Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
3429, sondan
2808. ayet;
30. sure ve
Rum Suresinin
20. ayetidir.
Rum Suresi 20. ayetinin kelime sayisi
11, harf sayısı
40 ve toplam ebced değeri ise
5688 olarak hesaplanmıştır.
Rum Suresinin toplam ebced değeri
268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (7)
ل (1)
م (5) bulunuyor.
ومن اياته ان خلقكم من تراب ثم اذا انتم بشر تنتشرون
ومناياتهانخلقكممنترابثماذاانتمبشرتنتشرون
Vemin âyâtihi en ḣalekakum min turâbin śümme iżâ entum beşerun tenteşirûn(e)
Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.
Bu ve müteakip beş âyette yüce Allah’ın kudretinin açık kanıtlarından kesitler verilmekte; dört âyetin sonunda, iyi düşünen, bilen, hakikatlere kulağını açık tutan ve aklını kullananların bunlardan önemli sonuçlar çıkarabileceği, bu sayılanlarda böyle kimselerin alacağı ibretler bulunduğu ifade edilmektedir. Bu üslûp farklılığı ile ilgili değişik yorumlar yapılabilir (meselâ bk. Râzî, XXV, 111 vd.); fakat bunların ortak çizgisini, belirtilen kanıtların insanın aklına, muhâkemesine, basiretine ve gönlüne hitap etmesi oluşturmaktadır.
Allah Teâlâ’nın ilk insanı topraktan yarattığı Kur’an-ı Kerîm’de değişik vesilelerle ifade edilmiştir. Burada genel bir hitapla “Sizi topraktan yarattı” buyurulması ise daha çok şu iki biçimde açıklanır: a) Bu, “Sizin aslınız olan, kendisinden türediğiniz ilk insanı topraktan yarattı” demektir, b) Her insanın yaratılışı toprakla ilintilidir, çünkü insanı meydana getiren erkek ve dişi hücrelerinin (sperm ve yumurtacık) oluşumunda nebâtî ve hayvanî gıdaların katkısı vardır, bunların her ikisi de topraktan beslenmektedir (bunun bazı âyetlerde insanın sudan yaratıldığını belirten ifadelerle çelişmediğine dair izahlarla birlikte bk. Râzî, XXV, 108-109).
Sizi topraktan yaratması, O’nun delillerindendir. Sonra siz yayılan insanlar oldunuz.
Sizi topraktan yaratması, ardından insan olarak yeryüzüne dağılmanız, O'nun varlığının delillerindendir.
Sizi topraktan yaratması, O'nun ayetlerindendir.¹ Ardından da yeryüzüne dağılan bir beşer² oldunuz.
1- Kanıt, gösterge. 2- Hiçbir ilahi özelliği olmayan bir insan.
O’nun ayetlerinden (Allah'ın vahdet ve rahmet alâmetlerinden) birisi de sizi topraktan yaratmasıdır. (Vücudumuzu oluşturan elementler toprak menşelidir; hayvani ve nebati bütün gıdalarımız da topraktan yetişmektedir, insanın tohumu olan meni de bunlardan meydana gelmektedir.) Sonra sizin (yeryüzüne) yayılan beşer (çeşitli kavim ve kabileler) olmanızı (yine Allah sağlamıştır).
Ve delillerindendir ki sizi topraktan yaratmıştır da sonra insan haline gelir, yeryüzünün her yanına dağılırsınız.
O'nun varlığının ve kudretinin açık belgelerinden biri de, sizi topraktan yaratmasıdır. Sonra siz, değişik şekil ve kabiliyetlerle yeryüzünün her tarafına dağılan birer insan oluverdiniz.
Sizi topraktan yaratması O'nun varlığının, kudretinin ve yeniden yaratmaya gücünün yeteceğinin delillerindendir. Sonra da, şimdi gördüğünüz beşer nesli, siz meydana geldiniz. Çoğalarak her tarafa dağılıp yayıldınız.
Sizi topraktan yaratması O'nun ayetlerindendir. Sonra siz etrafa yayılan insanlar oldunuz.
Sizi topraktan yaratmış olması, O'nun ayetlerindendir; sonra siz, (yeryüzünün her yanına) yayılmakta olan bir beşer (türü) oldunuz.
Allah'ın kudretine delâlet eden alâmetlerindendir ki, sizin aslınız olan Âdem'i bir topraktan yarattı. Sonra da siz bir insan olunca, çoğalıp yayılıyorsunuz.
Allah’ın (veya ahiretin) ayet ve belgelerinden biri de, sizi topraktan yaratması, sonra (yeryüzünde) türeyip yerleşmenizdir.
Onun belgelerinden birisi dahi, sizleri topraktan yaratmasıdır; sonra, kişi olarak yeryüzünde dağılırsız
Sizi topraktan yaratması, O'nun mucizevi işaretlerinden biridir. (Yaratıldıktan) sonra, birer insan olarak yeryüzüne yayılırsınız (beşeriyet olursunuz).
Sizi topraktan yaratması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra hemen birer insan olup yeryüzüne yayılırsınız.
Sizi topraktan yaratması, O'nun (varlığının) delillerindendir. Sonra siz, (her tarafa) yayılan insanlar oluverdiniz.
Sizi bir topraktan yaratması ve sonra yayılıp çoğalan insanlar olmanız O'nun ayetlerindendir.
O'nun âyetlerinden (kudretinin delillerinden)dir ki, sizi bir topraktan yarattı. Sonra da siz şimdi yeryüzünde dağılıp yayılan insanlar oluverdiniz.
Ve onun âyetlerindendir ki sizi bir topraktan yarattı, sonra da siz şimdi bir beşersiniz intişar edip duruyorsunuz
Sizi bir toprakdan yaratmış olması Onun âyetlerindendir. Sonra siz (her tarafa) yayılır bir beşer oldunuz.
O'nun (kudretinin) delillerinden biri de, sizi (atanız Âdem'i) bir topraktan yaratmış olmasıdır; sonra siz, (yeryüzünde çoğalıp) yayılan insanlar oluverdiniz.
Sizi topraktan yaratması ve yaratmasından hemen sonra yeryüzüne insan olarak yayılmanız, O’nun işaretlerinden birisidir.
O/nun kudret-i nişanlarından biri şudur ki sizi topraktan yaratmıştır. Bundan sonra siz hemen beşer olup yeryüzüne dağıldınız.
Sizi topraktan yaratmış bulunması, O'nun ayetlerindendir; sonra siz, (yeryüzünün her yanına) yayılmakta olan bir beşer (türü) oldunuz.
O’nun tek bir rab ve ilah oluşunun yani sonsuz ilim, kudret ve merhametinin delillerindendir ki, sizi cansız bir topraktan yarattı ve işte şimdi, yeryüzüne dağılan insanlar oluvermişsiniz!
Sizi topraktan yaratması da O’nun âyetlerindendir; sonra siz beşersiniz; (Yeryüzü’ne) yayılıyorsunuz.
(Allah’ın) sizi topraktan yaratması sonra da sizin (yeryüzüne) yayılan bir beşer olmanız, Onun âyetlerindendir.
Sizi balçıktan yaratması, O'nun mucizevî işaretlerinden biridir 14 ve (yaratıldıktan) sonra, baktınız ki, birbirinizden farklı insanlar olup çıkmışsınız!
Sizi topraktan yaratmış olması O’nun kudret delillerindendir. Sonra siz, bir beşer olarak gelişip yayılıyorsunuz. 22/5, 23/12...17
Sizi toprak türünden[3577] yaratması, O’nun kudret delillerinden biridir; sonra siz (bir süreç içinde) beşer olarak gelişip kişilik kazandınız.[3578]
[3577] Belirsiz formun “tür” vurgusuyla (İtkân II, 291).
[3578] Beşerin lügat mânasına dair ayrıntılı not için bkz:
15:28. İntişârın içerisinde, “aynı türe ait bireylerin kendilerini gerçekleştirmesi, şahsiyet kazanarak farklılaşması” anlamı zaten vardır. Zımnen: En basit varlıktan bir şaheser çıkaran Allah böyle bir şeyi anlamsız ve amaçsız yapar mı? Toprağın bir amacı olsun da, insanın bir amacı olmasın mı?
Ve O'nun âyetlerindendir ki, sizi topraktan yaratmıştır, sonra siz şimdi insansınız. (Yeryüzüne) yayılmaktasınız.
O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerinden biri: Sizi topraktan yaratmış olmasıdır. Sonra dünyaya yayılmış beşeriyet haline geldiniz.
O'nun ayetlerinden (gücünün işaretlerinden) biri sizi topraktan yaratmasıdır. Sonra siz, (yeryüzüne) yayılan insan(lar) oluverdiniz.
Sizi topraktan yaratmış olması Allah’ın ayetlerindendir. Sonra bir de bakarsınız ki siz bir insansınız, dolaşıyorsunuz.
Sizi topraktan yaratmış olması O'nun ayetlerindendir. Sonra siz, insan olarak yeryüzünde yayılırsınız.
Sizi topraktan yaratması da Onun âyetlerindendir. Sonra siz birer beşer olarak yeryüzüne yayılırsınız.
Onun ayetlerinden biri de sizi, topraktan yaratmış olmasıdır. Sonra siz bir insan türü oldunuz, her tarafa yayılıyorsunuz.
daħı bir nice nişānı oldur kim yarattı sizi ŧopraķdan andan nāgāh ol vaķt siz ādemsiz perekende olursız yir yüzinde.
Daḫı Tañrı Ta‘ālā āyetlerinden birligine delīldür sizi ṭopraḳdan yaratmaḳ.Andan ṣoñra siz çoḳ ādem oġlanı olduñuz, münteşir olduñuz her ṭarafda.
Sizi (atanız Adəmi) torpaqdan yaratması, sonra da sizin (hərənizin) bir insan olub yer üzünə yayılmağınız Onun qüdrət əlamətlərindəndir.
And of His signs is this: He created you of dust, and behold you human beings, ranging widely!
Among His Signs in this, that He created you(3524) from dust; and then,- behold, ye are men scattered (far and wide)!*
3524 Cf.
18:37 and n. 2379. In spite of the lowly origin of man's body, Allah has given him a mind and soul by which he can almost compass the farthest reaches of Time and Space. Is this not enough for a miracle or Sign? From a physical point of view, see how man, a creature of dust, scatters himself over the farthest corners of the earth!