Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 316, sondan 5921. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 23. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 81 ve toplam ebced değeri ise 6237 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (9) م (9) bulunuyor.
Arapça Metin
الم تر الى الذين اوتوا نصيبا من الكتاب يدعون الى كتاب الله ليحكم بينهم ثم يتولى فريق منهم وهم معرضون
Kendilerine Kitap’tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Tefsir bilginleri arasında, bu âyette söz konusu edilenlerin yahudiler olduğu kanaati yaygındır. Fakat burada hıristiyanların özellikle Necran’dan Medine’ye gelen heyetin kastedildiği veya âyetteki ifadenin hem yahudileri hem hıristiyanları kapsadığı görüşü de vardır. Bu âyette anılan kişilerin 24. âyette nakledilen sözleriyle İsrâiloğulları’ndan bahsettiği açıkça anlaşılan Bakara sûresinin 80. âyetindeki sözün aynı olduğu dikkate alındığında birinci görüş daha isabetli görünmektedir. Bununla birlikte, Ehl-i kitap’tan olup da burada belirtildiği şekilde davranan herkesi âyetin kapsamında düşünmeye bir engel bulunmamaktadır.
Burada ilk geçen kitap kelimesi cins ismi olarak yani “kitap bilgisi” şeklinde yorumlandığı gibi “levh-i mahfûz” olarak da açıklanmıştır. “Allah’ın kitabı” tamlamasında geçen kitaptan maksat ise âlimlerin bir kısmına göre “Kur’an-ı Kerîm”, çoğunluğuna göre “Tevrat”tır.
Tefsirlerde âyetin nüzûl sebebine değinilirken muhatapların Allah’ın kitabına davet edilip de onların bundan yüz çevirmelerine açıklık getiren bazı olaylar zikredilir. Fakat âyette asıl hedeflenen mânanın belirli bir yerde ve zamanda meydana gelmiş bir olaya değinmekten ziyade, bir taraftan Allah’a inandıklarını söyleyen, bir taraftan da vahye tâbi olmaktan ve onu hakem kılmaktan kaçınan insanların, özellikle din bilginlerinin ve topluma önderlik eden kişilerin çelişkilerini ortaya koymak olduğu açıktır.
Mehmet Okuyan
Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? Aralarında hükmetmesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir grup dönüp yüz çeviriyor.
Mehmet Okuyan Âl-i İmran Suresi 23. Ayet Açıklaması
Bu ifade “vahiyden biraz da olsa pay verilenler” anlamına gelmekte, kastedilen Medine döneminde Hz. Muhammed’in civarında yaşayan kitap ehlinden kişiler olarak belirlenmektedir. Onlar itiraf etmeseler de kitaptan istifade edip hakikatleri görmek istemeseler de sonuçta bir kısmı tahrif edilmiş de olsa ellerinde ilahi bir metin bulunduğu veya öyle bir metinden kendilerine bilgi ulaştığı anlaşılmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hakem olmak için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir kısmı dönüp yüz çeviriyor.
Kitap'tan nasiplenmiş¹ olanları görüyorsun değil mi? Bunlar, aralarında hükmetmesi için Kitap'a² çağrıldıklarında bir kısmı, döneklik ederek ondan yüz çeviriyor.
1. Ehl-i Kitap/Yahudiler. 2. Tevrat'ın hükümlerine uymaya. Yahudiler, aralarındaki anlaşmazlığın çözülmesinde, kendi kitapları Tevrat'ın hükümlerine de itibar etmiyorlar.
Ahmet Akgül
Kitaptan (kutsal kaynaklardan) kendilerine biraz pay verilmiş olanları görmez misin; onlar aralarında hükmü uygulansın diye Allah’ın kitabına çağırıldıklarında; (önemsemeyip) daha sonra onlardan bir topluluk yüz çevirerek kaçıvermekte ve arkasını dönmektedir. (Yani dönek ve gevşek kimselerdir.)
Görmez misin kitaptan, kendilerine bir pay verilenleri; aralarında hakemlik etsin diye Allah'ın kitabına çağrılırlar da sonra onların bir kısmı arkalarını çevirir; onlar zaten bunu adet edinmiştir.
Daha önce vahiyden kendilerine pay verilenleri bilmez misin? Onlara aralarında hüküm verirken Allah'ın kelamına başvurmaları yolunda çağrı yapılmıştır, ama onlardan bir gurup yüz çevirerek dönüyorlar.
Bu mükemmel kutsal kitaptaki bir kısım emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulan yahudi âlimlerini görmüyor musun? Aralarındaki ihtilâflı konularda hakem olması, idarî düzene esas teşkil etmesi için Allah'ın kitabına imana, tamamını uygulamaya davet ediliyorlar, teşvik ediliyorlar da içlerinden bir kısmı tebliğ faaliyetine karşı tedbirler alarak yüz çevirip, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirmeye devam ediyorlar.
Kendilerine Kitab'dan bir pay verilenleri görmedin mi! Aralarında hüküm vermesi üzere Allah'ın Kitab'ına çağrılıyorlar, sonra içlerinden bir topluluk yüz çeviriyor. Onlar zaten sürekli yüz çeviricidirler.
23.İbnu Ebi Hatim`in ve İbnu`l-Munzir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.), yahudilerden bir topluluğun ders gördükleri bir eve girdi ve onları Allah`ın dinine davet etti. İçlerinden Nu`aym bin Amr ve Haris bin Zeyd: "Sen hangi din üzeresin ey Muhammed?" diye sordular. Resulullah (a.s.): "İbrahim`in milleti ve dini üzereyim" diye buyurdu. Onlar: "Ama İbrahim yahudiydi" dediler. Resulullah (a.s.): "Gelin Tevrat`ın hükmüne başvuralım, bizimle sizin aranızda o var" diye buyurdu. Onlarsa bundan kaçındılar. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.
Ali Bulaç
Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir.
Tevrat'dan kendilerine bir miktar nasip verilenleri görmez misin ki, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına dâvet olunuyorlar da sonra onlardan bir zümre, o Tevrat'ın hükmüne arkasını çeviriyor. Onlar böyle hakikatlerden yüz çevirmeyi âdet edinenlerdir. (Bu âyet-i kerime, zina eden iki yahudi hakkında nâzil olmuştur: Hazreti Peygamber Efendimizin hakemliğine müracaat etmişler ve Rasûlü Ekrem Aleyhisselâm Tevrat ahkâmına göre recmedilmelerine “taşlanarak öldürülmelerine” hüküm verince kızmışlar ve Tevrat'ın hükmünü tanımıyarak çekip gitmişlerdi.)
Kendilerine kitaptan bir miktar bilgi verilenleri gördün mü? Yargı için Allah’ın kitabına çağrılırlar. Sonra onlardan bir grup, sırt çevirip haktan vazgeçiyorlar. (Yani, Ehl-i kitap oldukları halde Allah’a ve ahirete tam inanmadıkları için Allah’ın yargısını kabul etmiyorlar.)
Görmedin mi, kitaptan payını almış olan kimselerin, araların bulmakçin, Allahın kitabına çağrılacak olurlarsa, bir bölüğü yine yüz döndürür, bunlar haktan kaçanlardır
Kendilerine Kitap (Tevrat)tan bir pay verilen (Yahudi)leri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı (Tevrat'ın hükmüne) yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Cemal Külünkoğlu Âl-i İmran Suresi 23. Ayet Açıklaması
Aralarında ihtilaf mevzuu olan bir grup Medineli Yahudi, Hz. Muhammed’in hakemliğine müracaat etmişlerdi. Peygamber Efendimiz, münakaşa konusu olan sorunun çözümü için Tevrat’ın tahrif edilmeyen hükümlerinin hakemliğini önermişti. Onlar bu daveti kabul ederek verilecek olan karara saygı duyacaklarını söylemişlerdi. Ancak verilen karar hoşlarına gitmeyince Tevrat’ın hükmünü de tanımayarak aslında kendi inançlarında bile ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösterdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
Kendilerine Kitapdan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarında hüküm vermek için Allah'ın Kitabına çağırılmışlar, sonra onlardan bir takımı dönmüşlerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir.
(Resûlüm!) Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri (yahudileri) görmez misin ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın Kitab'ına çağırılıyorlar da, sonra içlerinden bir gurup cayarak geri dönüyor.
Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlara baksana, aralarında hükmetmeleri için ALLAH'ın kitabına çağrılıyorlar da onlardan bir grup yüz çevirip geri dönüyor.
Görmüyor musun, o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanlar, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da, sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.
Baksan â o kendilerine kitabdan bir nasıb verilmiş olanlara, aralarında hakem olması için Allahın kitabına da'vet olunuyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüb gidiyorlar
Kitabdan (Tevratdan) kendilerine bir nasıyb verilmiş olanları görmedin mi ki Allahın Kitabı — aralarında hakem olmak için — çağırılıyorlar da sonra onlardan bir zümre (o Kitaba) arkasını çeviriyor. Onlar böyle (hakıykatlerden) yüz çevirmeyi âdet edinmiş kimselerdir.
Kendilerine Kitab'dan (Tevrât'tan) bir nasib verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitâbı'na da'vet olunuyorlar da, sonra onlardan bir kısmı, kendileri (hakkı kabûlden) kaçınan kimseler olarak geri dönüyorlar.(1)
(1)Bu âyet-i celîle, zinâ eden iki yahudi hakkında hakem olması için, bir kısım yahudilerin Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a mürâcaatta bulunmaları üzerine nâzil olmuştur. Resûlullah Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm, Tevrât’a göre recmedilmelerine hükmedince kızmışlar ve bu kararı tanımayarak dönüp gitmişlerdi. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 390)
İlyas Yorulmaz
Kitaptan kendilerine bir pay verilenlere bakar mısın, aralarındaki ihtilaflı meseleleri Allah’ın kitabıyla çözümlemeye çağrıldıklarında, onlardan bir gurup, doğrulardan yüz çevirerek dönüp giderler.
Kendilerine Kitaptan bir miktar nasip verilenleri görmüyor musun ki beyinlerinde hükmolunmak için Allah/ın Kitabına davet olunurlar da yine onların bir kısmı yüz çevirirler. Onlar dönek kimselerdir [¹].
İsmail Hakkı İzmirli Âl-i İmran Suresi 23. Ayet Açıklaması
[1] Yahut dönerek yüz çevirirler.
Kadri Çelik
Görmüyor musun o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanları? Aralarında hükmetmesi için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da içlerinden bir kısmı, yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Vaktiyle kendilerine Tevrat, Zebur, İncil gibi Kitaptanbir pay verilmiş olanlara bir baksana, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağırılıyorlar, fakat yine de içlerinden bazıları, inandıklarını iddia ettikleri Kitap’tan bile ısrarla yüz çevirip geri dönüyorlar!
Kitap’tan nasip verilenlere bakıp görmedin mi?
Aralarında hüküm vermek için Allah’ın kitabına çağırılıyorlar; yine onlardan bir grup sırt dönmüş olarak yüz çeviriyor.
Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin (hallerini) görmüyor musun?1 Onlar, aralarında hükmetmeleri için Allah’ın kitabına çağırılıyorlar fakat sonra aralarından bir kısmı bu kitaba sırt çevirerek dönüp gidiyor.2
1 Âyetin bu bölümü; “(Ey Muhammed!) Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin (hallerine) bir bak!” şeklinde de tercüme edilebilir. 2 Peygamberimiz, Allah’a îmana davet etmek için bir gün Yahûdîlerin bulundukları yere gider. Onlardan, Nuaym b. Amr ve Haris b. Zeyd, Peygamberimize: “Ey Muhammed! Sen hangi dindesin?” diye sorar. O da: “Ben İbrahim’in dini üzereyim” buyurur. Bunun üzerine Yahûdîler: “İbrahim Yahûdî idi.” deyince Peygamberimiz: “Haydi öyleyse gelin Tevrât aramızda hakem olsun.” der. Onlar, bundan çekinirler ve bu olay üzerine bu âyet nâzil olur. Ayrıca bu âyetin (Mâide: 41) de bahsedilen olay üzerine indirildiği hakkında da rivâyetler vardır. (Vâhidî)
Muhammed Esed
[Daha önce] vahiyden kendilerine pay verilenleri bilmez misin? Onlara aralarında hüküm verirken Allah'ın kelâmına başvurmaları yolunda 16 çağrı yapılmıştır; ama bazısı, inatla [ondan] yüz çevirir;
Kendilerine kitaptan pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm versin diye Allah’ın kitabı Kuran’a çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir kısmı arkalarına dönüp yüz çevirip gidiyorlar. 4/105, 24/47-48
Baksana şu kendilerine daha önce vahiyden bir pay verilenlere! Aralarını bulmak için Allah’ın kitabına çağrıldılar; fakat onlardan bir kısmı itiraz ederek yüz çevirdiler.
Görmedin mi kendilerine kitaptan bir nâsip verilmiş olanları ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın kitabına davet olunurlar da sonra onlardan bir zümre yüz çevirir. Ve onlar kaçınan kimselerdir.
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere! Aralarında hakem olması için Allah'ın kitabına dâvet ediliyorlar da, sonra onlardan bir grup yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.
Suat Yıldırım Âl-i İmran Suresi 23. Ayet Açıklaması
Burada şu hâdiseye işaret edilmektedir: Yahudilerden, soylu aileye mensup bir erkekle bir kadın zina etmişlerdi. Kendi şeriatlarına göre recmetmeleri gerekiyordu. Onları kurtarma ümidiyle, daha hafif bir ceza verir düşüncesiyle dâvayı Hz. Peygamber (a.s.)’a getirince o da recim hükmünü verdi. Kabul etmeyip “Bize göre cezaları yüzlerine kara çalıp dolaştırmaktır.” dediler. Hz. Peygamber Tevrat’ı getirip okumalarını istedi. Gerçek ortaya çıkınca Tevrat’a göre recmedildiler.
Süleyman Ateş
Baksana Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlar, aralarında hüküm versin diye Allah'ın Kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir topluluk yüz çevirerek dönüyorlar.
Allah’ın Kitabı’ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Aralarında kararı Kitap versin diye Allah'ın Kitabına çağrılınca onlardan bir bölümü yüz çevirerek geri çekiliyorlar.
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hakem olarak Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir kısmı dönüp uzaklaşıyor. Onlar, işte böyle yüz çevirenlerdir.
Kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri görmedin mi? Onlar, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar; sonra da onlardan bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Şu kendilerine Kitap'tan bir pay verilmiş olanlara bak, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da içlerinden bir zümre yüz çevirerek dönüp gidiyor.
bilmedün mi anları kim virinildiler bir ülü kitāb’dan oķınurlar Tañrı kitābı dapa ya'nį tevrįt, tā hükm eyleye aralarında. andan yüz döndürür bir bölük anlardan; daħı anlar yüz döndüricilerdür.