Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3425, sondan 2812. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 16. ayetidir. Rum Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 5475 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (5) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
واما الذين كفروا وكذبوا باياتنا ولقائ الاخرة فاولئك في العذاب محضرون
Dünya hayatında sınav ortamının icaplarından olmak üzere müminler ve inkârcılar bir arada yaşarlarken, mahşer günü bu birliktelik sona erecek, iman edip Allah’ın hoşnutluğuna uygun yararlı işler yapanlar Allah katında itibarlı bir mevki kazanmanın ve cennet nimetlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşayacaklar, inkâr edip ilâhî bildirimleri yalan saymayı inatla sürdürenler ise âhiret azabı ile baş başa bırakılacaklardır. 14. âyetin “insanlar birbirinden tamamen ayrılacaklar” diye çevrilen kısmı, müminlerin görecekleri muamele açısından kâfirlerden ayırt edileceği veya müminlerin bir daha bir araya gelmemek üzere kâfirlerden ayrılacakları şeklinde de açıklanmıştır (İbn Atıyye, IV, 331). 15. âyetin “güzel bir bahçede” şeklinde tercüme edilen kısmıyla genellikle cennetin kastedildiği kabul edilmektedir. Bu âyetin “ağırlanırlar” şeklinde çevirdiğimiz kısmına “sevindirilirler, nimetlere mazhar kılınırlar, kendilerine iyi muamele yapılır, ikramda bulunulur” anlamları da verilmiştir (Şevkânî, IV, 250-251).
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar (yani) ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise işte onlar azapta hazır bulundurulacaklardır.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi ve âhirette, ebedî yurtta hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, işte onlar da, azaptadırlar, ihzarlı getirilmişlerdir.
Doğruları inkâr edenler, ayetlerimizi ve ahiret gününe kavuşmayı yalanlayanlara gelince, onlar, azab içinde hükümlerinin verilmesi için, hazır durumda bekletileceklerdir.
Hakikati reddedip mesajlarımızı inkar edenlere -ve [böylece] öteki dünyanın varlığını yalanlayanlara- gelince, 12 onlar azabın içine atılıvereceklerdir.
Ama gerçeği örtbas ederek ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve ahiret buluşmasını hesaba katmayan kâfirler; işte onlar da azabın içinde, yaptıklarıyla yüzleşirler. 39/68...7243/74...80
[3573] Muhdarûnu çevirimiz için bkz: 34:38, not 53.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Bizim âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan saymışlardır, artık onlar da azap içinde kalmaya hazırlanmış olurlar.