Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3602, sondan 2635. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 69. ayetidir. Ahzab Suresi 69. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 71 ve toplam ebced değeri ise 3931 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا لا تكونوا كالذين اذوا موسى فبراه الله مما قالوا وكان عند الله وجيها
Ey iman edenler! Siz Mûsâ’ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Mûsâ, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
Hz. Mûsâ hakkında “bulaşıcı hastalıkları var” şeklinde sözler çıkaranlar, savaşmak gerektiğinde “Sen ve rabbin gidip savaşın, biz burada kalacağız” diyenler, “Bizi Mısır’dan niçin çıkardın? Orada hiç değilse karnımızı doyuruyorduk. Şimdi bu çölün ortasında ne yapacağız?” (Çıkış, 14:10-14, 16:3, 20, 28) diye söylenenler olmuş, Allah da peygamberini korumuş, yaptıklarının isabetli, söylediklerinin doğru olduğunu sonuçlarıyla ortaya koymuştu. Münafıklar ile bazı irfanı kıt müslümanlar da zaman zaman Hz. Peygamber’i üzecek sözler söylediler, haberler yaydılar. Eşi hakkında yapılan iftiraya kapılanlar oldu, Zeyneb’le evlendiğinde çıkarılan dedikodulara katılanlar bulundu, ganimet dağıtırken bazı kimselerin müslümanlara dostluğunu veya İslâm’a sevgisini kazanmak için verdiği paylara itiraz edenler çıktı. Hz. Peygamber bir beşerdi, tevazuu ve teklifsizliği sebebiyle imtiyazsız, merasimsiz, külfetsiz bir hayat yaşardı. Ama o Allah elçisi, rahmet peygamberi, ilâhî sevginin temsilcisi ve rehberi idi. Onu inciten Allah’ı incitmiş olurdu, ona karşı edepte kusur etmek, itaatte kusuru da beraberinde getirebilirdi. Bu yüzden müminler uyarıldılar.
Allah’a itaatsizlikten, onun rızâsına aykırı davranışlardan sakınmak mânasındaki takvâ ile aslında buna dahil olmakla beraber önemi sebebiyle ayrıca zikredilen doğru söz, İslâmî erdemlerin iki direği gibidir. Hayat ve ahlâk binasında bu iki direği koruyanlara burada Allah’ın vaad ettiği sonuç gerçekten heyecan vericidir: İşlerin düzeltilmesi, günahların bağışlanması; bir başka deyişle dünya ve âhiret saadeti. Bu iki kazancın, elde edilen bu iki mutluluğun ne kadar önemli, kapsamlı, büyük ve değerli olduğunu izaha hacet bulunmasa gerektir.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Siz de Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın! (Sonunda) Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkarmıştı. O, Allah katında itibarlıydı.
Ey iman edenler! Mûsâ'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden¹ temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.
Ey iman edenler, Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Allah onu (iftiracıların) demekte olduklarından temize çıkardı. Zaten o, Allah katında vecih (seçkin ve şahsiyetli) olan birisiydi.
Ey inananlar, Musa'yı incitenlere benzemeyin; Allah, onu, onların söyledikleri şeylerden temize çıkardı, uzaklaştırdı tamamıyla ve o, Allah katında pek değerliydi.
Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet eden, İsrailoğulları gibi olmayın. Unutmayın ki Allah onu, kendisine karşı ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı. Çünkü o, Allah katında pek değerliydi, büyük şeref ve itibar sahibiydi.
Ey iman nimetine kavuşanlar, siz de Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah onu, ötekilerin itham ettikleri şeylerden temize çıkardı. O, Allah katında itibarlı, makam sahibi, yüz akı biri idi.
Ey iman edenler! Sizler, Mûsa'ya (iftira ederek) eza edenler gibi olmayın; (iftira ettiler de) nihayet Allah, onu, dediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında şerefli idi.
“Ey iman edenler! Musa’yı üzenler gibi olmayın. Çünkü Allah onu, onların dediklerinden temize çıkardı. Ve o, Allah katında itibarı yüksek bir insan idi.()
Ey inananlar! Siz de Musa'ya (iftira ederek) eziyet edenler gibi olmayın! Allah onu, onların dedikleri şeyden temize çıkardı. O Allah katında itibarlı bir kimse idi.
İsrailoğulları çırılçıplak olarak bir arada yıkanırlardı. Hz. Musa ise tenha bir yere çekilir, üzerine peştamal benzeri bir şey alarak yıkanırdı. Hz. Musa’nın bu durumunu görenler onun uzvi bir hastalığı bulunduğunu ve kusurlu olduğunu söyleyerek onu incitirlerdi. Bir gün Hz. Musa tek başına yıkanırken peştamalını rüzgâr savurunca avret yerlerini taşla örterek kavminin yanına geldi ve onu görenler, uzvi bir hastalığının olmadığını anlamış oldu.Bu ayetin nüzulü ile ilgili farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları Hz. Peygamberin Zeynep’le evlenmesinden dolayı yapılan dedikodular üzerine nazil olduğunu söylemiş, bazıları da İfk hadisesiyle Hz. Aişe ’ye atılan iftira olayından sonra nazil olduğunu ileri sürmüştür. Her iki durumda da Hz. Peygamberi üzen söylentiler, dedikodular vuku bulmuş ve Hz. Peygamber incitilmiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Musa'yı incitenler gibi olmayın. Nitekim Allah onu, söylediklerinden beri tutmuştu. O, Allah'ın katında değerli bir kişiydi.
Hz. Musa’nın, kavmiyle birlikte soyunup yıkanmadığını görenler, uzvî bir hastalığı olduğunu söyleyerek onu incittiler. Bir gün Hz. Musa tek başına yıkanırken elbisesini bir taşın üstüne koymuştu. Giyinmek için gelince, taş elbise ile hareket edip kavminin yanına geldi. Böylece onda bir hastalık olmadığını gördüler. Bu iddialarının asılsızlığı, kendi şehâdetleriyle ortaya çıkarıldı.
Hz. Peygamber de bir ganimet taksimi esnasında münasebetsiz bir itirazla karşılaşmıştı. Âyet bu tür eziyetlere işaret ederek müminleri uyarmaktadır.
Edip Yüksel
Ey inananlar, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suçlamalarından akladı. ALLAH'ın katında itibarı olan biriydi.
Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah yanında mevki sahibi idi.
Ey o bütün iyman edenler! Sizler o, Musâya ezâ edenler gibi olmayıp, ezâ ettiler de Allah, onu onların dediklerinden tebrie etti temize çıkardı, o, Allah yanında yüzlü idi
Ey îman edenler, siz de Musâyi incitenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah indinde yüzlü (i'tibarlı bir zât) idi.
Ey îmân edenler! (Siz de vaktiyle) Mûsâ'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın; nihâyet Allah onu, söyledikleri şeyden temize çıkarmıştı. Çünki (o,) Allah katında şerefli (bir kul) idi.
İsmail Hakkı İzmirli Ahzab Suresi 69. Ayet Açıklaması
[1] Nazm-ı Celîl Zeyd ve Zeynep hakkında söylenen sözleri red hakkında nâzil olmuştur.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! (Onlar eziyet ettiler de) Allah onu onların dediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında pek itibarlı bir kişi idi.
Ey inananlar! Sizler, nice iftira, zulüm ve haksızlıklarla Mûsâ’yı inciten İsrail Oğulları içindeki zâlimler gibi olmayın! Aksi hâlde, siz de onların karşılaştığı kötü âkıbetle karşılaşırsınız! Onlar, Mûsâ’yı gözden düşürmeye ve eziyet etmeye çalıştılar fakat sonunda Allah, Mûsâ’yı onlarınbütün iddia ve iftiralarından kurtarıp temize çıkardı ve ona eziyet edenleri cezalandırdı. Çünkü Mûsâ, Allah katında son derece itibarlı ve gözde bir kuldu. Şundan emîn olun ki, Peygamberler arasında en seçkin bir yere sahip olan Son Elçiyi incitenler de cezalarını çekecekler! O hâlde:
Ey iman edenler!
Musa’yı üzenler / incitenler gibi olmayın!
Nitekim Allah onu, onların söyledikleri şeylerden berî kıldı / temize çıkardı.
Allah’ın katında vecîh / görüşen / konuşan / çok değerliydi”.
Ey îman edenler! Mûsa’ya eziyet edip de Allah’ın Mûsa’yı onların dediklerinden temize çıkarttığı kimseler gibi olmayın. Zîrâ o, Allah katında çok şerefli1 idi.2
1 Vecih: Haysiyetli, mevki sahibi, şerefli, sevgili, yüzlü demektir.2 Rivâyetlere göre bu âyet, Peygamberimizin Hz. Zeynep’le evlenmesinden dolayı yapılan dedikodular üzerine, bir rivâyete göre de ifk olayı üzerine nâzil olmuştur.
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Musa'ya eziyet eden [İsrailoğulları] gibi olmayın; [unutmayın ki] Allah, [o'nu kendisine karşı veya kendisi hakkında] ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı: 85 çünkü o, Allah katında büyük şeref ve itibar sahibiydi.
– Ey iman edenler, sakın Musa’ya eza cefa edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, onu, onların tüm itham ve iftiralarından aklamıştı. Çünkü Musa Allah katında çok değerli biriydi. 2/108, 33/57
EY İMAN edenler! (Nebînizi her tür şâibeden uzak tutun; yani) Musa’ya eziyet eden (Yahudiler) gibi olmayın! Hatırlayın ki Allah onların itham ettikleri şeylerden onu temize çıkardı: ve o Allah katında zaten hatırlı biriydi.[3795]
Mustafa İslamoğlu Ahzab Suresi 69. Ayet Açıklaması
[3795] Hz. Musa Habeşli bir kadınla evlilik yapması üzerine dedikodulara maruz kalmıştı (Sayılar 12, 1-15). İsrâiloğullarının kendilerini Firavun’un zulmünden kurtaran Musa için söyledikleri şu türden sözler de bu cümleden sayılabilir: “Mısır’da mezar yok mu ki bizi çölde ölmek için getirdin?” “Çölde ölmektense Mısırlılara kul olmak bizim için daha hayırlıydı” (Çıkış 14, 11 ve 12). Yine: “Bizi, bütün bu cemaati açlıktan öldürmek için mi çöle çıkardınız?” (Çıkış 16, 3).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân eden zâtlar! Siz Mûsa'ya ezâda bulunan kimseler gibi olmayınız. Allah O'nu onların dediklerinden tebri'e buyurdu ve Allah'ın nezdinde yüksek bir kadr sahibi oldu.
Ey iman edenler! Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de, Allah onu, onların dediklerinden akladı, beri olduğunu ortaya koydu. O, Allah nezdinde pek itibarlı bir kişi idi.
Ey inananlar, şu kimseler gibi olmayın ki, Musa'ya eziyet ettiler de Allah onu onların dediklerinden beraat ettirdi; o, Allah yanında vecih (gözde, itibarlı bir kul) idi.
Ey inanmış kimseler! Siz, Musa'yı incitenler gibi olmayın. Allah onu, hakkında söyledikleri şeylerden dolayı akladı. O, Allah katında değerli bir kişidir.
-Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, O'nu onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında değerli bir kimseydi.
Ey iman edenler! Musa'yı incitenler gibi olmayın ki, Allah onu, hakkında söylenenlerden temize çıkarmıştı. Onun Allah katında çok değerli bir yeri vardı.