Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
3588, sondan
2649. ayet;
33. sure ve
Ahzab Suresinin
55. ayetidir.
Ahzab Suresi 55. ayetinin kelime sayisi
30, harf sayısı
126 ve toplam ebced değeri ise
5833 olarak hesaplanmıştır.
Ahzab Suresinin toplam ebced değeri
377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
لا جناح عليهن في ابائهن ولا ابنائهن ولا اخوانهن ولا ابناء اخوانهن ولا ابناء اخواتهن ولا نسائهن ولا ما ملكت ايمانهن واتقين الله ان الله كان على كل شيء شهيدا
لاجناحعليهنفيابائهنولاابنائهنولااخوانهنولاابناءاخوانهنولاابناءاخواتهنولانسائهنولاماملكتايمانهنواتقيناللهاناللهكانعلىكلشيءشهيدا
Lâ cunâha ‘aleyhinne fî âbâ-ihinne velâ ebnâ-ihinne velâ iḣvânihinne velâ ebnâ-i iḣvânihinne velâ ebnâ-i eḣavâtihinne velâ nisâ-ihinne velâ mâ meleket eymânuhun(ne)(k) vettekîna(A)llâh(e)(c) inna(A)llâhe kâne ‘alâ kulli şey-in şehîdâ(n)
Peygamberin hanımlarına, babalarından, oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mü’min kadınlardan ve sahip oldukları cariyelerden ötürü bir günah yoktur. Ey Peygamber hanımları! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla şahittir.
Hicâb (perde, örtü) âyeti diye anılan 53. âyet ile onu takip eden iki âyetin gelmesine sebep olarak iki olay nakledilmektedir. Bunlardan birincisine göre Hz. Peygamber’in kayınpederi de olan Hz. Ömer, “Evinize iyiler de kötüler de girip çıkıyor, eşlerine perde arkasında olmalarını söyleseniz!” deyip duruyordu, sonunda hicâb âyeti nâzil oldu. En detaylı bir şekilde olayın şahidi Enes b. Mâlik tarafından anlatılan ikinci olay, Hz. Peygamber’in Zeyneb ile evlendiği günün akşamında verdiği düğün yemeği ile ilgilidir. Yemek yendikten sonra davetliler kendi aralarında sohbete dalmışlar, yeni evlileri bir türlü baş başa bırakmamışlardı. Hz. Peygamber birkaç kere dışarı çıkıp girerek rahatsız olduğunu bildirmek istediyse de fayda vermedi, bilhassa sona kalan üç kişi oldukça geç vakitte kalkıp gitti, Resûlullah tam yatak odasına girmek üzere idi ki bu âyet vahyedildi (Buhârî, “Tefsîr”,
33:8). Âyette, kuşkusuz beşerî ilişkiler ve muaşeret kuralları bakımından diğer müslümanlar için de aydınlatıcı olan şu hükümlere yer verilmiştir: a) Hz. Peygamber’in evine, davet edilmeden yemek maksadıyla girmek yasaklanmıştır. b) Yemeğe gelenlerin erken gelip yemeğin hazırlanmasını evin içinde bekleyerek hâne halkını rahatsız etmemeleri istenmiştir. c) Yemek yendikten sonra davetlilerin kendi aralarında sohbete dalıp evde gereğinden fazla kalmaları menedilmiştir. Burada Hz. Peygamber’in rahatsız bile olsa bunu sineye çekerek insanları incitmekten geri durduğuna; yani onun güzel ahlâkına, utanıp çekinen kişiliğine, nezaket ve zarafetine de dikkat çekilmiştir. d) Peygamber eşlerinin her türlü şaibeden, münafıklarla kendini bilmezlerin dedikodu malzemesi olmaktan uzak kalmalarını sağlamak maksadıyla bundan böyle yabancılarla hep perde arkasından görüşüp konuşmaları emredilmiştir. e) Hz. Peygamber’i üzmek ve kendisinin bırakmasından veya vefatından sonra eşleriyle evlenmek müminlere haram kılınmıştır. 57-58. âyetlerde Resûlullah’ı üzme yasağına müminleri üzmek de eklenmiş, bunları üzenin Allah’ı üzmüş olacaklarına işaret edilmiş ve üzenleri bekleyen korkunç âkıbet haber verilmiştir.
Onlara (Peygamber’in hanımlarına) babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, (tanıdık) kadınları ve sağ ellerinin sahip olduklarından dolayı herhangi bir vebal yoktur. Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah her şeye şahittir.
Burada Hz. Muhammed’in hanımlarının yanına kimlerin rahatça girebileceği, dolayısıyla hanımlarının bu noktada sorumlu olmayacaklarıyla ilgili bilgiler gündeme getirilmektedir.
Onlara babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin kadınları ve ellerinin altında bulunan câriyelerinden dolayı bir günah yoktur. Allah'tan sakınınız; şüphesiz Allah her şeye şâhittir.
Onlara; Babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hemcinsleri ve Yeminle hak sahibi oldukları ile serbestçe görüşmelerinde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Tanık'tır.
Onlar (Peygamberin hanımları) için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, (bunların) kadınları ve sağ ellerinin malik olduğu (evin güvenli ve sürekli hizmetkârları) hakkında (onlarla seviyeli ve samimi davranmak hususunda) bir sakınca yoktur. (Ey Müslüman kadınlar!) Allah'a (isyandan) sakının. Şüphesiz Allah, her şeye şahit olandır.
Peygamberin kadınlarının, babalarına, oğullarına, erkek kardeşlerine, erkek kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşlerinin oğullarına, inanan kadınlara ve sahip oldukları kölelere ve cariylere görünmelerinde bir vebal yok ve çekinin Allah'tan; şüphe yokki Allah her şeye tanıktır.
Peygamberin eşlerine ve diğer müslüman kadınlara, babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, müslüman kadınları ve yasal olarak elde edilen cariyelerine görünmelerinde bir sakınca ve vebal yoktur yani bunlara karşı tamamen örtünmeleri gerekmez. Ey kadınlar! Yolunuzu, yordamınızı Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın. Çünkü Allah, herşeye yeterince şahittir.
Peygamberin hanımlarının yanına, babalarının, oğullarının, kardeşlerinin, kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, hemcinsleri olan kadınların ve meşrû şekilde sahip oldukları, üzerlerinde meşrû hakları ve otoriteleri, kendileriyle düzgün insanî münasebetleri olan câriyelerin serbest girip çıkmalarında bir günah yoktur.
Ey peygamber hanımları, Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah açık-gizli her şeye şâhittir.
bk. Kur’an-ı Kerim,
24:31.
Onlar için babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, kadınları ve ellerinin altındakiler (köle ve cariyeleri) hakkında bir sakınca yoktur. (Ey Peygamber hanımları) [6] Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.
6.Veya: "Ey Müslüman kadınlar."
Onlar için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında bir sakınca yoktur. (Ey müslüman kadınlar) Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeye şahid olandır.
Peygamberin zevcelerine (ve müminlerin karılarına), babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, din kardeşlerinden olan kadınları ve sahib oldukları köleleri hakkında bir günah yoktur. (Evlerine gelebilirler ve onlarla konuşabilirler. Burada amca ve dayı anılmamıştır, çünkü bunlar ana ve baba mevkiindedirler). Bununla beraber (Ey Peygamberin zevceleri), Allah'dan korkun; çünkü Allah her şeye şahid bulunuyor.
Babalarının, oğullarının, kardeşlerinin, kardeş oğullarının, kızkardeş oğullarının, mümin kadınların, kölelerinin onları görmesinde, onlara bir günah yoktur. Artık ey Peygamberin hanımları! Allah’ın yasalarını çiğnemekten sakının! Şüphesiz Allah, her şeye şahit olandır.
Kadınlar için, babalarına, oğullarına, kardeşlerine, kardeş oğullarına, bacı oğullarına, hem bunların karılarına, bunların kumalarına görünmekte bir günah yok; kadınlar Allahtan sakınasız, Allah her şeye tanık
Onların (peygamber eşlerinin) babalarına, oğullarına, kardeşlerine, erkek kardeşlerinin veya kız kardeşlerinin oğullarına, kadın hizmetçilerine yahut ellerinin (altında) sahip oldukları (kadın köleleri)ne (serbestçe görünmelerinde) bir mahzur yoktur. (Ey Peygamber eşleri!) Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın! Çünkü Allah, her şeye hakkıyla şahit olandır.
Onların; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hizmetçi kadınları ve cariyeleri hakkında bir sorumluluğu yoktur. Allah'tan sakının, çünkü Allah her şeye şahiddir.
Onlara (Peygamber'in hanımlarına) babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları (mümin kadınlar) ve ellerinin altında bulunan câriyelerinden dolayı bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Allah'tan korkun; şüphesiz Allah, her şeye şahittir.
Babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, diğer kadınlar ve (kadın) hizmetçileri karşısında (serbest bir biçimde giyinmelerinde) kadınlar için bir sakınca yoktur. ALLAH'ı saysınlar. ALLAH her şeye Tanıktır.
Onlar (peygamberin eşleri) için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (kadın dostları) ve sahip oldukları köleleri hakkında bir günah yoktur. Bununla beraber (ey Peygamberin hanımları) Allah'tan korkun. Çünkü Allah her şeye şahit bulunuyor.
O zevcelere şunlarda günah yoktur: ne ataları, ne oğulları, ne biraderleri, ne biraderlerinin oğulları, ne hemşirelerinin oğulları, ne kendi kadınları ne de ellerindeki milklerinde, bununla beraber Allaha korunun (ey Peygamberin zevceleri) çünkü Allah her şey üzerine şâhid bulunuyor
Onlar için ne babaları, ne oğulları, ne biraderleri, ne biraderlerinin oğulları, ne kız kardeşlerinin oğulları, ne kendi kadınları, ne de sağ ellerinin mâlik oldukları hakkında hiçbir vebal yokdur. Allahdan korkun. Çünkü Allah her şey'in fevkında (hakıykî) bir şâhiddir.
Onlara (peygamberin zevcelerine), ne babaları, ne oğulları, ne erkek kardeşleri, ne erkek kardeşlerinin oğulları, ne kız kardeşlerinin oğulları, ne kendi kadınları (Müslüman kadınlar) ve ne de sâhib oldukları köleleri hakkında bir günah yoktur (bunlarla perdesiz görüşüp konuşabilirler). (Ey peygamber zevceleri!) Bununla berâber Allah'dan sakının! Şübhesiz Allah, herşeye hakkıyla şâhiddir.
Peygamber eşleri için babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınlar ve sahip oldukları kölelerle perde arkasından görüşmelerine gerek yoktur. Bunların dışında Allah’dan korunup sakınsınlar. Zira Allah her şeye şahittir.
Müslüman kadınlarının, babalarına, oğullarına, kardeşlerine, kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşleri oğullarına, Müslüman kadınlarına, köle ve cariyelerine görünmelerinde biç bir günah yoktur. Kadınlar! Allah/tan sakının, Allah her şeye hakkıyle şahittir.
Onlar (peygamberin eşleri) için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, (mümine) kadınları ve sağ ellerinin malik oldukları (cariyeler ile görüşme) hususunda bir sakınca yoktur. Allah'tan sakının. Hiç şüphesiz Allah, her şeye şahit olandır.
Onların dedelerine, amcalarına, dayılarına, babalarına, öz veya üvey oğullarına, torunlarına, en az ana bir veya baba bir kardeşlerine, erkek ve kız kardeşlerinin oğullarına, temiz ve güvenilir kadın arkadaşlarına ve sahip oldukları köle ve cariyelerine serbestçe görünmelerinde —çünkü İslâm, köleyi ailenin bir parçası olarak görür—hiçbir sakınca yoktur. Bununla beraber, ey Peygamber hanımları! Kişiyi günaha düşürebilecek şüpheli her şeyden sakının ve Allah’a itaat konusundason derece titiz ve dikkatli davranın! Unutmayın ki Allah, kim ne yapıyorsa görmektedir. Çünkü O, herkes ve her şey üzerinde şâhittir.Dolayısıyla, Peygamberi görevinde başarısızlığa uğratmak için iftiralar atan kâfirleri ve münâfıkları da görüyor. O hâlde, Allah’ın nurunu söndürmeye çalışanlar, eninde sonunda hüsrana uğramaya mahkûmdurlar:
Kadınların kendi babalarına, oğullarına, erkek kardeşlerine, erkek kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşlerinin oğullarına, kendileri gibi kadınlara ve ellerinin mâlik olduklarına görünmelerinde onlara günah yoktur.
Allah’tan sakınıp korunun!
Allah, her şeye şahid olandır.
Fakat onların babaları,1 oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları2 ve kadın köleleri ile (perdesiz konuşmalarında) bir sakınca yoktur.3 (Ey kadınlar!) Allah’a karşı (hata etmekten) sakının. Şüphesiz Allah her şeyi eksiksiz görmektedir.
1 Buna; dede, amca ve dayı dâhildir.2 Bu kadınlar; hizmetçiler, akrabalarından olan kadınlar ve tanıdıkları Müslüman kadınlar, demektir. 3 Peygamber Efendimizin eşlerine mahsus olan hicab; yüz ve ellerini dahi kapatmaları şeklinde farzdır. Onun için ne şehadet ne diğer bir sebeple yüzlerini ve ellerini açmaları kendilerine câiz olmadığı gibi çıktıkları zaman şahıslarını dahi göstermek de câiz değildi. Nitekim Hz. Hafsa (r.a.) babası vefat ettiği gün çıktığında şahsını örtmüştü. (Buharî şerhi Aynî’den naklen Elmalılı)
[Fakat] onların 71 babalarına, oğullarına, kardeşlerine, erkek kardeşlerinin veya kız kardeşlerinin oğullarına, kadın hizmetçilerine yahut sağ ellerinin sahip olduğu [kadın köleleri]ne [serbestçe görünmelerinde] bir mahzur yoktur. Ama [ey Peygamber eşleri, 72 her zaman] Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; şüphesiz Allah, her şeye şahittir.
Nebi’nin hanımlarının; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin hanımlar, sahip oldukları ile serbestçe görüşüp konuşmalarında bir sakınca yoktur. Ey Nebi’nin hanımları Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlı olun zira Allah her şeye şahittir. 4/31, 24/60, 33/59
(Ne ki) onların babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi cinslerinden olan kadınlar ve sağ elleri altında bulunanlar konusunda bir mahzur yoktur.[3782] Ama (Ey Nebî hanımları), siz hep Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle hareket edin: çünkü Allah her bir şeye şahittir.
[3782] “Sağ elleri altında bulunanlar” ifadesinin cinsellikten tamamen uzak olan bu kullanımı, başta 50 ve 51. âyettekiler olmak üzere, Kur’an’daki diğer kullanımların nasıl anlaşılması gerektiğine ışık tutucu mahiyettedir.
Onların üzerlerine bir vebal yoktur, ne babalarında ve ne oğullarında ve ne kardeşlerinde ve ne kardeşlerinin oğullarında ve ne kız kardeşlerinin oğullarında ve ne kendi kadınlarında ve ne de ellerinin mâlik olduklarında. (Bunlar ile görüşebilirler.) Allah'tan korkun. Şüphe yok ki, Allah her şey üzerine bir şahittir.
Peygamberin eşlerine ve mümin kadınlara: Babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, Müslüman kadınları ve malik oldukları köleler hakkında bir günah yoktur. Bunlar onların evlerine gelebilir ve onlarla karşılaşabilirler. Bununla beraber, ey Peygamber eşleri, Allah'a karşı gelmekten sakının, çünkü Allah her şeye şahittir. [24, 31]
Onlara (yani Peygamberin hanımlarına) ne babaları, ne oğulları, ne kardeşleri, ne kardeşlerinin oğulları, ne kızkardeşlerinin oğulları, ne kadınları ve ne de ellerinin altında bulunan(köle)leri hakkında bir günah yoktur, (bunlara karşı örtünmeleri gerekmez. Ey Peygamberin hanımları) Allah'tan korkun; şüphesiz Allah, her şeyi görmektedir.
Kadınlarla, perde (kapı) ardından konuşmayı emreden âyet inince, âilede yakın akrabâ olan kişilerin, acaba kendilerinin de mi kapı ardından konuşmaları gerektiği konusunda tereddüdetmeleri ve bu hususu Allah'ın Elçisinden: "Ey Allah'ın Elçisi, biz de mi onlarla perde ardından konuşacağız?" diye sormaları üzerine inen bu âyet; bunun, sadece mahrem olmayan erkekler için konulmuş bir hüküm olduğunu belirtmiştir.
Nebi'nin eşlerinin babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları ve yönetimleri altındaki esirlerle ilgili bir sorumlulukları yoktur. Ey Nebînin eşleri! Allah'tan çekinin, Allah her şeye şahittir.
Kadınların; babalarına, oğullarına, erkek kardeşlerine, erkek kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşlerinin oğullarına, kendileri gibi kadınlara ve cariyelerine görünmelerinde bir günah yoktur. Ey kadınlar, Allah'tan korkun. Çünkü Allah, herşeye şahittir.
Peygamber eşleri için babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, diğer Müslüman kadınlar ve sahip oldukları kölelerle perdesiz görüşmelerinde bir günah yoktur. Ey Peygamber eşleri, Allah'tan korkun. Çünkü Allah herşeyin şahididir.
Peygamber'in hanımlarına; babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hizmetindeki kadınlar ve anlaşmalarıyla sahip olduklarından ötürü hiçbir günah yoktur. Allah'tan korkun, ey Peygamber hanımları! Kuşkusuz, Allah her şeye tanıklık etmektedir.
yazuķ yoķdur anlaruñ üzere atalarında ne [227a] daħı oġlanlarında ne daħı ķarındaşlarında ne daħı oġlanlarında ķarındaşlarınuñ ne daħı oġlanlarında ķız ķanndaşlarınuñ ne daħı 'avratlarında ya'nį müsülmān 'avratlar ne daħı mālik olduġında elleri. daħı ķorķuñ Tañrı’dan bayıķ Tañrı oldı her nesene üzere ḥāżır.
Günāh yoḳdur üstlerinde, atalarında daḫı, oġlanlarında daḫı, ḳardaşlarında daḫı, ḳardaşları oġlanlarında daḫı, ḳızḳardaşı oġlanlarında daḫı, ‘avratla‐rında daḫı, elleri altında olan ḳullarında daḫı. Tañrı Ta‘ālādan ṣaḳınuñuz.Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā her nesne üzere ḥāżırdur.
Onlara (Peyğəmbərin və mö’minlərin övrətlərinə) ataları, oğulları, qardaşları, qardaşlarının oğulları, bacılarının oğulları, öz (müsəlman) qadınları, sahib olduqları kölə və cariyələr barədə (onlara görünmək, onlarla söhbət etmək xüsusunda) heç bir günah yoxdur. (Siz ey qadınlar!) Allahdan qorxun! (Onun sizə buyurduqlarına əməl edin!) Şübhəsiz ki, Allah hər şeyə şahiddir!
It is no sin for them (thy wives) (to converse freely) with their fathers, or their sons: or their brothers, or their brothers sons, or the sons of their sisters or of their own women, or their slaves. O women! Keep your duty to Allah. Lo! Allah is Witness over all things.
There is no blame (on these ladies if they appear) before their fathers(3760) or their sons, their brothers, or their brother´s sons, or their sisters´ sons, or their women, or the (slaves) whom their right hands possess. And, (ladies), fear Allah. for Allah is Witness to all things.*
3760 This refers back to the Hijab (screen) portion of verse 53 above. The list of those before whom the Prophet's wives could appear informally without a screen is their fathers, sons, brothers, brothers 1 or sisters' sons, serving women, and household slaves or servants. Commentators include uncles (paternal and maternal) under the heading of "fathers". Their women is held to mean all women who belonged to the Muslim community: other women were in the position of strangers, whom they received not so intimately, but with the formality of a screen as in the case of men. Compare with this list and the wording here the list and the wording in
24:31, which applies to all Muslim women. In the list here, husbands and husbands' relatives are not necessary to be mentioned, as we are speaking of a single household, that of the central figure in Islam, nor men-servants nor children, as there were none. In the wording note that for Muslim women generally, no screen or Hijab (Pardah) is mentioned, but only a veil to cover the bosom, and modesty in dress. The screen was a special feature of honour for the Prophet's household, introduced about five or six years before his death.