Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3492, sondan 2745. ayet; 31. sure ve Lokman Suresinin 23. ayetidir. Lokman Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 3485 olarak hesaplanmıştır. Lokman Suresinin toplam ebced değeri 155422 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (7) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن كفر فلا يحزنك كفره الينا مرجعهم فننبئهم بما عملوا ان الله عليم بذات الصدور
Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Resûlullah, muhataplarının İslâm davetini kabul ederek kurtuluşa ermelerini büyük bir arzuyla istiyor, bunun için canla başla çalışıyor, ancak onun bu iyi niyetine, yüksek insanî tavrına rağmen halkının önemli bir kısmı eski yanlış inançlarında direniyor, bu da onu son derece üzüyordu. İşte bu âyetlerde Allah Teâlâ resulünü teselli etmekte; inkârcılara da kalplerinin derinliklerindeki kin, öfke, düşmanlık gibi kötü duygu ve düşüncelere varıncaya kadar her türlü hallerini eksiksiz bildiğini haber vererek âkıbetleri konusunda onları uyarmaktadır.
Mehmet Okuyan
İnkâr edenin inkârı seni üzmesin! Onların dönüşü ancak bizedir. Elbette yaptıklarını kendilerine bildireceğiz. Şüphesiz ki Allah göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.
Kim de gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, artık onun nankörlüğü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Bizedir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
(Ey Resulüm!) Kim de inkâr ederse, artık onun küfrü ve nankörlüğü sakın Seni hüzne kaptırıp üzmesin. Onların dönüşü Bizedir, artık Biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz (ve hesaplarını göreceğiz) . Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı Bilendir.
Ve kim, kafir olursa onun kafirliği, tasalandırmasın seni; dönüp varacakları yer, bizim tapımızdır da ne yaptılarsa biz haber veririz onlara; şüphe yok ki Allah, gönüllerde ne varsa hepsini bilir.
Kim de Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ederse, onun bu durumu seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir. Biz de onlara, dünyada işlediklerinin gerçek yüzünü haber veriririz. Şüphesiz ki Allah, göğüslerde olanı en iyi bilendir.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin inkârı seni üzmesin. Onlar hesap vermek üzere bizim huzurumuza getirilecekler. İşte o zaman işledikleri amelleri birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekeriz. Allah gönüllerdeki sırları bilir.
Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
Kim de küfre varırsa, artık onun küfrü (Ey Rasûlüm) seni üzmesin. Onlar, bize dönüb gelecekler; o vakit biz, onlara, bütün yaptıklarını (küfürlerinin cezasını) haber vereceğiz. Şüphe yok ki Allah, bütün kalblerdekini hakkıyla bilendir.
Kim de kâfir olursa, onun kâfirliği seni üzmesin! Son olarak Biz’e döneceklerdir. Biz, onların yaptıklarını onlara haber vereceğiz. Çünkü Allah, sinelerde ne saklandığını çok iyi bilendir.
Her kim de inkârda diretirse, onun inkârına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) nihayetinde onlar bize dönecek. Biz de onlara yaptıklarını bir bir haber vereceğiz. Allah, (sadece yapılanları değil,) kalplerde saklı tutulan (niyet ve düşünceleri) de çok iyi bilendir.
İnkar edenin inkarcılığı seni üzmesin; onların dönüşü Bize'dir; o zaman, yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olanı şüphesiz bilir.
(Resûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.
Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin. Onlar dönüp bize gelecekler. O zaman biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz. Gerçekten Allah, bütün kalblerin özünü bilir.
Kim de küfrederse artık onun küfrü seni mahzun etmesin, onlar dönüb bize gelecekler o vakıt biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz, her halde Allah, bütün sînelerin künhünü bilir
Kim küfrederse (Habîbim) onun küfrü sana hüzün vermesin. Onların dönüşü ancak bizedir. Biz de (o zaman) onların neler yapdıklarını haber veririz. Şübhe yok ki Allah sinelerde gizli olan şeyleri bile hakkıyle bilendir.
(Habîbim, yâ Muhammed!) Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin!Onların dönüşü ancak bizedir; o zaman (biz de) yaptıklarını onlara bildireceğiz. Şübhesiz ki Allah, sînelerde olanı hakkıyla bilendir.
Kimde kitabın hakemliğini inkâr ederse, İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri bize olup, yaptıklarını onlara haber vereceğiz. Şüphesiz Allah göğüslerde olanı en iyi bilendir.
Her kim küfüre saparsa onun küfürü seni mahzun etmesin. Onların dönüşleri bizedir. Biz de onlara işlediklerini haber vereceğiz. Çünkü Allah sinelerdekini hakkıyle bilir.
Kim de küfre saparsa, artık onun küfre sapması seni üzmesin Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yapmakta olduklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
Âyetlerimi inkâr edenlere gelince, onların nankörlüğü seni üzmesin; çünkü hepsi eninde sonunda huzuruma çıkacaktır; işte o zaman, tüm yaptıklarını gözlerinin önüne serecek ve hak ettikleri cezayı tam olarak vereceğim!Hiç kuşkusuz Allah, gönüllerde gizlenenleri, esrarengiz niyet ve düşünceleri dahî bilmektedir.
Kim de inkâr ettiyse, onun inkârı seni üzmesin!
Onların dönüşü bizedir.
Onlara, işledikleri şeyleri haber veririz.
Allah, Göğüsler’in özünü bilmektedir.
Kim de kâfir olursa, sakın onun kâfirliği seni üzmesin. Sonunda onların dönüşü Bizedir ve Biz, yaptıklarını kendilerine haber vereceğiz. Çünkü Allah gönüllerin özündekileri, kesinlikle bilendir.
Hakikati inkara şartlanmış olana gelince, onun inkarı seni üzmesin: onlar sonunda Bize dönecekler ve o zaman, [hayatta iken] yaptıklarının [gerçekte] ne olduğunu onlara göstereceğiz: çünkü Allah, [insanların] kalplerindekini en iyi bilendir.
Ama kim de gerçekleri örtbas ederse artık onun küfrü seni üzmesin. Nihayetinde onların dönüşü bana olacaktır ben de onlara neler yaptıklarını bir bir haber vereceğim Zira Allah kalplerdeki en mahrem sırları bilendir. 6/33, 18/6-49, 26/3, 35/8
Kim de inkâra saparsa, artık onun inkârına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) sonunda Bize dönecekler; ve Biz yaptıklarını(n iç yüzünü) bir bir kendilerine haber vereceğiz: çünkü Allah gönüllerdeki en mahrem sırları bilendir.
Ve kim de küfre düşerse artık onun küfrü seni mahzun etmesin. Onların dönüşleri Bize'dir. Artık onlara ne işler yapmış olduklarını haber vereceğiz. Şüphe yok ki Allah sinelerde (gizli) olanı hakkıyla bilicidir.
Her kim de dini inkâr ederse, onun küfrü seni üzmesin. Sonunda Bize dönecekler ve Biz de onlara yaptıkları her şeyi bir bir bildirip karşılığını vereceğiz. Allah kalplerden geçen düşünceleri dahi bilir. [10, 70]
“Bildireceğiz” demekten maksat, yaptıkları bütün kötülükleri bildirip onların ikrarlarını almaktır.
Süleyman Ateş
Kim de inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Sonunda onların dönüşleri bizedir. O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Şüphesiz Allah göğüslerin özünü (kalblerden ne düşünceler geçtiğini) bilir.
Kim görmezlikten gelirse onun görmemesi seni üzmesin. Sonunda bize dönecekler, biz de yaptıkları her şeyi onlara haber vereceğiz. Herkesin içinde ne olduğunu Allah bilir.
İnkâr edenin küfrü seni tasalandırmasın! Onların dönüşü bizedir; yapıp ettiklerini onlara haber vereceğiz. Kuşkusuz, Allah, göğüslerin içindekini bilmektedir.
Daḫı kim kāfir olsa ḳayġursa anuñ küfri‐çün, anlaruñ dönmegi bizümḥażretümüzedür. Pes anlara ‘amelleri cezāsın virürüz. Tañrı Ta‘ālā bilicidüryüreklerde olan fikrleri.