3) Çünki Allah, yapmakta olduklarınızdan hakkıyla haberdardır.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Elçi, sizin diğer tarafınızdan sizi çağırdığı halde, hiçbir kimseye aldırış etmeden yukarı (dağa) doğru çıkıyordunuz. Elinizden gidene (zafere) ve size isabet edene (savaşta ölen ve yaralananlara) üzülmeyesiniz diye, üzüntü üstüne üzüntü verdi. Allah yaptıklarınızdan haberdar olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hani siz uzaklaşıyor [³], hiçbir kimseye yüz çevirip bakmıyordunuz. Peygamber arkanızdaki cemaat arasından sizi çağırıyordu. Allah elinizden giden zafer ve ganimete duçar olduğunuz hezimete karşı endişe etmemeniz için [⁴] gam üstüne gam ile [⁵] ceza verdi. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Hani Peygamber sizden geriye kalan topluluk içinde sizi (arkanızdan direnişe) çağırırken, kimseye bakmadan hızla uzaklaşıyordunuz da bu yüzden kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Hani Peygamber, “Ey Allah’ın kulları, yanıma gelin, yanıma gelin!” diye sizi arkanızdan çağırıp dururken, siz can derdine düşmüş, hiç kimseye dönüp bakmadan Uhud dağının eteklerine doğru kaçarak uzaklaşıyordunuz. Bunun üzerine Allah,galibiyet fırsatını elinizden kaçırmanızın burukluğunu ve başınıza gelen felâketlerin üzüntüsünü bastıracak peş peşe keder ve acılarla sizi cezalandırdı. “Peygamber öldürüldü!” dediler. Bu söylenti sizi kalbinizden vurdu, içiniz kan ağladı; öyle ki, diğer bütün felâketler bunun yanında pek hafif kalmıştı.Evet; Allah, yaptığınız her şeyden haberdar idi.Fakat Rabb’iniz, kusurunuzu bağışlayınca bakın sizi nasıl destekledi:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
O vakit kaçıyordunuz, kimseye bakmıyordunuz; Rasûl, peşinizde sizi çağırıyordu. Elinizden kaçan şeylere ve başınıza gelenlere üzülmemeniz için size “acı üstüne acı” verdi. Ne işliyorsanız, Allah haberlidir.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Peygamber, sizi arkanızdan çağırıp dururken, siz arkanıza bile bakmadan (dağa) çıkıyordunuz. Allah da size, başınıza gelenlerin üzüntüsünü dahi unutturacak sıkıntı üzerine sıkıntı veriyordu.1 Şüphesiz Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Hatırlayın o ânı, ki] Elçim arkanızdan size seslendiği halde, kimseye bakmadan kaçtınız; bu yüzden O, [Elçi'nin] kederine karşılık, elinizden kaçanın ve başınıza gelenin üzüntüsünü unutturacak bir üzüntü verdi size: Zira Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. 111
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
O zaman da siz, can havliyle arkanıza dahi bakmadan tepelere doğru kaçışıyor, elçi de arkanızdan sizi çağırdığı halde kimseye dönüp bakamıyordunuz. Allah, size öyle bir keder ve üzüntü yaşattı ki ne elde ettiğinize sevinebildiniz ne de kaybettiğinize üzülebildiniz. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. 9/120-123, 24/64
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
O zaman siz, kimseye bakmadan tepelere doğru kaçışıyor, Rasul de arkanızdan sizi çağırıyordu.[676] İşte bu yüzden, (Rasûl’ün) elemine karşılık (Allah) size öyle bir elem verdi ki, ne kaçırdığınız fırsata ne de başınıza gelene üzülmeye fırsatınız olmadı: zira Allah yaptıklarınızdan tümüyle haberdardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
O vakit ki, siz uzaklaşıyordunuz ve hiçbir kimseye dönüp bakmıyordunuz. Peygamber ise sizleri arkanızdan çağırıyordu. Artık Allah Teâlâ sizleri gam üstüne gam ile cezalandırdı. Tâ ki, hem sizin için fevt olan şeylerden ve hem de sizlere isabet eden şeylerden mahzun olmayasınız. Ve Allah Teâlâ yaptığınız şeylerden haberdardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O vakit siz savaş meydanından hızla uzaklaşıyor, Dönüp hiç kimseye bakmıyordunuz. Peygamber ise peşinizden sizi çağırıp duruyordu. Bunun üzerine Allah, keder üzerine keder vererek sizi cezalandırdı. Allah'ın sizi affetmesi, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelen felâkete esef etmemeniz içindir. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Elçi, aranızdan sizi çağırırken siz, boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size gam üstüne gam verdi ki ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızı duymaktadır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Dağa tırmanıyor, dönüp kimseye bakmıyordunuz. Elçimiz de arkanızdan sizi çağırıyordu. Allah, sizi kederden kedere uğrattı ki elinizden kaçana da başınıza gelene de üzülmeyesiniz. Yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilen Allah’tır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
-O vakit siz, kimseye bakmadan kaçıyor, peygamber de arkanızdan sizi çağırıyordu. Kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye Allah size keder üstüne keder verdi. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
O vakit siz kimseye dönüp bakmaksızın dağa tırmanıyordunuz; Peygamber ise sizi arkanızdan çağırıyordu. Allah da sizi gam üstüne gamla cezalandırdı ki, kaybettiğiniz şeye veya başınıza gelene esef etmeyesiniz.(29) Allah sizin bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Siz şaşkınlıkla sağa-sola kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Resul ise arkanızdan sizi çağırıyordu. Böylece Allah size keder üstüne keder verdi ki, elinizden uçup gidene de size isabet edene de üzülmeyesiniz. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ol vaķt kim ıraķ gider-idüñüz, daħı durmaz-ıduñuz hįç kimseye; daħı yalavaç oķır-idi sizi śoñuñuzda. pes yanud virdi size ķayġuyı; andan ötürü kim ķayġurmayasız anuñ üzere kim fevt oldı sizden daħı aña kim irdi size daħı Tañrı ħaberlüdür aña kim işlersiz.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol vaḳtda ki siz çıḳduñuz iltifāt eylemedi‐siz kimseye. Nebī daḫı sizi da‘vet eylerdi āḫiretüñüze, pes ẟevāb virdi size hem ġam bile ġam üstine,ḥattā ki ḳayurmayasız sizden fevt olan nesneyi, size yitişen muṣībete daḫı.Tañrı Ta‘ālā bilicidür siz işlegen işleri.