Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
3587, sondan
2650. ayet;
33. sure ve
Ahzab Suresinin
54. ayetidir.
Ahzab Suresi 54. ayetinin kelime sayisi
11, harf sayısı
39 ve toplam ebced değeri ise
2655 olarak hesaplanmıştır.
Ahzab Suresinin toplam ebced değeri
377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
ان تبدوا شيـا او تخفوه فان الله كان بكل شيء عليما
انتبدواشيـااوتخفوهفاناللهكانبكلشيءعليما
İn tubdû şey-en ev tuḣfûhu fe-inna(A)llâhe kâne bikulli şey-in ‘alîmâ(n)
Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Hicâb (perde, örtü) âyeti diye anılan 53. âyet ile onu takip eden iki âyetin gelmesine sebep olarak iki olay nakledilmektedir. Bunlardan birincisine göre Hz. Peygamber’in kayınpederi de olan Hz. Ömer, “Evinize iyiler de kötüler de girip çıkıyor, eşlerine perde arkasında olmalarını söyleseniz!” deyip duruyordu, sonunda hicâb âyeti nâzil oldu. En detaylı bir şekilde olayın şahidi Enes b. Mâlik tarafından anlatılan ikinci olay, Hz. Peygamber’in Zeyneb ile evlendiği günün akşamında verdiği düğün yemeği ile ilgilidir. Yemek yendikten sonra davetliler kendi aralarında sohbete dalmışlar, yeni evlileri bir türlü baş başa bırakmamışlardı. Hz. Peygamber birkaç kere dışarı çıkıp girerek rahatsız olduğunu bildirmek istediyse de fayda vermedi, bilhassa sona kalan üç kişi oldukça geç vakitte kalkıp gitti, Resûlullah tam yatak odasına girmek üzere idi ki bu âyet vahyedildi (Buhârî, “Tefsîr”,
33:8). Âyette, kuşkusuz beşerî ilişkiler ve muaşeret kuralları bakımından diğer müslümanlar için de aydınlatıcı olan şu hükümlere yer verilmiştir: a) Hz. Peygamber’in evine, davet edilmeden yemek maksadıyla girmek yasaklanmıştır. b) Yemeğe gelenlerin erken gelip yemeğin hazırlanmasını evin içinde bekleyerek hâne halkını rahatsız etmemeleri istenmiştir. c) Yemek yendikten sonra davetlilerin kendi aralarında sohbete dalıp evde gereğinden fazla kalmaları menedilmiştir. Burada Hz. Peygamber’in rahatsız bile olsa bunu sineye çekerek insanları incitmekten geri durduğuna; yani onun güzel ahlâkına, utanıp çekinen kişiliğine, nezaket ve zarafetine de dikkat çekilmiştir. d) Peygamber eşlerinin her türlü şaibeden, münafıklarla kendini bilmezlerin dedikodu malzemesi olmaktan uzak kalmalarını sağlamak maksadıyla bundan böyle yabancılarla hep perde arkasından görüşüp konuşmaları emredilmiştir. e) Hz. Peygamber’i üzmek ve kendisinin bırakmasından veya vefatından sonra eşleriyle evlenmek müminlere haram kılınmıştır. 57-58. âyetlerde Resûlullah’ı üzme yasağına müminleri üzmek de eklenmiş, bunları üzenin Allah’ı üzmüş olacaklarına işaret edilmiş ve üzenleri bekleyen korkunç âkıbet haber verilmiştir.
Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de, şüphe yok ki Allah, her şeyi gayet iyi bilmektedir.
Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şunu bilin ki; kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Bir şeyi açığa vursanız da, saklı tutsanız da; şüphesiz Allah, her şeyi bilici olandır. (Bu nedenle kalplerinize ve niyetlerinize dikkat etmeniz lazımdır.)
Birşeyi açığa vursanız da, gizleseniz de hiç şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir.
Herhangi birşeyi açığa vursanız da, kalplerinizde gizleseniz de, şüphesiz Allah herşeyi gayet iyi bilmektedir.
Peygamberi üzen, inciten şeyleri açıktan yapsanız da, içinizde gizleseniz de, şüphe yok ki, Allah bunlara göre sizi cezalandıracaktır. Her şey, Allah'ın ilmi, iradesi, planı dâhilindedir.
bk. Kur’an-ı Kerim,
40:19.
Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de muhakkak ki Allah her şeyi bilendir.
Bir şeyi açığa vursanız da, saklı tutsanız da; şüphesiz Allah, her şeyi bilici olandır.
Bir şeyi açıklasanız da, veya gizleseniz de (fark etmez), muhakkak ki Allah her şeyi biliyor.
Eğer siz bir şeyi açıklar veya gizlerseniz, biliniz ki Allah, her şeyi çok iyi bilendir.
Açsanız da bir şeyi, gizleseniz de Allah bilir her şeyi
(Yaptığınız herhangi) bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (unutmayın ki Allah onun hesabını soracaktır). Çünkü) Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Bir şeyi açıklasanız de gizleseniz de Allah şüphesiz hepsini bilir.
Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de şüphe yok ki Allah, her şeyi gayet iyi bilmektedir.
Peygamber hanımlarına hitaben perde arkasından konuşmayı emreden âyet inince, onların yakın akrabaları «Biz de mi perde arkasından konuşacağız?» diye sordular. Bunun üzerine bu âyet indi.
Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de ALLAH her şeyi iyi bilir.
Siz bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de şüphe yok ki Allah her şeyi bilmektedir.
Eğer bir şey açıklar veya gizlerseniz şübhe yok ki Allah her şeye alîm bulunuyor
Eğer bir şey'i açıklar veya onu gizlerseniz şüphe yok ki Allah her şey'i hakkıyle bilicidir.
Eğer bir şeyi açıklasanız da o nu gizleseniz de (fark etmez); hiç şüb hesiz ki Allah, herşeyi hak kıyla bilendir.
Bir şeyi (peygamber eşleriyle evlenmeyi) açığa vursanız da veya o şeyi gizleseniz de, şüphesiz Allah her şeyi bilendir.
Bir şeyi aşikâr edin, gizli tutun, herhalde ceza görürsünüz. Çünkü Allah her şeyi hakkıyle bilir.
Bir şeyi açığa vursanız da saklı tutsanız da; hiç şüphesiz Allah her şeyi bilendir.
Unutmayın, yaptığınız herhangi bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de Allah onun hesabını soracaktır. Çünkü Allah, her şeyi hakkıyla bilmektedir.Peygamber hanımlarıyla perde arkasından konuşma emri, onların yakın akrabaları için geçerli değildir:
Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de, şüphesiz Allah, her şeyi bilendir.
Bir şeyi açığa vursanız da saklı tutsanız da (fark etmez.) Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilir.
Bir şeyi açıktan da, gizli de yapsanız, [unutmayın ki,] Allah her şeyi hakkıyla bilir.
Siz bir şeyi ister açığa vurun, ister gizleyin unutmayın ki Allah, her şeyi çok iyi bilmektedir. 2/284, 100/9...11
Bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de (fark etmez): unutmayın ki Allah her şeyi en ince ayrıntısına kadar zaten bilmektedir.
Eğer birşeyi açıklar veya onu saklar iseniz, şüphe yok ki Allah, herşeyi bihakkın bilici bulunmaktadır.
Herhangi bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de bilin ki Allah her şeyi pek iyi bilir. [40, 19]
Bir şeyi açığa vursanız da, yahut onu gizleseniz de (fark etmez), Allah her şeyi gayet iyi bilmektedir.
Bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de Allah hepsini bilir.
Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz Allah, herşeyi bilir.
Siz birşeyi ister açığa vurun, ister gizleyin; muhakkak ki Allah herşeyi bilir.
Siz bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de Allah bunların tümünü bilmektedir.
eger eşikere eyleyesiz neseneyi yā gizleyesiz anı bayıķ Tañrı oldı her neseneyi bilici.
Eger bir nesneyi belürtseñüz, yā gizleseñüz, pes Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bili‐cidür.
Əgər bir şeyi (Peyğəmbərin zövcələri ilə evlənmək arzusunu) açıq bildirsəniz, yaxud onu (qəlbinizdə) gizli saxlasanız, (fərqi yoxdur) Allah hər şeyi biləndir! (Sizin bütün aşkar və gizli əməlləriniz, hətta ürəyinizdən keçən ani fikir və duyğular belə Allaha mə’lumdur!)
Whether ye divulge a thing or keep it hidden, lo! Allah is ever Knower of all things.
Whether ye reveal anything(3759) or conceal it, verily Allah has full knowledge of all things.*
3759 Respect or opposition may be shown overtly or in devious hidden ways. All good and evil are open before Allah, and He will take due account of everything.