Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 482, sondan 5755. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 189. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 189. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 2594 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (5) ل (9) م (2) bulunuyor.
Muhammed Abduh’un bizim de katıldığımız yorumu şöyledir: Bu âyetle önceki âyetler arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Sanki yüce Allah şöyle demek istemiştir: Ey müminler! Sakın üzülmeyin, zayıflık göstermeyin, sabırlı olun, kötülükten sakının, azminizi kırmayın, hakkı açıklayın, sakın onu gizlemeyin, Allah’ın âyetlerini az bir değer karşılığında satmayın, yaptığınızla övünmeyin, yapmadığınızla övülmek istemeyin, sizi üzecek olaylara karşı Allah size yeter; O sizi, yasaklanan bu çirkin şeyleri yapmaya muhtaç kılmaz. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O mülkünden istediğine dilediği kadar verir. O, her şeye kadirdir. Ehl-i kitap ve müşriklerden sizi elleriyle ve dilleriyle incitenlere karşı size yardım etmek O’na zor gelmez. Bütün işler O’na döner; işleri hikmetiyle ve sünnetiyle (ilâhî kanunuyla) yürüten O’dur.
Âyet-i kerîme iyilik ve hayrın, Allah’ın gösterdiği doğru yolda olduğuna işaret ettiği gibi aynı zamanda Hz. Peygamber ve müminler için bir teselli ve yardım vaadi içermektedir. Önceki âyetlerde vasıfları anlatılan muhalifler de burada üstü kapalı bir şekilde yerilmişlerdir. Çünkü onlar, ahlâk ve amellerinde etkisi görülecek şekilde sağlam bir iman ile Allah’a iman etmemişlerdi. Eğer böyle olmasaydı Allah’ın kitabıyla amel etmeyi bırakmaz ve dünya menfaatini ona tercih etmezlerdi. Onların bu tutumu Allah’ın vaadine güvensizlikten, tehdidinden korkmamaktan ve O’nun kudretine ve yönetimine kesin olarak inanmamaktan ileri gelmektedir (bk. M. Reşîd Rızâ, IV, 395 vd.).
Mehmet Okuyan
Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca Allah’a aittir. Allah her şeye gücü yetendir.
Mehmet Okuyan Âl-i İmran Suresi 189. Ayet Açıklaması
[Mülk] “otorite, iktidar” anlamlarıyla Yüce Allah’ın mutlak otorite alanını ifade eder; bu yapısıyla söz konusu kelime bütün yaratılmışları kapsamına alır. Âl-i İmrân 3:26-27’de bu kavram daha açık ifadelerle ve neleri kapsadığını ortaya koyacak şekilde bizlere öğretilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Allah'ın gücü her şeye yeter.
Göklerin ve yerin mülkiyeti ve hâkimiyeti Allah’ındır. Allah her şeye gücü yetendir. (Yahudiler, kamuoyunu etkileyerek haksız yere kendilerine pay çıkardıkları gibi, dünya hâkimiyeti peşinde koşuyorlar.)
Göklerde ve yerde mutlak egemenlik ve hükümranlık, yalnızca Allah’a aittir ve Allah, her şeye kadirdir.Bunu anlamak için, çevrenize ibretle bakmanız yeterlidir:
Suat Yıldırım Âl-i İmran Suresi 189. Ayet Açıklaması
Allah Teâlâ kullarını; gökleri ve yeri, zaman ve mekânı dolduran kudret, san’at, hikmet harikası sayısız eserlerini tefekküre ve bu şuurla olan ibadete yöneltiyor. Hz. Peygamber bu âyet hakkında şöyle buyurmuştur: “Yazıklar olsun bunu çeneleri arasında çiğneyip de bunun hakkında düşünmeyenlere!”
Süleyman Ateş
Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Allah herşeye kadirdir.