Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 388, sondan 5849. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 95. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 95. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 2291 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (5) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
قل صدق الله فاتبعوا ملة ابرهيم حنيفا وما كان من المشركين
“Allah doğruyu söylemiştir” ifadesi, Kur’an’da anlatılanların Hz. Muhammed’in sözü olmayıp Allah kelâmı olduğuna ve yahudilerin yalan söylediklerine işaret eder. Çünkü birbirine zıt iki haberden biri doğru ise diğeri mutlaka yalandır. Dolayısıyla burada Allah’ın doğru söylediği bildirilince yahudilerin yalan söyledikleri kendiliğinden ortaya çıkmış olmaktadır.
“İbrâhim’in dini” diye çevrilen “milletü İbrâhîm” tamlaması, Hz. İbrâhim’e bildirilmiş olan ve bütün peygamberler tarafından benimsenip tebliğ edilmiş bulunan ilâhî ve değişmez ilkeleri, mesajları, topyekün bir inanç sistemini ifade eder. Bu da Hz. Muhammed’in yeni bir din uydurmadığı, aksine ona vahyedilen Kur’an’ın bütün hak dinlerde var olduğu halde unutulmuş veya tahrif edilmiş bulunan evrensel ilkeleri içerdiği ve bu bakımdan onun geçmiş peygamberlerin bir devamı olduğu fikrini vurgular. Nitekim Bakara sûresinin 135. âyetinde müslümanlara hitap edilerek “Biz hanîf olan İbrâhim’in dinine uyarız” demeleri emredildiği gibi burada da “Hanîf olan İbrâhim’in dinine uyunuz” buyurularak, Hz. Muhammed’in getirdiği din ile Hz. İbrâhim’in getirdiği din arasında temelde bir fark bulunmadığı, bunların aynı ilâhî gerçekleri içerdiği belirtilmektedir (hanîf kelimesinin anlamı için bk. Bakara 2:135).
“O, müşriklerden değildi” meâlindeki cümle ise Hz. İbrâhim’in Allah’tan başka hiçbir şeye tapmadığını, şirk kuşkusu taşıyan her türlü sapkın görüşten uzak, Allah’ın birliğine inanan ve yalnız O’na kulluk eden yüce bir peygamber olduğunu ifade etmekte, dolaylı olarak yahudilerin şirk sayılabilecek inançlar taşıdıklarına işaret etmektedir.
Mehmet Okuyan
De ki: “Allah doğruyu söylemiştir. [hanîf] (Allah’ı birleyen) olarak İbrahim’in milletine (dinine) uyun! O, müşriklerden değildi.”
De ki: “Allah doğruyu söylemektedir. O halde, bâtıl olan her şeyden yüz çeviren ve Allah'ın yanı sıra hiçbir şeye ilâhlık yakıştırmayan İbrâhim'in inanç sistemine uyun.”
1. Şirk koşmaksızın Allah'a yönelen. 2. İbrahim toplumunun kurduğu uygarlığa, inanç sistemine, yaşam biçimine.
Ahmet Akgül
De ki: “Allah (her konuda ancak) doğruyu söylemektedir. Öyleyse (her bâtıl düşünceden kaçıp Hakk Din olan İslam'a sarılıp) Allah'ı bir tanıyan (Hanif) ler olarak İbrahim'in dinine uyun. O, müşriklerden değildi.”
De ki: “Allah doğruyu söylemektedir. O halde batıl olan herşeyden yüz çeviren, Allah'la birlikte başka şeylerin ilahlığını da tanımayan İbrahim'in inanç sistemine uyun.”
Sen onlara:
“Allah doğru söylemiştir. Hakka ve tevhide yönelik İbrahim'in dinine, sünnetine, İslâm dinine tâbi olun. O hiçbir zaman ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan, gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden olmadı” de.
Sen de ki: “(Helâl ve haramı haber vermekde) Allah doğru buyurmuştur. O halde (her dinden) İslâma yönelerek İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi.”
De ki: “Allah doğruyu söyledi. Artık tek bir Allah’a inanmış olarak İbrahim’in milletine uyunuz. İbrahim şirk koşanlardan değildi.” (Sizin sandığınız gibi, İbrahim Kudüs’te yaşamış ve ilk mabed Kudüs’te yapılmış değildir.)
Sen de ki: “(Helal ve haram konusunda) Allah doğru söylemiştir. O halde İslâm'a yönelerek İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi.”
Ve yine onlara de ki:“Tevrat, İncil ve Kur’an’da hükmünü bildiren Allah, doğru söylemektedir. Öyleyse, siz de her türlü yanlış düşünce ve davranışlardan yüz çevirerek bir tek Allah’a yönelen İbrahim’in inanç sistemine uyun! Çünkü onun izinden gittiğini iddia eden Yahudi ve Hıristiyanların birtakım Peygamberleri, azizleri, melekleri yüceltip ilâhlaştırmasına karşılık, o hiçbir zaman Allah’a ortak koşmamış ve Allah’ın hiçbir kitabını veya elçisini yalanlamamıştı.”Öte yandan Yahudilerin, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’nın Kâbe’den daha önce kurulduğunu öne sürerek kıblenin değiştirilmesine itiraz etmeleri de anlamsızdır, çünkü:
De ki: “Allah doğruyu söylemektedir: O halde, bâtıl olan her şeyden yüz çeviren ve Allah'ın yanısıra hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayan İbrahim'in inanç sistemine uyun.”
De ki: “Allah doğru söylemiştir. Öyleyse, batılın her türünden yüz çevirerek İbrahim’in inanç sistemine uyun! O, Allaha ait nitelikleri başkalarına yakıştıran müşriklerden değildi.” 16/123, 22/78
Sen: “Sadakallah: Allah sözün doğrusunu söyledi. ” de! Haydi bakalım Allah'ı bir tanıyarak İbrâhim'in dinine uyun! Pek iyi bilirsiniz ki o, asla müşriklerden olmamıştı.
Süleymaniye Vakfı Âl-i İmran Suresi 95. Ayet Açıklaması
[*] "İbrahim ve beraberinde olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Bir gün halklarına şöyle demişlerdi: "Bizim sizinle ve Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinizle bir ilişiğimiz yoktur; sizi tanımıyoruz. Bir tek Allah'a inanıp güvenene kadar aramızda düşmanlık ve nefret doğmuştur. Sahibimiz! Senin korumana sığındık ve sana yöneldik. Dönüp varılacak yer, senin huzurundur". (Mumtehine 60:4)
Şaban Piriş
De ki: -Allah doğru söylemiştir. Öyleyse, hanif olan İbrahim'in dinine/yoluna uyun! O, müşriklerden değildi.