Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3594, sondan 2643. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 61. ayetidir. Ahzab Suresi 61. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 34 ve toplam ebced değeri ise 3837 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
60,61. Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.
İslâm dini, farklı inanç sahipleriyle birlikte yaşamayı reddetmiyor. Farklı inanan ve yaşayanlar yapılan sözleşmeye ve ülkenin kanunlarına, kurallarına riayet ettikleri sürece genel kural olarak müslümanların hak ve özgürlüklerinden yararlanarak yaşarlar ve gelişirler. Müslüman olmayan tebaa sözleşmeyi bozar, müslümanlara karşı düşmanlarla iş birliği yapar veya ülkenin kanunlarına, genel ahlâka ve kamu düzenine aykırı davranırlarsa önce uyarılırlar, sonra da –içinde sürgün ve ölümün de bulunduğu– çeşitli cezalara çarptırılırlar. Medine’de bulunan münafıklarla kalplerinde çürüklük bulunanlar; yani imaninkâr arasında gidip gelenler, sûrenin başından beri örnekleri verilen çeşitli kötü fiilleri işlemişlerdi. Bunlar içinde halkın moralini bozmak için durmadan asılsız haber yayanlar, müslüman akıncıların harekâtı hakkında olumsuz yalan bilgiler verenler de vardı. Âyetler bunlara bir ders verme zamanının geldiğini bildiriyor ve gerekli uyarıyı yapıyor.
Mehmet Okuyan
60,61. Şüphesiz ki münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde çirkin haber yayanlar vazgeçmezlerse, seni onların üzerine salarız; sonra lanetlenmiş olarak, orada senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler. Nerede ele geçirilirlerse yakalanır ve (şiddetli bir) ölümle öldürülürler.
Ayetteki [el-murcifûne] kelimesi, “sarsıntı” gibi anlamlarda “Son Saat” için kullanılan [er-racfeh] kelimesiyle aynı kökten gelmekte ve “sosyal hayatta sarsıntılara sebep olan haberleri yayanlar” anlamını içermektedir. Âl-i İmrân 3:173’e göre, Medine’de bu gibi kişilerin daha çok yahudiler olduğu bilinmekte, savaşlarda müslümanların yenilip düşmanlarının galip geldiği şeklinde yalan haberler yaymaktan vazgeçmeleri gerektiği kendilerine bildirilmektedir.,Burada sözü edilenler müslümanları içerden yıkmak için saldıranlarla işbirliği yapanlardır.
Bayraktar Bayraklı
Nerede bulunurlarsa, lanetlenmiş olarak yakalanır ve öldürülürler.
1- Müslümanların morallerini bozup, onları panikleterek bozguna uğramalarını sağlamak için Nebi'nin savaşta öldüğü türden ve benzeri yalan haberlerle bozgunculuk yapanlardan söz edilmektedir.
Ahmet Akgül
(Ardından mutlaka) Lanete uğratılmış (ve hıyanetlerinin farkına varılmış) lar olarak nerede bulunsalar yakalanıp (tutuklanırlar, bunların halkı azdırıcı ve fesat çıkarıcı takımı da) elbette öldürülüp (kahru perişan edilirler.)
60-61. Andolsun ki, eğer münafıklar, kalplerinde (ahlaksızlıktan) bir hastalık olanlar ve şehirde dedikodu yapa(rak fesat çıkara)nlar, (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler. Onlar lanete uğramışlardır. Nerede ele geçirilirlerse yakalanırlar ve hemen öldürülürler.
Onlar, hem Allah hem de müminler tarafından lânete uğramış bir hâldebu ülkeden sürülüp kovulacaklar! Bununla da kalmayacak, her görüldükleri yerde tutuklanacak ve gerekirse öldürülecekler.
60, 61. Münafıklar, kalplerinde bir hastalık (iman zayıflığı) bulunanlar ve şehirde müminlerin kusurlarını arayarak kötü haber yayanlar, bu hallerinden vazgeçmezlerse, Biz onlara karşı sana emir ve hakimiyet veririz de sonra orada ancak az bir zaman sana komşuluk edebilirler. Lânetlenirler, nerede rastlanırlarsa yakalanıp öldürülürler.