Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
3510, sondan
2727. ayet;
32. sure ve
Secde Suresinin
7. ayetidir.
Secde Suresi 7. ayetinin kelime sayisi
10, harf sayısı
37 ve toplam ebced değeri ise
3051 olarak hesaplanmıştır.
Secde Suresinin toplam ebced değeri
110478 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (6)
ل (5)
م (1) bulunuyor.
الـذي احسن كل شيء خلقه وبدا خلق الانسان من طين
الـذياحسنكلشيءخلقهوبداخلقالانسانمنطين
Elleżî ahsene kulle şey-in ḣalekah(u)(s) vebedee ḣalka-l-insâni min tîn(in)
O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.
Düşünenler için gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri, kısaca bütün evreni yaratanın Allah olduğunu, O’ndan başka gerçek dost ve hâmi bulunmadığını farketmenin zor olmayacağı ve insanların kendileri bakımından göreceli de olsa bir önemi bulunan zaman kavramını, gerek duyular âleminde gerekse onun ötesinde olup biten her şeyi hakkıyla bilen Allah için düşünmelerinin yanlış olacağı hatırlatılmakta; görebilen gözlerin O’nun yarattıklarındaki eşsiz estetiği kolayca yakalayabileceğine, basit bir maddeden yaratılmış olan insanın asıl değerini âlemlerin rabbinin ona değer vermesinden ve onu duyduklarını anlama, gördüklerinden sonuç çıkarabilme ve idrak kabiliyeti gibi sorumluluk gerektiren melekelerle donatmasından kaynaklandığına dikkat çekilmektedir (“Allah’ın evreni altı günde yaratması”, “arş ve arşa istivâ” hakkında bilgi için bk. A‘râf
7:54; “Allah katındaki bir günün insanların hesabına göre bin yıl olduğu” ifadesi hakkında açıklama için bk. Hac
22:47; “yüce Allah’ın insana kendi ruhundan üflemesi”nin açıklaması için bk. Hicr
15:29). Tefsirlerde 4. âyette “Allah’tan başka şefaatçinin bulunmadığı” ifade edilirken özellikle müşriklerin şu anlayışlarının reddedildiği belirtilir: Putperestlerin bir kısmı “Biz göklerin ve yerin bir yaratıcısının bulunduğunu kabul ediyoruz; fakat bu putlar gezegenlerin sûreti (sembolü) olduğundan biz onlardan güç ve destek alıyoruz”; bazıları da “Bunlar meleklerin sûreti olup bize şefaatçi olacaklardır” diyorlardı. Bu iddiaya karşı âyette Allah’tan başka ilâh bulunmadığı gibi Allah’ın izni olmadan kimsenin yardımcı ve şefaatçi de olamayacağı bildirilmektedir (Râzî, XXV, 171). Allah şefaat eden değil, katında şefaat edilendir. Ancak, O’nun katında şefaat edecekler O’na rağmen, O’ndan bağımsız olarak değil, O’nun izin ve rızâsıyla şefaat edebileceklerdir (şefaat hakkında bilgi için bk. Bakara
2:48, 255). 7. âyette geçen Cenâb-ı Allah’ın yarattığı her şeyi güzel kıldığına ilişkin ifadeyi Zemahşerî şöyle açıklar: Allah Teâlâ’nın yarattığı her şey hikmetin gereklerine ve maksada uygunluk ilkesinin icaplarına göre düzenlenmiştir; güzellik bakımından kendi aralarında derecelendirilebilirse de bütün yaratılmışlar güzeldir. “Güzel yapma” anlamına gelen ahsene fiilinin Arapça’daki bazı özel kullanımlarından hareketle bu cümleyi, “Her bir şeyi nasıl yaratacağını çok iyi bilir” şeklinde anlayanlar da olmuştur (III, 219). Bu ifade için yapılan diğer bazı yorumlar şöyledir: a) Allah gerek güzel gerekse çirkin her şeyi yaratmakla mükemmel bir sanat ortaya koymuştur; b) Her şeyi uygun biçimde ve yerli yerince yaratmıştır; c) Yarattığı her şeye muhtaç olduğu bilgiyi ilham etmiş yani onları fonksiyonlarına uygun biçimde programlamıştır (Taberî, XXI, 94; İbn Ebû Hâtim, IX, 3104). “... Ve ruhundan ona üflemiş” ifadesinde insana verildiği bildirilen ruha, “Allah’ın ruhu” demek, Kâbe’ye “Allah’ın evi”, kula “Allah’ın kulu” demek gibidir. Bu ifade onların önemli, değerli, özel ve şerefli olduklarını gösterir. Bunların, Allah’ın bir parçası, içinde oturduğu evi, hizmetinde kullandığı kölesi diye anlaşılması O’nun zat ve sıfatları hakkında verdiği bilgilere ters düşer.
O ki yarattığı her şeyi güzel yapmış ve insanı yaratmaya çamurdan başlamıştır.
Bu ayet ‘Ankebût
29:19-20, Zümer
39:6 ve İnsân
76:1. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
O, yarattığı her şeyi en güzel yaratmış ve insanın yaratılışına çamurdan başlamıştır.[431]
[431] İnsanın yaratılışı ve bazı özellikleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 196-200; IV, 137-147; XIII, 194-198.
O ki yarattığı her şeyi en iyi şekilde yaratmıştır. İnsanı yaratmaya çamurdan¹ başladı.
1 – Çamur; toprak ve suyun karışımıdır. Kur'an yaratılışı bazen topraktan bazen de sudan ayrı ayrı olarak vurgulamakta bazen de çamur olarak iki maddeyi birlikte anmaktadır. Günümüz biyoloji ve kimya bilimlerinin yaptıkları analitik incelemelerde insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamen aynı olduğu anlaşılmıştır.
O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya (süzme ve özlü) bir çamurdan (maddi bir hamurdan ve mayadan) başlayandır.
Öylesine mabut ki her şeyin yaratılışını güzel ve tam yerinde yapmıştır da insanı da balçıktan yaratmaya koyulmuştur.
O Yarattığı herşeyi, en mükemmel şekilde yapandır. Nihayet insanın yaratılışını balçıktan başlatmıştır.
Allah, yarattığı her şeyi güzel, muhkem, bütün inceliklerine riayet ederek yaratan, insanı da çamurdan yaratmaya başlayandır.
O ki, her şeyin yaratılışını güzel yaptı ve insanı yaratmaya da çamurdan başladı. [1]
1.Yani insanı ilk olarak çamurdan yarattı.
Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.
O'dur ki, yarattığı her şeyi güzel yarattı ve insanı yaratmağa bir çamurdan başladı.
O Allah ki yarattığı her şeyi güzelce yaptı ve çamurdan insanı yaratmaya başladı.
Yarattığı her şeyi güzel yaratır, insanı da yaratmaya, balçıktan başlamıştır
O, yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratan ve (ilk) insanı yaratmaya da çamurdan başlayandır.
7,8,9. Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.
O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.
O yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı.
Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan O'dur.
O ki yarattığı her şey'i güzel yarattı ve insanı yaratmağa bir çamurdan başladı
Ki O, yaratdığı her şey'i güzel yapan, insanı yaratmıya da çamurdan başlıyandır.
O (Allah) ki, yarattığı herşeyi güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı.(3)
(3)“Herşeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakīkī bir hüsün (güzellik) ciheti vardır. Evet, kâinâttaki herşey, her hâdise ya bizzat güzeldir, ona hüsn-i bizzât (zâtı i‘tibârıyla güzel) denilir. Veya netîceleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-i bil-gayr denilir. Bir kısım hâdiseler var ki, zâhiri (görünüşü) çirkin, müşevveştir(karışıktır). Fakat o zâhirî perde altında gāyet parlak güzellikler ve intizamlar var. Ezcümle (meselâ): Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında nihâyetsiz güzel çiçek ve muntazam nebâtâtın(nebâtların) tebessümleri saklanmış. (...) Fakat insan, hem zâhirperest (dış görünüşe düşkün), hem hodgâm olduğundan (hep kendini düşündüğünden), zâhire bakıp çirkinlikle hükmeder.” (Sözler, 18. Söz, 88)
O, her şeyi en güzel bir biçimde var etmiş olan ve insanın ilk yaratılışını topraktan yaratandır.
O Tanrı, yarattığı her şeyi güzel bir tarzda yaratmış, insanın yaratmasına da çamurdan başlamıştır.
O, her şeyin yaratılışını güzel yapmış ve insanı yaratmaya çamurdan başlamıştır.
O, yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratandır. Örneğin, ilk insanın yaratılışına balçıktan başlar,
O ki herşeyin en güzelini yarattı.
İnsan’ın yaratımına çamurdan başladı.
O her şeyi en güzel1 şekilde yaratan ve insanı yaratmaya çamurdan başlayandır.
1 Buradaki güzellik, Allah’ın hikmetine uygun olmaktır. Mesela; gül güzel olduğu gibi, dikeni de güzeldir. Çünkü Allah, öyle uygun görmüştür.
O, yarattığı her şeyi en mükemmel şekilde yapandır. 6 Nitekim Allah, insanın yaratılışını balçıktan başlatır; 7
Zira O, yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratmıştır. İnsanı da ilk önce balçıktan yaratmaya başlamıştır. 22/5, 40/64
O her şeye yaratılış amacıyla en uyumlu olma ve kemalini bulma (yeteneğini) bahşetmiştir.[3683] Öyle ki, insan türünü yaratmaya (basit) bir balçıktan başlamıştır.
[3683] Ahsene filî sadece estetik “güzelliği” değil, aynı zamanda fıtrî “amaçlılığı” ve o şeyin “amacıyla uyumluluğunu” da ifade eder. Türkçede güzel “göze el veren”den kısaltılmıştır. Nesnesinin mahiyetinden çok onun göze görünüşüyle alakalıdır ve bu niteliğiyle Arapçadaki zînet’i çağrıştırmaktadır. Âyet varlığın en temel yasası olan “amaçlılık” ve “anlamlılığa” atıftır. Hemen devamında verilen insanın yaratılış örneği bunun en çarpıcı misalidir.
O ki, yarattığı herşeyi güzel kıldı ve insanın yaradılışına çamurdan başladı.
Yarattığı her şeyi güzel ve muhkem yapıp insanı ilkin çamurdan yarattı.
O'dur ki, yarattığı herşeyi güzel yaptı ve insanı yaratmağa çamurdan başladı.
Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve o insanı ( dem’i) yaratmaya çamurdan başlayan O’dur.
Yarattığı her şeyi güzel yaratandır. İnsanı da yaratmaya çamurdan başladı.
O Allah ki, yarattığı herşeyi güzel yarattı, insanı yaratmaya da çamurdan başladı.
O, odur ki, yarattığı her şeyi güzel yarattı. Ve insanın yaratılışına çamurdan başladı.
ol kim görklü eyledi her neseneyi yaratmaġını daħı başladı yaratmaġını ādeminüñ balçıķdan
Ol kim her nesneyi yaḫşı yaratdı. Daḫı başladı ādem yaratmaġını balçıḳdan.
O, yaratdığı hər şeyi gözəl yaratdı, insanı (Adəmi) yaratmağa palçıqdan başladı.
Who made all things good which He created, and He began the creation of man from clay;
He Who has made everything which He has created(3636) most good: He began the creation of man with (nothing more than) clay,(3637)*
3636 Allah's creation in itself is good; it is beautiful in proper proportions, and adapted for the functions it has to perform. There is no evil or disorder in it. Such evil or disorder as creeps in is due to man's will (as far as the world of man is concerned), and spiritual Teaching is directed to train and cure that will and bring it into conformity with the Universal Order and Plan. 3637 Man is asked to contemplate his own humble beginning. His material body (apart from life) is a piece of earth or clay, which is another term for primeval matter. Matter is therefore the first stage, but even matter was not self-created. It was created by Allah.