Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3560, sondan 2677. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 27. ayetidir. Ahzab Suresi 27. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 4642 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واورثكم ارضهم وديارهم واموالهم وارضا لم تطؤها وكان الله على كل شيء قديرا
Hendek Savaşı’nın ardından düşman çekilip gidince müslümanlara hıyanet eden, antlaşmayı bozarak onları arkadan vurma kararı alan Benî Kurayza yahudileri, büyük bir korkuya kapıldılar, kalelerine çekilip korunma tedbirleri aldılar. Ancak hak ettikleri âkıbete ne korku engel olabildi ne de muhkem kaleler, alınan çeşitli tedbirler. Kuşatma altında bir müddet kaldıktan sonra teslim oldular, anlaşma şartları gereği ve yahudilerin isteği üzerine Tevrat hükümleri esas alındı, savaşçı erkekleri idama mahkûm edildi. Ancak rahmet peygamberi bu hükmü uygularken bile bazı istisnalara yer vermiş, özel durumları bağışlamıştır (bk. Hamîdullah, İslâm Peygamberi [1972], I, 415-417; “Kurayza”, DİA, XXVI,
Mehmet Okuyan
(Allah) onların yer(ler)ine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklar(ın)a sizi mirasçı yaptı. Allah her şeye gücü yetendir.
Burada sözü edilen yer, bazı alimlerimiz tarafından Kurayza oğullarının kaleleri, Rumların ve İranlıların toprakları, Hayber, Yemen vs. şeklinde yorumlanmıştır. Esasında maksadı daha kapsamlı düşünerek, ayetteki mesajı ve müjdeyi “Müslümanların ayak basmadığı nice toprak parçaları” manasında “daha sonra kıyamete kadar fethedilecek yerler” şeklinde anlamak daha doğru olsa gerektir.
Bayraktar Bayraklı
O, sizi onların topraklarına, evlerine, mallarına ve henüz ayak basmadığınız nice topraklara mirasçı kıldı. Allah'ın gücü her şeye yeter.
1- Bu ayetlerin, Hicretin 5. Yılında gerçekleşen Hendek Savaşı'nı konu edindiği söylenmektedir.
Ahmet Akgül
Ve (Allah) sizi (cihadınız ve sadakatınız sonucu) onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha (henüz) ayak basmadığınız yerlere (ve imkânlara) mirasçı kıldı (ve kılacaktır) . Allah, her şeye güç yetirendir (Mutlak Kâdir olandır).
Allah onların arazilerine, yurtlarına ve mallarına sizi vâris yaptı, elinize geçirdi. Bir de, henüz ayak basmadığınız yerlere sizi vâris yaptı. Allah'ın her şeye gücü, kudreti yeter.
Ve arazilerini, yurdlarını, mallarını size miras kıldı. Bir de henüz ayak basmadığınız bir araziyi (Hayber'i, Mekke'yi veya diğer memleketleri)...Allah her şeye kadirdir.
(Böylece Allah,) sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara mirasçı yaptı. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
(Allah) onların arazilerini, yurtlarını ve mallarını size miras kıldı. Bir de henüz ayak basmadığınız bir yeri (size miras kıldı). Allah, her şeye kâdirdir.
Ve (Allah) onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız biryere (Hayber'e) sizi vâris kıldı. Çünki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
İsmail Hakkı İzmirli Ahzab Suresi 27. Ayet Açıklaması
[3] Sonradan fethedeceğiniz yerleri.
Kadri Çelik
Ve sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha ayak basmadığınız (Beni Nadir Yahudilerine ait) bir yere mirasçı kıldı. Allah, her şeye güç yetirendir.
Böylece Allah, onların topraklarını, evlerini, mallarını ve henüz ayak basmadığınız Medîne dışındaki onlara ait bağ, bahçe ve arazileri onlardan alıp size verdi. Hiç kuşkusuz, Allah’ın her şeye gücü yeter. Böylece, İslâm toplumu yavaş yavaş zenginleşti, refah seviyesinde gözle görülür bir artış oldu. Fakat Peygamberin evinde aynı sade hayat olduğu gibi devam ediyordu. Peygamberin hanımları ise bu zenginlikten pay almak istiyor, bunun için onu sürekli sıkıştırıyorlardı. Bunun üzerine, aşağıdaki ayetler nazil oldu:
Ve Allah sizi o (Yahûdîlerin) topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha ayak basmadığınız nice yerlere1 mirasçı kıldı. Allah’ın gücü, her şeye yeter.
1 Bu yerin, Mekke, Hayber, Bizans, İran ve Filistin olabileceği ile ilgili rivâyetler vardır. Aslında bunu; “Dünya üzerinde Müslümanların ayak basmadığı her yer,” olarak anlamak daha doğrudur. Zîrâ Allah, Müslümanlara, “fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar” kâfirlerle savaşmayı emretmiştir. Yani Müslümanlara vâdolunan yer, dünyanın tamamıdır. (Bakara: 193, Enfâl: 9)
Muhammed Esed
O, sizi onların topraklarına, evlerine ve mallarına mirasçı yaptı; ve henüz ayak basmadığınız topraklarını [size vaad etti]: 30 Allah her şeye kâdirdir.
Böylece Allah sizi, onların yurtlarına, evlerine ve mallarına ve henüz ayak basmadığınız nice topraklara mirasçı kıldı. Zira Allah her şeye gücü yetendir. 2/193, 3/125...127
Böylece O sizi onların arazilerine, yurtlarına ve mallarına mirasçı kıldı; dahası ayak basmadığınız bir nice toprağı da (vaad etti): zira Allah her şeye kadirdir.
Ve sizi onların yerlerine ve yurtlarına ve mallarına ve daha kendisine ayak basmadığınız bir yere varis kıldı ve Allah Teâlâ her şey üzerine tamamıyla kâdir bulunmaktadır.
Daḫı mīrāẟ itdürdi size anlaruñ yirlerini ve iḳlīmlerini ve māllarını ve niçeyirleri daḫı ki hīç aña ḳadem baṣmaduñuz‐ıdı. Daḫı Tañrı Ta‘ālā her nesneyeḳādirdür.